İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/173 E. 2021/428 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/173
- Karar No
- 2021/428
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/173 Esas KARAR NO :2021/428 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:23/09/2020 KARAR TARİHİ:03/11/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki uyarınca, davalı tarafın yüklendiği taşıma işlemi sırasında kullanılan konteynerlerin elverişsizliğinden ötürü taşınan malların hasar görmüş olması dolayısıyla müvekkili şirket büyük maddi zarara uğradığını, bu zarar tutarına ilişkin taraflarınca .... İcra Müdürlüğü’nde ... esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının söz konusu icra takibine haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle HMK m. 132 ve devamı uyarınca işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, davalı ... ve Tic. A.Ş tarafından müvekkili aleyhinde .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan haksız ve mesnetsiz icra takibine taraflarınca itiraz edilmesi sonucu itirazın iptali istemli olarak İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında itirazın iptali davası ikame edildiğini, HMK md. 166 gereği, aynı taraflar ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan davalar olması dolayısıyla işbu dava ile birleştirilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirket, her türlü gıda maddelerinin üretimi, toptan ve perakende alımı, satımı, dağıtımı, ithalat ve ihracatı alanlarında faaliyet gösterdiğini, taşıma işinde müvekkilinin Libya’daki ...isimli firmaya toplamda 591.557,60 ABD Doları değerinde meyve suyu ihracatı gerçekleştirdiğini, bu ihracatın taşıma işini ise yükleme limanı Mersin, boşaltma limanı ... olarak 26.07.2018 tarihli ... nolu konşimentoya istinaden davalı şirket gerçekleştirdiğini, navlun sözleşmesine göre taşımaya ilişkin konteynırlar davalı tarafından tedarik edildiğini, davalının yüklendiği taşıma işleminde konteynırların yüke ve/veya yola elverişsiz olarak temin edilmesinden kaynaklı olarak müvekkilinin ihracatını gerçekleştirdiği toplamda 14000 adet kutu içecek hasar görmüş ve zayi olduğunu, bu suretle müvekkilinin toplamda 97.339,66 ABD Doları zarara uğradığını, davalının kusurundan kaynaklı bu zarara ilişkin olarak karşı taraf ile pek çok kez iletişime geçilerek zararın giderilmesi talep edilmişse de bu girişimler sonuçsuz kaldığını, taşıyan tarafından tedarik edilen konteynerin elverişsizliğinden dolayı taşıtana karşı TTK md. 1141 gereği sorumlu olduğunu, somut olayda konişmento üzerinde herhangi bir kayıt bulunmadığını, buna göre, davacı/karşı davalı malları teslim aldığında, meydana gelen hasar oluşmadığını, söz konusu mallar son derece iyi hal ve koşulda olduğunu beyanla fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın HMK md. 166 uyarınca İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davamızın kabulü ile .... İcra Müdürlüğü’nün ... esas numarasıyla açılan icra takibindeki ödeme emrine davalı tarafından gerçekleştirilen haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı tarafından gerçekleştirilen itirazın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle karşı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından düzenlenen konişmentolarda yeralan 4 nolu klozu uyarınca taşıyıcının her tür sorumluluğunun, malların tesliminden veya malların teslim edilmiş olması gereken tarihten sonra dokuz ay içinde dava açılmadığı sürece sona ereceğini, TTK Md 1188 hükmü ile hasara dayalı alacak talepleri yönünden hak düşürücü süre 1 yıl olarak belirlendiğini, dava konusu yükün, müvekkili tarafından düzenlenen 26/07/2018 tarih ve ... nolu konişmento tahtında taşındığını, dava konusu yüklerin 11.8.2018 tarihinde tahliye limanında tahliye edildiğini, davacı tarafından .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası tahtında, gerek konişmentoda yeralan 9 aylık hak düşürücü süre/zamanaşımı süresi gerekse TTK’nın 1188. maddesi gereği belirlenen 1 yıllık hak düşürücü süre sonra erdikten sonra icra takibi başlatıldığını, dolayısı ile icra takibinin hak düşürücü süre dolduktan sonra başlatılmış olması sebebi ile hakdüşürücü süre ve zamanaşımı süresi sona erdikten sonra açılan davanın reddi gerektiğini, konişmentonun 13 nolu klozunda öngörülen süre içerisinde, usulüne uygun olarak taşıyan veya taşıyanın tahliye limanı acentesine hasar ihbarında bulunulduğunu gösteren herhangi bir delil de taraflarına tebliğ edilmediğini, 13 nolu kloz uyarınca da alıcının teslim tarihinden itibaren en geç 3 gün içinde hasar ihbarında bulunması zorunlu olduğunu, yükte meydana geldiği iddia edilen hasarlarla ilgili olarak süresi içerisinde hasar ihbarında bulunularak, ilgili tüm tarafların sörveye davet edilmesi ve sörveyin yapılacağı gün ve saatin bildirilerek, tüm tarafların katılımı ile inceleme yapılması gerekli olduğunu, tek taraflı talep üzerine ve taşıyan ve acentesinin katılımı olmaksızın düzenlenen ekspertiz raporlarına itibar edilemeyeceğini, müvekkili ve/veya tahliye limanı acentesinin katılımı ile ortak bir sörvey incelemesi yaptırılmadığını, dosyaya sunulan sörvey raporunun üzerindeki düzenlenme tarihi 25.3.2018 olduğu halde, sörvey yapıldığı tarih 8.1.2019 olarak yazılı olduğunu, dava konusu yüklerin 26.7.2018 tarihli konişmento uyarınca taşındığına ve 18.8.2018 tarihinde tahliye edildiğine göre, 25.3.2018 tarihinde sörvey raporu düzenlenmesinin mümkün olmadığı açık olduğunu, bir an için rapor tarihinin yanlış yazıldığı ve raporun 25.3.2019 tarihinde düzenlendiği kabul edilse dahi yüklerin tahliye limanında tahliye edildiği 18.8.2018 tarihinden yaklaşık 5 ay sonra 8.1.2019 da yapılan inceleme sonucunda 25.3.2019 tarihinde düzenlenen raporun dikkate alınması da mümkün olmadığını, dava konusu yük hasarının ne zaman ve ne sebeple meydana geldiği kesin olarak tespit edilmediğini, yükler gemiye yüklenmeden önce veya gemiden tahliyeden sonra iç nakliye sırasında meydana gelen hasarlardan dolayı, deniz yolu taşıyanının herhangi bir sorumluğu olmadığını, taşıyanın, yalnızca deniz yolu ile yapılan taşıma sırasında meydana gelmiş olan hasarlardan sorumlu olduğunu, ekspertiz raporunda ıslaklığın deniz suyundan kaynaklandığı yönünde bir tespit olmadığını, gemiden tahliyesinden sonra karayolu ile alıcının deposuna nakledilirken bir hasar meydana gelmişse, taşıyanın tahliye sonrasında meydana gelen hasardan da sorumlu tutulamayacağını, sörvey raporu ekinde konteynerlerde delik olduğunu gösteren herhangi bir fotoğrafın müvekkiline tebliğ edilmediğini, dosyaya sunulan belgeler arasında, konteynerde delik yırtık bulunduğunu gösteren ve limanlar tarafından düzenlenen EIR raporu bulunmadığını, dava konusu yüklerin taşındığı konteynerler, 6.12.2018 tarihinde boşaltılarak boş olarak müvekkilinin tahliye limanı acentesine teslim edildiğini, dolayısı ile 8.1.2019 tarihinde sörveyörün, dava konusu yüklerin taşındığı konteynerleri alıcının deposunda açarak kontrol etmesi mümkün olmadığını, sörvey raporunun tamamen çelişkilerle dolu bir rapor olup, içeriği ve doğruluğu tamamen şüpheli olduğunu, dava konusu taşıma bakımından, taşınacak yükün yükleneceği konteynerler, boş halde, yükletene teslim edildiği ve yükleten tarafından konteyner içi yükleme ve istif yapıldıktan sonra mühürlü olarak, taşınmak üzere, taşıyan tarafından işletilen gemiye konteyner kapakları kapalı ve mühürlü olarak teslim edildiğini, sörvey incelemesinin yapıldığı tarih itibari ile sağlık sertifikasının geçerliği sona erdiğini, dosyaya sunulan mal faturası, yükleme listesi ve gümrük beyannamesinde yazılı olduğu üzere, dava konusu malların satım şekli CFR olduğunu, CFR esaslı satımlarda, hasar ve yarar, malların gemiye yüklenmesi ile birlikte alıcıya geçeceğini, CFR satış şeklinde mallar geminin küpeştesini geçtikten sonra hasar ve riskler alıcıya ait olduğunu, hasarlandığı iddia edilen mallara ilişkin imha sertifikaları da dosyaya sunulmadığını, alacağın likit olmadığını, davanın İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine itiraz ettiklerini beyanla davanın reddine, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava; deniz taşımasından kaynaklanan zararın tahsili ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali davası istemine ilişkindir. Mahkememizin ... esas sayılı dosyasının incelenmesinden; dava konusu taşımaya ilişkin konteyner bekleme ücretinin (demuraj bedelinin) tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, eldeki dosya ile incelenen dosya arasında hukuki ve fiili yönden irtibat bulunması nedeniyle davaların birlikte görülmesi gerektiği kanaatine varıldığından, HMK.nın 166. maddesi gereğince eldeki dosyanın mahkememizin ... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Eldeki dosya ile mahkememizin ... esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili yönden irtibat bulunduğundan dosyaların HMK'nun 166/1.maddesi gereğince BİRLEŞTİRİLMESİNE, bundan sonraki yargılama işlemlerinin İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosya üzerinden YÜRÜTÜLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, 3-Yargılama harç ve masrafların birleşen dosya üzerinde belirlenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, esas hükümle birlikte temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/11/2021 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır