İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/7 E. 2022/423 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/7
- Karar No
- 2022/423
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2021/7 Esas KARAR NO : 2022/423 DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/08/2020 KARAR TARİHİ : 28/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... isimli yat bağlama ve kışlama tersanesinin sahibi olduğunu, davalının ise ... isimli özel teknenin sahibi olduğunu, bu özel tekne ... Belediyesine ait balıkçı barınağına 2008 yılında bağlandığını, uzun yıllar boyunca burada kaldığını ve sahipsiz bırakıldığını, teknenin bağlı olduğu barınak 05.12.2014 yılında ... Kooperatifine kiralandığını, kiralamanın akabinde 23.05.2015 yılında yapılan dip temizliğinde ... isimli teknenin batmak üzere olduğu kanaatine varıldığını, Bunun üzerine T.C. ... Liman Başkanlığına yazılan 18.06.2015 tarihli Kooperatif Başkanı ... imzalı dilekçe ile durum bildirimi yapılmış ve karaya çekilmesi tavsiye edildiğini, davanın konusunun özel yat 2015 yılında ... Liman Başkanlığının kararıyla müvekkil tersaneye çekildiğini, müvekkil tersane 2015 yılından bu zamana teknenin selameti için elinden geleni yapmış sağlam teslim edilmesi için tüm emek ve çabayı harcadığını, ancak geçen süre içerisinde tekne sahibine ulaşılamadığını, dolayısıyla alacağın da elde edilemediğini, ... İcra Dairesi 2019/... E. Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, yapılan icra takibine itiraz edilmiş olup iş bu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, Türk Ticaret Kanunu md.1013 gereği tersane sahibi gemi üstünde ipotek tescilini isteme hakkına sahip olduğunu, buna göre dava konusu üstüne dava konusu tekne üzerine ihtiyati tedbir koyulmasını talep ettiklerini, haricen edinilen bilgilere göre tekne sahibi davalı tekne ile olarak tasarrufta bulunmak istemediğinden, teknenin konu olduğu başkaca davalar da olduğundan huzurdaki dava sonuçlanıncaya kadar tekne tersanede kalmaya devam edeceğini, icra takibi başlatıldıktan sonra hesap edilecek tersane ücreti de dahil edildiğinde dosya tekne bedeli huzurdaki dosyanın bedeline yetecek boyutta da olmadığını, yargılama safhasının da hesaba katılarak bu süreçte işleyecek ücretlerimizin de değerlendirmeye alınarak ihtiyati tedbire karar verilemesini, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ve borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen %9 faiziyle ödemeye ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkisiz icra müdürlüğünde başlatıldığını, yetkili icra müdürlüklerinin İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğü olduğunu, aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, talep edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, müvekkilinin tekneyi ... Belediyesi'ne ait balıkçı barınağına bıraktığını, tekneyle ilgilenmek üzere ilk tescilinden beri teknenin kaptanı olan ... isimli kişinin görevlendirildiğini, bu nedenle teknenin batmak üzere olmasının bu nedenle karaya çekilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacı tarafından müvekkilinden habersiz ve izinsiz şekilde çektiğini, davacı ile müvekkili arasında hiçbir zaman kira sözleşmesi kurulmadığını, davacı tarafın müvekkiline tekneyi kendi tersanesine çektiği ,yedinde tuttuğu yönünde hiçbir bilgi vermediğini bu nedenle davacının ecrimisil adı altında hiçbir bedel talep edemeyeceğini, müvekkiline hiçbir şekilde bilgi ve haber verilmeksizin ve izin alınmaksızın yapılan işlemleri kabul etmediklerini beyanla, davanın reddine ve %20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Mahkememizde açılan işbu davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/09/2020 tarih, 2020/... Esas, 2020/... Karar sayılı görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Dava, davalının teknesini davacının marinasına bağlaması sebebiyle davalının ödemesi gereken bağlama ücretinin davalıdan tahsili talepli alacak davası olduğu anlaşılmıştır. Mahkemenin görevi HMK 'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olup, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK nun 4 ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görevinin tayini için öncelikle davanın 6102 sayılı TTK dan veya diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine veya deniz sigortasına ilişkin bir dava olup olmadığının saptanması gerekmektedir. Denizcilik İhtisas Mahkemeleri 28/04/2004 tarihli resmi gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren 5136 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkındaki Kanunla kurulmuştur. 5136 sayılı Kanun'un 1. maddesiyle 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesine son fıkra olarak "İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığınca, bu kanunun dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir" hükmü eklenmiştir. Bu maddeye göre Denizcilik İhtisas Mahkemeleri'nin görev alanı 6762 sayılı TTK'nın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin uyuşmazlıklarla sınırlıdır. 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır (m.1533). 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu'nun 5(2) maddesinde "Bir yerde Asliye Ticaret Mahkemesi varsa, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4'üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer Kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" hükmü getirilmiştir. Yeni Ticaret Kanunun'da "Dördüncü Kitap" yerine "bu Kanundan ve diğer Kanunlardan doğan" denilerek söz konusu mahkemenin bakacağı işlerin alanı, amaca uygun olarak genişletilmiş, münhasıran deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarıyla ilgili olarak Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulunun görevlendirme yapabileceği belirtilmiştir. 6102 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra açılan davalarda ticaret mahkemelerinden hangisinin münhasıran deniz ticareti ve deniz sigortası ile ilgili hukuk davalarına bakacağı Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun görevlendirme kararına göre belirlenecektir. Somut olayda dava, 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığı, deniz ticareti ve deniz sigortalarından kaynaklanmadığı, uyuşmazlığın Marina Bağlama Hizmetine ilişkin sözleşmeden kaynaklanması nedeniyle, taraflar arasında hizmet sözleşmesi ilişkisi mevcuttur. Uyuşmazlığın sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanuna göre incelenip çözümlenmesi gerekir. Dava konusu uyuşmazlıkta davacı tarafın gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı, davaya konu teknenin marina hizmet sözleşmesi tarihlerinde özel tekne statüsünde davacı adına kayıtlı bulunduğu anlaşılmıştır. Buna göre davacının, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden hukuken tüketici niteliğini haiz gerçek kişi olduğu mahkemece kabul edilmiştir. 6502 sayılı yasanın 83/2 maddesi "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez." hükmünü düzenlemiştir. Aynı yasanın 73. Maddesi ise;" Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir." şeklinde düzenlenmiştir. Mahkememizin görevinin deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olması nedeni ile işbu dava yönünden mahkememizin görevsiz olduğu, davacının tüketici sıfatını haiz olduğu, Yargıtay 13 Hukuk Dairesi 2016/29354 Esas ve 2020/705 Karar sayılı 30/01/2020 tarihli ilamı da gözetilerek ve HMK yetkiye ilişkin hükümlerde değerlendirilerek, mahkememizin Deniz İhtisas Mahkemesi olması hususu ile yetki çevresinin İstanbul İli ile sınırlı olması da gözetilerek usul ekonomisi gereği görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Adliyesi Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu kanaatine varılmakla, bu kanaat ışığında mahkememizin görevsizliği yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE Tüketici Mahkemelerinin görevli bulunduğunun tespiti ile karar kesinleştiğinde süresinde ve talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Yargılama gideri ve vekalet ücretine yönelik taleplerin 6100 sayılı HMK 331/2. Maddesi Gereğince görevli ve yetkili mahkemece karara BAĞLANMASINA, 4-Süresinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde dosyanın resen ele alınarak HMK 20/son cümle gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara İHTARINA, (ihtaratın tebliğ yolu ile yapılmasına) 5-Sair hususların gerekçeli kararda hükme bağlanmasına, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/06/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır