İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/342 E. 2023/460 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/342
- Karar No
- 2023/460
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2023/342 Esas KARAR NO :2023/460 DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/07/2023 KARAR TARİHİ:14/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket ... ve Tic. Ltd. Şti.nin ... numaralı konşimento tahtında ... Lastik cinsi yükün alıcısı konşimento üzerinde gönderileni konumunda olduğunu, Müvekkiline ait yükün davalı şirket tarafından ... Limanı/ Amerikan Birleşik Devletleri’nden ... Limanı/ İstanbul’a taşınmasını gerçekleştirdiğini, davalı tarafından ... numaralı konteynerin limanda beklemesinden dolayı oluşan demuraj ücreti ödenmeden ordinonun teslim edilemeyeceği bildirildiğinden, davalı taşıyanın talebi doğrultusunda 13.572,98 USD tutarlı demuraj ücretinin Müvekkili tarafından 04.08.2022 tarihinde ... ... ... A.Ş.’ye ödendiğini, Müvekkili tarafından alınan ordino belgesiyle birlikte liman işletmesine başvurulmuş ise de konteyner içindeki yükün Gümrük Kanunu madde 177 uyarınca tasfiye sürecine girdiği öğrenildiğini, Davalının sorumlulukları/yükümlülüklerini usulünce süresinde yerine getirmediğini ve konşimento üzerinde alıcı olarak gözüken Müvekkiline varış ihbarını, konteynerin limanda teslime hazır olduğuna ilişkin bilgilendirmeyi zamanında/süresinde yapmadığını, hali hazırda gümrük tasfiye süresine giren yüke ilişkin Müvekkiline yükün teslimi için ordino teslim ettiğini ve Müvekkilinden taşıyanın kusuru neticesinde oluşan demuraj ücretini haksız olarak tahsil ettiğini beyanla zararın tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olmadığından belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri işbu davada şimdilik 1.000,00.USD'nin USD cinsinden mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinden ... A.Ş. yönünden pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, söz konusu taşımada işbu müvekkilinin acente sıfatı ile hareket ettiğini, ...'a İzafeten ... A.Ş. yönünden de milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, konşimentonun 25. maddesinde Hamburg Mahkemelerinin yetkili olacağının ve Alman Kanunlarının uygulanacağının düzenlendiğini, hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, dava konusu taşımanın 23/02/2022 tarihli konşimento kapsamında yapıldığını, yasal sürecin 28/07/2023 tarihinde başladığından 1 yıllık hak düşürücü sürenin aşıldığını, dava konusu taşımanın kırkambar taşıması olduğu, varış bildirimine ilişkin taraflar arasında sözleşme yapılabileceğini, dava konusu taşıma kapsamında taşınan uasu1060446 nolu konteyner muhteviyatı ürünler tasfiye edilmiş olduğundan, davacıya ödemiş olduğu demuraj ücreti ödemesinin iade edildiğini beyanla öncelikle yetki yönünden, husumet yönünden ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, esas yönünden de davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, alacak davası olup uyuşmazlığın, davalının milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davaya konu emtiaların Kumkort gümrük müdürlüğünde tasfiye olması sebebiyle davacı alıcının mal bedeli konusunda zarara uğramasında davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, sorumlu bulunduğu takdirde bunun miktarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekilince davaya konu taşımanın icra edildiği konşimentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle mahkememizin Milletlerarası yetkisizliği itirazında bulunulmuş olmakla; MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilir. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekir. Dosya kapsamından, davaya konu taşımanın davalı ...'a ait ... numaralı konşimento tahtında yapıldığı, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun taşıyıcı ... adına acente olarak ... ... (...) tarafından imzalandığı, ... ... yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve emtiaların Amerika'dan Türkiye'ye taşımasının ifa edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentonun arka sayfasında taşıma şartları 24. bölümünde yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin ise Hamburg Mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde yetkili kanunun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğundan (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) uygulanacak hukuktan önce yetki konusunun karara bağlanması gerekmektedir. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 Karar sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından) deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun arka yüzünde bulunan yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Hamburg Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, 1 nolu davalı ...'a İzafeten ... A.Ş. yönünden milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. TTK'nın 102.maddesine göre acente; "ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları tacir adına yapmayı meslek edinen kimse" olarak tanımlanmıştır. TTK m. 105' de; "acente aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmeler ile ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya veya bunları kabule yetkilidir, bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfat ile dava açılabilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Davaya konu taşımanın ... numaralı konşimento tahtında yapıldığı, söz konusu konişmentonun taşıyıcı ... adına acente olarak ... ... (...) tarafından imzalandığı, Amerika acentesi tarafından imzalandığı, 2 nolu davalı ... A.Şın taşımaya aracılık ettiğine dair delil bulunmadığından bu davalı aleyhine açılan davanın TTK 105/2 gereğince pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-1 nolu davalı ...'a İzafeten ... A.Ş. yönünden milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın USULDEN REDDİNE, 2-2 nolu davalı ... A.Ş. yönünden pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 461,61.TL den karar harcı olan 269,80.TL nin mahsubu ile fazla alınan 191,81.TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE, 4-Davalı ...'a İzafeten ... A.Ş. vekili için takdir edilen 17.900,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 5-Davalı ... A.Ş. vekili için takdir edilen 17.900,00.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/11/2023 Katip .. e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır