İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/66 E. 2021/365 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/66
- Karar No
- 2021/365
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2021/66 Esas KARAR NO:2021/365 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/02/2021 KARAR TARİHİ:22/09/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafın taşıyan müvekkil ... numaralı konişimento tahtında ..., ..., ... numaralı 3 adet 40 DRY tipi konteyner muhteviyatı yükünü ... Limanından ... Limanına denizyolu ile taşıttığını, bu taşımalarda davalı yanın ithalatçı ve taşımaya ilişkin konişimentoya göre yük alıcısı konumunda olduğunu, davalının ithalatçısı ve yük alıcısı olduğu ... numaralı konişimento tahtında taşınan 3 adet 40'lık DRY konteyner, yükleme limanı olan ... Limanında 15.08.2016 tarihinde gemiye yüklendiğini ve 10.09.2016 tarihinde ... Limanında gemiden tahliye edildiğini, davalının ... ... numaralı konişimento tahtında taşınan emtiaları tahliye limanı olan ... Limanına ulaşmadan önce davalıya bir örneği Varış İhbarnamesi gönderildiğini ve davalının yükünün 10.09.2016 tarihinde ... Limanına ulaşacağının ihbar edildiğini, tahliye limanındaki konteyner muhteviyatı yükün konteynerden boşaltılması için serbest ve ücretsiz sürenin 7 gün olduğunu, davalının 7 günlük serbest ve ücretsiz süre içinde bu yükünü konteynerden boşaltması aksi halde günlük değişken oranlarda demuraj ücretlerinin uygulanacağını, belirterek tahliye limanında uygulanan demuraj tarifesini bildirdiğini, kırkambar taşıması olan konteyner taşımalarında aslen taşıyanın eşyanın varış tarihini gönderilene bildirmesi zorunluluğunun arandığını, müvekkili taşıyanın davalı gönderileni tanımaması halinde bu bildirimin genel ilan yolu ile yapılabileceğinin de düzenlendiğini, müvekkilinin dünyadaki tüm ana hat konteyner armatör ve operatörlerin intenret siteleri üzerindeki Konteyner Takip bölümünde sadece konişimento numarası yazılmak kaydı ile yükün anlık ve güncel olarak nerede hangi limanda, hangi gemide olduğu, hangi gemiden inip hangi gemiye bineceği ve hangi tarihte varma limanına ulaşacağı gibi yükle ilgili tüm bilgiler online olarak ilan edildiği, bu keyfiyetin konteyner taşımacılığının da en temel yerleşik teamülü olduğunu, yüklerin 10.09.2016 tarihinde tahliye limanı olan ... Limanına ulaşıp burada gemiden tahliye edilmiş ise de davalının Gümrükçüsü vasıtası ile ancak 19.09.2016 tarihinde taşımaya ilişkin konişimentoyu müvekkil taşıyana ibraz ettiğini, yükün davalıya teslimini talep ettiğini ve bunun karşılığında müvekkilinden yine bu tarih olan 19.09.2016 da teslim ordinosu aldığını, her ne kadar davalı yan tüm yükler için 19.09.2016 tarihinde müvekkilden teslim ordinosu aldığını, yüklerin ancak 08.08.2017 tarihinde konteynerden boşaltarak boş konteynerini taşıyan müvekkiline iade edebildiğini, müvekkili taşıyanın dava konusu edilen ..., ..., ... numaralı konteynerlerin davalı tarafından bu yüklerin tahliye limanı olan ... Limanı'na 10.09.2016 tarihinde varmasını ve gemiden tahliye edilmesini müteakip davalıya verilen 0-7 günlük serbest ve ücretsiz sürenin sonu olan 17.09.2016 tarihi ile bu konteynerlerin boş olarak müvekkiline iade edildiğini, 08.08.2017 tarihleri arasında 939 gün davalı tarafından fuzuli işgal edildiğini, bu tarihler arasında davalı aleyhine demuraj ücreti işletildiğini, ödenmemiş demuraj ücretleri için davalı aleyhine 07/12/2017 tarihinde ilamsız icra takibine girişildiğini, takip tarihi olan 07/12/2017 itibari ile bir kısım demuraj ücretlerinin 07.12.2016 tarihi öncesinde oluşan demuraj ücretleri zamanaşımına uğradığını, takip tarihi itibari ile zaman aşımına uğrayan demuraj ücretleri atiye bırakıldıktan sonra icra takibi ile davalıdan sadece henüz zamanaşımına uğramamış olan 07.12.2016 ile 08.08.2017 tarihleri arasında oluşan ve 72.765 USD'ye baliğ olan kısmi demuraj ücretleri talep konusu edildiğini, dava konusu yüklerin konişimentoyu ciro ile devralan ve bu konişimentoyu taşıyan müvekkile ibraz ile yükü kabul ederek Gönderilen sıfatını kazanan davalı tarafından fiilen teslim alındığını, dava konusu navlun teferruatı hükmünde olan demuraj ücreti de tahliye limanında oluştuğunu, gönderilen eşyanın kendisine teslimini talep ettiği anda ödemeye yükümlü olduğu bütün alacakları taşıyana ödemekle yükümlü olduğunu, işbu davada da davalı yanın taşımaya konu konişimentoyu cirolayarak taşımanın tarafı haline geldiğini, tahliye limanında oluşan demuraj ücretinin tahsili için davalı yan aleyhine ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine davalı yan tarafından haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, dava şartı olan arabuluculukdan da sonuç alınamadığını bahisle davanın kabulü ile davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, asıl alacağın 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının alacak talebinin zaman aşımına uğradığını, huzurdaki davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına müvekkili şirketçe süresi içinde 02.01.2018 tarihinde itiraz edildiğini, davacının 24.12.2018 tarihinde itirazdan haberdar olduğunu, İİK 67.maddesi gereği yasal 1 yıllık süre geçtikten sonra huzurdaki davayı açtığını, davanın öncelikle İİK.67. Maddesinde aranan yasal 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten çok sonra 26.02.2021 tarihinde açılmış olduğunu, davanın hak düşürücü süre yönünden reddini talep ettiklerini, davacının atiye bırakma beyanına muvafakatinin olmadıklarını, 07.12.2016 öncesi ve sonrası için doğmuş/doğabilecek alacaklar taleplerine ilişkin zamanaşımının mevcut olduğu, davaya konu icra takibinin 07.12.2017 tarihinde açıldığını, taraflarınca takibe 02.01.2017 tarihinde itiraz edildiğini, davacının 23.03.2019 tarihinde arabuluculuğa başvurduğunu, 14.05.2019 tarihinde arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, dava şartı ara buluculuk son tutanağının düzenlenen 14.05.2019 tarihinde davacının itirazın iptali davası açmak için sahip olduğu 1 yıllık hak düşürücü süresi başladığını, iş bu 1 yıllık hak düşürücü süre dava açılmadan önce 14.05.2020 tarihinde dolduğunu, somut olayda davacının alacağı hem zaman aşımına hem de dava açma hakkına ilişkin hak düşürücü süresinin dolduğunu, davaya konu malların gümrükten çekilmediğini, müvekkilinin davalı sıfatının bulunmadığını, malın tasfiye sürecine girdiğini, husumetin tasfiye idaresine yöneltildiğini, taşımaya konu eşyanın Gümrük Kanunu 46.maddesinde belirtilen süre içerisinde gümrükçe onaylanmış bir işleme tabi tutulması gerektiğini, huzurdaki dosyada bu süre eşya gümrüğe geldikten itibaren 45 gün olduğunu, dava konusu olayda taşımaya konu malların Gümrük Kanunu'nun 117-178 maddeleri uyarınca tasfiye hükümlerine tabi tutulduğunu ve ... Tasfiye İşletme Müdürlüğü'nce 04.08.2017 tarihinde gerçekleştirilen e-ihale ile satışı gerçekleştirildiğini, davacının iddia ettiği alacaklarını öncelikle tasfiye idaresinden talep etme zaruretinin olduğunu, davacının tasfiye idaresine başvurmadığını, müvekkilinin mallardan hiç bir gelir elde etmediğini, talepte bulunan firmanın alacağını müvekkili firmadan değil tasfiye idaresinden istemesinin gerektiğini, müvekkilinin eşyaya hak sahibi dava dışı taşıtan olduğunu, navlun sözleşmesinin müvekkili şirket ile yapılmadığını, taşıtan ile yapıldığını, navlun bedelinin de taşıtan tarafından ödendiğini, borçlar kanunu gereği sözleşmeye taraf olmayan üçüncü kişiye borç yüklenemeyeceğini, konişimento da demuraj tarifesinin yer almadığını, davacının genel işlem şartı niteliğinde kabulünün olmadıkları varış ihbarnamesi maddelerini tamamen kötü niyet ile kullandığını, davacının talep ettiği meblağın, bahse konu konteynerlerin sıfır/hiç kullanılmamışların fiyatları dava tarihi itibari ile 15.000,00 TL - 30.000,00 TL arasında değiştiğini, davacının davasının harca esas değeri dikkate alındığında müvekkilinden talep ettiği meblağ ile minimum 17 adet yeni, hiç kullanılmamış konteyner alacağının mevcut olduğunu, davacının amacanın sözleşmesel hakkını kullanmak olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, kabul manasına gelmeyerek davacı doğduğunu iddia ettiği zararını, kendi kusuru ile arttırdığını, davacıya ait konteynerlerin satış konusunun asla olmadığını, satış konusu konteyner içerisindeki malların olduğunu, davacının talep ettiği anda, tasfiye memurluğunda konteynerleri kendisine iade edileceğini, davacının konteynerleri geri alma yetkisini fiili olarak kullanabileceği ve bu yetkinin kullanılmasının kendisinden beklendiği durumlarda bundan kaçındığını, konteynerlerin beklemesine sebebiyet vermesinin hakkaniyete de de uygun olarak davacının kendi kusurundan yarar sağlamayı amaçlaması manasına geldiğini, davacının pek çok yasal hakkının mevcut iken davacının tamamen kötü niyetli olarak zararın artmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının talep ettiği demuraj ücretinin hukuki niteliği açıklanmadığını, davacının cezai şart talep hakkı bulunmadığını, bir an için ceza-i şart talep hakkın bulunduğunun kabul olunsa dahi talep edilen cezanın fahiş olduğunu beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Dava; Konteyner demuraj ücretinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup , taraflar arasındaki uyuşmazlık, davanın ve takibin süresinde açılıp açılmadığı, davalının husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı ile davacının davalı gönderilenden demuraj ücreti tahsil etme koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır. Dava konusu olan ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası örneğinin celp edilip incelenmesinden, davalının süresi içerisinde icra dairesinin yetkisi ile borca ve fer'ilerine itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. İtirazın iptali davasının görülebilmesinin ön koşulu takibin yetkili icra dairesinde yapılmış olmasıdır. Buna göre itirazın iptali davasında, icra dairesinin yetkisine karşı geçerli bir itiraz olduğunda, İİK 50.maddesi gözetilerek öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itiraz değerlendirilmelidir. İİK'nın 50.maddesinde, 1086 sayılı HUMK'ya atıf yapılmış olup 6100 sayılı HMK'nın 447/2. Maddesinde de HUMK'ya yapılmış olan atıfların HMK'nın ilgili maddelerine atıf yapılmış sayılacağı kabul edildiğinden, yetki itirazı HMK'da düzenlenen yetki kurallarına göre incelenmelidir. Davalı vekili tarafından takibe itiraz dilekçesinde, HMK'nın 6.maddesine dayanılarak borçlunun mukim olduğu ... İcra Dairelerinin yetkili olduğu ileri sürülmüştür. HMK'nın 6.maddesinde ki genel yetki kuralına göre yetkili icra dairesi, davalının şirket merkezinin bulunduğu ... İcra Daireleridir. Taraflar arasında ki uyuşmazlık taşıma sözleşmesine dayandırıldığından, genel yetki kuralının yanı sıra HMK'nın 10.maddesi gereğince sözleşmenin ifa yeri icra daireleri de yetkilidir. Dava konusu taşıma .../ ... Limanından, ... Limanına yapılmış olduğundan, HMK'nın 10.maddesine göre yetkili olan İcra Dairesi, ... İcra Daireleridir. Öte yandan, dava ve takibe konu alacak faturaya dayanmakla birlikte, davacının yabancı bir şirket olması nedeniyle BK'nın 89.maddesine göre de İstanbul Anadolu icra daireleri yetkili değildir. Bu durumda, yetki konusunda ki yasal düzenlemelere göre icra takibinin yapıldığı Anadolu İcra Daireleri yetkisiz olduğundan, icra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-İcra dairesinin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine, 2-Peşin alınan 8.860,93 TL harçtan, karar harcı olan 59,30 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 8.801,63 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı). 22/09/2021 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır