İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/177 E. 2022/465 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/177
- Karar No
- 2022/465
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/177 Esas KARAR NO:2022/465 DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ:08/12/2015 KARAR TARİHİ:07/07/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket nezdinde kasko sigortası bulunan ... Lojistik A.Ş adına kayıtlı ... plakalı araç 25/02/2015 tarihinde çekici aracın hatalı kullanılmasından dolayı hasara maruz kaldığını, hatanın yükleme boşaltma sırasında olduğunu, müvekkilinin davaya konu araç hasarını 21/04/2015 tarihi itibariyle ödediğini ve sigortalısının halefi olduğunu, bu nedenle davanın kabulüyle 14.600,00 TL tazminat alacağının ödeme tarihi olan 21/04/2015 tarihinden itibaren hesap edilecek kısa vadeli kredilere uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınıp müvekkiline verilmesini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı sigorta şirketinin aktif dava ehliyetini ispatlaması için dava dışı sigortalısının müvekkiline karşı tazminat talep hakkına sahip olduğunu kanıtlaması gerektiğini, müvekkilinin dava dışı sigortalıya karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, dava dışı sigortalının müvekkiline karşı tazminat talep hakkı olmadığını, davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili ile davacının sigortalısı dava dışı ... Lojistik arasındaki taşıma akdinin deniz taşımacılığına ilişkin olduğunu, söz konusu zararın deniz taşımacılığı esnasında meydana gelmediğini, ekspertiz raporunda hasarın yükün tahliyesi sırasında meydana geldiği belirtildiğini, davacı sigorta şirketi tarafından davalının hasardan sorumlu olduğuna dair hiçbir bilgi ve belge sunulmadığını, dava konusu araçta meydana gelen hasarın aracın tahliyesi sırasında meydana geldiğini, bu hasarın davalı taşıyanın herhangi bir kasti veya ihmali fiili ile meydana gelmediğini, müvekkilinin sorumluluğu olsa dahi taşıma sözleşmesine göre sorumluluğunun parça başına 666,76 SDR olduğunu, bunun üzerinde kalan hasar miktarının reddinin gerektiğini, davacı sigorta şirketinin aktif dava ehliyeti yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine ve esasa girilmesi halinde müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir sorumluluk bulunmadığından davanın müvekkili yönünden esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde 21/03/2017 tarih ... karar sayılı görevsizlik kararı verilerek dosyanın mahkememize gönderildiği ve ilk olarak mahkememizin ... Esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler Metalürji ve Malzeme Mühendisi Doç. Dr. ..., Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma ve Lojistik Uzmanı Dr. ... tarafından tanzim edilen 20/09/2019 havale tarihli kök raporda özetle; davalının, dava konusu taşıma bakımından taşıyan sıfatını: dava dışı sigortalının ise taşıtan sıfatına haiz olduğu; dava konusu zararın kasko sigortası teminatının kapsamı dışında olduğu, dolayısıyla sigortacının TTK. Madde 1472 hükmü uyarınca sigortalısının haklarına halef olmadığı: alacağın temellük edildiği ispatlanmadığı sürece davacı sigortacının aktif husumet ehliyetine sahip bulunmadığı; alacağın temellük edildiği ispatlanmadığı sürece davacı sigortacının aktif husumet ehliyetine sahip bulunmadığı, hasarın TTK m. 1185/1'e uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğinden ispat yükünün taşıyan lehine yer değiştirmediği ve TTK. Madde 1179/1 uyarınca taşıyanın veya adamlarının kastının veya ihmalinin zarara sebebiyet vermediğini ispat yükünün taşıyanın üzerinde olduğu, heyette bulunan uzman bilirkişinin teknik değerlendirmesine göre, dava konusu yük zararının römorkun ... Limanında gemiden tahliyesi sırasında ... üzerine alınırken meydana geldiği, üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremeyen ve zararın meydana gelmesinde kendisinin yahut adamlarının bir kusuru bulunmadığını ortaya koyamayan davalı taşıyanın dava konusu yük zararından sorumlu olduğu, heyette bulunan uzman bilirkişinin teknik değerlendirmesine göre 14.600,00 TL hasar tutarının kadri maruf olduğu, dosyaya dava konusu taşımaya ilişkin bir konşimento sunulmadığı, dolayısıyla aracın cins ve değerinin konşimentoya yazılıp yazılmadığı ve ağırlığı bilinmediğinden sorumluluğun üst sınırının hesaplanamadığı belirtilmiştir. Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişiler Metalürji ve Malzeme Mühendisi Doç. Dr. ..., Uzakyol Kaptanı ... ve Taşıma ve Lojistik Uzmanı Dr. ... tarafından tanzim edilen 23/09/2020 tarihli ek raporda özetle; davacı vekilinin dava konusu hasarın kasko sigortası teminatının kapsamında olduğunu ortaya koyan bir belge sunmadığı, ilk raporlarında varılan bu sonucun değiştirilmesini gerektiren bir hususun tespit edilmediği belirtilmiştir. Mahkememizce davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile usulden reddine ilişkin 05/11/2020 tarih ve ... sayılı kararın, İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi'nin 22/04/2021 tarih ve 2021/591 Esas 2021/723 Karar sayılı ilamıyla kaldırılarak dosyanın eldeki esası aldığı anlaşılmıştır. İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi'nin 22/04/2021 tarih ve 2021/591 Esas 2021/723 Kararı ile; oluşan zararın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı konusunda inceleme ve değerlendirme yapılmadan karar verildiğinden bahisle eksik incelemeye dayalı mahkememiz kararının HMK 353/1-a/6 hükmü gereği kaldırılmasına karar verilmiştir. Dava; davacıya kasko sigortası ile sigortalı bulunan davacı sigortalısına ait aracın deniz taşıması sonrası gemiden indirilirken hasarlanması iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının rücuen davalıdan tahsili talepli alacak davası olup; uyuşmazlığın, tarafların husumet ehliyetlerini haiz olup olmadıkları, hasarın sigorta poliçesi teminat kapsamında kalıp kalmadığı, hasar nedeniyle davalının kusur ve sorumluğunun bulunup bulnmadığı ve davacı ödemesinin kadri maruf olup olmadığı hususunda toplandığı anlaşılmıştır. Mahkemece İstanbul BAM 8. Hukuk Dairesi'nin 22/04/2021 tarih ve 2021/591 Esas 2021/723 Karar numaralı ilamı gereğince dosya kapsamında, dava konusu hasarın kasko sigortası genel şartlarının ek sözleşme ile teminat kapsamına dahil edilebilecek başlıklı A-4 maddesinin 7. Bendinde düzenlenen ek teminatlar kapsamında kalıp kalmadığı ve buna göre dava konusu rizikonun poliçe teminatı kapsamı içerisinde bulunup bulunmadığı hususların bilirkişi raporu alınmasına ilişkin 13/07/2020 tarihli ara karar oluşturulmuştur. Taşıma ve Lojistik Uzmanı Dr. ... tarafından tanzim edilen 28/02/2022 havale tarihli yeni ek bilirkişi raporunda özetle; yeniden yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, Sayın Mahkeme tarafından zararın sebebi “yanlış yükleme, (olması gerekenden) sert çekme, (olması gerekenden) hızlı bom kaldırma” olarak kabul edilirse, ekspertiz raporunda tespit edilen bu muhtemel hasar sebeplerinin, yarı römorkun kurallara uygun olmadan çekilmesi olarak değerlendirileceği, poliçenin A.4.7. maddesi uyarınca ve takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere, ek sözleşme ile teminat kapsamına alındığının kabul edileceği kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Alınan bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda, hasarın ek rapor da bahsi geçtiği haliyle yanlış yükleme, sert çekme, hızlı bom kaldırma gibi nedenlerle meydana gelip gelmediği hususunda dosya kapsamı bilirkişi raporları, ve ekspertiz raporundaki tespitler dikkate alınmak suretiyle görüş bildirilmesi için rapor alınmasına ilişkin 12/04/2022 tarihli ara karar oluşturulmuştur. Makine Yüksek Mühendisi ... tarafından tanzim edilen 08/06/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı dorse aracın hasarları ile ilgili dosyaya sunulan tüm bilgi ve belgeler ve hasarlı dorsenin resimleri, hasarın onarım şekli birlikte değerlendirildiğinde dorsenin hasarlarının: ... adıyla tabir edilen çekici aracın, yarı romörk dorse aracın ön alt taban kısmında bulunan pleyt üst karşılığına tam akuple edilmeden yaklaşık 50 cm ön kısmından kaldırılması ve çekicinin pinomatik sistemle çalışan pleytinin dorse aracın ön taban sacı alt desteksiz ve takviyesiz bölümünden kaldırılması neticesinde aracın taban sacı ön kısmının 2m2 lik bölümünün yaklaşık 20-25 cm yukarı kalkması sonucu hasara uğradığı ve bu bölümde bulunan aracın arka stop lambalarına giden elektrik tesisat kablolarının da kesildiği şekilde hasara uğradığı, dava konusu yarı romörk aracın mevcut hasarının İtalya’nın ... limanında gerçekleştiği, dorse aracın çekici operatörünün işin yapımı sırasında gerekli özeni ve dikkati göstermeyip hatalı yükleme yapmasından kaynaklandığı kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Davaya konu uyuşmazlık İstanbul Bam 8 Hukuk Dairesi ilamı sonrası esasen, davaya konu edilen hasarın Kasko Sigortası Genel Şartlarında Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek başlıklı A.4 maddesinin 7. Bendinde düzenlenen "yetkili olmayan kişilere çektirilen araçlara gelen zararlar ile kurallara uygun olmadan çekilen veya çektirilen araçlara gelen zararlar" şeklindeki teminat nedeni ile hasarın poliçe teminatı kapsamında olup olmadığı hususunda toplanmıştır. Dava konusu olayda çekme işinin yetkisiz kişilerce yapıldığı davacı vekilince iddia ve ispat edilmiş değildir. Bu nedenle anılan madde kapsamında dava konusu hasarın teminata dahil sayılabilmesi için, “kurallara