İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/45 E. 2025/79 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/45
Karar No
2025/79
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/45 Esas KARAR NO:2025/79 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:27/10/2020 KARAR TARİHİ:18/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sigortalısı dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.ye ait emtiaların ... Gemisi ile Türkiye den Malezya ya taşındığını, emtialar teslim alındığında konteyner içindeki limon ve nar emtialarının çürümüş ve bozulmuş olduğunun tespit edildiğini, ekspertiz raporu ile emtiaların yanlış sıcaklıklarda taşındığının tespit edildiğini, sigortalısına hasar bedelini ödediklerini, davalı ... Lojistik A.Ş. Nin navlun faturasının düzenlendiğini ve davalının akdi taşıyan olarak hareket ettiğini, ödenen hasar bedelinin tahsili için ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, itirazın iptali ile takibin devamına, %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Mersin de mukim acente olduğunu, taşıma işine aracılık ettiklerini, fiili taşıyanını... LTD e izafeten ... ... Ltd şirketine husumet yöneltilmesi gerektiğini bu nedenle pasif husumet itirazlarının bulunduğunu, müvekkili şirketin merkezinin Mersin olduğunu, davacının yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin Mersin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, konşimento ile yetkili Mahkeme ve hukuk seçiminin yapıldığını bu nedenle Türk Hukukunun uygulanamayacağını, taşıyıcı tarafından aksi kararlaştırılmadıkça bu sözleşme uyarınca taşıyıcı aleyhine yapılacak herhangi bir dava münhasıran Singapur Yüksek Mahkemesine götürülmelidir hükmünün yer aldığını, iddia edilen hasar ve tespite ilişkin herhangi bir bildirim yapılmadığını, takip öncesinde faiz işletilmesinin yasal olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, davanın müvekkilinin sigorta şirketi ... Sigorta A.Ş.ye ihbarı taleplerinin olduğunu beyanla, öncelikle yetki itirazlarının kabulüne ile davanın reddine, pasif husumet itirazlarının kabulü ile davanın reddine, en nihayetinde davanın tümden reddine ve %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Dosyanın mahkememizin ... Esas sayılı dosyasında verilen 15/04/2021 tarihli celse ara kararı ile davalılardan ... hakkındaki davanın tefrik edilerek ... Esasa kaydedildiği bu davalı hakkında "Davanın Reddine" karar verildiği, davalı ... hakkında ise "icra dairesi yetkisizliği nedeni ile davanın usulden reddine" karar verildiği görülmüştür. Mahkememizden verilen 15/04/2021 tarih ve ... Esas 2021/207 sayılı kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 11/11/2021 tarih ve ... sayılı ilamıyla kaldırılarak geldiği anlaşılmıştır. İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi Mahkememiz kararının "Acentenin bulunduğu yer mahkeme ve icra dairesinin yetkisi yabancı tacir bakımından münhasır yetkili sayıldığından ,TTK 105 gereği yabancı tacir bakımından yetkili bulunan yer icra dairesinin,somut olayda yetki itirazında bulunan davalı bakımından HMK 7(1) maddesi uyarınca yetkili olacaktır.İlk derece mahkemesinin HMK 7.maddenin yabancı davalılar bakımından uygulanamayacağı yolundaki gerekçe yerinde görülmemiştir. Davalının icra dairesinin yetkisine itirazı TTK 105, HMK 7/(1) gereği reddi gerekirken kabulü ile davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile kaldırmıştır. Davalı ... hakkındaki davanın tefriki sonrası yapılan yargılama neticesinde verilen usulden red kararının İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi'nin 11/11/2021 tarihli 2021/1143 Esas ve 2021/1679 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması akabinde, tefrik edilen mahkememizin ... Esas sayılı dosyasının aynı taşımadan kaynaklanmış olması neden ile bekletici mesele yapılmasına karar verilmiştir. Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası, dosyamız arasına alınmış olup, yapılan inceleme neticesinde, davalı ... AŞ hakkında verilen davanın reddine ilişkin kararın, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 12/07/2024 tarihli 2022/556 Esas 2024/1220 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiği anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasının incelemesinde; alacaklısının ... Sigorta AŞ olduğu, davalı borçluya ödeme emrinin 07/11/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 12/11/2019 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durduğu, iş bu davanın 27/10/2020 tarihinde İİK Md. 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ..., ... tarafından tanzim edilen 20/10/2025 tarihli raporda; Uyuşmazlığın yabancı mahkemede görülmesine dair yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olduğu, Davada tarafların aktif ve pasif husumet ehliyeti olduğu, TTK m.1185'te öngörülen ihbar yükümlülüğünün süresi içerisine yerine getirilmediği, Gemi taşımasının başladığı 18.10.2018 tarihinden, 13.11.2018 tarihinde varış limanında konteynerin gemiden tahliyesine kadar geçen zaman zarfında soğutucu sıcaklık kaydında bir değişiklik olmadığı, sıcaklığın +8°C de seyrettiğinin konteyner içi casus sıcaklık kayıtlarından anlaşıldığı, hasarın deniz taşıması sırasında gerçekleştiğine yönelik bir veri dosyada yer almadığından, zararın deniz taşıması sırasında meydana gelmemiş olduğu, Heyetimizce yapılan teknik tespite bağlı kalınarak, emteanın uğradığı hasardan Davalıların sorumlu olmadığı, TTK m. 1186/21 uyarınca hesaplanan üst sınır toplam zarar miktarının üzerinde olduğundan, Sayın Mahkeme'nin davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kanaatine ulaşması hâlinde 5.460,27 USD zararın tamamının talep edilmesinin mümkün olduğuna ilişkin görüşlerini bildirmişlerdir. Dava halefiyete dayalı olarak açılmış olduğundan öncelikle davacının TTK 1472 maddesi uyarınca halef sıfatını kazanıp kazanmadığı değerlendirilmelidir. Davacı sigorta şirketinin halef sıfatını kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ve zarardan sorumlu üçüncü bir kişinin bulunması gereklidir. Dava konusu yüke ilişkin 15/10/2018 tarihli satış faturası; dosyaya sunulan ... Nolu abonman sigorta poliçesi tahtında düzenlenen ...-8 numaralı 17/10/2018 düzenleme tarihli Nakliyat Sigorta Poliçesi ile 31/10/2019 işlem tarihli 5.460,27 USD bedelli dekont ve 29/07/2019 arihli ibranamenin incelenmesinden, dava dışı sigortalı ... Ür. San. Ticaret A.Ş’nin dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu ve davacının, sigorta himayesi kapsamındaki rizikonun gerçekleşmesi sonucunda, “...” teminatına haiz geçerli bir sigorta sözleşmesine dayanarak sigorta tazminatını ödediği anlaşılmakla davacının uyuşmazlık konusu bakımından aktif husumet ehliyetini haiz olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Davalının pasif husumet ehliyeti bakımndan yapılan değerlendirme kapsamında ise; dosyada bulunan 12/11/2018 tarihli ... numaralı 2.550,00 USD bedelli NAVLUN açıklamalı faturanın davalı ... tarafından, dava dışı sigortalı ... Ür. San. Ticaret A.Ş adına düzenlendiği görülmekle, TTK 921 maddesi uyarınca davalının pasif husumet ehliyetini haiz olduğu kabul edilmiştir. TTK 1185/1 maddesi uyarınca zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir. TTK 1185/2’de ise eşyanın incelenmesi tarafların katılımıyla mahkeme veya yetkili makam ya da bu husus için resmen atanmış uzmanlar tarafından yapılmışsa bildirime gerek olmadığı hüküm altına alınmıştır. Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur düzenlemesi bulunmakla birlikte bu karinelerin aksi ispat olunabilir. Uyuşmazık bakımından yapılan değerlendirmede; davaya konu yük gönderilene 13/11/2018 tarihinde teslim edilmiş olunmasına rağmen hasara ilişkin herhangi bir tutanak düzenlenmemiş olduğu ve hasara yönelik yazılı ihbarın davalı taşıyana bildirilmediği anlaşılmaktadır. Buna göre uyuşmazlık bakımından davacının hasarın deniz yolu ile taşıma sırasında meydana geldiği hususunun ispat edilmesi gerekmektedir. Konişmentoda nihai teslim yeri olarak "..." gösterilmiştir. Dava konusu emtia belirlenmiş olan boşaltma yeri olan ...’a alıcıya teslim edilmek üzere, dava dışı sigortalı satıcı tarafından davalı ile navlun sözleşmesi kurulmuş olup emtianın nihai varış yerine kadar olan aşamada bir hasarın meydana gelmesi durumunda taşıyanın sorumluluğuna gidilebilecektir. Bilirkişi Heyeti tarafından yapılan teknik inceleme sonucunda, hasarın malların ... Limanı'na 10/11/2018 tarihinde gerçekleştirilen tahliyesi sırasında hasara ilişkin bir kayıt olmadığı, 13/11/2018 tarihinde alıcı firma adresinde konteynerin kapaklarının açılıp emtiaların indirilmesi sırasında bozulmanın anlaşıldığı, 14/11/2018 tarihinde ekspertiz incelemesinin gerçekleştirilmiş olduğu, taşınan meyvelerin sevkiyat öncesi bozulmaya başlamış olma ihtimalini gösterecek bir veri dosyada yer almadığı, davalı taşıyanın, mühürlü konteynere müdahale etme ihtimali olmadığı, sorumluluğunun konteynerin soğutucu ünitesine enerji sağlamak olduğu göz önünde bulundurulduğunda, davacının iddiasının ispatlanamadığı zira konteyner içi + 7 C, + 8 C taşıma sıcaklığının taşınan emtianın zarar görmesine, hasara uğramasına neden olacak bir parametre olmadığı, emtiada oluşan zararın Türkiye’den Malezya’ya kadar olan deniz taşıması sırasında meydana gelmiş olduğuna yönelik bir verinin bulunmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir. Bu değerlendirmeye bağlı olarak, zararın deniz taşıması sırasında meydana gelmemiş olduğu bir başka ifade ile, hasarın eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu süre içerisinde meydana geldiğinin davacı tarafça ispat olunmadığı sonucuna varıldığından; davalının emteanın uğradığı hasardan sorumlu olmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, -Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Karar harcı olan 615,40.TL'den peşin alınan 603,42.TL'nin mahsubu ile bakiye 11,98.TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davalı vekili için takdir edilen 30.000,00TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Önceki kararda arabuluculuk ücretine ilişkin harç tahsil müzekkere yazıldığından yeniden yazılmasına YER OLMADIĞINA, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/45, K. 2025/79, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-45-e-2025-79-k-5bef7a94d055