İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/310 E. 2023/23 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/310
- Karar No
- 2023/23
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2022/310 Esas KARAR NO :2023/23 DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :01/06/2022 KARAR TARİHİ :26/01/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla ... 15. İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası üzerinden ...A.Ş. hakkında Emtia Nakliyat (Abonman Sözleşmesine Bağlı) Sigorta Poliçesinden kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun, borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durduğunu, itirazın sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olduğunu, haksız ve mesnetsiz olduğunu, 19.12.2018 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7155 sayılı Kanun ile Türk Ticaret Kanunu'na 5/A maddesi eklendiğini, buna göre ticari davalarda konusu belli bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı haline getirildiğini, sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak için icra takibine karşı itirazın iptali amacıyla ... Arabuluculık Bürosu'na başvuruda bulunulduğunu ve ...büro dosya numaralı, ...arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuk süreci taraflarınca işletilmiş olup bu süreçte taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, kanun hükümleri ve Yargıtay içtihatları uyarınca huzurdaki davada görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesinden önce Türk Ticaret Kanunu uyarınca sigorta uyuşmazlıklarından kaynaklanan davaların, mutlak ticari davalardan olduğu ve bir olayda, talebin trafik kazası nedeniyle zarar görenlere davacı trafik sigortacısı tarafından ödenen tazminatın rücuen tazmini istemine ilişkin ve davanın, zorunlu mali sorumluluk sigortasına dayalı ve Türk Ticaret Kanunun 1483 ve devamı maddelerinde sayılan hususlardan olduğunun anlaşılması halinde TTK madde 3, 4 ve 5 maddeleri uyarınca, uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girdiğinin kabul edilmekte olduğunu ancak TKHK'nın yürürlüğe girmesinden sonra gerçekleşen olaylarda, sigortacının kendi akidi olan tüketici niteliğindeki sigorta ettirene aralarındaki sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücu davasında görevli mahkemenin Tüketici mahkemeleri olacağının belirtildiğini, bu nedenlerle davanın kabulüne, davalının itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf doğrudan...A.Ş.'ye husumet yönelttiğini, ... A.Ş.’ye doğrudan husumet yöneltilemeyeceğini, davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile reddedilmesi gerektiğini, müvekkili davalı şirket ... A.Ş.'nin ... merkezli deniz yolu ile konteyner içinde yük taşıma işi ile iştigal eden ... şirketinin Türkiye acenteliğini gerçekleştirdiğini, dava konusu taşıma sözleşmesinin bir tarafının İsviçre merkezli ... olduğunu, müvekkil şirketin işbu sözleşmede acente sıfatı ile hareket ettiğini, taşıma sözleşmesinden kaynaklanacak uyuşmazlıkların çözümü için başvurulacak yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri ve uygulanacak hukukun İngiliz hukuku olarak belirlendiğini, geçersiz sigorta sözleşmesine rağmen sigortalısına ödeme yapıldığını, satış şekline göre bir zarara uğramayan ve taşıyana karşı herhangi bir talep hakkı bulunmayan davacının sigortalısının sigortanın kendisine de halef sıfatıyla herhangi bir hak temlik edemeyeceğinin izahtan vares olduğunu, geçersiz sigorta sözleşmesine rağmen sigortalısına hatır ödemesi yapan sigortanın müvekkili şirkete karşı zarara uğramayan sigortalısına yapmış olduğu ödemeden dolayı işbu rücuen tazminat davasını açma hakkı bulunmadığını, davanın aktif husumet yokluğu sebebi ile reddi gerektiğini, davacı tarafından dava konusu hasar ile ilgili olarak taşıyana TTK. Madde 1185 gereğince süresinde bir ihbar yapılmadığını ve her iki tarafın da katıldığı bir tespit bulunmadığını, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, hasarlandığı iddia edilen malların kullanılmaz durumda olduğunun kanıtlanamadığını ve emtiaya ilişkin sovtaj belgesi sunulmadığını, ekspertiz raporunun konteyner incelenerek düzenlenmediğini, davacı sigorta şirketinin talep ettiği bedelin sigortalının iddia edilen zararından %10 daha fazla olduğunu belirterek davanın aktif ve pasif husumet yokluğu nedeni ile reddine, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/06/2022 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı dosyası mahkememize görevsizlikle gelmiş olup, dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydı yapıldı. Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların, davalı sorumluluğunda deniz taşımasında hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. ... 15. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine 14/03/2022 tarihinde takibe başlandığı ödeme emrinin davalı borçluya 27/03/2022 tarihinde tebliği üzerine davalı borçlunun 28/03/2022 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın da 01/06/2022 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından, taşıyan sıfatları bulunmadığından bahisle pasif husumet ehliyeti bulunmadığı savunulmuş olmakla öncelikle bu hususun incelenmesi gerekmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu konşimento kayıtları incelendiğinde, davaya konu taşıma işinin asıl taşıyan olarak .... tarafından gerçekleştirildiği, konşimentonun dava dışı ... tarafından acente sıfatı ile düzenlendiği, yine davalı vekili tarafından dosyaya sunulan 31/05/2021 tarihli navlun faturasının ise...'nin acentesi sıfatı ile ... adı ve hesabına havale edilmek üzere tahsil edildiği kayıt edilmiştir. Davalı vekilinin bu yöndeki itirazlarına karşılık, davacı vekilince beyan ve açıklama sunulmamıştır. 6100 Sayılı TTK'nun 105/2 fıkrası uyarınca; aracılık yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da ancak doğrudan aracılık ettiği sözleşmeler nedeniyle müvekkiline izafeten kendisine karşı dava ya da takip yöneltilebilecektir. TTK 105 maddesine göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılması mümkün değildir. Davalının taşımayı üstlendiğine dair başkaca bir delilin sunulmadığı, acentenin kişisel kusuruna da dayanılmadığı buna göre de davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığından davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 800,91 TL den karar harcı olan 179,90 TL nin mahsubu ile fazla alınan 621,01 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili için takdir edilen 9.200,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2023 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır