İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/262 E. 2021/445 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/262
- Karar No
- 2021/445
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/262 Esas KARAR NO :2021/445 DAVA:Alacak DAVA TARİHİ:17/06/2021 KARAR TARİHİ:18/11/2021 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Müvekkili şirketin lojistik sektöründe faaliyet gösteren asıl merkezi Çin Halk Cumhuriyeti'nde bulunan firma olduğunu, davalı firma da uluslararası taşımacılık işleriyle iştigal eden forwarder sıfatına sahip bir firma olduğunu, ticari ilişki kapsamında Davalı firma ile müvekkili şirketin alacağını temlik eden ... (...) Limited isimli firma 2015 yılında birtakım emtianın Çin Halk Cumhuriyeti' ... Limanı'ndan Türkiye Ambarlı Limanı'na deniz yolu ile taşınması işini organize ettiğini, Çin Halk Cumhuriyeti'nde mukim davadışı .... Ltd. firması emtianın satıcısı ve göndericisi konumda olduğunu, emtianın Türkiye'de ki alıcısı ise ... A.Ş. isimli firma olduğunu, emtianın satıcısı yüklere ilişkin emtia bedelini Türkiye'de bulunan müşterisinden tahsil edemediğini ve bu nedenle bu konşimentolarda belirtilen yüklerin emtia bedeli tahsil edilene kadar ithalatçı ve alıcı konumunda bulunan Türkiye'de mukim firmaya teslim edilmemesi gerektiğini bildirdiğini, söz konusu 8 konşimento tahtında belirtilen yükler alıcısına orjinal konşimentoların teslim edecek sıfatıyla hareket eden davalı tarafından teslim alınmadan alıcısına teslim edildiğini, aynı şekilde temlik eden ... Limited firması Davalı firmaya söz konusu yüklerin ithalatçı ödeme belgesini sunmadan teslim edilmemesi yönünde... firmasından ... isimli çalışan 10.7.2015 tarihinde e posta yoluyla Davalı firma Gn. Müdür Yardımcısı ...'ya talimat verdiğini, davalı firma da aynı gün içerisinde 10.7.2015 saat 19:39 tarihli e postasu ile söz konusu yükleri orjinal konşimentolar taraflarına teslim edilmeden alcısına teslim edilmeyeceğini onayladığını, ancak söz konusu yükler orjinal konşimentolar emtianın alıcısı tarafından teslim etmekle yükümlendirilmiş olan Davalı tarafından teslim alınmadan yükler konşimentosuz olarak alıcısına teslim edildiğini, bunun sonucu olarak emtianın satıcısı ve göndericisi konumunda bulunan firma mal bedelini tahsil edemediğinden maddi zarara uğradığını iddia ettiğini, temlik sözleşmesi ile devralan Müvekkil şirket ise Davalı firmanın kendi kusuruyla sebebiyet vermiş olduğu Çin'de gerçekleşen yargılama sürecinde temlik eden şirketin temsili için Davalı tarafından kabul edilen Avukat için temlik eden tarafından ödenmek durumunda kalınan Vekalet ücretine ilişkin söz konusu borcu Davalıdan talep etmiş olmasına karşın herhangi bir olumlu sonuç alamadığından söz konusu Avukatlık Ücretinin rücuen tahsili amacıyla işbu davayı ikame etme zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek 22.988,51 USD' nin fiili ödeme günündeki Türk Lirası karşılığı ve esas alacağa fatura tarihi olan 30.11.2018 tarihinden itibaren işleyecek yıllık ticari temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz ve görevsiz mahkemede açıldığını, dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, iddia edilen borcun hiç doğmadığını, temlik sözleşmesinin geçersiz olduğunu, Çin'de açılan dava kazanılmış olup bir kayıp oluşmadığını belirterek davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, dava dışı temlik eden tarafça davalı adına yetkilendirilen avukat için ödenen avukatlık ücretinin davalıdan tahsili talepli alacak davası olup, uyuşmazlığın davalı vekilinin tahkim itirazının yerinde olup olmadığı, Çin deki yargılama nedeni ile avukatlık ücretinin davalı tarafça ödeneceğine ilişkin bir anlaşma bulunup bulunmadığı ve buna göre davacı temlik alanın varsa alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. HMK'nun 114.maddesi gereğince mahkemenin görevi kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olduğundan HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında Hakim tarafından resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK'nun 4 ve 5.maddeleri gereğince mahkememizin görevinin tayini için öncelikle davanın 6102 sayılı TTK'dan veya diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine veya deniz sigortasına ilişkin bir dava olup olmadığı saptanmalıdır. TTK'nun 5.maddesinde ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. Davaya konu uyuşmazlığın, davacı ... A.Ş'nin temlik aldığı 22.988,51 Amerikan Doları tutarındaki vekalet ücreti faturasının davalıdan tahsili talebine ilişkin olduğu, dolayısı ile taraflar arasındaki ihtilafın avukat görevlendirilmesine ilişkin vekalet ilişkisinden kaynaklandığı anlaşılmakla uyuşmazlık bakımından TTK 5. Kitabı hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı, tarafların her ikisi de tacir olup, uyuşmazlık da ticari işletmeleri ile ilgili hususlardan doğduğundan davaya bakma görevi genel mahkeme niteliğindeki Asliye Ticaret Mahkemesi’ne aittir. Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunan 06/10/2021 tarih ve 730 sayılı kararı ile mahkememizin İstanbul Mülki Hudutları dahilinde münhasıran Deniz Taşımacılığı ve Sigortalarına bakmakla yetkili ve görevli kılınan mahkeme olduğundan, usul ekonomisi gereği görevli ve yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu kanaatine varılmakla, bu kanaat ışığında mahkememizin görevsizliğine ilişkin aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle REDDİNE, görevli mahkemenin genel görevli İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespiti ile karar kesinleştiğinde süresinde ve talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 2-HMK'nun 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunun görevli mahkeme tarafından DEĞERLENDİRİLMESİNE, 3-Süresinde görevli mahkemeye gönderilmesi talebinde bulunulmaması halinde dosyanın resen ele alınarak HMK 20/son cümle gereğince davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara İHTARINA, (ihtaratın tebliğ yolu ile yapılmasına) Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/11/2021 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır