İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/544 E. 2024/843 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/544
Karar No
2024/843
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/544 Esas KARAR NO : 2024/843 DAVA : Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/10/2020 KARAR TARİHİ : 26/11/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 15.08.2017 tarihli finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeye göre 41.258,50 TL fatura bedeli olan 2017 üretim yılına ait ... ... hidrolik giyotin makinesi toplamda yüzde 10 peşinat (4.167,11 TL) ve aylık 1.449,75 olmak üzere 36 aylık eşit taksitler için düzenlenen 36 adet sıralı teminat senedi karşılığında davalı tarafça davacı şirkete teslim edildiğini, davacının ilk 9 taksiti zamanında ödediğini ancak sektörde meydana gelen kriz sebebiyle kalan taksitleri ödemekte zorluk yaşadığını, davalının sözleşme esnasında teminat senedi olarak müvekkiline ve kefillere imzalatmış olduğu senetlerin 30.01.2019 vade tarihinden başlayan 30.12.2019 vade tarihine kadar devam eden (17-28 aralığındaki) 15 adetini haksız ve kötüniyetli olarak ....İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosyasıyla icra takibine koyduğunu, davacı şirket yetkilisinin kiralanan makineyi 05.09.2019 tarihinde davalı şirket yetkililerine teslim etmesine rağmen davalının kötüniyetli olarak söz konusu makinenin satışını yapmayarak borç miktarının artmasına kasten neden olduğunu, makinenin tesliminden sonra davalı tarafça 472,00 TL ekspertiz faturası, 4.543 TL nakliye faturası, hukuk ve noter masrafı olmak üzere toplamda 2.578,75 TL, ve şuana kadar 3.828,51 TL depo masrafı yansıtma bedeli olarak birtakım faturaların müvekkil şirkete kesildiğini, makinenin teslim tarihi ve 18.02.2020 tarihinde göndermiş oldukları ihtarnameye rağmen davalı taraf makinenin satışını yapmayarak elde edilen bedeli bakiye borçtan mahsup etmemekte, aksine müvekkilini borçlandıracak şekilde gerçeğe aykırı faturalar kesmeye devam ettiğini beyanla; Davacının ....İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyası ile yapılan icra takibinde belirtilen miktar kadar borçlu olmadığının tespiti ile icra takibin iptaline, Davalı tarafın alacaklı, davacı şirketin borçlu, dava dışı ... ile ... 'in müteselsil kefil olduğu her biri 1.406,96 TL tutarında olan 29.06.2018, 30.07.2018, 29.08.2018, 28.09.2018, 30.01.2020, 28.02.2020, 30.03.2020, 30.04.2020, 29.05.2020, 30.06.2020, 30.07.2020, 28.08.2020 vade tarihli 12 adet senedin iptali ile davacı şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 6361 Sayılı Finansal Kiralama Kanunu çerçevesinde; ... 'de ... sayı ile tescil edilmiş olan 17.08.2017 tarihli ... sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi akdedildiğini, davacı tarafça sözleşmeye konu bedellerin ödenmemesi üzerine davacıya bedelleri 60 günlük süre içerisinde ödemesi aksi halde ise sözleşmenin feshedileceğine dair ... Noterliğinin 14.08.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, sözleşmede takip konusu bonolara tek tek atıf yapıldığını, kaldı ki, söz konusu faiz oranı taraflar arasında düzenlenen finansal kiralama sözleşmesinde de açıkça belirtildiğini, davacının sözleşme konusu malı iade borcu ve sözleşmeden doğan bedel borcunun iki ayrı borç olduğunu, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/... Esas Sayılı dosyası ile malın iadesinin talep edildiğini, malın iade edilmesiyle davacının sözleşmeye dayanan kira bedeli borcunun sona ermediğini, söz konusu malların müvekkili tarafından teslim alınmasıyla malın muhafazası amacıyla depoya teslim edilerek aynı zamanda satışa çıkarıldığını, malın tesliminden bu yana her ne kadar satın alma amacıyla depoya birkaç müşteri gitmişse de alımdan vazgeçtiklerini, zira söz konusu malın satıcısı, maldan Türkiye’ye 2 adet getirtmiş olup, bunlardan biri olan davaya konu mal davacı tarafça alınmış, diğer mal ise satıcı tarafından satılamamış ve kendi deposunda beklemekte olduğunu, satıcı da malın satışını artık yapmadığı gibi teknik servis hizmetini de vermediğini, söz konusu mal bu sebeplerle satışı zor bir mal olup taraflarınca satılamamakta ve mecburi olarak depoda beklemeye devam etmekte olduğunu, söz konusu sözleşme, davacının sözleşmeye aykırı fiilleri nedeniyle feshedildiğini ve söz konusu malın haksız zilyedi konumuna gelen davacıdan malın iade alındığını, 6361 sayılı kanunun 33.maddesi uyarınca, mal bedelinin davacının borcundan mahsup edilmesi ancak malın 3.kişilere satılması ya da kiralanması ile mümkün olacağını beyanla davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, finansal kiralama sözleşmesinden kaynaklı davalı tarafından davacı aleyhine başlatılmış olan icra takibi sebebiyle davacının borçlu olmadığının tespiti ve takibe konu edilmeyen davalı uhdesindeki diğer bonoların iptali ile davacıya iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda davacı ile davalı arasında 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu çerçevesi gereğince ... sayı ile akdedilmiş olan 17.08.2017 tarihli ... sözleşme numaralı finansal kiralama sözleşmesi ile 1 Adet 2017 Model, ... Marka, ... Tipli, ... Seri Numaralı, HİDROLİK GİYOTİN makinesinin sözleşme ile davacıya teslim edilmiş olduğu, ödeme aracı olarak toplamda 36 adet bono düzenlenmiş olduğu, davacı tarafın işbu sözleşme kapsamında ilk 9 taksini ödediği ve bakiye diğer taksitlerini ödeyememesi üzerine sözleşmenin feshedilmiş olduğu, akabinde 30.01.2019 vade tarihinden başlayan 30.12.2019 vade tarihine kadar devam eden (17-28 aralığındaki) 15 adet bononun ....İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasından davalı tarafından davacı aleyhine toplam 28.185,28 TL üzerinden takip başlatılmış olması sebebiyle davacı tarafça menfi tespit talebinde bulunulduğu, aynı zamanda icra takibine konu edilmeyen ve davalı uhdesinde bulunan kalan 12 adet bononun da iptal edilerek davacıya iadesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. Menfi tespit davası, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında ya da icra takibinden sonra borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Bu dava maddi hukuk ve usul hukuku bakımından genel hükümlere dayalıdır ve normal bir hukuk davası olarak açılır. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Menfi tespit davaları bir süreye tabi olmadığı gibi, icra takibine itiraz edilmemesi veya takibin kesinleşmesi de menfi tespit davası açılmasına engel değildir. İşbu davadan önce ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/... D. İş 2018/... K. sayılı değişik iş dosyası kararıyla finansal kiralama sözleşmesi gereğince HİDROLİK GİYOTİNİN karşı taraftan alınarak ... Anonim Şirketi'ne ihtiyati tedbir yolu ile teslimine bu suretle ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş olduğu, akabinde ... tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/706 Esas sayılı dosyasından taraflar arasında finansal kiralama sözleşmesine konu 2017 Model, ... Marka, ... Tipli, ... Seri Numaralı, HİDROLİK GİYOTİN makinesinin davalı ...den istirdadı istemiyle davanın açılmış olduğu, yapılan yargılama sonucunda "1-Davanın KABÜLÜ İLE; -1 Adet 2017 Model, ... Marka, ... Tipli, ... Seri Numaralı, HİDROLİK GİYOTİN malın davalıdan alınarak davacıya AYNEN İADESİNE , -İhtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar DEVAMINA," karar verilmiş olduğu, bir sureti dosyaya ibraz edilen "Rızai Teslim Belgesi" başlığını taşıyan tutanak ile birlikte sözleşme konu malın davalıya teslim edilmiş olduğu anlaşılmış olup bu husus tarafların kabulündedir. 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu uyarınca finansal kiralama konusu malın mülkiyeti davacı finansal kiralama şirketine aittir. Sözleşmenin sona ermesiyle davacının malın iadesini isteme hakkı mevcuttur. 6361 finansal kiralama kanununun 31.maddesi hükmüne göre "Kiralayan, finansal kiralama bedelini ödemede temerrüde düşen kiracıya verdiği otuz günlük süre içinde de bu bedelin ödenmemesi hâlinde, sözleşmeyi feshedebilir. Ancak, sözleşmede, süre sonunda mülkiyetin kiracıya geçeceği kararlaştırılmış ise, bu süre altmış günden az olamaz. Bir yıl içinde sözleşmede yer alan kira bedellerinden üçünü veya üst üste ikisini zamanında ödememesi nedeniyle ihtara muhatap olan kiracılarla yapılan sözleşmeler kiralayan tarafından feshedilebilir." Aynı kanunun 23/1 maddesi uyarınca "Finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayana aittir." Sözleşmenin kiralayan tarafından feshi durumunda kiracı malı iade ile yükümlüdür (6361m.33). Yargılama esnasında dosyaya sunulan deliller incelendiğinde davalı tarafça davacıya vadesi gelen kira borçlarını, temerrüt faizini ve sözleşmeden kaynaklanan diğer borçlarını 60 gün ödeme önelli, ... Noterliği’nin 14/08/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderilmiş yasal süre içinde mehil verilerek kira borcunun ödenmesi aksi halde sözleşmenin fesholunacağı bildirilmiş olup işbu ihtarnamenin davacı kiracıya 17/08/2018 tebliğ olunduğu anlaşılmıştır. Bu tebliğ işlemi akabinde taraflar arasındaki sözleşmenin feshedilmiş olduğu hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık konusu ise sözleşmeye konu malın davalıya iadesi akabinde davalının satış işlemlerini geciktirip geciktirmediği, davacı aleyhine hareket edip etmediği, davacının borcunun artmasına sebebiyet verip vermediği, makinenin teslimi akabinde diğer bonoların tahsilini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır. Yargılama esnasında her ne kadar bankacı ve makineci bilirkişiden rapor alınmış ise de akabinde tarafların itirazları ve dosyanın kapsamı da göz önünde bulundurularak makine mühendisi, mali müşavir, bankacı ve ticaret hukuku alanında nitelikli hesaplamalar uzmanından oluşan yeni bir bilirkişi heyetinden den kök ve ek raporlar alınmıştır. Bu kapsamda hazırlanılarak mahkememize ibraz edilmiş olan raporlarda özetle; Davalı,2017,2018,2019,2020,2021,2022 ve 2023 Ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Davacı yana ait ticari defterler inceleme için sunulmamış olduğu, Dava konusu Makinenin 28.05.2021 tarihinde ... 'a 20.000,-TL+3.600,-TL KDV= 23.600,-TL satışı için ... Numaralı E-Arşiv Faturasının düzenlenmiş olduğu, ... tarafından bu bedelin 500 TL'sinin 24.05.2021 tarihinde “... GİYOTİN KAPORA BEDELİ” açıklaması ile ödenmiş olduğu, 23.100,-TL'sinin 26.05.2021 tarihinde “... 72 CM GİYOTİN SAHİBİNDEN.COM ... İLAN NUMARALI MAKİNA KALAN BEDELİ” açıklama ile ödenmiş olduğu, Davalı ticari defterlerine göre, dava konusu makinenin KDV Hariç satış tutarı olan 20.000,-TL'nin davacı cari hesaplarına yansıtılmış olduğu, KDV Tutarı olan 3.600,-TL tahsilatın davacı cari hesabına alacak olarak yansıtılmamış olduğu, bu tutarın KDV “sinin ayrıca Vergi olarak ödeneceği için cari hesaba yansıtılmamış olabileceği) bu tutarın 1.279,26 TL'sinin İcra takip tarihine kadar masraf tutarı olan 1.279,26 TL ve İcra takip tarihinden sonra davacı yana düzenlenmiş masraf faturaları toplamı olan 12.877,94 TL olmak üzere toplam (1.279,26TL+12.877,94 TL) 14.157,20 TL'sinin davalının Kira masraflarına saydırılmış olduğu 351,75 TL'sinin icra takip tarihinden sonraki sigorta alacağına saydırılmış olduğu, kalan 5.491,05 TL'nin makine satış tarihi olan 28.05.2021 tarihli Kira Hesabında Alacağı olan 39.143,25 TL'den mahsup edilmiş olduğu, Davalının 2021 yılı sonu itibari ile Kira hesabında 33.559,68 TL, Kira Masraf hesabında 3.006,04 TL Alacağının kalmış olduğu, Dava konusu olan ... Marka ... model hidrolik giyotin makinasının 05.09.2019 tarihindeki 2.El piyasa değerinin (55.000,-TL+ %18 KDV) olduğu, Dava konusu makinanın eğitim sezonunun açık olduğu Eylül-2019 tarihinden sonra 3 aylık bir süre içerisinde satışının makul süre olduğu, Davalının icra takip tarihi itibari ile davacıdan asıl alacak 21.105 TL, temerrüt faizi 7.114,44 TL ve komisyon tutarı da (Senetler toplam tutarı üzerinden %0,3) 63,30 TL olmak üzere toplam 28.282,74 TL alacaklı olduğu, Davacı tarafın davalı finansal kredi şirketine takip tarihi itibarıyla borçlu olduğu senetler toplamının; 21.105 TL tutarındaki senetlerden oluşmakta olduğu, Sözleşme kapsamında davalının, Sözleşmenin 21.maddesinde temerrüt faiz oranının; “TCMB avans faiz oranının 5 katı” şeklinde düzenlenmiş olması nedeniyle, yıllık 497,50 oranında faiz ödemesi gerekeceğini, Davalı tarafın satış sonucunda elde ettiği tutarı, öncelikler masraflarına, kalan tutarı da kira alacaklarına mahsup etmesinde gerek muhasebe ve gerekse hukuk açısından herhangi bir uyumsuzluk olmadığı kanısına varılmış olduğu, Kök ve ek raporlarda da belirtildiği üzere; dava konusu senetler, ... 'nin ödeme vasıtası olarak davalıdan alınmış olduğu, bu husus, taraflar arasında 15.08.2017 tarihinde imzalanmış olan "Beyan ve Taahhütnamemde açık bir biçimde belirtilmiş ve 36 adet senedin dökümü, sıra no. vade ve tutar bazında ayrı ayrı, kambiyo senedi açıklaması ile yapılmış olduğu, Anlaşmada yer alan 36 senedin tutarı (Her bir senet tutarı 1.406,96 TL olmak üzere) 50.650,56 TL'dir. (Senetler 1.407 TL üzerinden düzenlendiğinden, 36x1.407-50.652,00 TL) Davalı finansal şirket, takibe senetler üzerinden başvurmuş, buna karşılık, davalı finansal kiralama şirketi, alacağını muhasebe kayıtlarında senetler değil, taksitler esasına göre takip etmekte ve mahsuplarını senetlere göre değil, taksitlere ve toplam alacağına göre yapmakta olduğunu, Nitekim, heyetimiz üyesi SMMM bilirkişisi de davalı defterleri üzerinde yaptığı incelemede bu hususu; “kalan 5.491,05 TL'nin makine satış tarihi olan 28.05.2021 tarihli Kira Hesabında Alacağı olan 39.143,25 TL'den mahsup edilmiş olduğu” tespitinde bulunmuş olduğunu, Buna göre; 28.05.2021 tarihinde kira alacağına mahsuben yapılmış olan 5.491,05 TL'nin senetlerle ilişkilendirilmesinin istenmesi halinde; bu miktarın 30.10.2018 vadeli 1.407,00 TL'lik, 30.11.2018 vadeli 1.407,00 TL'lik, 30.12.2018 vadeli 1.407,00 TL'lik ve 30.01.2019 vadeli 1.407,00 TL'lik senetlere mahsup edilmiş olması kabul edilebilecek, kalan (5.491,05-4x137 1.4075) 137 TL de 28.02.2019 vadeli 1.407 TL'lik senet tutarından düşülebileceğini, Mahsup işleminin yukarıda açıklandığı şekilde kabulü halinde; davalı Finansal Kiralama Firmasının; ....İcra Müdürülüğünün 2019/... E. Sayılı takip dosyasından takip konusu senetler ve ferileri dolayısıyla alacağının, (21.105 — 5.491,05-) 15.613,95 TL asıl alacak, 7.018,98 TL temerrüt faizi ve 63,30 TL de komisyon olmak üzere toplam 22.696,23 TL tutarında olabileceği kanısına ulaşılmış olduğunu, Davacı taraf, dava dilekçesinde ayrıca; “Davalı tarafın alacaklı davacı şirketin borçlu, ... ile ... 'in müteselsil kefil olduğu her biri 1.406,96 TL tutarında olan 29.06.2018, 30.07.2018. 29.08.2018, 28.09.2018, 30.01.2020, 28.02.2020, 30.03.2020, 30.04.2020, 29.05.2020. 30.06.2020, 30.07.2020. 28.08.2020 vade tarihli 12 adet senedin iptali ile davacı şirkete iadesi” talebinde de bulunmuş olduğunu, değinilen senetlerin dökümü, raporun ilgili bölümünde yapılmış olduğunu, davalı ticari defter kayıtlarından tabloda yer alan ve davacı tarafından iptali istenilen 12 adet senedin ödenmediği anlaşılmış olduğunu, Davalı Finansal Kiralama firmasının; ....İcra Müdürülüğünün 2019/... E. Sayılı takip dosyasından 30.10.2018 — 30.12.2019 vadeli 15 adet senet bedeli ve ferilerinin tahsil amacıyla başlattığı takip alacağı (21.105 TL asıl alacak, 7.018,98 TL temerrüt faizi ve 63,30 TL de komisyon olmak üzere) toplam 28.185,28 TL olduğu, 21.105 TL'nin 16.09.2019 takip tarihi ile 28.05.2021 satış tarihi arasındaki faizinin 35.438,81 TL olarak hesaplanmakta olduğu, önceki bölümde makine satış bedeli takip alacağını oluşturan senetlerden yapılmış olduğundan takiple ilgili alacak; 15.613,95 TL asıl alacak, (7.108,98+35.438,81 =) 42.547,79 TL faiz ve 63,30 TL de komisyon olmak üzere toplam 58.225,04 TL olarak belirlenmekte olduğunu, Takip dışında kalan ve ödenmediği tespit edilen senetlerin makine satışı nedeniyle tahsilatın sağlandığı 28.05.2021 tarihine kadar miktar ve işleyen faizleri de; 16.884,00 TL asıl alacak ve 27.044,02 TL tutarındaki faizi olduğunu, Ödenmediği tespit edilen senetlerden kaynaklanan ve 28.05.2021 tarihinde yapılan satıştan elde edilen bedelin mahsubu sonrasında toplam alacak miktarı; raporun ilgili bölümünde hesaplandığı üzere, 105.159,10 TL olarak belirlenmiş olduğunu, Satış bedelinin KDV hariç 55.000 TL olarak kabulü halinde ise; alacak tutarı; 32.497,95 TL asıl alacak, (69.591,81 + 63,30 - 37.485,01=) 32.170,10 TL faiz olarak tespit edileceğini, Finansal kiralama sözleşmelerine konacak özel maddeler ile yasal temerrüt faizinden daha yüksek bir oranda temerrüt faizi belirlenmesi mümkün olduğu, Finansal kiralama sözleşmelerinde malın iadesi ve kira bedelinin ödenmesinin ayrı hukuki yükümlülükler oluşturduğu, Finansal Kiralama Kanunda piyasa değerinin mahsup edilmesine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığı buna karşın doktrinde “...malı satmamış veya tekrar kiralamamış olsa da, kiralananın emsal piyasa değerinin belirlenmesi mümkünse bu tutarın kiracının ödeyeceği tazminat miktarından indirilmesi gerekir. Farazi bir değerlendirme yapılarak iade edilen mal değerlendirilse elde edilebilecek miktar kadar tazminat miktarında indirim yapılmalı...” yönünde görüş bulunduğunun tespit edildiği Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Dosyaya sunulan tüm deliller bir bütün olarak incelendiğinde; bir sureti dosyaya ibraz edilen "Rızai Teslim Belgesi" başlığını taşıyan tutanakta "... ANONİM ŞİRKETİ ödeme güçlüğümden kaynaklanan sebeple işbu rızai teslim belgesinin 1. Maddesinde yazılı finansal kiralama sözleşmesini feshetmesine karşı hiçbir diyeceğimin olmadığını ve sözleşmenin fesholmasını kabul ettiğimi, ... ANONİM ŞİRKETİ'IN sözleşmeye konu menkul malın üzerinde tam tasarruf yetkisine sahip olması nedeni ile adı geçen menkul malı, dilediği bedel ve dilediği şartlarla üçüncü şahıslara satmaya ve/veya finansal kiralamaya ve KDV si düşüldükten sonraki bakiye satış bedelini borçlarıma mahsup etmeye tam yetkiye sahip olduğunu, münfesih finansal kiralama sözleşmesine konu menkul mal ile ilgili olarak şu anda ve gelecekte ... ANONİM ŞİRKETİ DEN hiçbir nam adı altında hiçbir şey talep etmeyeceğimi ve bahsi geçen finansal kiralama sözleşmesi ile ilgili olarak ... ANONİM ŞİRKETİ'I en geniş anlamda ibra ettiğimi, malın satışı sonrası kalan bakiye borçları derhal, suretle ... ANONİM ŞİRKETİ'E ödeyeceğimi gayrikabili rücu beyan, kabul ve taahhüt ederim." şeklindeki kabulü ile birlikte davacının davalının makinenin üstünde istediği bedel ile satış yapmasını kabul ettiği, söz konusu satış bedelini davalının, davacının borçlarından mahsup etmesini kabul ettiği, aynı zamanda malın satışı akabinde kalan borçlarını da derhal ödeyeceğini kabul ederek kiracının fesih nedeniyle hiçbir hak ve talepte bulunmayacağını, bu fesih dolayısıyla finansal kiralama şirketinden hiçbir hak ve alacağının ve talebinin bulunmadığını kabul etmesi, kiralayanı kayıtsız şartsız en geniş anlamıyla ibra etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde basiretli tacir olan davacının malın satılması sebebiyle davalıya borcunun kalmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı, zira Finansal kiralama sözleşmelerinde malın iadesi ve kira bedelinin ödenmesinin ayrı hukuki yükümlülükler oluşturduğu, davacının bu yükümlülüklerini bilerek sözleşme akdetmiş olduğu, yapılan incelemede davalının icra takip tarihi itibari ile takip miktarı kadar alacaklı olduğunun sabit olduğu, kendi nezdinde davacıya ilişkin olarak tutmuş olduğu hesapta satım bedelinin mahsubun da yapılmış olduğu, sözleşme serbestisi, tarafların tacir olması, ürünün ithal ürün olması ve sözleşme tarihi ile satın alma tarihi arasında meydana gelebilecek maliyet farklarının alıcının sorumluluğunda bulunması, aksi kabul edilmesi halinde maliyet fazlasının kiralayan için sözleşmeye yapmayı anlamsız kılacak bir uygulama oluşu, davacı şirketin tacir olup ithal ürünlerin ithalatında maliyetlerin değişeceğini bilebilecek yeterlilikte olması, davacı tarafın davalının kendisi aleyhine kötüniyetle hareket ettiğini ispatlayamamış olduğu hususları bir bütün olarak incelendiğinde davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir. İİK'nın Menfi tesbit ve istirdat davaları başlıklı 72. Maddesinin "... Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez." şeklindeki düzenlemesi uyarınca davalının tazminat talebi bakımından inceleme yapıldığında dosyada herhangi bir tedbir kararının bulunmadığı işbu hali ile İİK m.72 hükmü uyarınca davalı lehine tazminata hükmedilmesini gerektirir yasal koşulların oluşmadığı, TMK m.2 hükmü uyarınca iyiniyetin varlığının asıl olduğu, davalı tarafından davacının kötüniyetli olduğu iddiasının ispatlanamadığı görülmekle davalının davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi isteminin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının davasının reddine, 2-Davalının davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi isteminin reddine, 3-Alınması gerekli olan 427,60-TL karar ilam harcın başlangıçta dava açılırken peşin olarak alınan 54,40-TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 716,00-TL'nin toplamı olan 770,40 TL'den mahsubu ile artan 342,80-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına, 5-Davalı yargılama esnasında kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 28.185,28-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına. 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ... Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır * İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/544, K. 2024/843, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-544-e-2024-843-k-d209bc53fc46