İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/66 E. 2023/272 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/66
- Karar No
- 2023/272
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2022/66 Esas KARAR NO:2023/272 DAVA:Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/11/2021 KARAR TARİHİ:20/06/2023 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmesi anlaşamama ile sonlandırıldığını, huzurdaki davanın devam ettiği süreçte davalının malvarlığını azaltma ve elden çıkartma olasılığı yüksek olduğunu, bu sebeplerle mahkemece gösterilecek teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiklerini, ihtiyati haciz şartlarının gerçekleştiğini, hasarın meydana gelmesi ile alacak muaccel hale geldiğini, 26.05.2021 tarihinde saat müvekkil şirket nezdinde sigortalı bulunan ... isimli yat ... Kulübü'nde yapılan bakım onarım sonrası denize indirilmesi esnasında vinç telinin kopması nedeni ile beton zemine düşerek hasar gördüğünü, bu hasarın oluşumunda davalı kendi tesisinde ve kontrolünde olan vinç ve personel sebebiyle kazaya sebebiyet verdiğinden %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin TTK m. 1481 hükmü uyarınca zarar gören sigortalının haklarına halef olduğunu, 10.08.2021 tarihinde müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalıya ödenen 63.400,00 TL tutarında tazminatın kaza tarihinden itibaren başlayacak ticari faizi ile rücuen tazminini talep ettiklerini, taraflar arasındaki ilişki, TTK'da düzenlenen sigorta sözleşmesinden kaynaklandığına ve bu tür sözleşmeler TTK'nın 3. ve 4. maddeleri hükümleri uyarınca mutlak ticari davalardan olduğuna göre, somut olayda ticari işlerdeki temerrüt faizi oranına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle alacağa ticari faiz uygulanmasını talep ettiklerini belirterek; arz ve izah olunan nedenlerden ötürü; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 63.400,00 TL alacağın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline, dosyanın tensibi ile birlikte İhtiyati Haciz Talebinin kabulü ile davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczi için ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleriyle vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekilinin, kusurun müvekkili kulüpte olduğuna dair beyanlarına itiraz ettiklerini, olayın vuku bulduğu yerin deniz kıyısı olduğunu, zarar gören teknenin ise vinç halatının kopması sebebiyle değil, olay anında ani bir lodos sağanağının, denizcilik terimiyle kaçak havanın patlaması sebebiyle, teknenin kuvvetli rüzgarla halattan kurtulması sebebiyle oluştuğunu, ani meydana gelen ve niteliği itibariyle önlenemez ve tedbir alınması mümkün olmayan bir doğa olayının mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerekeceğini, ayrıca davacı sigorta şirketinin kazanın meydana geldiği yere herhangi bir eksperini gönderip inceleme yaptırmadığını, sadece olaydan sonra çekilen fotoğraflarla yetersiz bir eksper raporu hazırlandığını, bu rapora da itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın, .... Tüketici Mahkemesi'nin 19/11/2021 tarih, ... sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilerek davacı vekilinin talebi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş ve yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Dava; davacı sigortalısına ait emtianın davalı sorumluluğunda iken hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talepli başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun; tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetlerinin olup olmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşıldı. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ...tarafından tanzim edilen 18/07/2022 tarihli raporda; Geçerli bir sigorta sözleşmesi tahtında ödemede bulunulduğu, davada tarafların aktif ve pasif husumet ehliyeti olduğu, hasarın, ... isimli yelkenli yatın hasarlanmasına sebep olan yüksekten beton zemine düşmesi sebebiyle doğduğu, hasarın meydana gelmesinde Davalı'nın tam kusurlu olduğu, hasar miktarının, muafiyet tenzilinden sonra 63.400 TL ve talep edilen miktarın kadru maruf olduğu, davalı, teknenin denize indirilmesinde TBK madde 471 uyarınca basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara aykırı davranmış ve özen borcuna aykırı hareket etmiş olması nedeniyle, TBK madde 475/2 atfen genel hükümlere göre Davalı'nın doğan zararı tazmin ile sorumlu olduğu belirtilmiştir. Tarafların rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda yeni bir bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, ... tarafından tanzim edilen 29/03/2023 tarihli raporda; Davalı kuruluşun (... Spor Kulübü Derneği) %100 (Y. Yüz) oranında kusurlu olduğu, sigortacının sigortaladığı ...'e ait ... isimli yatta meydana gelen hasarın veya oluşacak toplam tazminat tutarının 63.400,00 TL olarak alınmasının yerinde ve piyasa koşullarına uygun olduğu, ortaya çıkan toplam hasar bedeli olan 63.400,00 TL'den % 100 (Y. Yüz) kusuru olması sebebiyle, davalı kuruluşun (... Spor Kulübü Derneği) sorumluluğunun mevcut bulunduğu, başka bir deyişle davacı sigortacının davalıdan alacağının 63.400,00 TL (Atmış Üç Bin Dört Yüz Türk lirası) olduğu belirtilmiştir. Dava dilekçesi , cevap dilekçesi , alınan bilirkişi raporları ile dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler bir bütün olarak değerlendirildiğinde ; davacının 26.05.2021 tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan ... isimli yatın ... Kulübünde yapılan bakım ve onarım sonrası denize indirilmesi esnasında vinç telinin kopması nedeniyle beton zemine düşerek hasar gördüğünü bu kazanın oluşumunda kendi tesisinde ve kontrolünde olan vinç ve personel sebebiyle kazanın meydana geldiğini, hasar sebebiyle yat sahibi sigortalısına 10.08.2021 tarihinde 63.400 TL hasar ödemesinde bulunduğunu, müvekkilinin TTK 1481 uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu ve ödedikleri 63.400 TL hasar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ödenmesini talep ettikleri , davalının ise kazanın ve hasarın vinçin kopması sebebiyle yaşanmadığını , olay anında ani lodos çıkması sebebiyle yaşandığını , olayda mücbir sebep bulunduğunu ve müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını ileri sürdüğü anlaşılmıştır. Dava halefiyete istinaden açılmış, 1.7.2020/2021 vadeli ... poliçe nolu ... Yat Sigorta Poliçesi tahtında dava dışı sigortalı ...'e ait ... isimli teknenin Davalı Kulüp tesislerinde vinç ile denize indirildiği sırada vinç telinin kopması nedeni ile düşerek hasara uğraması nedeni ile, 10.8.2021 tarihinde Sigortalı'ya 63.400 TL hasar tazminatını ödenmiş olduğu, rizikonun poliçe teminat süresinde gerçekleştiği, poliçenin Enstitü Yat Klozları (1.11.1985) hükümlerine göre akdedildiği, denize indirilme sırasında vinç ipinin koparak hasara uğrama rizikosu teminat kapsamında olduğundan, Davacı sigorta şirketinin geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak sigorta tazminatını ödediği böylece davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Davacı'nın sigortalısı ile Davalı Şirket arasında 30.6.2022 tarihli, "tekne, çekek, deniz bağlama, kara konaklama sözleşmesi" akdedilmiştir. Dava dışı sigortalı ile Davalı arasında kurulan bu hukuki ilişkinin temeli, uygulamada marina bağlama sözleşmesi olarak bilinmektedir. Bu ilişkinin hukuki niteliği ise, "saklama sözleşmesi" ve sözleşme koşullarına göre istisna (eser) sözleşmesinden oluşan karma bir sözleşme niteliğine haiz olur. İhtilaf konusu olayda Davalı tarafından sözleşme kapsamında verilen hizmetlerden birinin de, teknenin denize indirilmesi olduğu anlaşılmakla, bu hususta taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. Vinç tesislerinin çalıştırılması ve bu hizmetin verilmesi Davalı'nın kontrolü ve faaliyet alanındadır. Dolayısıyla, Davalı'nın TBK nun 471. Maddesi uyarınca, özen borcundan doğan sorumluluğu bulunmaktadır ve basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınmalıdır. Özen borcuna aykırılık nedeniyle doğan zarardan sigortalıya karşı sorumludur. Böylece davalının saklama sözleşmesinden doğan özen borcu kapsamında pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulu ekspertiz raporunun incelenmesi ile sigorta eksperinin beyanlarının değerlendirilmesi ile eksperin olay sonrası kazanın meydana geldiği yere bizzat gitmeyerek davalı kulübün gönderdiği kaza anı ve sonrasını gösterir ve teknenin durumunu gösterir fotoğrafların incelenmesi ile ve kaza sonrasında teknenin tamirinin yapıldığı Pendik marinaya gidip tekneyi görerek raporunu düzenlediği anlaşılmış, taraflarca kazanın nasıl meydana geldiğine yönelik herhangi bir kaza tespit tutanağının dosyaya sunulmadığı, inceleme raporunun bulunmadığı, yetersiz ekspertiz dosyasından ve fotoğraflardan başka dosyada herhangi bir delil bulunmadığı, dosyaya sunulu bilirkişi raporlarında; kazanın teknenin vinç üzerinde havada asılı iken beton zemine düşerek hasarlandığı, davacının iddiası doğrultusunda vinç telinin kopması sebebiyle kazanın meydana geldiğine yönelik değerlendirmede, kaza vinç telinin kopması sebebiyle meydana gelmiş ise davalının olayın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, zira davalının vinç teli ve askı halatını teknenin ağırlığına göre ayarlaması gerektiği, vinç teli ve askı halatının kalitesi ve yıpranmışlığını gözetmenin davalının sorumluluğunda olduğunu, davalının iddiasına yönelik yapılan değerlendirmede davalı her he kadar olay günü ani hava patlaması olduğunu ileri sürmüş ise de davacının bu iddiasını destekler delili dosyaya sunmadığı, olay günü ani hava patlaması olsa bile davalının hava şartlarını mesleki tecrübesine göre iyi değerlendirip operasyon gününü ona göre tayin etmesi gerekeceği , davalının mücbir sebep iddiasını destekler bir delili dosyaya sunamadığı, belirtilmiş, mahkememizce de olayın bilirkişi raporlarında belirtildiği gibi teknenin havada asılı iken koparak yere düşmesinin vinç telinin kopması sebebiyle meydana geldiği kabul edilmiş, olay günü ani hava patlaması olmuş olsa bile davalının uzun yıllardır bu işi yapıyor olması sebebiyle basiretli bir tacir gibi hava olaylarını öngörerek operasyonu başlatması gerektiğinden davalı olayın meydana gelmesinde tam kusurlu bulunmuştur, dosyaya sunulu teknenin onarımı , atma çekme, karapark ücretivinç giriş ücreti ve forklift ücretleri sebebiyle düzenlenen faturalar uyarınca davalının hasar sebebiyle 63.400 TL davacıya borçlu olduğu kabul edilerek bu miktarın davacının sigortalısına ödediği 18.11.2021 tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile 63.400,00 TL'nin dava tarihi 18/11/2021 den itibaren ticari faiz işletilerek davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, 2-Karar harcı olan 4.330,85 TL'den peşin alınan 1.082,72 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.248,13 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (1.150,52 TL ilk harç 95,00 TL posta ücreti ve 10.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam)11.745,52 TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı vekili için takdir edilen 10.144,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 6-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın kabulüne karar verildiğinden davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/06/2023 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır