İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/92 E. 2023/123 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/92
Karar No
2023/123
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2022/92 Esas KARAR NO :2023/123 DAVA :Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :02/07/2019 KARAR TARİHİ :21/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin deniz yoluyla eşya taşınması alanında broker olarak faaliyet gösterdiğini, bu kapsamda sektörün yerel ve/veya uluslararası aktörlerini buluşturduğunu, eşyanın deniz yoluyla bir limandan diğerine taşınması işine aracılık ettiğini, davalı şirket olan ... Ltd. Şti.’nin şirket mülkiyeti, işletmesi veya kiracısı olduğu gemiler vasıtasıyla deniz yoluyla eşya taşıması işi yaptığını, aynı zamanda donatanlara brokerlik yapan bir sermaye şirketi olduğunu, ... numaralı ... gemisi donatanı ...’ya izafeten acentesi sıfatıyla ... Şti.’nin ise mülkiyetindeki gemilerle deniz taşımacılığı yapan ... şirketi olduğunu, fakat faaliyet ve fiili idare merkezi Türkiye olan bir sermaye şirketi olduğunu, Ağustos 2017 ayı içerisinde yükleme limanı ..., tahliye limanı ... olan bir deniz taşıması işinde, müvekkilinin yük sahibi olduğu taşımada tahliye limanında 450 ton civarında yükün eksik olduğunun tespit edilmesi üzerine yükün alıcısı ile gemi ilgilileri arasında ihtilaf oluştuğunu, söz konusu taşıma işinde taşıtanın ... merkezli .., ...Anonim Şirketi, taşıyanın ... numaralı ...gemisi donatanı ..., taşıyan brokerinin ise davalı .... Ltd. Şti. olduğunu, ... Şti.’nin taşıma işinin doğrudan tarafı ya da gemi ilgilisi olmadığını, müvekkilinin aracı olduğunu, ...Şti.'nin bilgisi ve talimatı doğrultusunda ...Tic. Ltd. Şti. tarafından ... isimli e-posta hesabından üçüncü şahıslara gönderilen e-postalarda TTK madde 54 ve devamı hükümlerine aykırı tutum ve davranışlar sergilendiğini, sektör ilgililerine gönderilen e-postaların müvekkiline yönlendirilmesi ve bir takım iş bağlantılarının iptal edilmesi ile anlaşıldığını, e-posta sirkülasyonuna ilave olarak ... Tic. Ltd. Şti. çalışanı ... tarafından müvekkili şirketin yöneticisi ile ... üzerinden yapılan yazışmalarda müvekkili şirketin yöneticisine doğrudan hakaret içeren sözler sarf edilerek karalama kampanyası yürütüleceğine dair tehdit içerikli davranışlar sergilendiğini, haksız rekabetin durdurulması ve zararların tazmini kapsamında davalıların nezdinde ... 41. Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnameye karşın davalıların haksız rekabet fiiline devam ettiklerini, söz konusu e-postaların alıcılarının ... Şirketi, ...Ltd., ..., ... Şirketi ve ...Ltd. Olduğunu, bu alıcıların dışında karalama e-postası gönderilmiş başkaca muhatapların olduğunu, müvekkilinin ancak kendisine tekrar yönlendirilen e-postalardan haksız rekabet fiilinin boyutunu anlayabildiğini, davalıların haksız rekabet fiilinin boyutlarının e-posta yazışmaları ile sınırlı kalmadığını, söz konusu sirküle nedeniyle 15.500 m/ton mısır yükünün taşınması işinin ... tarafından reddedildiğini, müvekkilinin 4.800,00 USD maddi kaybı olduğunu,... gemisi donatanı ile navlun sözleşmesi kurulması sonrasında donatan temsilcisi ile gerçekleştirilen telefon görüşmesinde taşıma sözleşmelerinin ifa edilmeyeceğini öğrendiklerini, bu iş nedeniyle 3.000,00 USD kâr kaybının olduğunu, müvekkilinin taşıma işine aracılık yaptığı dökme yükün ... tarafından işletilen ... gemisi tarafından taşınması için 10.10.2018 tarihli taşıma sözleşmesini akdettiğini, sözleşme kurulduktan sonra 23.10.2018 tarihinde taşıyan sıfatına haiz ...yetkilisi tarafından gönderilen e-posta ile söz konusu taşıma sözleşmesinin feshedildiğinin ihtar edildiğini, fesih gerekçesinin e-postada belirtilmemesi nedeniyle şirket yetkilileri arasından gerçekleştirilen telefon görüşmesinde ... Ltd. Şti. çalışanı ... tarafından tedirgin edildiklerini, bu nedenle de sözleşmeyi feshettiklerini, müvekkilinin bu taşıma nedeniyle 3.100,00 USD komisyon ücretinden mahrum kaldığını, müvekkilinin uzun yıllardır birlikte çalıştığı... isimli şirketin haksız rekabet fiilleri sonrasında kendi isimlerinin de itibar kaybettiğini ayrıca adı sirküle edilen bir ... ile artık çalışmak istemediklerinden bahisle... isimli gemi ile yapılan taşıma işinden hak kazanılan 3.087,58 USD tutarındaki komisyon ücretini ödemeyi reddettiklerini, ... ile yapılan taşıma işleri nedeniyle son bugüne kadar hak kazanılan net karı yaklaşık 12.409,46 USD olup bu tutarın 5.850,00 USD'sinin ... isimli gemi ile yapılan taşıma ve 3.471,88 USD tutarının ise ... isimli gemi ile yapılan taşımadan oluştuğunu, 15.500 m/ton mısır yükünün taşınması işinin...tarafından reddedildiğini ve bu taşıma sözleşmesinin kurulmaması nedeniyle maddi kaybın 4.800,00 USD olduğunu belirterek davanın kabulü ile davalının haksız rekabet fiilinin tespitine ve men edilmesine, kararın üç büyük ulusal gazetede yayımlanmasına, 5.000,00 USD asgari maddi tazminata ve 120.000,00 TL manevi tazminata dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taşıyan sıfatı ile hareket eden ... numaralı ... gemisi donatanı ....ve taşıtan sıfatı ile hareket eden ... arasında çarter sözleşmesi akdedildiğini, bu kapsamda dökme arpa yükünün ... Limanı’ndan ...’na taşınması hususunda anlaşmaya varıldığını, işbu taşıma işinin brokerinin davacı ... Şirketi olduğunu, davacı tarafın, yük sahibi... ve gemi İlgililerini ... bir araya getirerek brokerlik hizmetini verdiğini, tahliye limanında yükten kaynaklı bir ihtilaftan ötürü ... gemisinin yük alıcıları tarafından tutuklandığını, bunun üzerine davalı müvekkili davalı müvekkili şirket tarafından taşıtan sıfatı ile hareket eden dava dışı ...’ya ve broker sıfatı ile hareket eden davacı şirkete sözleşmede yer alan yükümlülüklerinin hatırlatıldığını, geminin seferden meninin fekkine ilişkin bir avukatın atanması, teminat yatırılması veya yükün alıcısı ile konunun müzakere edilmesi talep edilmişse de ne ... ne de davacı tarafından herhangi bir adım atılmadığını, yüke ilişkin olarak her türlü zarar ve ziyan talebinin... tarafından çözüleceğinin taşıma sözleşmesinin ana şartı olduğunu,...ve davacı şirketin geminin üzerindeki seferden meni kaldırmak yerine konuya ilişkin herhangi bir adım atmadıklarını, müvekkili şirket tarafından çıkan uyuşmazlıklara karşı makul önlemini almayan/almaktan kaçınan dava dışı taşıtandan kaynaklı yaşanan güçlükleri belirtir bir elektronik posta mesajı düzenlendiğini, Deniz Ticareti ile uğraşan diğer taşımacılık şirketlerine gönderildiğini, taşıma işi kapsamında mağdur olanların taşıyan sıfatı ile hareket eden ...ve... olduğunu, ... gemisinin seferden men edilmesindeki asıl sebebin davacı tarafın irtibatsızlığı, gerekli ve yeterli önlemleri almamalarından olduğunu, bu sebeplerle talep edilen tazminat miktarının ödenmeyeceğini, müvekkili şirketin ...’nın acentesi sıfatı ile hareket etmediğini, davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, gönderilen e-postada taşıtan sıfatıyla hareket eden ... şirketinden yazılı olarak defalarca yükümlülüklerini yerine getirmesinin talep edildiğini, bu hususa yönelik herhangi bir girişimde bulunmadığını, e-posta yazışmalarına dahi cevap verilmediğini, müvekkilinin kötüleme girişiminde bulunmadığını ve 3. kişileri yanıltmamış olduğunu, elektronik posta mesajında yaşanan ihtilaftan dolayı dikkatli olunması gerektiğini ve bu taşıma işinin taraflarını belirttiklerini, haksız rekabetin fiil unsurları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafın talep etmiş olduğu zararlarının tazmini talebinin reddini talep ettiklerini, somut uyuşmazlıkta yük alıcıları ile gemi ilgilileri arasında çıkan ihtilaf sonucu taşıma işinin gerçekleştirilmesi adına kullanılan ... gemisi seferden men edildiğini, uyuşmazlığın çözümü adına davacı tarafça hiçbir girişimde bulunulmadığını, bu nedenle müvekkil şirketin büyük zararlara uğradığını, müvekkil şirketin defaatle çarter şirketlerinden yük alıcıları ile ihtilafı çözmelerini talep ettiğini, uyuşmazlığın çözümü adına davacı tarafça hiçbir yükümlülüğün zamanında ve layığıyla yerine getirilmediğini belirterek davacı tarafın ikame etmiş olduğu davanın TTK’nın 55/1-a maddesi kapsamında yer almaması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. Dava, davacı tarafça brokerlik yapılan taşıma ilişkisi nedeni ile davalının göndermiş olduğu e postalar kapsamında gerçekleştiği belirtilen haksız rekabetin tespiti, meni ile bundan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, uyuşmazlığın davalı eyleminin haksız rekabet olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği, davacının bu kapsamda zarara uğrayıp uğramadığı, zarar var ise zarar miktarının tespiti ile davacı taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/01/2020 tarih, ...esas ve ...sayılı görevsizlik kararı ile davacı vekilinin talebi üzerine mahkememize gönderilmiş olup, dosya mahkememizin 2020/271 esasına kaydı yapılmıştır. ... 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/03/2021 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile dava konusu uyuşmazlık bakımından mahkememizin karşı görevsizliğine, dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiştir. ... 37. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 09/02/2022 tarih ve ...Esas, ...sayılı kararı uyarınca yargı yeri olarak mahkememiz seçilmiş olmakla dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Uzakyol Kaptanı..., Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma Uzmanı ... tarafından tanzim edilen 22/02/2023 havale tarihli raporda özetle; broker sıfatı ile hareket eden şirketler ve kişilerin taşıma işinin doğrudan tarafı olmadığı, tüm süreçte tarafların birbirlerine ileteceği mesajları gecikmeksizin karşı tarafa iletmesi ve dahi bilgi ve tecrübesi ışığında çıkabilecek sorunların çözümünde özen ve sadakatle davranmalarının yeterli olduğu, e-posta yazışmalarından tarafların birbirlerine ilettiği mesajları gecikmeksizin karşı tarafa ilettiğinin anlaşıldığı, teknik değerlendirme neticesinde... firmasına dikkat edilmesi gerektiğine dair dosyadaki e-posta mesajlarının ... A.Ş.’ye haksız rekabet oluşturmayacağı, söz konusu e-posta her ne kadar teknik olarak taşıtan ... firmasına dikkat edilmesi gerektiğine dikkat çekiyor olsa da yapılması amaçlanan uyarının yalnızca dava dışı ... firmasının adı kullanılarak verilebilecekken davacının aracılığına da dikkat çekilmiş olduğu, taraf bilgilerinde davacı şirket bilgilerine de yer verildiği dikkate alındığında işbu e-postanın davacı bakımından haksız rekabet teşkil edebileceği sonucuna ulaşılmasının tamamen mahkemenin takdirinde olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili tarafından, dava dilekçesi ile davalı olarak .... Ltd. Şti ile ... ya izafeten acentesi sıfatıyla ...Şti gösterilmiştir. Yargılama aşamasında davacı vekili tarafından ... ya izafeten ... Ltd. Şti taraf olarak gösterilmiş olup, izafeten husumet yöneltilen acentelerin TTK 105 maddesi gereğince ... yı temsil yetkileri bulunmadığı ve bu hali ile taraf teşkilinin henüz sağlanmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin de talebi doğrultusunda 12/05/2022 tarihli celse ara kararı ile davalı ... hakkındaki davanın eldeki davadan tefriki ile, izafeten husumet yöneltilen acentelerin UYAP kayıtlarının silinmesine karar vermek gerekmiştir. Yargılamaya yalnızca davalı ... Ltd. Şti hakkında devam olunmuştur. Taraflar arasında, 2017 yılı ağustos ayı içerisinde davacının yük ilgilisi dava dışı ...adına broker olarak görev aldığı, davalının ise...gemisi adına broker olarak yer aldığı ve ... arası taşıma ilişkisi bulunmakta olup, taşıma sonrasında yük ve gemi ilgilileri arasında yükün eksik çıkmasından kaynaklanan bir kısım problemlerin yaşandığı hususu dosya kapsamında sabittir. Uyuşmazlık ise, yaşanan bu problemlerin ardından, davalı tarafından sektörde faaliyet gösteren Deniz Ticareti ile uğraşan diğer taşımacılık şirketlerine hitaben düzenlenerek iletildiği anlaşılan; "Denizcilik Camiasının Dikkatine ...’nin Sahiplerinden ..., ..., ... aracılığıyla ...’ye ait yükleri bağlarken/taşırken dikkatli olunuz . Her ne kadar ...’’nin sahipleri kloz ekleyip çarter-parti uyarınca kıyıdaki işlemlerden sorumlu olmadıklarını ve kiracıların, maliklerin ve onların Koruma ve Tazminat Kulüplerini dahil etmeden doğrudan alıcıyla halledeceklerini belirtmiş olsalar da, kargonun alıcıları gemiyi eksiklik ve kiracı EDC’nin yükümlülüklerini yerine getirmediği gerekçesiyle Libya’da tutuklamışlardır. • ... eksiklikleri alıcı ile halletmemiştir. • ... maliklerin Koruma ve Tazminat Kulübünün çeşitli taleplerine rağmen kontra garanti vermemiştir. (Koruma ve Tazminat Kulübü alıcılara taahhütname karşılığında 70k Amerikan Doları ödemiştir.) • ..., maliklerin/Koruma ve Tazminat Kulübü Avukatlarının 70k Amerikan Doları tutarındaki ihtilafsız meblağın ödenmesi konusundaki mesajlarına cevap vermemektedir. Yukarıdaki taraflarla ayarlama yapmadan evvel, ayrıntılı bilgi için bizi aramaktan çekinmeyin. Tarafların tüm detayları şu şekildedir: ... Mic: ... ... izafeten ..., ...ve onların brokerları; ... – ... Telefon: ... Telefon: ... Cep Tel: ... Mic: ... Saygılarımla ... Kiralama Departmanı Broker ...Gemi Yönetimi Telefon: ... Telefon: ... Cep Tel: ... Skype: ... Yahoo: ... ... ... ... " içerikli e-posta mesajının haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağı ile buna göre var ise davacının maddi ve manevi zararlarının tahsili istemine ilişkindir. TTK 54 maddesinde haksız rekabet hükümlerinin amacı ile hangi davranışların haksız rekabet oluşturacağı; "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri düzenleyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde düzenlenmiştir. TTK 55. maddesinde ise hangi hallerin dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar olduğu ayrıntılı olarak düzenlenmiştir. Bu kapsamda uyuşmazlık konusu ile TTK 55. maddesi hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, uyuşmazlığa uygulanması lazım gelen düzenlemenin TTK 55/1-1 alt bendinin "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek," düzenlemesi olduğu mahkemece değerlendirilmiştir. Bu kapsamda, davalının e posta içeriğinin madde kapsamındaki hali ile yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici olup olmadığının değerlendirilebilmesi bakımından, dava konusu taşıma sonrasında yaşanana sorunların önlenmesi adına tarafların broker olarak sorumluluklarının neler olduğunun anlaşılabilmesi adına bilirkişi raporu alınması yoluna gidilmiştir. Buna göre davacı ve davalı şirket gibi broker sıfatı ile hareket eden şirketlerin, taşıma işinin doğrudan tarafı olmadığı, broker sıfatı bulunan şirketlerin tüm süreçte taraflar arasındaki iletişimi sağlayarak tarafların birbirlerine ileteceği mesajları gecikmeksizin karşı tarafa iletmek ve bilgi ve tecrübesi gereği çıkabilecek sorunları çözmede özenli ve sadakatli davranmak sorumlulukları bulunduğu bilirkişilerce: dosya özelinde ise tarafların broker sıfatı gereği taraflar arasındaki mesajları gecikmeksizin ilettiği bilirkişilerce de açıklanmıştır. E posta içeriği incelendiğinde ise, davacı ile ilgili olarak, davacının unvanı ile bir kısım başka şirket isimleri zikredilerek bu şirketler aracılığıyla dava dışı ... yükleri taşınırken dikkatli olunması gerektiği belirtildikten sonra esasen dava dışı ...'nin eylemlerinden bahsedilmiştir. Buna göre incelenmesi gereken husus, davacı unvanının zikredilmesinin TTK 55. maddesine göre gereksiz yere incitici bir davranış olarak yorumlanıp yorumlanamayacağı hususudur. Zira uyuşmazlık konusu e posta mesajı ile, davacının herhangi bir eyleminden bahsedilmediği için TTK 55/1-1 alt bendi uyarınca başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı açıklamalarla kötülemek eyleminin dosya özelinde gerçekleşmediği mahkemece kabul edilmiştir. TTK 55. maddesi gerekçesi ile birlikte değerlendirildiğinde, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici eylemin nesnel bir değerlendirme ile gerçek olamaması gerektiği belirtilmiş ve gerekçede açıkça kötülemede bulunanın açıklamaları gerçekse haksız rekabetin oluşmayacağı belirtilmiştir. Ayrıca, madde gerekçesinde, yanıltıcı ibaresinin ise açık bir şekilde hedef kitle veya farklı bir deyişle muhatabıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu gerekçe ışığında, TTK 55. maddesi ile dava konusu uyuşmazlık yorumlandığında ise, bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile, deniz taşımacılığı sektöründe, çıkan uyuşmazlıklara karşı, önlemini almayan/almaktan kaçınan taşıyan ve taşıtan firmaları, yaşanan güçlükleri belirtir bir uyarı e postası ile bilgilendirmenin sıklıkla yapıldığı anlaşılmakla; dava konusu e posta mesajının da bu sektörde bulunan kişileri iletildiği davacının kendi beyanı ile sabit olup, davacının yalnızca broker olarak yer aldığı belirtilen dava konusu e-posta ile, esasen davacının yanıltıcı yahut gereksiz yere incitici açıklama ile haksız rekabete maruz kaldığı yönünde mahkemede kanaat uyanmamıştır. Bilirkişiler tarafından izah edildiği hali ile; dava konusu e-posta içeriği armatörlük ve brokerlık camiasında, sadece profesyonel uzman kişilerce okunduğu için, e posta ile sözleşme şartlarına uymadığı için dikkat edilmesi gereken firmanın davacı değil dava dışı ... firması olduğunun muhataplarca anlaşıldığı mahkemece de kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, bir an için e posta mesajında davacı unvanına yer verilmesinin, TTK 55/1-a-1 alt bendi gereği gereksiz yere incitici beyan olarak yorumlanması düşünülse de, madde gerekçesi ile birlikte değerlendirildiğinde, mesajın muhataplarının sektörden bu işin profesyoneli kişiler olduğu bu hali ile da broker olan davacının, broker sıfatı nedeni ile sorumlulukların neler olduğu, sorunun önlenebilmesi adına davacının atabileceği adımlar olup olmadığı ve yaşanan sorunda davacının ne şekilde dahili olabileceği hakkında fikir sahibi oldukları dikkate alındığında davacı unvanına yar verilmiş olmasının tek başına haksız rekabete neden olmayacağı kabul edilmiştir. Bununla birlikte, e posta içeriğinde bahsedilen hususun gerçek olmadığı, yanıltıcı olduğu hususunda da taraflar arasında bir çekişme bulunmamaktadır. ... gemisi ile yapılan dava konusu taşımada yük ilgilisi olan dava dışı ... ile gemi sahibi arasında problem yaşandığı ve neticede geminin tutuklandığı hadise gerçektir. Her ne kadar davacı vekili tarafından, bilirkişi raporundaki, dava konusu e-posta ile kötülenen tarafın dava dışı ... olduğunun muhataplarca anlaşılacağı kanaatine e postanın kimin tarafından okunduğunun bir önemi yoktur denilerek itiraz edilmişse de, yukarıda açıklandığı hali ile uyuşmazlığa uygulanacak TTK 55 maddesinin gerekçesinde açıkça, haksız rekabete konu eylemin hedef kitle veya farklı bir deyişle muhatabıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiş olduğundan davacı vekilinin itirazları mahkemece yerinde görülmemiştir. Açıklanan gerekçelerle ve bilirkişi raporundaki tespitler de mahkemece hükme esas alınarak, dava konusu e posta içeriğinin haksız rekabete neden olmadığı kanaati ile, neticede davacının tüm talepleri bakımından davanın reddine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç tarifesi gereğince peşin alınan 2.535,84 TL den karar harcı olan 179,90 TL nin mahsubu ile fazla alınan 2.355,94 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili için takdir edilen maddi tazminat yönünden 9.200,00 TL, manevi tazminat yönünden 9.200,00 TL red vekalet ücretlerinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/03/2023 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/92, K. 2023/123, T. 21.03.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-92-e-2023-123-k-d7abecdcaa41