uygun olmadan” çekilmiş / çektirilmiş olması gerekmektedir. Dosyaya sunulan ... Ekspertiz firması tarafından düzenlenen 26.10.2015 tarihli kesin ekspertiz raporunda ise muhtemel zarar sebebi “... plakalı yarı römorkün (Dorse) ... isimli gemiden 25/02/2015 günü İtalya'nın ... Limanı'nda gemiden tahliyesi esnasında bomla çekilerek aktarma esnasında, ... çekici firmasının muhtemel yanlış yükleme, sert çekme, hızlı bom kaldırması” olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda mahkemece alınan bilirkişi raporunda, ... adıyla tabir edilen çekici aracın, yarı romörk dorse aracın ön alt taban kısmında bulunan pleyt üst karşılığına tam akuple edilmeden yaklaşık 50 cm ön kısmından kaldırılması ve çekicinin pinomatik sistemle çalışan pleytinin dorse aracın ön taban sacı alt desteksiz ve takviyesiz bölümünden kaldırılması neticesinde aracın taban sacı ön kısmının 2m2 lik bölümünün yaklaşık 20-25 cm yukarı kalkması sonucu hasara uğradığı ve bu bölümde bulunan aracın arka stop lambalarına giden elektrik tesisat kablolarının da kesildiği şekilde hasara uğradığı, dava konusu yarı romörk aracın mevcut hasarının İtalya’nın ... limanında gerçekleştiği, dorse aracın çekici operatörünün işin yapımı sırasında gerekli özeni ve dikkati göstermeyip hatalı yükleme yapmasından kaynaklandığı belirtilmiştir. Mahkemece denetime elverişli bulunan ve dosyadaki deliller ile de uyumlu bulunan bilirkişi raporundaki tespitler benimsenmiş, neticede hasarın kurallara uyulmadan çekilme kapsamında gerçekleşmesi nedeni ile poliçe teminatı kapsamında olduğu kabul edilmiştir. Davacı sigortacının, sigortalının haklarına TTK 1472 hükmü uyarınca kanunen halef olabilmesi için geçerli bir sigorta sözleşmesinin hükümlerine göre sigorta tazminatını ödemiş olması şarttır. Buna ek olarak zarar, sigorta sözleşmesinde öngörülen rizikonun gerçekleşmesi sonucunda meydana gelmiş olmalı ve sigorta himayesi kapsamında bulunmalıdır. Son olarak rizikonun gerçekleşmesi sonucunda meydana gelen zararlar İçin sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talep hakkına sahip olması gerekmektedir. Hasarın sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu kabulü sonrasında, davacı sigora şirketi tarafından dava dışı sigortalıya hasar tazminatını ödemiş oluğu dosyada bulunan ... Bankasına ait 15/05/2015 tarihli dekonttan anlaşılmakla, davacının yapmış olduğu ödeme ile TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatı ile aktif husumet ehliyetini haiz olduğu anlaşılmıştır. Davalının taşıyan sıfatı ile pasif husumet ehliyetini haiz olduğu hususunda ise uyuşmazlık bulunmamaktadır. TTK1185/1 maddesi uyarınca “ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şartlır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede zıya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir.” Dosyada bulunan 25/02/2015 tarihli hasar raporundan, hasarın dava konusu römork henüz gemiden tahliye edilmeden, dolayısıyla teslimden önce fark edildiği ve tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır. Tutanakta taşıyanın acenlesinin ve geminin 2. kaptanının da imzasının bulunması karşısında hasarın TTK 1185/1 maddesine uygun şekilde taşıyana ihbar edildiğinin kabulü ile davaya konu hasara sebebiyet vermediği hususnda ispat yükünün davalı taşıyan üzerinde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu hasarın, ... Plakalı yarı römorkün ... gemisinin ambarından tahliyesi sırasında meydana gelmiş olduğu dosya kapsamında sabit olmakla, buradan yola çıkılarak ve dosya içeriğinde, dava konusu olayda TTK 1167 maddesinin aksinin kararlaştırıldığını ve yükün gemiden boşaltılması işinin gönderilene ait olduğunu ortaya koyan bir belge ya da bilgi bulunmadığından, TTK 1179/1 maddesi uyarınca zararın meydana gelmesinde kendisinin ve adamlarının kusursuz bulunduğunu ispat yükünün taşıyanın üzerinde olduğu göz önünde bulundurularak, üzerine düşen ispat yükünü yerine getiremeyen ve zararın meydana gelmesinde kendisinin yahut adamlarının bir kusuru bulunmadığını ortaya koyamayan davalı taşıyanın dava konusu yük zararından sorumlu olduğu mahkemece kabul edilmiştir. Dosyada Bam kararı öncesi alınan bilirkişi raporu ile hasar miktarının kadri maruf olduğu belirtildiğinden; dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile 14.600,00 TL'nin 12/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 2-Karar harcı olan 997,32 TL'den peşin alınan 249,34 TL'nin mahsubu ile bakiye 747,98 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (281,14 TL ilk harç 298,2 TL posta ücreti ve 4.200,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 4.779,34TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/07/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır