İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/69 E. 2022/162 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/69
- Karar No
- 2022/162
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/69 Esas KARAR NO :2022/162 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/02/2021 KARAR TARİHİ:30/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, uluslararası alanda gemilere yakıt ve motor yağı sağlayan saygın bir şirket olduğunu, müvekkili şirketin tedarik işlemlerini zaman zaman kendi, zaman zaman da nam ve hesabına çalışan şirketler/fiili tedarikçiler vasıtası gerçekleştirdiğini, ... IMO numaralı...” isimli gemi içinde gemi malikini temsilen gemi yöneticisi ... A.Ş tarafından müvekkili şirket ile farklı tarihlerde iletişime geçilerek yakıt taleplerinde bulunulduğunu ve müvekkili şirketçe talepler kabul edildiğini, müvekkili nam ve hesabına çalışan fiili tedarikçiler .... Ltd. Şti tarafından yakıtlar ...” gemisine 26/05/2019 ve 14/06/2019 tarihlerinde teslim edildiğini ve buna ilişkin yakıt ikmal makbuzları ...” gemisi mührü ve gemi kaptanı/baş mühendisi imzası ile hüküm altına alındığını, müvekkilinin tedarik edilen yakıta istinaden ...” gemisi şerhi ile geminin ticari ve ... yöneticisi ... A.Ş.’ye hitaben 26/05/2019 tarihli, 10/07/2019 vadeli, 192075 numaralı ve 63.825,00 ABD Doları bedelli ve 14/06/2019 tarihli, 29/07/2019 vadeli, ... numaralı ve 96.850,00 ABD Doları bedelli faturaları kestiğini, müvekkilinin yakıt tedarikine ilişkin bilgi ve özel şartları havi sipariş onayları ile ödeme vadesinin kaç gün olduğu karşı tarafa açıkça bildirilmiş olup, yakıt tedariki karşı tarafın işbu koşulları kabulü dairesinde gerçekleştirildiğini, sipariş onaylarında müvekkilinin Satış Genel Şart ve Koşulları”na da atıf yapılmakta olup, tarafların aylık %2 gecikme faizi üzerinde anlaştıklarını, karşı tarafın fatura bedellerine ek olarak bedeli vadesinde ödenmeyen her bir metrik ton için 1,50 ABD Doları kadar olmakla birlikte, en az 500 ABD Doları kadar da ödenmeyen bakiyenin takibi yolunda sarf edilen şirket emeğine karşılık idari ücret ödeme yükümlülüğü olduğunu, ... gemisi için yakıt tedariki ile ilgili olarak müvekkili şirket ile gemi malikini temsilen geminin Ticari Yöneticisi ve ... Yöneticisi olan ... A.Ş tarafından iletişime geçildiğini ve iletişim maliki temsilen geminin Yöneticisi ile yürütüldüğünü, geminin Yöneticisi artık yerleşik hale gelmiş Yargıtay içtihatları ve doktrin görüşü ile de sabit olduğu üzere, gemi maliki ad ve hesabına hareket etmekte olup, bu kapsamda gerçekleştirdiği ticari ilişkilerin borçlusu doğrudan gemi maliki olduğunu, ... isimli gemi malikinin ... .... Ltd., şirketinin müdürü ve yetkilisi/temsilcisi ... olup, şirketin tek ortağı ise ... Limited olduğunu, ... Limited şirketinin ticaret sicil kayıtlarında ise, şirketin ekonomik sahibinin ... (...), tek pay sahibinin ise ... San. ve Tic. A.Ş olduğunun görüldüğünü, ... isimli şirketin ticaret sicil kayıtlarında ise ... ... (...)'nun şirketin yönetim kurulu başkanı olduğu görüldüğünü, sonrasında şirket pay durumu değişikliği ile şirketin tek pay sahibinin ... Holding A.Ş haline geldiğinin görüldüğünü, ... Holding A.Ş.’nin de kurucusunun ... ... (...) olduğunu, ayrıca, malik ve yönetici olduğu iddia edilen şirketlerin aslında aynı kişiler olduğu ve aralarında organik bir bağ bulunduğu, bu nedenle de her iki şirketin de müvekkilinin fatura alacağından birlikte sorumlu olacağı Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ile de sabit olduğunu, müvekkili şirketin fatura alacağı 160.675,00 ABD Doları olduğunu, müvekkili şirketin ayrıca yakıt satışına ilişkin Genel Şart ve Koşulları’nın 5.7.maddesi uyarınca aylık %2 gecikme faizi karşılığı olarak 36.925.24 ABD Doları ve aynı madde uyarınca da 502,50 ABD Doları kadar da idari ücret alacağı söz konusu olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin toplam alacağı 198.102,74 ABD Doları olduğunu beyanla fazlaya ilişkin her türlü hakkı saklı kalmak ve ikrar teşkil etmemek kaydı ile .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile geçilen icra takibine davalı yanca haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20’tan az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket uluslararası bir firma olarak havacılık ve denizcilik sektöründe faaliyet gösterdiğini, HMK ve MÖHUK hükümlerinde düzenlenen teminat yükümlülüğü bir dava şartı olup davacı taraf Estonya merkezli bir şirket olup MÖHUK 48.madde kapsamında teminat gösterme zorunluluğu bulunmadığını, davacı tarafından .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya ile başlatılan takipte borcun sebebi olarak faturalar gösterilmişse de öncelikle dava konusu yakıt tedarikinin sağlandığı belirtilen geminin maliki müvekkili şirket olmadığını, dolayısıyla geminin yakıt ikmaline ilişkin faturaların müvekkili şirket adına kesilmesi hatalı olduğunu, faturaların müvekkiline kesilmişse de, davacı tarafından işbu hizmet verilmediğini, davacı şirketin faturalardan kaynaklanan alacağı olduğu iddiasıyla ile müvekkili şirket aleyhine işbu davayı ikame etmişse arasında imzalanmış bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, müvekkili şirkete fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamayacağından davacı şirketin bu akdi ilişkiyi ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın faiz talebinin haksız olduğunu, takibe dayanak olarak gösterilen faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmediği gibi müvekkilinin, mevcudiyeti iddia edilen alacak bakımından usulüne uygun şekilde temerrüde de düşürülmediğini, davacı tarafından takibe konu edilen alacak likit olmadığından ve yargılamayı gerektirdiğinden, davacı şirketin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla davanın reddine, %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafta bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi kurulunca dosyaya sunulan 28/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Tüm dosya kapsamı ve davalı ...'nin sunmuş olduğu 2019 ve 2020 yıllarına ait yasal ticari defterler, defter kayıtları ve dayanağı belgeler üzerinde yapıldığını, davalı ...'nin incelenen 2019 ve 2020 yılına ait yasal ticari defterlerinin, TTK'nın 64 ve 65.maddelerinde yer alan defter tutma yükümlülüğü ve defterlerin tutulması hükümleri ile VUK'nun 220-226. maddelerinde yer alan defterlerin tasdiki hükümlerini ihtiva ettiği görülmüş olup, incelenen yasal ticari defterlerin HMK'nun 222. maddesine göre delil olarak kabul edilebileceğini, davalının sunmuş olduğu yasal ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede, davacıya ait hesapların 320.95.063 no.lu cari hesap kodunda ve ... hesap adında takip edildiğini, takibe ve davaya konu edilen tutar; davalının işletmesinde olan ... isimli gemiye temin edilen yakıt için tanzim edilen ve 63.825 USD ve 96.850 USD tutarlı faturalar, bu fatura tutarları için hesaplanan aylık %2 gecikme bedeli olan 36.925,24 USD ile 502,50 USD idari ücret bedeli olmak üzere toplam 198,102,74 USD olduğunu, davacı ... ..., tedarik edilen yakıta istinaden ... gemisi şerhi ile geminin ticari ve ... yöneticisi ... A.Ş'ye hitaben 26/05/2019 tarihli 10/07/2019 vadeli 192075 numaralı ve 63.825,00 USD bedelli ve 14/06/2019 tarihli 29/07/2019 vadeli ... numaralı ve 96.850,00 USD bedelli faturaları kestiğini gemi maliki ... .... Ltd şirketinin müdür ve yetkilisi/temsilcisi ... olup şirketin tek ortağı ise ... Limited olduğu, bu şirketin ekonomik sahibinin yine ... (...) olduğu, tek pay sahibinin ise ... San. ve Tic. A.Ş. olduğu, bu şirketin tek pay sahibinin ise, ... Holding A.Ş. olduğunun görüldüğü, yani ... A.Ş. ve ...'ın ... isimli şahsa ait, dolayısıyla gemi maliki ile gemi yöneticisinin aslında aynı şirketler olduğu, bu durumda her iki şirketin de davacının alacağından birlikte sorumlu olduğu, teminat mektubu incelendiğinde, söz konusu teminat mektubunun ... tarafından davacıya hitaben 15/05/2019 tarihinde düzenlendiği, aralarında davaya konu olan ... adlı geminin de bulunduğu gemilere tedarik edilen yakıt bedellerinin vadesinde ödenmemesi halinde ... Grup şirketleri olarak zikredilen ve teminat mektubunda sayılan tüm şirketlerin ve gemilerin işbu borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağının garanti edildiği, ihtiyaten haczi talep olunan ... gemisi maliki ... ... Ltd şirketi teminat mektubunda açıkça ... Grup şirketi olarak zikredildiği, ayrıca ... gemisinin, ... Grup'un sitesinde filo sekmesi altında ... Grup gemisi olarak ilan edildiğinin görüldüğü, bu sebeple malik ve yönetici olduğu iddia edilen şirketlerin aslında aynı şirketler olduğu ve her iki şirketin de davacı şirketin alacağından birlikte sorumlu olduğu, TTK m. 105/2'ye dayanılarak acente aleyhine açılacak davalarda, acentenin müvekkiline izafeten hasım gösterildiğinin açıklanması gerektiğini, ancak müvekkiline izafeten acente aleyhine açılan dava sonucunda, ancak müvekkili hakkında karar verilebilir ve hükmolunan tazminat da acentenin değil, müvekkilin malvarlığından tahsil olunacağı, somut olayda ise ... A.Ş.'nin “acente” sıfatıyla değil “gemi yöneticisi” sıfatıyla hareket ettiğinin anlaşıldığı, “acente” ile “gemi yöneticisi” farklı kavramlar olup, “gemi yöneticisi” aleyhine açılan davalar bakımından TTK m. 105/3 uygulama alanı bulmayacağı, ancak gemi yöneticisi gemi maliki ad ve hesabına hareket ettiğinden ve Türk Borçlar Kanunu 40/1 madde hükmünü ihtiva ettiğinden, kural olarak dava konusu faturalardan gemi maliki ...'nın sorumlu olması gerektiği, tüzel kişilik perdesinin kaldırılması, en temel anlamıyla tüzel kişinin ayrılığı ilkesinin somut olayda göz ardı edilmesi ve tüzel kişiden atacaklı üçüncü kişilerin, tüzel kişiyi oluşturan kişilere başvurulabilmesi anlamına geldiğini, ...'nin esasen aynı şirketler olduğu tespit edildiğinden ve ...'nin ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemede davacıya ait hesapların 320.95.063 no.lu cari hesap kodunda ve ... hesap adında takip edildiği ve bu hesabın 07.09.2020 takip tarihinde 2.215.494,18 USD alacak bakiyesi verdiği tespit edildiğinden, her iki şirketin de davacının alacağından birlikte sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Dava; gemi yakıtı için düzenlenen fatura alacağının tahsiline yönelik itirazın iptali davasıdır. Dava konusu olan ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, davacı şirketin 198.102,74 USD asıl alacak 197,56 USD işlemiş faiz, 755,00 TL ilan vekalet ücreti ve bunun 2,42 TL faizinden oluşan toplam 198.300,30 USD'nin bu tutar içerisinde ki asıl alacağa yıllık 2,8 TBB mevduat USD faizi uygulanmak suretiyle tahsili için 07.09.2020 tarihinde davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, davalıların süresinde borca ve faize itiraz etmeleri nedeniyle takibin durdurulduğu, davanın ise İİK 67.maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava dilekçesi ekinde sunulan bilgi ve belgelerden, davalı ... A.Ş. tarafından, ... IMO nolu ... isimli gemiye yakıt tedariki konusunda e-posta yolu ile davacıdan talepte bulunulduğu, davacının 22.05.2019, 08.06.2019 tarihli yakıt ikmal sipariş teyit formları düzenlemesine mütakiben 26.05.2019 ve 14.06.2019 tarihlerinde gemiye yakıt ikmalinin yapılmış olduğu gemi mührü ve kaptanın imzasını taşıyan yakıt ikmal makbuzlarından (Bunker Delivery) anlaşılmıştır. ... gemisine sağlanan yakıt için davalı ... A.Ş adına 26.05.2019 tarihli 63.825,00 USD bedelli ve 14.06.2019 tarihli 96.850,00 USD bedelli 2 adet yakıt faturasının düzenlendiği dosyaya sunulan fatura örneklerinden görülmektedir. Muhasip bilirkişi marifetiyle davalı ... A.Ş'nin ticari defterlerinin incelemesi neticesinde, dava ve takibe konu yakıt faturalarının defterlerde kayıtlı olup davacıya ait hesabın 07.09.2020 olan icra takip tarihi itibariyle 2.215.494,18 USD alacak bakiyesi verdiği, buna göre davalının kendi ticari defter kayıtlarında davacıya 2.215.494,18 USD borçlu gözüktüğü, tespit edilmiştir. Davacı vekilinin sunduğu sipariş teyit belgesi, yakıt ikmal makbuzları ile ticari faturalardan ... gemisine davacı tarafından yakıt tedarikinin yapıldığı, sağlanan yakıt için 63.825,00 USD ve 96.850,00 USD bedelli 2 adet faturanın düzenlendiği, faturaların davalı ... A.Ş'nin ticari defterlerine borç olarak kaydedildiği tespit edilmiş olduğundan, sözkonusu faturalar nedeniyle davacının160.675,00 USD alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Yakıt teslim faturaları, gemi mührü basılıp gemi kaptanı tarafından imzalanmak suretiyle düzenlendiğinden yakıt alacağının borçlusu donatandır. Geminin ... kaydında tescilli malikinin ...'in olduğu, ... Gemicilik ve Acentecilik A.Ş'nin ise geminin ... yöneticisi ve ship menajeri olduğu belirli olup, vekili cevap dilekçesinde, gemi malikinin ... olması nedeniyle ... A.Ş. adına fatura düzenlenmesinin hatalı olduğunu, davacının bu şirketten herhangi hak ve alacak talebinde bulunamayacağını ileri sürmektedir. Gemi yöneticisi gemi maliki ad ve hesabına hareket ettiğinden, bu kapsamda gerçekleştirdiği ticari ilişkilerin borçlusu kural olarak gemi malikidir. Dava dosyasında gemi maliki ... LTD şirketinin müdür ve temsilcisinin ... olduğu, şirketin tek ortağının ise ... Ltd Şti olduğu, bu şirketin tek pay sahibinin ise ... San ve Tic A.Ş.olup ... Şirketinin tek pay sahibinin de ... Holding A.Ş. olduğu, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı tarafından yakıt ikmalinin yapıldığı ... isimli gemisinin yönetici ve maliki gözüken , ... A.Ş. İle ... ... isimli şahsa ait olduğundan, aynı şirketler olduğu, tespit edilmiştir. Davacı vekilinin delil olarak sunduğu, ... tarafından davacıya hitaben düzenlenen 15/05/2019 tarihli teminat mektubunda, davaya konusu ... gemisinin de olduğu gemilere tedarik edilen yakıt bedelinin vadesinde ödenmemesi halinde, ... Grup Şirketleri olarak zikredilen tüm şirketlerin ve gemilerin, borçtan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağının garanti edildiği görülmektedir. ... kaydında ... gemisinin maliki olarak gözüken ... şirketinin, teminat mektubunda,... Grup Şirketlerinden olduğu zikredilmektedir. Bu sebeple davacının yakıt tedarik ettiği, ... gemisinin maliki ve yöneticisİ olduğu iddia edilen davalı şirketlerin, ortaklık yapıları ve mali ilişkileri bakımından aralarında sıkı organik bağ bulunan grup şirketleri olduğu, tüzel kişilik perdesinin aralanması teorisine göre her iki şirketin de davacı alacağından birlikte sorumlu olmaları gerektiği, kabul edilmiştir. İcra takibinde, fatura alacağının yanı sıra 36.925,34 USD alacak talebinde bulunulmuş olup, bu alacak yakıt ikmal sipariş teyidine dayandırılmaktadır. Dava dilekçesinde bu alacak kalemi için, yakıt ikmal sipariş teyidinde atıf yapılan satış genel şart ve koşullarının 5.7.maddesine göre, ödemenin son ödeme tarihine kadar satıcıya yapılmamış olması durumunda, satıcının diğer hak ve çözüm yolları saklı kalmak kaydıyla satıcının nispi oranda aylık %2 oranında faiz uygulama hakkına sahip olduğu, ödemelerin gecikmesi durumunda satıcının asgari 500 USD olacak şekilde tedarik edilen metrik ton başına 1.50 USD idari ücret tahsil etme hakkına sahip olduğundan bahisle davalıların vadesinde ödemeyen her bir metrik ton için 1.50 USD idari ücret ödeme yükümlülüğünün bulunduğunu ileri sürülmektedir. Dolayısıyla davacı taraf, yakıt ikmal siparişi teyit belgesinin atıf yaptığı, satış genel şart ve koşullarına göre geciken ödeme için idari ücret adı altında alacak talebinde bulunmuş olup sipariş teyidinde " Yakıt işlemlerinin genel satış koşul ve şartlarına uygun olarak sağlandığı, genel satış koşul ve şartları talep edilmesi durumunda tarafınıza gönderilecektir." ifadesinin yer aldığı görülmektedir. Bu kaydın davalılar açısından hukuki sonuç doğurması için genel satış şart ve koşullarının davalılara ibraz edilmesi gerekmektedir. Ancak dava dosyasına, idari para cezasının dayanağı olan genel satış şart ve koşullarının davalılara tebliğ edildiğini gösteren bir belge sunulmamıştır. Bu durumda ödemelerdeki gecikme için idari ücret uygulanacağı konusunda tarafların ortak irade beyanları ile anlaşmaya vardıkları ortaya konulamadığından, davacının idari ücret adı altında alacak talebinde bulunulamayacağı sonucuna varılmıştır. Takip talepnamesinde, alacak için işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de, takip tarihinden önce davalıların temerrüde düşürüldüğü belgelendirilememiştir. Bu durumda kabul edilen fatura alacağına takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekmektedir. Tüm bu değerlendirmelerin neticesinde; davacının davalılardan 26.05.2019 tarihli 63.825,00 USD bedelli, 14.06.2019 tarihli 96.850,00 USD bedelli yakıt faturalarından dolayı toplam 160.675,00 USD alacağının bulunduğu bu alacak için ihtiyati haciz talebinde bulunulduğundan takip talepnamesinde istenilen 755,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücretinin de davalılardan tahsil edilebileceği kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında davanın kısmen kabulüyle ile davalıların dava konusu ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine itirazlarının KISMEN İPTALİ ile 160.675,00 USD ve 755,00 TL'ye vaki itirazın İPTALİNE, 160.675,00 USD'ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre dolar faizi yürütülmek suretiyle icra takibinin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, kabul edilen alacak belirli ve likit olduğundan takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen 239.711,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek DAVACIYA ÖDENMESİNE, karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile davalıların dava konusu ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine itirazlarının KISMEN İPTALİ ile 160.675,00 USD ve 755,00 TL'ye vaki itirazın İPTALİNE, 160.675,00 USD'ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/A maddesine göre dolar faizi yürütülmek suretiyle icra takibinin DEVAMINA, -Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-Takdiren %20 oranı üzerinden hesap edilen 239.711,03 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek DAVACIYA ÖDENMESİNE, 3-Koşulları oluşmadığından davalı yanın reddedilen kısma yönelik kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince tayin olunan 81.686,70 TL harçtan 17.442,59 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 64.244,11 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 17.442,59 TL peşin harcın davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin olunan74.653,82 TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalılar vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 28.039,63 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7- Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 59,30 TL başvurma harcı, 129,50TL posta gideri, 4.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.188,80 TL yargılama giderinin davanın kabul ve reddi oranına göre hesaplanan 3.394,42 TL'sinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 8-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL nin Arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan 1.069,67.-TL sinin davalılardan, 250,32.-TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/03/2022 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır