İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/8 E. 2022/106 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/8
Karar No
2022/106
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2020/8 Esas KARAR NO:2022/106 DAVA:Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/12/2019 KARAR TARİHİ:09/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Tarafların 40.200 KG taze sera domatesinin ... limanından ... ... limanına deniz yolu ile taşıması hususlarında anlaştıklarını, anlaşmaya göre müvekkilinin sözleşmenin tarafı olarak üzerine düşen akdi veyasal yükümlülüğü eksiksiz olarak yerine getirdiğini, 07.12.2018 günlü usulüne uygun düzenlenen e-faturada yazan tutarı davalıya ödediğini, domatesleri davalıya teslim etmeden 2 gün önce Tarım bakanlığı yetkililerinden gemiye yüklenecek ürünün taşımaya uygun olduğu onayını resmi makamlarca verilen "Bitki Sağlık Sertifikası" ile aldığını böylece gemiye yüklenecek domatesin yükleme öncesi sağlam olduğunun resmi belge ile sabit olduğunu, davalı gönderici firmanın 07.12.2018 günlü e-fatura içeriğinde domatesin yüklendiği geminin kalkış tarihinin 10.12.2018 günü olarak belirttiğini, önce ... adlıtaşıma firması ile anlaştığını ancak "Cut Off" işlemlerinde davacı müvekkilinden kaynaklanmayan nedenlerle sorun oluşunca bu gemiye mal yüklenemediğini bu hususun "... Müşavirliğinin" 12.12.2018 günlü yazısı ile sabit olduğunu, davalının davacı müvekkilinin bilgisi olmaksızın "..." adlı taşma firması ile rüünün taşınması için anlaştığını. Ancak bu taşıma firması ile yapılan sözleşmenin tarihinin 13.12.2018 olduğunu, burada davalı gönderici firmanın tam kusuru olduğunu çünkü geminin ... Limanından çıkışının 5 gün sonra gerçekleşmesinin açık olarak görüldüğünü, bu gecikmenin domatesin çürüme seyrini arttırdığını, geminin limandan çıkışı için yerine getirilmesi gereken prosedüre göre gümrükten çıkış izni sağlayan "Cut Off" işlemlerinin ancak 14.12.2018 günü tamamlandığı için gemi 15.12.2018 günü yola çıkabildiğini, geminin ... ... limanına 17.12.2018 günü ulaştığını yani geminin davalı gönderrici firmanın kusuru nedeni ile 10 gün gecikme il ... limanına vardığını, bunun sebebinin geminin taraflar arası taşıma sözleşmesinde davalının bildirdiği günden 5 gün sonra limandan çıkmış olduğunu, müvekkilin domatesi anlaşmalarında belirlenen tarihte ve teslim prosedürüne uygun olarak bakanlık yetkililerinden alınma "Bitki Sağlık Sertifikası" ile malı teslime ve taşımaya uygun halde teslim ettiğini yasal yükümlülüğününü eksiksiz yerine getirdiğini, malı 17.12.2018 günü teslim alan alıcı firmanın çürümeyi görünce teslimden sonraki gün 18.12.2018 günü bu çürümeyi Uzman Raporu ile tespit ettirdiğini, domatesin çürümesi nedeni ile alıcı malı almadığını, davalı taşıyıcı firmanın basiretli tacir ilkesinden uzaklaştığını ihmal ile kusurlu davranışları sonucu malı geç teslim etmesi nedeni ile domateslerin çürüdüğünü ... Limanına ulaştığını, müvekkilinin maddi mağduriyete uğradığını, davalının ihmali neticesinin kusurlu eylemi ile müvekkilin vaki zararı arasında uygun illiyet bağı kurulduğunu, zarar ve kusurun varlığını 02.03.2019 günlü Uzman Raporunun tarafların tebliği sonucu öğrenmiş olduklarını, davalı taşıyanın taşıtan konumundaki müvekkilinin hiçbir yazılı onayını almadan başka gemilere yükü nakletmesinin TTK m.1150 anlamında yasa ihlali olduğunu, ürünün geç teslimi nedeni ile domateslerin çürümesi sonucu doğan müvekkilin maddi zararlardan davalının sorumlu olduğunun kuşkusuz olduğunu, Domatesin ... limanına tesliminden sonra alınan Survey Raporu sonucuna göre toplam zararın 28.192,00 USD ve 72.466,69 NIS toplamı olduğunu dava değerinin ise bu toplam tutar üzerinden "Fiili Ödeme Tarihindeki Kur" üzerinden talep edilen Türk Lirasına çevrilerek hesaplandığını mahrum kalınan kar kaleminin talep hususunda fazlaya ilişkin her türlü talep hakkı saklı tutularak 10.000 TL talep ettiklerini, arabuluculuk görüşmelerinden olumlu bir sonuç alınamadığını, sayın mahkemeye başvurmak sureti ile işbu davanın açılmasının zorunluluğunun doğduğunu, izah edilen nedenlerle davalı taşıma firmasının sözleşmeye ve yasaya aykırı ihmali davranışı nedeni ile kusurundan doğan maddi zararın yoksun kalınan karın tahsili amacı ile fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydı ile doğan zararın 295.385,10 TL ve yoksun kalınan kar için ise 10.000 TL olmak üzere toplam 302.385,10 TL maddi tazminatın zararın doğduğu 17.12.2018 gününden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacının talepleri doğrultusunda taşıma sürecini organize ettiğini, ve armatörlerle davacı adına anlaştığını, davacının onayı doğrultusunda yükleri gemiye yüklediğini, fiili olarak taşıma işlemini müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmediğini, bu durumun davacının bilgisi dahilinde olduğunu, taşıma esnasında verilen zarar iddialarının muhattabının taşıma işleri organizatörü olan müvekkil şirket olmadığını fiili taşıyan olduğunu, müvekkilinin hakimiyetinde olan yüklere bir zarar meydana gelmiş olsa dahi yüklerin müvekkilin hakimiyetinde olmadığını, işbu taleplerin muhatabı müvekkil olmadığını, müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin sorumlu olduğunun kabul anlamına gelmemek kaydıyla gecikmenin müvekkil şirket tarafından kaynaklandığı iddialarının hukuku aykırı olduğunu gecikmenin ... adlı taşıyıcının hava şartlarından dolayı limandan ayrılamamasından kaynaklandığını ve bu süreçte davacı her aşamadan mail yazışması ile haberdar edildiğini, davacıya bildirim yapıldığını davacının onayı sonrası yük davacının gümrükçüsü tarafından aktarıldığını, ... isimli taşıma şirketi belirlenen tarihte hava şartlarından dolayı Mısırdan hareket edemediğini, davacıya deniz taşımalarında verilen sürelerin her zaman tahmini süre olduğunun aktarıldığını, 13.12.2018 tarihinde yola çıkacak yükün davacının gerekli evraklarının tamamlanamaması ve kendisine bildirilen "Beyanname cut off. 06.12 17:00" tarihinden sonra beyannamelerin erilmesi nedeniyle gemiye yüklenemediğini bu nedenle fiili taşıyıcı ve buna bağlı olarak gemi değişikliği yapıldığını, bu aşamaların davacının gümrükçüsü tarafından yürütüldüğünü, davacının onayı olmadan herhangi bildirim yapılmadan işlemlerin tamamlandığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu durumun davacının gümrük müşaviri ... Ltd Şti tarafından beyanname ile sabit olduğunu, belirtilen nedenlerle limandaki hava şartları nedeni ile geminin yola devam edemediğini ,varış tarihinde davacı tarafından gerekli çıkış işlemlerinin süresinde tamamlanamaması nedeniyle yükün gemiye yüklenemediği ve bildirilen şekilde taşıyıcının değiştirilerek yükün ... isimli taşıyıcı firma ile taşındığını davacı bu süreçte iptal talebinde bulunmadığını bu kapsamda geminin mücbir sebeple limana gelmemesinden müvekkil şirketin herhangi kusurunun bulunmadığını sonrasında davacının işlemleri tamamlayamaması nedeniyle yük gemiye yüklenemediğinden gecikme yaşandığını devamında gecikmeden kaynaklanan bir zarar meydana gelmiş ise bu gecikmenin davacıdan kaynaklandığını bu nedenle iddia edilen zarara davacının katlanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla eşyanın geç teslimi nedeniyle TTK 1185 uyarınca taraflarına herhangi bildirim yapılmadığını hasar tespiti de öngörülen sürede bildirilmediği için davacının buna bağlı talep hakkının ortadan kalktığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, TTK 1185 maddesi gereği 60 gün içerisinde gönderilen tarafından bildirim yapılması gerektiğinin düzenlendiğini ancak gönderilen tarafından müvekkil şirkete herhangi bildirim yapılmadığını müvekkil şirket söz konusu zarardan yaklaşık 4,5 ay sonra haberdar olduğunu, gönderilen süresi içerisinde herhangi bir bildirim yapmadığından tazminat talep hakkının düştüğünü, bu tarihten sonra yapılan bildirimlerin geçersiz olduğunu, davacının domatesteki çürümenin gönderilen tarafından uzman raporu ile tespit ettirildiğini, zararın ve kusurun varlığının 02.03.2019 tarihinde uzman raporunun tebliği ile haberdar olduğunu beyan ettiğini, davacı uzman raporundan önce malı iade almış olduğunu beyanları birbiriyle çeliştiğini, davacının zarardan Uzman raporunun tebliği tarihinden itibaren değil malın iade edildiği 18.12.2018 tarihinden haberdar olduğunu, müvekkil şirkete survey incelemesi ve raporu aşamasında da bildirimde bulunulmadığını, dosya sunulan 02.03.2019 tarihli uzman raporunun tek taraflı olarak alındığını, müvekkil şirketi bağlar nitelikte olmadığını, hazırlanan survey raporunda hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin somut olarak denetime açık şekilde belirlenmediğini, taşıma gecikmesinin davacının çıkış işlemleri tamamlayamaması nedeniyle kendi kusurundan kaynaklandığından alınan raporun ve rapora bağlı taleplerin kabulünün mümkün olmadığını, yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, emtiaların paketlenmesi, istiflenmesi ve tüm süreçleri davacı tarafından yürütüldüğünü, yük kapalı ve mühürlü konteynerlere alındığını ve yine kapalı ve mühürlü olarak alıcıya teslim edildiğini, hasarın taşımadan kaynaklanmadığını, taşıma konusu emtiaların satışı cıf satış ve teslim şekliyle yapıldığından talep ve dava hakları ancak alıcı/gönderilen tarafından kullanılabileceğini, taşıtanın bu nedenle aktif husumet ehliyetinin olmadığını, davacının 5 günlük kısa sürede bozulacak yükleri var ise basiretli davranarak sözkonusu emtianın gönderilmesine muvafakat verilmemesi gerektiğini davacı onayı doğrultusunda yük yola çıktığından hasar varsa bile sorumlunun davacı olduğunu, sorumluluğu kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkil şirketin sorumluğunun TTK m 1186/6 gereği navlun bedeliyle sınırlı olduğunu, davacının zararın varlığını ispat edemediğinden yoksun kalınan kar talebinin reddi gerektiğini, huzurdaki davanın ... A.ş. Ve ... A.ş'ye ihbar edilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini kabul anlamına gelmemek kaydıyla TTK m 1186/6.uyarınca zarar var ise müvekkil şirketin en fazla navlun miktarıyla sorumlu olacağının dikkate alınarak fazlaya ilişkin talebin her halükarda reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. 23/12/2021 tarihli bilirkişi raporunda; Davacı şirkete ait 2016 ve 2017 yılı defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği, davacı tarafından dava konusu olmayan 2016 ve 2017 yıllarına ait ticari defterlerinin kargo aracılığıyla dava konusu 2018 yılına ait defter-i kebir ve yevmiye defterinin ise ilgili sayfa suretlerinin dava dosyasına sunulduğu, davacı yanın dava konusu emtialar ile ilgili olarak 06/12/2018 tarihinde A ... seri numaralı 28.192,00 USD (28.192,00 USD karşılığı 151.419,23 TL) tutarlı faturayı dava dışı ... Ltd ünvanına düzenlendiğinin görüldüğü, davacı yanın 31/12/2018 tarihinde 27 yevmiye numarası ile dava konusu 28.192,00 USD karşılığı olan 151.419,23 TL emtia bedelini dönem zararı olarak ticari defterlerinde kayıt altına alındığı, davalı şirketin dava konusu taşıma işi ile ilgili olarak 07/12/2018 tarihinde 3.100 USD tutarlı navlun faturasını davacı yana düzenlediği, davacı yanın da 10/12/2018 tarihinde ... aracılığı ile tarafına düzenlenen 3.100 USD tutarlı fatura bedelini ödediği, tarafların 40.200 kg taze sera domatesinin ... Limanından ... ... Limanına deniz yolu ile taşınması hususunda anlaştıkları, domateslerin davalıya teslim edilmeden önce 05/12/2018 tariinde Bitki Sağlık Sertifikası raporu alındığı, e-fatura içeriğine göre domateslerin yüklendiği geminin kalkış tarihi 10/12/2018 günü olarak belirtilmiş olmasına rağmen taşıma firması ile (...) cut off işlemlerinden sorun oluşunca malın gemiye yüklenemediği, 13/12/2018 tarihinde ... adlı taşıma firması ile ürünün taşındığı, domateslerin yüklendikten sonra yaklaşık toplamda 10 günlük bir sürede ... Limanına ulaşmış olması, domatesi yükleyen davacı veya taşıma şirketi olan ... firmasında bir kusur olmadığı, davalının domates gibi taze ve narin bir gıda ürününün uzun süre yüklenmeden bekletilmiş olmasından ötürü bu hasara neden olduğunu düşündürdüğü, bu kadar süre malın bekletilmesinin ve oluşan gecikmenin domates ürününün kalitesinde azalmaya ve tespit edildiği şekilde bozulmaya yol açmasının doğal olduğu, davalı tarafın somut taşımaya ilişkin navlunu kendi adına tahsil etmiş olduğundan taşıyanın hak ve yükümlülüklerine tabi kılınabileceği, taleplerin eşyanın zıyaı ve mahrum kalınan kazanç bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesinin gerektiği, eşyanın zıyaınndan kaynaklanan eşya bedeline ilişkin zarar bakımından süresinde bildirim yapılmamış olduğu ve kanunun öngördüğü iki karinenin doğduğu, ilk karine bakımından eşyanın varma limanında zıyaa uğramış olduğunun dosyada bulunan survey raporundan anlaşıldığı, ikinci karinenin aksinin ispatlanması için eşyanın zıyaa uğramasında taşıyanın kusurunun bulunduğunun ve taşıyanın bu kusurundan sorumlu olduğunun ortaya konulmasının gerektiği, ilk gemi bakımından süresinde beyanname düzenlenmesi olduğu, geminin yükleme limanına geç gelmesinde taşıyanın kusurunun bulunduğunun ortaya konulamadığı, dolayısıyla ikinci karinenin aksinin dosya kapsamında ispatlanamadığı, bu sebeple taşıyanın zıyadan kaynaklanan zarardan sorumlu tutulamayacağı, mahkemece taşıyanın sorumlu tutulması gerektiği kanaatinde ise, eşyanın zıya sebebiyle talep olunabilecek tazminatın TTK 1186/1 maddesi gereğince sınırlı olduğu ve tespit olunacak sınırın altında kalan tazminat talebinin kabul edilebileceği, eşyanın gecikmesi sebebiyle mahrum kalınan kâra ilişkin talebin gecikme zararı olduğu, TTK 1185/5 maddesi gereğince bu zarara ilişkin süresinde bildirim yapılmadığından tazminat talep hakkının ortadan kalktığı yönünde görüş bildirilmiştir. Dava; taşıma süresindeki gecikme nedeniyle zayi olan mal bedeli ile kar kaybının tahsili istemine ilişkindir. Eşyanın satış esasının “CIF ...” olduğu dosyaya sunulu faturadan anlaşılmaktadır. CIF satım şekliyle yapılan satımda, yükleme ile birlikte eşyaya ilişkin hasara katlanma yükümlülüğü alıcıya aittir. Bununla birlikte taşıyandan tazminat talep edebilecek kişi eşyanın hasara veya zıyaa uğraması ya da geç teslim edilmesi sebebiyle zarara uğrayan, malvarlığında zarar oluşan yükle ilgilidir. Bu kişi yükleten, taşıtan veya gönderilen olabilir. Somut uyuşmazlıkta yapılan mali incelemede davacının dava konusu domates emtiası ile ilgili olarak dava dışı alıcı ... Ltd. adına düzenlemiş olduğu, 06.12.2018 tarihinde A ... seri numaralı 28.192,00 USD (28.192,00 USD karşılığı 151 .419,23 TL) tutarlı faturayı 31.12.2018 tarihinde 27 yevmiye numarası ile dönem zararı olarak ticari defterlerinde kayıt altına aldığı tespit edilmiştir. Saptanan bu duruma göre mal bedeli ödenmemiş olduğundan, eşyanın zıyaı sebebiyle malvarlığında zarar meydan gelen davacı taşıtanın, davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğu kabul edilmiştir. Davalı ... tarafından davacı ... adına düzenlenen 07.12.2018 tarihli faturada dava konusu taşımanın navlun bedeli 3.100 Amerikan Doları olarak yansıtılmıştır. Faturada da taşımayı gerçekleştirecek gemi adı "..." olarak belirlenmiştir. Konişmento tarihi ve kalkış tarihi ise 10.12.2018 olarak belirtilmiştir. ... tarafından düzenlenen 10.12.2018 tarihli dekontta ... tarafından davalı ...'a 3.100 Amerikan Doları navlun bedelinin ödendiği görülmektedir. ... tarafından düzenlenen Rezervasyon Teyidi'nde (...) dava konusu domates yükünün ... gemisi ile ...'den ...'ya taşınması hususunda davalı ... ile anlaşıldığı belirtilmiştir. ... Tarım Ürünleri tarafından 13.12.2018 tarihinde ... Gümrük Müdürlüğü'ne hitaben düzenlenen yazıda, dava konusu yükün aslında ... gemisi ile taşınmasının planlandığı halde geminin seferine ilişkin cut off tarihinden dolayı yükün gemiye alınamadığı, bu nedenle ... gemisi ile taşımanın gerçekleştirileceği belirtilmiş; yükün içeriğinde bir değişiklik bulunmadığı ve ... gemisi ile taşınması için başka konteynerlere aktarılmasının gerektiği ifade edilerek beyannamede gerekli düzeltmenin yapılması talep edilmiştir. Davalı ... her ne kadar taşıyan sıfatının bulunmadığını iddia etse de, eşyanın taşınmasına taşıma işleri komisyoncusu olarak dahil olmuş bulunsa da, TTK m. 921 gereğince taşıma bedelini tahsil eden davalının taşıyanın hak ve yükümlülüklerine tabi olduğu kabul edilmiştir. Buna göre dava konusu taşıma ilişkisinde davalı ...'un sorumluluğu TTK'nın taşıyanın sorumluluğuna dair hükümlerine göre değerlendirmelidir. Somut olayda, zararın taşıma süresindeki gecikme nedeniyle meydana geldiği ileri sürüldüğünden uyuşmazlığın taşımanın gecikmesine ilişkin hükümlere göre çözümlenmesi gerekmektedir. TTK m. 1178 hükmü gereğince taşıyan eşyanın hasara, zıyaa uğramasından veya geç teslim edilmesinden kaynaklanan zararlardan sorumludur. Eşyanın taşınmasında hangi hallerde gecikme olduğunun kabul edileceği ise hükmün 4. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre, eşya, navlun sözleşmesinde belirlenen boşaltma limanında açıkça kararlaştırılmış olan süre veya açıkça kararlaştırılmış bir süre yoksa, olayın özelliklerine göre tedbirli bir taşıyandan eşyanın tesliminin makul olarak istenebileceği süre içinde teslim edilmediği takdirde teslimde gecikme olduğu varsayılır. Söz konusu gecikme tanımı dikkate alındığında somut olayda geç teslimin söz konusu olduğu kabul edilebilecektir. Dava konusu olayda geç teslimin sebebi taşımanın kararlaştırılan tarihte başlayamamasıdır. Dosya kapsamından gecikme halinin söz konusu olduğu anlaşılmakla birlikte talep olunan zararın türü bakımından da değerlendirme yapılması gereklidir. Talep konusu zarar kalemlerinin ilki eşyanın geç teslim edilmiş olması nedeniyle zıyaa uğramasından diğeri ise kâr kaybından kaynaklanan zararlardır. TTK'nın taşıyanın sorumluluğuna dair sistemi içerisinde geç teslimin sebep olduğu saf gecikme zararları taşıyanın geç teslimden kaynaklanan sorumluluğu kapsamında değerlendirilmektedir. Eşyanın hasara veya zıyaa uğraması halindeyse bu hasar veya zıyaın sebebi gecikme olsa da, taşıyan eşyanın hasara/zıyaa uğramasından kaynaklanan sorumluluğu kapsamında sorumlu tutulmalıdır. Talep eşyanın geç teslim edilmiş olması sebebiyle kâr kaybına uğranması gibi saf bir gecikme zararı ise geç teslimden kaynaklanan sorumluluk hükümlerine, eşyanın zayi olmasından kaynaklanan bir zarar ise yükün zıyaından kaynaklanan sorumluluk hükümlerine göre tabi olacaktır. Taşıyanın yüke özen gösterme borcunun ihlalinden sorumluluğu bakımından TTK m. 1184 ve 1185'te inceleme ve bildirim yükümlülükleri düzenlenerek ispata ilişkin bazı sonuçlara yer verilmiştir. TTK m. 1184 gereğince eşyanın tesliminden önce taşıyan, kaptan veya gönderilen, eşyanın hâl ve durumunu, ölçü, sayı veya tartısını tespit ettirmek amacıyla onları mahkemeye veya yetkili diğer makamlara ya da bu husus için yetkili uzmanlara inceletebilir. Söz konusu resmi incelemenin yapılmamış olması halinde TTK m. 1185/f.1 uyarınca zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. TTK m. 1185/f.4 uyarınca eşyanın uğradığı hasar veya zıya ne incelenmiş ne de süresinde bildirim yapılmışsa taşıyan lehine iki karine ortaya çıkar. Bunlar taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğidir. Taşıyandan tazminat talep eden yükle ilgili bu iki karinenin aksini ispatlayarak taşıyanı meydana gelen zarardan sorumlu tutabilir. Somut olayda domates yükünün zıyaa uğramış olduğuna dair varma limanında yapılan bir survey incelemesi olmasına rağmen teslim sırasında bir resmi inceleme yapıldığını veya eşyanın zıya'ının taşıyana ihbar edildiğini gösteren herhangi bir delil bulunmadığından, eşyanın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten zıyaa uğramış olduğuna dair davalı lehine karine doğmuş olmaktadır. Bu durumda tazminat talep eden davacının zararın meydana gelmesine taşıyan veya adamlarının kusurunun sebep olduğunu ve ayrıca taşıyanın bu kusurdan sorumlu olduğunu ispat etmesi aranacaktır. Bilirkişi raporunda yapılan teknik değerlendirmede domates yükünde meydana gelen zıya hali ise davalının domates gibi taze ve narin bir gıda ürününü uzun süre yüklenmeden bekletilmiş olmasına bağlanmış; bu kadar süre malın bekletilmesinin ve oluşan gecikmenin domates ürünün kalitesinde azalmaya ve tespit edildiği şekilde bozulmaya yol açmasının doğal olduğu sonucuna varılmıştır. Bu teknik tespitler sonucunda dava konusu domates yükünün davalı tarafından üstlenilen sürede taşımasının gerçekleştirilememiş olması ve uzun süre yükletilmeden bekletilmiş olması sebebiyle zıyaa uğradığı kabul edilebilecektir. Davacı zıyaa ilişkin ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinden zararın taşıyanın kusuru ile ve taşıyanın sorumlu olduğu bir sebeple ortaya çıktığını ispatlamalıdır. Buna göre davacının, ilk gemiye yüklemenin yapılamamış olmasının taşıyanın kusurundan kaynaklandığını, ilk gemi ile süre bakımından aynı veya eşyanın zıyaa uğramadan taşınabileceği başka bir gemiye yüklenmesini sağlayamamasında kusuru bulunduğunu ortaya koyması aranacaktır. Davacı vekilinin dosyaya sunduğu sorvey raporunda ... limanından ... limanına gemi ile taşınan domates yükünün taşımanın sonunuda gemiden boşaltıldığında kötüleşmek suretiyle bozulduğu tespit edilmiştir. Domateslerin davalıya teslim edilmeden önce 5 Aralık 2018 tarihinde Tarım ve Orman Bakanlığından" Bitki Sağlık Sertifikası" raporu alındığı, İhracat öncesi TC.Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının düzenlediği ... nolu raporda, davacıya ait domateslerin yüklenme öncesi bitki zararlılarından ve böcek öldürücü kimyasallar olan pestisitlerden ari olduğu, domates bitkisinde olması muhtemel bakteri ve virüsleri içermediği, ...'e ihracata uygun oldukları belirtildiğinden, domateslerin taşınmak için davalıya teslim edildiğinde sağlıklı ve taze olduğu sonucuna varılmaktadır.Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda görevli Gıda mühendisi tarafından, yükteki bozulmanın taşıma süresindeki gecikmeye dayalı olduğu değerlendirilmiştir. Bu bakımdan taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü için yükün süresinde taşınıp taşınmadığı ve bir gecikme var ise bu gecikmede kimin kusurlu olduğu belirlenmelidir. Dosyaya sunulan elektronik posta yazışmalarında yer alan bilgilerden taraflar arasında yükün ... gemisi ile taşınması hususunda anlaşıldığı, 10.12.2018 tarihinin taşımanın başlayacağı tarih olarak belirlendiği ve bu tarihe göre somut taşıma süresi içinde taşımanın tamamlanarak teslimin gerçekleşeceğinin kararlaştırılmış olduğu anlaşılmaktadır. Ancak sonradan Davalı ... tarafından eşyanın yükleneceği gemi ile taşımanın başlayacağı tarihi değiştirilmiş, buna gerekçe olarak ilk kararlaştırlan geminin hava şartları sebebiyle yükleme limanına ulaşamamış olması ve ilk gemi için belirlenen beyanname cut off tarihine davacı tarafça uyulmamış olması gerekçe gösterilmiştir. Kötü hava şartları sebebiyle ilk geminin Mısır'dan hareket edemediği konusunda dosyaya belge sunulmamış olsa da Aralık ayında hava muhalefetinin yaşanması anlaşılabilir bir durumdur. Davalı vekili, ilk gemi ile taşıma yapılamamasının ikinci nedeni olarak beyanname cut off tarihinin geçirilmiş olmasını göstermektedir. ... tarafından ...'a gönderilen 05/12/2018 tarihli (saat 10:47) gönderilen e-postada da,"beyannameyi yarın akşam göndereceğinize dair verdiğiniz teyide istinaden 2x40 pcrf rezervasyonunuz işleme alınmıştır." mesajının iletilmiştir. Bu şekilde davalı tarafın 4.12.2018 tarihli elektronik postada en son beyanname cut off tarihini 06.12.2018 olarak bildirdiği sabittir. Ancak dosyaya sunulan beyanname tarihinin 07.12.2018 olduğu görülmektedir. Eşyanın gümrük işlemlerinin davacıyı temsilen davacının gümrükçüsü tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmaktadır. Beyanname cut off tarihinin 06.12.2018 olması bu tarihe kadar beyannamenin düzenlenmiş olmasını gerektirmektedir. 4.12.2018 tarihli elektronik postada bu husus davacı temsilcisine açıkça iletildiği halde, beyannamenin süresinde düzenlenmemiş olmasından dolayı planlanan ilk taşımanın gerçekleşemediği anlaşıldığından, taşımanın ilk gemi ile yapılamamasının davacının beyanname ile ilgili yükümlülüğünü teyitleşilen sürede yerine getirmemesinden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır. Tüm bu değerlendirmeler neticesinde; eşyanın varma limanında zıyaa uğramış olduğunun dosyada bulunan survey raporuyla sabit olduğu, davacı TTK'nın1185. Maddesinde düzenlenen ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğinden eşyanın zıyaa uğramasında taşıyanın kusurunun bulunduğunun ve taşıyanın bu kusurdan sorumlu olduğunun davacı tarafça ispatlanması gerektiği, dosya kapsamına göre; yükün ziyaa uğramasının nedeninin taşıma süresindeki gecikme olduğu, ... adına ...'a gönderilen 05/12/2018 tarihli gönderilen e-postada da"beyannameyi yarın akşam göndereceğinize dair verdiğiniz teyide istinaden 2x40 pcrf rezervasyonunuz işleme alınmıştır." mesajının iletildiği, bu şekilde davalı taşıyanın gümrük beyannamesini en geç 6/12/2018 akşam saatine kadar gönderilmesi halinde ilk gemi ile taşımanın gerçekleşeceğini davacı yetkilisine bildirdiği, ancak dosyaya sunulan gümrük beyannamesinin tarihinin 07/12/2018 olduğu, böylelikle davacı tarafın kendilerine yapılan bildirime rağmen gümrük beyannamesini süresinde vermemesi nedeniyle ... gemisi ile yapılacak ilk taşımanın gerekleşemediği, planlanan ikinci geminin yükleme limanına geç gelmesinde taşıyanın kusurunun bulunduğunun ortaya konulamadığı, davacı zamanında beyanname düzenlemiş olsa idi yükün kararlaştırılan ilk gemi ile taşınmasının mümkün olduğu, ancak beyannamenin süresinde düzenlenmemiş olması nedeni ile rezervasyonun iptal edildiği, bu nedenle taşıma sonraki sefer ile gerçekleştiğinden yükün taşınmasında gecikme meydana geldiği, söz konusu gecikme ve buna bağlı zarardan dolayı TTK'nın 1178 ve devamı maddelerine göre taşıyana kusur yüklenemeyeceği kanaatine varıldığından, bu kanaat ışığında davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Peşin alınan 5.163,99 TL harçtan, karar harcı olan 80,70, TL'nin mahsubu ile fazla alınan 5.083,29 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı taraf vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 29.616,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.09/03/2022 Başkan ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır. Üye ... ✍e-imzalıdır.. Katip ... ✍e-imzalıdır.

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/8, K. 2022/106, T. 09.03.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-8-e-2022-106-k-e4b38c46c83f