İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/18 E. 2025/57 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/18
Karar No
2025/57
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/18 Esas KARAR NO : 2025/57 DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) DAVA TARİHİ : 12/02/2019 KARAR TARİHİ : 28/01/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşme kapsamında taksitli ticari kredi kullanıldığını, müvekkilin bilgisi ve iradesi dışında 09.06.2018 tarihinde 8.799,00 TL ile 08.09.2018 tarihinde 1.312,50 TL olmak üzere toplam 10.111,50 TL dönemsel hizmet komisyonu adı altında hesaptan kesinti yapıldığını, davalı bankanın Avcılar Şubesi personeli ile yapılan telefon görüşmesinde kesintinin piyasa koşulları ve değişen faiz oranları doğrultusunda yapıldığının ve iade edilemeyeceğinin ifade edildiğini, Büyükçekmece ...Noterliğinin 12.12.2018 tarih ve...yevmiye no.lu İhtarnamesi ile yapılan kesintinin iade edilmesinin talep edildiğini, verilen cevapta; "ilk ilişkinin kurulduğu tarihten itibaren 1 yıl geçtikten sonra 3 ayda bir alınan kullanılan kredi ile ilgili olarak risk merkezine bildirim, sistem kayıtlarının arşivlenmesi, şube çağrı merkezi, internet bankacılığı, mobil bankacılık ve ATM gibi kanallardan hizmet verilmesinin devamı için tahsil edildiğine " ilişkin açıklama yapıldığını, müvekkilinin ise davalı bankanın bahse konu hizmet kanallarının hiçbirini kullanmadığını, davalı bankanın akdedilen sözleşmelerde bu komisyon oranlarının hangi oranlarda olduğunun belirtilmesi gerektiğini, sözleşmelerde bu yönde bir düzenleme bulunmadığı için yapılan kesintilerin haksız olduğunu belirtilerek, toplam 10.111,50-TL'nin işlem tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize ibraz edilmiş olan cevap dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davacı arasında genel kredi sözleşmesi ve bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler kapsamında davacıya taksitli ticari kredi kullandırıldığını, akdedilen sözleşmede görülebileceği üzere dava konusu hizmet komisyonlarının davacının bilgisi ve onayı dahilinde olduğunu, ayrıca sözleşme akdinden önce ön bilgi formu imzalatıldığını, bu kanaldan davacıya sözleşme içeriğini tetkik etme olanağı sağlandığını, dava konusu komisyon tahsilatlarının kredi kullandırımına ilişkin olmayıp tamamen verilen hizmete karşılık alınan bir ücret olduğunu, davacıdan tahsil edilen ücretin 03.10.2014 tarih ve 29318 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Yönetmelik hükümlerine uygun olduğunu, mezkur Yönetmeliğin 6 m. altında kredi tahsis ücretinin gösterildiği, GKS 4 m. altında bu komisyonun belirlendiğini, tarafların sözleşme içeriğini TBK'nun 26 maddesi uyarınca özgürce belirleyebileceklerini, TTK 20 maddesi uyarınca verilen hizmet karşılığında uygun bir ücretin istenilebileceğini, Bakanlar Kurulunun 2006/11188 sayılı kararına atfen masrafların sınırları ve niteliklerini serbestçe belirleyebileceklerini belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkememizce yapılan kontrolde; işbu dava 12/02/2019 tarihinde açılmakla mahkememizin ...Esasına kaydedilmiş olup yapılan yargılama sonucunda "1-Davacının Davasının KABULÜ İle; 10.111,50-TL nin 8.799,00-TL sine 09/06/2018 tarihinden, 1.312,50-TL sine 08/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiş olduğu, işbu karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2020/1045 Esas, 2022/1393 Karar Sayılı, 06/10/2022 Tarihli "... Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde; Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin aynı doğrultudaki 2021/488 esas, 2022/73 Karar sayılı ve 10/01/2022 tarihli ilamında da vurgulandığı üzere; mahkemece TBK'nın 20 ve devamı maddelerinde düzenlenen genel işlem koşullarına ilişkin hükümlerin uygulanmasına dair ilkeler doğrultusunda sözleşmenin komisyon alacağına ilişkin hükmünün genel işlem koşulu denetimine tabi tutulması ve sözleşme hükmünün bu nitelikte olduğunun tespiti ile bu hükmün yazılmamış sayılması halinde oluşan boşluğun TTK 20. maddesi ile yukarıda belirtilen 2006/1 sayılı tebliğ gereğince davalı banka tarafından Merkez Bankası'na bildirilen oran ve her halükârda TBK 25. madde bağlamında TMK 2. hükümleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılması, sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu içermediğinin kabulü halinde ise yine de TBK 25. maddesi bağlamında dürüstlük kuralı çerçevesinde inceleme yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmesi usul ve kanuna aykırı bulunmuş, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde bulunmuştur." şeklindeki ilamı ile kaldırılmakla dosya mahkememizin işbu esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, davalı banka tarafından davalıdan haksız olarak yapıldığı iddia olunan dönemsel hizmet komisyonu kesintilerinin iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda davacı ile davalı banka arasında 24/03/2016 tarihli 10.000.000,00-TL limitli genel kredi sözleşmesi ile aynı tarihli bankacılık hizmetleri çerçeve sözleşmesi imzalandığı, genel kredi sözleşmesine istinaden davacıya 10/05/2016 tarihinde 3.000.000,00-TL ana para tutarlı taksitli ticari kredi kullandırıldığı, davalı bankanın 09/06/2018 tarihinde yaptığı toplam 8.799,00-TL tutarlı ve 08/09/2018 tarihinde yaptığı toplam 1.312,50-TL tutarlı dönemsel hizmet komisyonu kesintilerinin iadesi sebebiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Dosya kapsamına sunulan vadesiz hesap ekstresi ve bilirkişi raporu kapsamından, davalı bankanın davacı vadesiz hesabından, dönemsel hizmet komisyonu bedeli tahsilatı adı altında; 09/06/2018 tarihinde "Haziran/2018-TRY dönem" açıklaması ile tarihinde 8.380,00-TL ve 419,00-TL olmak üzere toplam 8.799,00-TL; 08/09/2018 tarihinde ise "Eylül/2018 TRY dönem" açıklaması 1.250,00-TL ve 62,50-TL olmak üzere toplam 1.312,50-TL tahsil ettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi'nin “faiz,komisyon vergi, fon ve masraflar ” başlıklı 4.10 maddesinde; “ Müşteriye önceden ihbarda bulunmaksızın banka, bu Sözleşme'ye dayanarak açtığı ve/veya açacağı (Döviz kredisi, teminat mektubu ve aval-kabul kredisi, dövize endeksli TL kredi-dahil) her türlü krediler ile hesaplara ve aldığı teminatlara, yetkili merciler tarafından saptanan veya ileride saptanacak en yüksek oranları geçmemek üzere belirleren oranlarda faiz ve (muhabir, akreditif, teminat mektubu ve aval-kabul komisyorları dahil) her nevi komisyonları ve Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu gibi yasal ve Banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek her türlü ücret, masraf ve sair giderleri uygulayacak va bunları ğider vergileri ve sair resim ve harçları ile birlikte Müşteri'nin cari hesabına borç yazacaktır. Müşteri bu hususta herhangi bir iddia ve itirazda bulunmayacağını peşinen kabul ve taahhüt eder” hükmü yer almaktadır. Kaldırma ilamı akabinde ..., ..., ...,...ş Bankası, ..., ..., ... ve ...Bankasına müzekkere yazılarak mahkememizce yürütülmekte olan bir davada emsal teşkil etmesi- karşılaştırma yapılabilmesi amacıyla 2016 yılında akdedilen genel kredi ve teminat sözleşmeleri için (taksitli-vadeli) dönemsel komisyon ücreti alınıp alınmadığı hususunda açıkça cevap verilmesi; dönemsel komisyon ücreti alınması halinde ise hangi miktar ve oranda ücret, dönemsel komisyon ücreti alındığının araştırılarak mahkememize bilgi verilmesinin istenilmesine ve TCMB'ye müzekkere yazılarak davalı bankanın 2016 yılında akdedilen genel kredi ve teminat sözleşmeleri için (taksitli-vadeli) hangi miktar ve oranda dönemsel komisyon ücreti alındığına yönelik bildiriminin bulunup bulunmadığının araştırılarak buna ilişkin evrakların bir suretinin mahkememize gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş olup gelen müzekkere cevapları akabinde dosyada bilirkişilerden ek raporlar alınmıştır. Bu kapsamda mahkememize ibraz edilmiş olan raporlarda özetle; Davalı bankanın davacıdan masraf ve komisyon alabilmesi için taraflar arasında imzalanan sözleşmede masraf ve komisyon alınacağının kararlaştırılmış olması gerektiği Yargıtay içtihatlarında vurgulanmıştır. Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin “faiz,komisyon vergi, fon ve masraflar” başlıklı 4.10 maddesinde; “Müşteriye önceden ihbarda bulunmaksızın banka, bu Sözleşme'ye dayanarak açtığı ve/veya açacağı (Döviz kredisi, teminat mektubu ve aval-kabul kredisi, dövize endeksli TL kredi-dahil) her türlü krediler ile hesaplara ve aldığı teminatlara, merciler tarafından saptanan veya ileride saptanacak en yüksek oranları geçmemek üzere belirleren oranlarda faiz ve (muhabir, akreditif, teminat mektubu ve aval-kabul komisyorları dahil) her nevi komisyonları ve Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu gibi yasal ve Banka düzenlemelerine veya teamüllerine göre talep edilebilecek bet türlü ücret, masraf ve sair giderleri uygulayacak va bunları gider vergileri ve sair resim ve harçları ile birlikte Müşteri'nin cari hesabına borç yazacaktır. Müşteri bu hususta herhangi bir iddia ve itirazda bulunmayacağım peşinen kabul ve taahhüt eder hükmü yer almaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere, 2006/11188 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenmesi TCMB 'na bırakılan hususlara ilişkin olarak TCMB 9.12.2006 tarih, 26371 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesaplan Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliği nin “Kredi Faiz Oranları ve Sağlanacak Diğer Menfaatler” başlıklı 4 üncü maddesinde bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak âzami faiz oranlan ile faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve azami sınırlarının serbestçe belirleneceği düzenlenmiştir. Düzenleme kapsamında davalı banka tarafından kredi işlemlerinde sağlanacak faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafları, TCMB'na bildirdiğine ilişkin herhangi bir belge bulunmadığı, Ancak bu konuda sayın mahkemenizce TCMB yazılan yazının cevabında “.......2020/4 sayılı tebliğ sonrası dönemde ... A.Ş tarafından ticari kredilerden alınan ücretlere ilişkin bildirim listesi ” Sunulmuş ise de DAVAYA KONU İTİRAZ KALEMLERİ TEBLİĞİN YAYIMI TARİHİNDEN ÖNCE 2018 YILINI KAPSADIĞINDAN daha önce tespiti yapılan “....davalı bankanın Dönemsel Hizmet Komisyonu! alacağının yazılı olmadığı tespit edilmiştir.” Görüşümüzden dönülmüştür. ... Bir başka deyişle davacının taksitli kredi kullanmış olması demek ayrıca 3'er aylık devreler halinde hizmet komisyonu ödemesini gerektirmemektedir. Çünkü, daha kredi kullanımı sırasında uygulanan akdi faiz içeriğine davalı bankanın belirttiği hizmetlerin gider maliyetleri işletme gideri faslı altında faiz oranına dahil edildiği için, davacıdan mükerrer olarak hizmet komisyonu tahsil edilmiş olduğu değerlendirilmektedir. Bankalara emsal tespiti için yazılan müzekkere cevapları tabloda görüleceği üzere 2016 yılında akdedilen genel kredi ve teminat sözleşmeleri için (taksitli- vadeli) dönemsel komisyon ücreti alınmadığı tespit edilmiştir. KREDİ TUTARI 3.000.000.00 TL komisyon 10.111.50 TL olup davalı bankanın tahsil ettiği masrafın hangi tutar üzerinden hangi oranda alındığının bildirilmediği, dolayısıyla davacı tarafın aleyhine ve onun durumunu ağırlaştıracak nitelikte ve dürüstlük kuralına aykırı olarak belirlenmediği, dolayısıyla davacının “iade talebinin yerinde olduğu, Sayın mahkemenizce de davacının 10.111.580 TL lık talebinin yerinde olması halinde dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanması gerektiği, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme, gelen müzekkere cevapları ve alınan bilirkişi ek raporları sonucunda; davalı ile davacı arasında genel kredi sözleşmesi, Bankacılık Hizmetleri Çerçeve Sözleşmesi akdedildiği, davacının bu kapsamda davalının 7.500,00-TL komisyon tahsiline onay verdiği ve davalının 7.875,00-TL tahsil ettiği, bu miktarın dava konusu edilmediği; davalının, davacının hesabından Haziran ayı için 8.799,00-TL, Eylül ayı için 1.312,50-TL kesinti yaptığı, bu kesintiyi üçer aylık devreler halinde hizmet komisyonu adı altında yaptığı, davalının cevap dilekçesinde dayanmış olduğu sözleşmenin 4.10 maddesinde ve Genel Kredi Sözleşmesi Ön Bilgi Formunun 3. Maddesinde sadece genel ifadelerle ücret, komisyon ve masrafların davacıya ait olacağının ifade edildiği, bunun dışında maktu ya da nispi bir miktara yer verilmediği, kaldırma ilamı kapsamında yapılan incelemede söz konusu sözleşme hükmünün genel işlem koşulu mahiyetinde olmadığı, dolayısıyla davacı tarafın aleyhine ve onun durumunu ağırlaştıracak nitelikte ve dürüstlük kuralına aykırı olarak belirlenmediği ancak taraflar arasındaki sözleşmede açıkça kesinti miktarlarının ve oranlarının belirlenmediği, davalı bankanın kesintiye gerekçe gösterdiği hizmetlerin ekstre hizmetler olmayıp, temel hizmetler olduğu, diğer bankaların müzekkere cevaplarından 2016 yılında yapılan sözleşmeler sebebiyle dönemsel komisyon ücreti alınmadığının belirtilmiş olması karşısında davalının davacıdan tahsil ettiği ücretin ticari teamül de olmadığı, bu hali ile davacının iade talebinde haklı olduğu kanaatine varılmakla talep doğrultusunda kabul edilen bedellerin kesinti yapılan tarihlerden itibaren işleticelek avans faizi ile birlikte davacıya iadesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının Davasının KABULÜ ile; 10.111,50-TL'nin 8.799,00-TL'sine 09/06/2018 tarihinden, 1.312,50-TL'sine ise 08/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli olan 690,72-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 172,68-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 518,04-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 380,28-TL (başvurma, vekalet harçları ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 250,00-TL, bilirkişi ücreti: 4.600,00-TL olmak üzere toplam: 5.230,28-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 10.111,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/01/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır * İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/18, K. 2025/57, T. 28.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-18-e-2025-57-k-48a6619e4a64