İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/337 E. 2024/333 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/337
Karar No
2024/333
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2022/337 Esas KARAR NO :2024/333 DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :05/08/2022 KARAR TARİHİ :17/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortacılık işi ile iştigal eden Türkiyenin önde gelen şirketlerinden biri olduğunu, dava dışı sigortalı ... A.Ş.' ye ait emtia taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı ... numaralı Nakliyat Abonman Sigorta Poliçesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, müvekkilinin sigortalısına ait plastik hammaddesi emtiasının Tayland'dan Türkiye' yen taşınmak üzere 56 adet konteyner içerisinde ... olarak adlandırılan ambalaj içerisine dökme olarak yüklendiğini, konteynerler 05.05.2017 tarihli ve ... numaralı konşimento tahtında Tayland' dan ... Gemisine yüklendiğini, Singapur' da ... ... ... adlı gemiye yüklenertek Malta'ya taşındığını, ... limanındaki tahliye sırasında ... numaralı konteynerin hasarlandığının tespit edildiğini, bunun üzerine 2 numaralı davalı tarafından sigortalıya ... numaralı konteynerin Malta aktarma limanında hasarlı bulunması sebebiyle yüklerin farklı bir konteynere aktarılacağının bildirildiğini, daha sonra konteynerin aktarılmasından vazgeçilerek konteyner, flat rack konteyner üzerinde ... adlı gemi ile Malta' dan İskenderun ... Limanına taşındığını, hasarla ilgili olarak ekspertiz incelemesi yapılmış olup ... numaralı konteyner içerisinde bulunan 27 ton saf tereftalik asit emtiasının 3.88 tonunun konteynerden akarak zayi olduğunu, geri kalan 23.12 tonunun ise kontamine olasılığından sigortalı tarafından kullanılamaz olduğunun tespit edildiğini, bu emtianı 10.404,00 USD'ye sovtaj olarak satıldığını, söz konusu hasardan kaynaklanan tüm zararın kendilerine yansıtılacağının müvekkili sigortalısı tarafından mail yolu ile davalıya bildirildiğini, 2 numaralı davalı, 09.06.2017 tarihli navlun faturasını bizzat kendi adına düzenlendiğini ve navlun ücretini de bizzat tahsil etmiş olup TTK madde 1138 ve Yargıtay içtihayları gereğince somut olaya konu taşımada " akdi taşıyan " olarak hareket etmiş olduğundan sorumluluğu söz konusu olduğunu, 1 nolu davalı ise ... numaralı konşimentoyu düzenlemiş olup, dava konusu olayda TTK m. 1191 gereğince " fiili taşıyan " konumunda olduğunu, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin ettiğini, borçlular aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2022/... E. Sayılı dosyası kapsamında başlatılan takibe borçlular tarafından yapılan itiraz haksız ve mesnetsiz olup iptali gerektiğini belirterek davalının icra dosyasına itirazının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkili ... ... A.Ş.' nin acenteliğini yaptığı Taşıyan ... ... SA. tarafından düzenlenen konşimentolarda, yetki şartı bulunduğunu, buna göre, konşimento tahtında taşıyana karşı doğan tüm talepler ve uyuşmazlıkların Marsilya Ticaret Mahkemeleri tarafından münhasıran çözüme kavuşturulacağının öngörüldüğünü, bu sebeple, 5718 sayılı MÖHUK madde 29 uyarınca yetkili mahkeme ve icra dairelerinin Marsilya İcra Daireleri ve Mahkemeleri olduğunu tekrarla, milletlerarası yetki itirazında bulunduğunu, bu nedenle takip yetkisiz icra dairesi nezdinde başlatılmış olup, yetkili icra dairelerinin Marsilya İcra Daireleri ve Marsilya Ticaret Mahkemeleri olması nedeniyle milletlerarası yetki itirazında bulunduğunu, alacaklı, ... ... A.Ş. karşı da doğrudan icra takibine girişmişse de müvekkili ... ... A.Ş. yalnızca donatan taşıyan acentesi sıfatıyla faaliyette bulunan bir şirket olup, taşıma işini kendi adına ve namına üstlenmemiş olması nedeniyle müvekkilinin her ihtimalde bir sorumluluğu bulunmadığını, taleplerin muhatabı müvekkili olmadığını, müvekkili ... ... A.Ş.'nin taşıyanın tahliye limanı acentesi olup, taşıma işlemi bu müvekkili tarafından yapılmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/13 - 534 E. 2018/1567 K. sayılı ilamında, alacaklının itirazın kaldırılması prosedürüne başvurmadan veya yetkili icra dairesinde takip yapmadan itirazın iptali davası açılması halinde, ortada geçerli ve yetkili icra dairesinde yapılmış bir takip bulunmadığına hükmettiğini, dolayısıyla itirazın kaldırılması prosedürüne başvurulmadığı için geçerli bir icra takibinden söz edilmesi mümkün olmadığını, .... İcra Müdürlüğünde başlatılan 2017/... Esas sayılı takip, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı uyarınca geçersiz olduğundan, bu durumda 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra .... İcra Müdürlüğü tarafından ödeme emri gönderilmiş olup, hak düşürücü süre geçtikten sonra yapılan taleplerin reddi gerektiğini, ödeme emri ekinde talebe ilişkin sigorta poliçesi ve ödeme dekontu ödeme emri ekine eklenmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 06/10/2022 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, mali müşavir bilirkişiden aldırılan 28/12/2022 tarihli raporda özetle; ... ... A. Ş. tarafından 05.05.2017 tarih ve ... no.lu konşimento tahtında taşınan yüklere ilişkin olarak ... adına 05.06.2017 tarih, ... no.lu ve deniz navlunu içerikli 73.360 USD tutarlı fatura tanzim edilerek nezdindeki ... hesabına borç kaydı yaptığı, ... tarafından fatura bedellerinin fatura bazında değil de cari hesaba mahsuben ödendiği, fatura tarihindeki USD bakiyenin sonraki dönemlerde bankalardan aktarılan tutarlar ile ödendiği ve davaya konu fatura bedelinin de ödenen tutarlar içerisinde yer aldığı, ... ... tarafından davaya konu taşımanın navlun bedeli olan 73.360 USD'nm tamamının ... ... S.A.'ya transfer edildiği belirtilmiştir. Mahkememizin 14/02/2023 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, bilirkişi heyetinden aldırılan 19/07/2023 tarihli raporda özetle; İhtilaf konusu taşımaya ilişkin münferit sigorta poliçesinin dosyaya sunulmamış olduğu,buna bağlı olarak, bu taşımadan doğan rizikoların sigorta teminatı kapsamında olmadığı, sigortalı ile sigortacı arasında geçerli bir sigorta poliçesi bulunmadığı, ödemenin ex-gratia -lütuf ödemesi- olarak kabul edilmesi gerektiği, Davacının TK m. 1472 uyarınca sigortalısının haklarına halef sıfatı ile davada aktif husumet ehliyeti bulunmadığı, Mahkeme dava dışı sigortalı ...'ın hasara sebebiyet verenler hakkında her türlü talep, dava ve hakkını BK madde 162 uyarınca Davacı Sigorta Şirketine devir temlik ettiği ve temlikin geçerli olduğu kanaatine varırsa Sigortacının davada aktif husumet ehliyetinin olduğu, 05.05.2017 tarihli konşimentoyu düzenleyen ... ...'nin taşıyan sıfatıyla davada pasif husumet ehliyeti bulunduğu, hasarın, davalı tarafından kendi taşıma ayaklarının birinde fark edildiği, hasarın davalı tarafından zaten biliniyor olması nedeniyle ayrıca bir hasar ihbarına gerek bulunmadığı, hasarın konteynerdeki delik nedeniyle oluştuğu ve hasarın davacı zilyetliğinde iken meydana gelmiş olduğu ve hasardan Davalı taşıyanın sorumlu olduğu, hasar tutarının 11.563,06 olduğu ve hasar miktarının kadru maruf olduğu belirtilmiştir. Mahkememizin 17/10/2023 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca dosya talimat mahkemesine rapor aldırılmak üzere gönderilmiş olup, 14/12/2023 tarihli talimat raporunda özetle; dava dışı sigortalı ... ... Ticaret Anonim Şirketi, dava dosyasına 2017 yılına ait yevmiye, envanter ve kebir defterlerini yerinde ibraz ettiği, dava dışı sigortalının dava dosyasına yerinde ibraz ettiği bu 2017 yılı yasal defterlerinden yevmiye ve kebir defterlerini e-defter olarak, envanter defterini basılı olarak tuttuğu, e-defter olarak tuttuğu bu 2017 yılı yevmiye ve kebir defterlerinin noter açılış ve noter kapanış tasdiklerinin yerine geçecek olan e-defter beratlarını sistemden zamanında ve usulüne uygun olarak aldığı gibi basılı olarak tuttuğu 2017 envanter defterinin noter açılış tasdikini de zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırdığı, dava dışı sigortalı ... Ticaret Anonim Şirketi'nin 2017 yılı yasal defter ticari münasebet kayıtlarında belirtildiği üzere, dava dışı sigortalı ... Anonim Şirketi, dava dosyasına konu olan yurtdışında yerleşik satıcı şirket ... LTD.'den ... seri numaralı faturayla satın aldığı ... hammaddesini 1.053.864,00 USD alış olarak kayıt ettiği gibi bu alışın bedeli olan 1.053.964,00 USD tutarını anılan satıcıya bankadan ödediği kaydının olduğu, ayrıca hasar ilişkin ikame mal veya herhangi bir mahsuplaşma kaydının olmadığı, bunun yanında dava dışı sigortalı ... Ticaret Anonim Şirketi'nin davacı sigorta şirketinden tahsil ettiği 11.563,06 USD (40.808,35 TL) tutarı ... Nolu Diğer olağan dışı gelir ve karlar hesabına kayıt ettiği belirtilmiştir. Mahkememizin 14/02/2023 tarihli celsesinde verilen ara karar uyarınca davalı ... ... yönünden açılan davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydının yapılmasına karar verilmiştir. Dava; taşınan yükte meydana gelen hasar nedeniyle sigortalıya ödenen hasar bedelinin taşıyana rücu edilmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Dava dışı sigortalı ... AŞ tarafından satın alınan saf teraftalik asit emtiasının ... sayılı konşimento tahtında ... Limanından İskenderun Limanına sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, ... Limanında konteynerın hasarlandığının tespit edildiği, konteyner içindeki emtianın bir kısmının akarak zayii olduğu, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve davacının bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür. Davalı taraf milletlerarası yetki itirazında bulunmakla öncelikle bu husususun değerlendirilmesi gerekmektedir. Yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir. TTK’nın 105/2 maddesinde yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden müvekkiline izafeten acente aleyhine dava açılabileceği ve bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğu hükme bağlanmıştır. Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak ihtilaflar yönünden dava ister izafeten acente aleyhine açılsın, isterse sözleşmenin tarafı aleyhine açılsın, bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan navlun faturasının davalının Türk acentesi tarafından düzenlendiği, navlun bedelinin tahsil edilerek davalıya aktarılmış olduğu görülmektedir. Bu durumda yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yetki itirazının reddi gerekmiştir. Davaya konu mal faturasına göre emtianın FOB teslim şartı ile satın alındığı anlaşılmaktadır. Bu satış türünde emtia gemi küpeştesini geçtikten sonra her türlü risk alıcıda olduğu, ayrıca sigortalının ticari defterlerinin incelenmesi ile aldırılan bilirkişi raporunda dava dışı sigortalı ... Ticaret Anonim Şirketinin, dava dosyasına konu olan yurtdışında yerleşik satıcı şirket ... LTD.'den ... seri numaralı faturayla satın aldığı ...hammaddesini 1.053.864,00 USD alış olarak kayıt ettiği, bu alışın bedeli olan 1.053.964,00 USD tutarını anılan satıcıya bankadan ödediği kaydının olduğu, ayrıca hasar ilişkin ikame mal veya herhangi bir mahsuplaşma kaydının olmadığı, tespit edildiği, buna göre dava dışı sigortalının sigortalanabilir menfaatinin bulunmaktadır. Dosya içerisinde,... nolu nakliyat emtia abonman alt sigorta poliçesi bulunmaktadır. Mezkur poliçede sigorta ettiren ve sigortalı sıfatının ... 'a olduğu, poliçenin, sigortalıya ait emtiaların Türkiye'den tüm Dünya'ya ve tüm Dünya'dan Türkiye'ye olan kamyon, tren, gemi ve uçak ile taşınması sırasındaki riskler için düzenlendiği görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1472. maddesi uyarınca rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir sigorta sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Somut olayda, davacı ile dava dışı sigortalı arasındaki nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi yanında dava konusu taşımaya ilişkin spesifik poliçe dosyaya ibraz edilmemiştir. Sadece abonman sözleşmesinin bulunması, yani belirli bir taşımaya ilişkin kazadan önce bildiri ve bu bildirim sonucu düzenlenen spesifik poliçe olmadıkça taşınan malın sigorta örtüsü altında olduğunu göstermez ve sigortacı da böyle bir rizikodan sorumlu olmaz. Zira abonman sigorta sözleşmeleri birer çerçeve anlaşma niteliğinde olup, sigortacı ile sigorta ettiren arasında, sigorta ile ilgili bir hukuki ilişkiyi oluşturur. Bu hukuki ilişkiden dolayı her taşıma için ayrı bir sigorta sözleşmesi düzenlenir. Buna göre davacı tarafından emtianın sigorta örtüsü altında olup olmadığı uygun delillerle ispatlanamamıştır. Ancak davacı yapmış olduğu ödemeye ilişkin olarak sigortalısı ...'dan 24.7.2017 tarihli ibraname aldığı ve bu belgenin içeriğinde ...'ın hasara sebebiyet verenler hakkında her türlü talep, dava ve hakkını davacıya devir temlik ettiği anlaşılmakla davacının TBK 183. Maddesi uyarınca davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğu değerlendirilmiştir. Taşıyan aleyhine tazminat istemi TTK'nın 1188.maddesindeki hak düşürücü süreye tabi olup anılan maddede "(1) Eşyanın zıyaı veya hasarı ile geç tesliminden dolayı taşıyana karşı her türlü tazminat istem hakkı, bir yıl içinde yargı yoluna başvurulmadığı takdirde düşer. (2) Bu süre taşıyanın eşyayı veya bir kısmını teslim ettiği veya eşya hiç teslim edilmemişse, onun teslim edilmesinin gerektiği tarihten itibaren işlemeye başlar. (3) Sorumlu tutulan kişinin rücu davası, birinci fıkrada öngörülen hak düşürücü sürenin sona ermesinden sonra da açılabilir. Ancak, rücu davası açma hakkı, bu hakka sahip olan kişinin, istenen tazminat bedelini ödediği veya aleyhine açılan tazminat davasında dava dilekçesini tebellüğ ettiği tarihten itibaren doksan gün içinde kullanılmadıkça düşer. (4) Bu süre, tarafların dava sebebinin doğmasından sonra yapacakları bir anlaşma ile uzatılabilir." Düzenlemesi bulunmaktadır. Somut olayda hak düşürücü sürenin TTK 1188/1 kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacı vekilinin sigortalıya ödenen hasar bedelinin tahsili için .... İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu, Mahkememizin 2018/... Esas 2019/... Karar sayılı dosyasında görülen itirazın iptali davasında icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiği, hükmün ... Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 2020/... Esas 2020/... Karar sayılı kararı ile onandığı, kararın kesinleşmesinden sonra davacının süresi içinde dosyanın yetkili icra dairesine gönderilmesini talep ettiği, icra takibine .... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasında devam edildiği görülmüştür. Ekspertiz raporuna göre emtianın 06/06/2017 tarihinde hasarlandığının tespit edildiği, takibin .... İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı dosyasında 10/10/2017 tarihinde, hak düşürücü süre içerisinde başlatıldığı tespit edilmiştir. Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalıların sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır.Dosyaya sunulan tyazışmalara göre; 06.06.2017 tarihli davalı ilgisi tatarından gönderilen mail ile ... ... nolu konteynerin Malta limanında hasarlı bulunduğu, farklı bir konteynere aktarılacağı bilgisi sigortalıya bildirilmektedir. Bu kapsamda hasarın deniz taşıyanı tarafından bilinmekte olduğu, ayrıca bir hasar ihbarına gerek bulunmadığı, taşıyanın hasar nedeniyle kusursuzluğunu ispatlaması gerekmektedir. Taşımaya konu 56 adet konteynerın 05.05.2017 tarihinde 20 feet standart konteynerlere seabulk inliner olarak adlandırılan yöntemle Tayland'da yüklendiği, konteynerlerin 08.05.2017 tarihinde Singapur'da aktarma yapılarak 15.05.2017 tarihinde ... ... ... adlı gemiye yüklenerek Malta'ya taşındığı, Malta'da ... ... nolu konteynerin hasarlandığının tespit edildiği, fotoğraflarının çekildiği, davalı taşıyan tarafından sigortalı firmaya gönderilen mail ile hasarlı bulunan konteynerin farklı bir konteynere aktarılacağının bildirildiği, sonrasında aktarmadan vazgeçilerek konteynerin flat rack tipi (Platform tip) konteynere yüklenerek ... adlı gemi ile İskenderun ... limanına taşındığı anlaşılmaktadır. Ekspertiz raporunda hasarlı konteyner içerisinde 27 ton yük bulunduğu, bunun 3,88 tonunun akarak zayi olduğu, geri kalan 23,12 tonun ise kontamine olmuş olasılığı bulunduğu için kullanılamayacağı, emtianın ...tarafından 10.04,00 Usd sovtaj bedeli ile satın alındığı bildirilerek, hasarlı mal bedeli 27,0 ton x 697,00 Usd = 18.819,00 Usd, Navlun, mühür masrafı, tahliye ve güvenlik masrafı Gümrük vergisi, iç nakliye, gümrük müşavirlik ücreti , konteyner muayene kimyahane analiz terminal çıkış toplamı olarak hesaplanarak sovtaj tenzili ile 11.563,06 Usd tazminat bedeli belirlenmiştir. Sigorta eksperi tarafından rapordaki fotoğrafların incelenmesi neticesinde, dava konusu konteynerlerin arka alt tarafından almış olduğu darbe nedeniyle konteynerde büyük delik oluştuğu ve içerisindeki yükün bu büyük delikten akarak zayi olduğu ve yapılan analiz neticesinde kalan yükün kontamine olduğu, yani kirlenen bu kimyasal maddenin amacına uygun kullanılabilmesi ihtimalinin bulunmadığı belirtilmiştir. Bu açıklamalara göre yükte meydana gelen hasarın, konteyner henüz taşıyanın zilyetliğinde bulunduğu sırada meydana geldiği anlaşılmakta olup davalı taraf hasarın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını ortaya koyamadığından meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporunda yük hasarından taşıyanın sorumlu olduğu tespit edilmekle hasar bedelinin kadri maruf olduğu belirtilmiştir. Ancak ekspertiz raporunda belirtilen navlun, mühür masrafı, tahliye ve güvenlik masrafı, gümrük vergisi, iç nakliye, gümrük müşavirlik ücreti, sigorta, konteyner muayene, kimyahane analiz terminal çıkış olarak belirtilen masraflar hasar meydana gelmese de yapılacak olan liman hizmetlerine ilişkindir. Taşıyan gerçek zarardan sorumlu olduğundan anılan masraflar bakımından davanın reddi ile, hasarlı emtia bedelinden 10.404,00 USD sovtaj tenzili ile 8.415,00 USD tazminat bakımından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 8.415,00 USD asıl alacak üzerinden devamına, kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağın takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranı üzerinden faiz uygulanmasına, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Yasal koşullar oluşmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Karar harcı olan 10.341,16 TL'den peşin alınan 3.553,29 TL'nin mahsubu ile bakiye 6.787,87 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacının peşin olarak yatırdığı 3.553,29 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı yargı gider toplamı olan 11.356,20 TL'nin ( 80,70 TL başvurma harcı, 1.775,50 TL posta gideri ve 9.500,00 TL bilirkişi-talimat ücreti olmak üzere) davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 8.263,90 TL'sinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı için takdir edilen 24.221,74 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 7-Davalı vekili için takdir edilen 17.900,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 8-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.560,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.135,21-TL sinin davalıdan, 424,79-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/09/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/337, K. 2024/333, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-337-e-2024-333-k-c282c7d025af