İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/514 E. 2023/295 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/514
Karar No
2023/295
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2022/514 Esas KARAR NO :2023/295 DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :12/12/2022 KARAR TARİHİ :11/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.'nin ... grubu bünyesindeki ... larının .../...’de bulunan yat limanının işletmecisi olduğunu, davalı ise ...'na ... numarasıyla kayıtlı olan ... isimli yatın sahibi olduğunu, davalıya ait olan ... isimli yat, 04.09.2020 - 04.12.2020 tarihleri arasındaki 91 günlük dönem için müvekkili marinadan bağlama, çekme, atma, korunma ve sair marina hizmetleri aldığını, akabinde ilgili dönemde almış olduğu 91 günlük marinacılık hizmet bedeli olan 27.059,78 TL'yi ödemeden yatını marinadan götürdüğünü, sonrasında müvekkili marina tarafından davalıdan bu ücretin defalarca kez talep edilmesine rağmen davalının ücreti ödemeye yanaşmadığını, davalının söz konusu yatın kullanıcısı yani dava konusu alacaklara esas olan hizmetleri bizzat kendisi aldığını ve hizmetlerden bizatihi kendisi yararlandığını, davalı tarafından tüm taleplerine rağmen ödeme yapılmaması üzerine taraflarınca müvekkili şirketin deniz alacaklarına ilişkin cari hesap alacağı olan 27.059,78 TL'nin takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar işleyecek TL mevduata bankalarca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faiziyle tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun haksız ve kötüniyetli olarak ödeme emrine, borca, takibe, faiz oranına, faize, işlemiş faize ve takibin tüm ferilerine itiraz etmesi üzerine icra müdürlüğünce takip durdurulduğunu, borçlunun itiraz dilekçesi ve takibin durdurulması kararı taraflarına tebliğ edilmediğini, dosyaya konu alacak bakımından icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için hukuki tüm şartlar mevcut olduğunu beyanla fazlaya dair hakları ve ek dava açma hakkı saklı kalmak üzere davalının, .... İcra Dairesi'nin 2021/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin asıl alacak kalemine takip tarihinden itibaren işleyecek TL mevduata bankalarca fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi ile devamına, likit alacaklara karşın yapılmış haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı tarafça müvekkil şirkete %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ...’na ... numarasıyla kayıtlı olan ... isimli yatın önceki maliki olduğunu, davaya konu yatın müvekkili tarafından ... ... ... isimli şahsa satılmış olup bu kapsamda müvekkili ile ... ... ... arasında 17.02.2020 tarihinde dava konusu yatın taksitli olarak satışını konu alan bir sözleşme imzalandığını, sözleşme hükümlerince müvekkilinin maliki olduğu yatın bedelini 12 taksit halinde ve her ay 41.000,00 TL olmak üzere toplam 500.000,00 TL ödemeyi üstlenmiş olduğunu, müvekkilinin son taksit ödemesinin yapılması akabinde yatın ... ... ...’e devir ve teslimini gerçekleştirmeyi taahhüt ettiğini, ancak ... ... ... tarafına düşen edimlerin vadesi gelmesine rağmen ödemelerini gerçekleştirmediğinden müvekkili tarafından yatın mülkiyetinin devri gerçekleştirilmediğini, müvekkili şirketin 17.02.2020 tarihli sözleşme ile bahse konu yatın ... ... ...’e satışını gerçekleştirdiğini, alıcı ... ... ...'in sözleşmede belirlenen vade tarihlerinde ödeme yapmadığını, davalının yatın devrini gerçekleştirme borcu doğmadığını, sözleşme kapsamında tarafların anlaştığı üzere sözleşmenin imzalandığı tarih itibariyle yata ilişkin tüm giderlerin devralan tarafından karşılanacağını, davacı tarafından ikame edilen işbu davada görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu, müvekkiline ait yatın ticari olmayan gemilerden olup ekonomik bir kazanç temin etmeye değil sadece gezinti, eğlence, spor, eğitim amacına tahsis edilen gemiler statüsünde kullanıldığını, uyuşmazlık konusu yatın sadece gezinti amacıyla kullanıldığından ticari gemi statüsünde olmayıp davacı tarafından müvekkiline ve iktisabında olan yata ilişkin sağlanan marinacılık hizmetlerinin kaynağının tüketici işlemleri olduğunu, davacı .... İcra Dairesi’nde icra takibi başlattığını, itirazın iptali amacıyla açılan davanın ise farklı bir yargı çevresi olan İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde bulunan .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açıldığını, farklı yargı çevresine mensup olan İcra Müdürlüğü dosyasının İstanbul Çağlayan Adliyesi yargı çevresinde bulunan herhangi bir mahkemenin inceleme yetkisi bulunmadığını, tüketici işlemlerinden kaynaklanan alacaklara ancak yasal faiz işletileceğini, buna rağmen davacının gerek müvekkiline gönderdiği ödeme emrinde gerekse dava dilekçesinde ikrar ettiği alacağa fiili ödeme günene kadar TL mevduatına bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi işlettiği görüldüğünü, usul ve yasaya aykırı olarak talep edilen faiz oranı ve bu doğrultuda düzenlenen ödeme emrinin hukuka aykırı olup reddi gerektiğini beyanla fazlaya dair her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak açılan icra takibi nedeniyle davacı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki bağlama hizmetinden kaynaklanan hizmetten kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup uyuşmazlığın mahkememizin görevli ve yetkili bulunup bulunmadığı davalının pasif husumet ehliyetine haiz olup olmadığı, alacağa konu hizmeti ifa edilip edilmediği ve buna göre var ise davacı alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkemenin görevi HMK 'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olup, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir.6102 sayılı TTK nun 4 ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görevinin tayini için öncelikle davanın 6102 sayılı TTK dan veya diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine veya deniz sigortasına ilişkin bir dava olup olmadığının saptanması gerekmektedir. Somut olayda taraflar arasındaki ilişkinin marina bağlama hizmet sözleşmesine dayanmakla, ... müzekkere cevabına göre dava konusu ... isimli geminin davalı ... ...'a ait özel tekne olarak kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Dava konusu tekne ticari şirket adına kayıtlı bulunmamakla birlikte, davalının tekneyi ticari amaç ile kullanıp kullanmadığının tespiti bakımından davalının yerleşim yeri itibarı ile ... ile ... na müzekker yazılmış olup, gelen yazı cevaplarına göre davalının gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı ve potansiyel vergi mükellefi olduğu bildirilmiştir. Dava konusu teknenin ruhsatnamesinde teknenin özel tekne olarak beyan edildiği, buna göre davalının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden, kendisine ait özel tekne nedeniyle davaya konu sözleşmeye taraf olan hukuken tüketici niteliğini haiz gerçek kişi olduğu anlaşılmıştır. 6502 sayılı Yasa'nın 3/k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/ı bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilerek, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir. Açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işleminden kaynaklandığı, buna göre uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesi gerektiği, Mahkememizin görevinin deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olması nedeni ile işbu dava yönünden mahkememizin görevsiz olduğu, davacının tüketici sıfatını haiz olduğu, Yargıtay 13 Hukuk Dairesi 2016/29354 Esas ve 2020/705 Karar sayılı 30/01/2020 tarihli ilamı ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2022/99 Esas 2022/290 Karar sayılı ilamları da gözetilerek ve HMK yetkiye ilişkin hükümlerde değerlendirilerek, mahkememizin Deniz İhtisas Mahkemesi olması hususu ile yetki çevresinin İstanbul İli ile sınırlı olması da dikkate alınarak usul ekonomisi gereği görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Adliyesi Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmakla, neticede mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğunun tespiti ile karar kesinleştiğinde ve süresi içerisinde talep edildiğinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Anadolu Tüketici Mahkemeleri'ne gönderilmesine, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, talep olmadığı takdirde, "davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına", 3-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK 331/2. maddesi gereğince görevli ve yetkili mahkemece karara BAĞLANMASINA, 4-Süresinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde dosyanın resen ele alınarak HMK 20/son cümle gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara İHTARINA, (ihtaratın tebliğ yolu ile yapılmasına) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.11/07/2023 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/514, K. 2023/295, T. 11.07.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-514-e-2023-295-k-2f0406892b0b