İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/403 E. 2022/317 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/403
Karar No
2022/317
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2020/403 Esas KARAR NO : 2022/317 DAVA : Alacak (Kurtarma Ve Yardımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/11/2020 KARAR TARİHİ : 25/05/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili kuruluşun kamu iktisadi kuruluş olduğunu, davalı şirkete ait ... IMO numaralı Türk Bayraklı ... ... isimli geminin ... ... terminalinde iken 29/09/2020 tarihinde saat 14:30 sularında halatlarının kopması ve kumanda altında olmaması nedeniyle tehlikeye maruz kaldığını, Liman Başkanlığının talebi ve gemiden gelen talep üzerine dava dışı ... A.Ş'ye ...-1, ...-2, ...-3 isimli römorkörler tarafından verilen hizmet neticesinde gemi başarılı bir şekilde kurtarıldığını, ... A.Ş ile müvekkili kuruluş arasında hizmetten doğan alacağın temlikine ilişkin 02/10/2020 tarihli temlik sözleşmesi imzalandığını, gemi değerlene firması olan ... isimli firmadan alınan raporda kurtarılan geminin değeri 40.000.000 USD olarak belirlendiğini, gemi tarafından verilen bilgilere göre düzenlenen SP1 raporunda gözüken Bunker değeri toplam 293.419,80 USD olarak hesaplandığını, müvekkili kuruluşça gemi ilgilileri ile sulh görüşmelerine başlanmış ise de, gemi ilgilileri sulh görüşmelerinden çekildiğini, teminat yatırmadığı ve ödeme yapmadığını, geminin değeri ve bunker değeri üzerinden, geminin içinde bulunduğu risk, verilen hizmet hususları dikkate alınarak kurtarma ücreti 4.000.000 USD olarak belirlendiğini, kurtarma hizmetine iştirak eden kaptan raporları da olayın kurtarma hizmeti olduğunu açıkça gösterdiğini, gemi yanaşma manevrasında demir atmamış olmasına rağmen kılavuz kaptan geldiğinde her iki demirin de suda olduğunu belirttiğini, olduğu pozisyonda demir atmanın geminin mevcut durumda sürüklenmesini önleyici en küçük bir etkisi olmadığını, sörvey raporunda da bu durum belirtildiğini, demir atıldıktan sonra geminin sürüklenmesi durmadığını, geminin pozisyonunu koruyamaması ve sürüklenmeye devam etmesi ncdeniyle 3 römorkör birden geminin sancak tarafından yaslanarak gemiyi tutmaya çalıştığını, ... ... üzerinde bulunan ... yakıt barcı da ... ...'in sürüklenmesi nedeniyle geminin üzerinden ayrılamadığı, hatta geminin alabora olması ya da hasarlanmasına ramak kaldığını, geminin sadece kendisi değil limanda bağlı bulunan diğer gemilerin ve limanda tehlike altına girdiğini beyanla kurtarılan yüke ilişkin haklar ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile Müvekkile Kuruluş Tekel Sahası içerisinde davacıya ait Türkiye Bayraklı ... ... adlı gemiye verilen Kurtarma hizmeti nedeniyle gemi ve bunkere şamil olmak üzere toplam 4.000.000.00 USD kurtarma alacağının olay günü olan 29.09.2020 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek, USD mevduatı için Kamu Bankalarının 1 (bir) yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek döviz faizi ile birlikte ödeme günlü TCMB efektif salış kuru karşılığı TL olarak davalıdan alınarak müvekkili Kuruluşa ödenmesine, dava harç, masraf ve vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinin birinci bendinde işletmelerinin kamu kuruluşu olduğu ve Kurtarma Yardım hizmeti ile ilgili olarak tekel hakkının olduğunu belirttiğini, halbuki adı geçen bölgede, pilotaj ve kılavuzluk hizmeti 2019 yılından beri ... A.Ş. firmasına verildiğini, 01.06.2019 yılından itibaren adı geçen bölgede kılavuzluk ve römorkaj ... A.Ş. firmasına verildiğini, İskeleden kalkış ve yanaşmalar ...'a ait römorkör ve pilotlar tarafından yaptırılacak olup, mecburi olduğunu, olay günü havanın aniden karararak bulutlanması ve gemiyi açıcı rüzgar ihtimaline karşı, kaptan tarafından mürettebata gerekli ek önlemler aldırıldığını ve ayrılma manevrası için römorkör talep edildiğini, hizmetin akabinde de towage ve pilotage bill, ... tarafından ayrılma manevrası ve yine römorkörler için kötü hava nedeniyle ayrılma manevrası olarak imzalandığını, Kıyı emniyeti ve gemi kurtarma işletmesinin tekel hakkının olduğu yerlerde başka gemilerin kurtarma hizmeti yerine getirmesi her zaman için tekel hakkının ihlal edilmesi sonucunu vermediğini, müvekkili firmaya herhangi bir şekilde verilmiş kurtarma hizmeti olmadığını, herhangi bir şekilde Kıyı Emniyetine ait römorkörlerce müvekkiline bir çekme veya itme işlemi yapılmadığını, davacı Kıyı Emniyetinin o bölgede kurtarma yardım hizmeti tekeli olduğu ve ... tarafından verilen hizmetin kurtarma yardım hizmeti olduğu şeklideki iddiaları mesnetsiz olduğunu, kaptan kaza raporu ile video ve ses kayıtları uyuşmakta olup, davacı vekilinin gerçeğe uymayan geminin sürüklendiği ve deniz tehlikesi altında bulunduğu şeklindeki spekülatif iddiaları yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu, verilen hizmetin kurtarma hizmeti olmadığını, hizmetin verilmesinden önce Kılavuz Kaptan, Halat verileceğini ve kaptandan demiri almasını istediği, Kaptan neden diye sorunca da, merak etme, Kurtarma Yardım değil, ayrılma manevrası yapacağız demesi üzerine, kaptan halatı almayı ve demiri çekmeyi kabul ettiğini, verilen hizmetin kurtarma yardım değil, römorkaj ve pilotaj hizmeti olduğunu beyanla davanın reddi ile, müvekkilinin gemi ve verilen banka teminatı mektubu üzerindeki haksız ihtiyati haczin kaldırılmasını, mahkeme masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 08/11/2021 tarihli Birinci Bilirkişi Kurulu Raporunda özetle; kılavuz kaptanın saat İ4:05 de gemiye çıkmasını mütcakip, saat 14:11'de “... 1 ve ... 2” römorkörlerine dayanma, “... 3" römorkörüne ise halat vererek çekme talimatı verdiği, rüzgârın 14:15 sularında hızını daha da artırması üzerine kılavuz kaptan ve kaptanın rıhtımdan ayara etme kararını verdikleri ve bağlı oldukları halatları koparma pahasına saat 14:21 sularında gemi makineleri ve römorkörler yardımıyla rıhtımdan ayrıldıkları, sonuç olarak, dava konusu olayın deniz hava tahminlerinde yer almayan olağan üstü koşullarda meydana gelmiş olduğu, meteorolojinin 13:30 sularında meydana gelen beklenmedik hava olayını ancak saat 13:15'te uyarı olarak yayınlamış olduğu, geminin saat 13:47:00 ile 14:03 arasında baş taraftan açmaz durumuna gelmiş tek halat bağlı, baş iter ve makineleri çalışır hâlde ve de her iki demir atılmış durumda geminin pozisyonunu koruduğu, pilotun saat l4:05 gemiye çıktığı, ancak ... A.Ş. 19.11.2020 tarihli yazısında beyan edildiği üzere dava konusu geminin ... İstasyonu iletişim kurup limandan ayrılmak için acil olarak sadece römorkör talebinde bulunduğu. kılavuzluk talebinin olmadığı, kılavuz kaptanın kendi inisiyatifiyle gemiye çıktığı, dosyada mevcut ses kayıtlarında kılavuz kaptanın römorkörlere neden halat verileceği sorusuna “Kurfarma yardım yapmıycam, merak etme, yanaştırmak için alıyoruz” beyanının olduğu, kılavuz kaptanın Sektör'e “4:05 - 14:30 kalkış manevrası olarak kaydettik” şeklinde beyanınını bulunduğu, “pilot bill” üzerine “kalkış manevrasıdır” kaydının yapıldığı, kaptanın bir kurtarma talebinin bulunmadığı da dikkate alındığında dava konusu olayın kurtarma - olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine ulaşıldığı, yapılan kalkış mancvrasının liman hizmet tarifesinde yer verilen “hava muhalefeti nedeni ile geminin kılavuz ve römorkür almadan kendi imkanları veya kuruluşun imkanları ile rıhtim. şamandıra, tesisler veya iskelelerden kalkması ve bilahare kalktığı yere yanaşması halinde ücretlerin indirimli uygulanacağı” tarifesine göre değerlendirilebileceği görüş ve kanaatinde oldukları belirtilmiştir. 28/03/2022 tarihli ikinci Bilirkişi Raporunda özetle; ... ... gemisinin ... rıhtımında bağlı iken 29.09.2020 tarihinde saat 14:15 civarında rüzgârın aniden şiddetlenmesi ve geminin palamar halatlarının kopması üzerine gemi kaptanı acil olarak rıhtımdan avara etmeye karar vermiş ve römorkör talep ettiği, pilot istasyonuna dönmekte olan kılavuz kaptan saat 14:05 de ... ... gemisine çıktığı, rüzgârın güneybatı yönünden hızının 50-60 knot'a yükselmesi ile baş taraftaki halatların tamamının koptuğu, geminin baş tarafi sancağa doğru açılmış, gemiyi tutmak için iskele demir atılmış yeterli olmayınca sancak demir de denize atıldığı, sonunda geminin sancağa düşmesinin durduğu, devamında 3 adet römorkör desteği ile 14:21'de kendi makine gücü ve römorkörler yardımı ile limandan ayrıldığı, kaptanın kurtarma talebinde bulunmadığı gibi mevzubahis manevra kurtarma unsurları da dikkate alındığında objektif bir tehlike altında olmadığı önceki bilirkişi raporundaki görüşe katılarak dava konusu olayın ve verilen hizmetin kurtarma olarak değerlendirilemeyeceği, aksinin kabulü halinde kurtarmanın unsurlarının toplam 10 adet olduğu, her bir unsur puan üzerinden değerlendirileceği, kurtarma için adı geçen unsur örneğin“verilen hizmetlerin ne kadar çabuk sağlandığı” konusunda, kurtarma veren kuruluş çok çabuk organize olup gemiyi karaya oturmadan kurtarırsa| tam puan alacak, yetişebileceği halde organizasyonu yapamayıp gemi karaya oturduktan sonra gelirse 0 puan alacağı, hüküm uyuşmazlıkla birlikte değerlendirildiğinde; aracın ve diğer eşyanın kurtarıldıktan sonraki değeri; gemi 40.000.000 USD ve yakıt 293.419,80 USD olmak üzere toplam 40.293.419,80 Usd olarak tespit edildiği, davacı ve davalı tarafından dosyaya sunulan gemi değerlendirme raporlarına göre gemi değeri, SP1 raporundaki yakıt değerlerine göre yakıt fiyatlarının kadri marufunda olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 09.11.2020 tarihli (2020/... D. İş sayılı dosyada alınan) bilirkişi raporunda; 3 adet video dosyası ve adet ses dosyası çözümlenerek rapor halinde sunmuştur. Raporda ... ... gemisinin 29.09.2020 günü saat 13.37.03'den 14:25:00'a kadar, havanın kötüleşmesinden hemen önce gemi deniz ve hava durumu hakkında bilgi verilmektedir. Raporda rüzgârın aniden artması üzerine geminin değişen pruva hattı durumu ve halatların kopması resimlerle gösterilmiştir. Rüzgârın daha da kuvvetlenmesi sebebiyle halatların kopması geminin kendi sancağına doğru rıhtımdan açılması, kılavuz motorunun gelişi, römorkörün gemiyi çekmesi, ... ... gemisinin yeniden rıhtıma yanaşması, rüzgârın kuvvetini arttırması ile beraber kalan halatlarının da kopararak kendi makine gücü ile açığa doğru çıkması zaman çizelgesi ile beraber dosyaya sunulmuştur. Dava; Kurtarma ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu alacak bakımından davacı ile dava dışı ... A.Ş arasında 02/10/2020 tarihli temlik sözleşmesi düzenlenmiş olduğundan, davacı ... TBK'nın 183.maddesi uyarınca aktif dava ehliyetine haizdir. Davacı taraf iddialarında, davalıya ait olan Türk bayraklı ... ... gemisinin ... ... terminalinde iken 29.09.2020 tarihinde saat 14:30 sularında halatlarının kopması ve kumanda altında olmaması nedeniyle tehlikeye maruz kaldığını, liman başkanlığının talebi ve gemiden gelen istek üzerine ... A.Ş. Ait römorkörler tarafından kurtarıldığını, ... A.Ş'nin kurtarma hizmetinden doğan alacağını ...ne temlik ettiğini, kurtarılan gemi ve yakıt için 4.000.000 USD kurtarma ücreti alacağı tespit edildiğini, ileri sürerek bu tutar alacağın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmektedir. Davalı taraf ise, verilen hizmetin kurtarma değil römörkaj ve pilotaj hizmeti olduğunu savunarak davanın reddini istemektedir. Dolayısıyla dosyada çözümlenmesi gereken hukuki uyuşmazlık, ... ... gemisine verilen hizmetin, TTK'nın 1298. Maddesi anlamında kurtarma hizmeti niteliğinde olup olmadığı hususuna ilişkindir. Gemiler ile ilgili kurtarma faaliyeti TTK'nın 1298.maddesinde düzenlenmiştir. Hükmün birinci fırkasında, seyri sefere elverişli sularda tehlikeye uğramış bulunan su aracı veya diğer eşyanın kurtarılması için yapılan her fiil veya hareketin kurtarma faaliyeti oluşturacağı kabul edilmiştir. TTK m.1298'de hangi hallerin kurtarma faaliyeti olarak addedilemeyeceği düzenlenmiştir. Buna göre, su aracının malikinin veya kaptanının yahut araçta bulunmayan ve bulunmuş olmayan eşyanın malikinin açık ve makul olarak karşı koymasına rağmen yürütülen faaliyetler, tehlike altında bulunan araçta çalışan kişiler tarafından yürütülen faaliyetler, tehlike doğmadan önce kurulmuş bir sözleşmenin ifası amacı ile yapılan ve yapılması gereken hizmetlerin kurtarma faaliyeti kapsamında değildir. Kurtarmanın temel unsuru geminin yahut eşyanın tehlikeye uğramış olmasıdır. Tehlikenin de seyri sefere elverişli sularda meydana gelmiş olması gerekmektedir. Hükümde bahsedilen tehlikenin objektif olması koşulu aranmalıdır. Öyleyse kurtarma hizmeti verilmemiş olsa idi, geminin ya da içindeki eşyanın muhtemelen ziyaı yahut hasarına sebebiyet verecek bir kazanın ya da kaza olasılığı bulunmalıdır. Dolayısıyla, bir gemi kendi imkanları ile tehlike yaratan şartların üstesinden gelebilecek durumda ise ya da tehlikenin sonuçlarını önleme imkanına sahip ise, TTTK 'nın 1298.maddesi anlamında tehlike unsuru gerçekleşmemiş olacaktır. Bilirkişi raporlarında bu konuya ilişkin olarak içinde bulunulan duruma göre makul bir kaptan tarafından tehlike olduğu kabul ediliyor ise, tehlikenin gerçekleşmiş olduğu varsayılmıştır. Römörkaj hizmetinin sonradan kurtarma faaliyetine dönüştüğünü ispat etme yükümlülüğü römörkajın malikine aittir. TTK'nın 1298/f.4 hükmünde kaptanın açık ve makul olarak karşı koymasına rağmen yürütülen faaliyetler kurtarma faaliyeti olarak sayılmamıştır. Hükümde belirtilen diğer bir husus ise, tehlike doğmadan önce kurulmuş bir sözleşmenin ifası amacı ile yapılan veya yapılması gereken hizmetlerin kurtarma faaliyeti dışında tutulmasıdır. Burada belirtilmek istenen römörkaj (cer) sözleşmesidir. Bu hizmet için ise, belirli bir tarife üzerinden öngörülen bedel ödenmektedir. Bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere römörkaj sözleşmesinin sonradan kurtarma faaliyetine dönüşmesi mümkündür. Bunun için römörkaj hizmeti sırasında bir tehlike unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediği, tespit edilmelidir. Dosyada alınan bilirkişi raporlarından, birinci bilirkişi kurulu raporunda olaya ilişkin video, ses kayıtları, kılavuz kaptanın beyanı ve düzenlediği belgeye göre, ... gemisinin gemi makinaları ve römörkörler yardımı ile rıhtımdan ayrılmış olduğu, ... tarafından yayımlanan kılavuz ve römörkaj alma zorunluluğu başlıklı tarifenin m.6 düzenlemesi göz önünde tutulduğunda, TTK'nın 1298/f.1 anlamında objektif tehlike unsurunun ispat edilemediği, görüş ve kanaatinde oldukları belirtilmiştir. Söz konusu raporunun dosyaya sunulmasından sonra, ... ... gemisinin olay gününe ait VDR kayıtlarının tümünün, çözümü ile birlikte dosyaya sunulmasına karar verilerek, davacı vekilinin birinci rapora karşı ileri sürdüğü tüm itirazlarında değerlendirilmesi sureti ile yeni bir heyetten rapor alınması cihetine gidilmiştir. 28.03.2022 tarihli ikinci bilirkişi kurulu raporunda, ... ... gemisinin ... rıhtımında bağlı iken rüzgarın aniden şiddetlenmesi ve geminin palamar halatlarının kopması üzerine gemi kaptanının acil olarak rıhtımdan avara etmeye karar verdiği ve römorkör talep ettiği, Pilot istasyonuna dönmekte olan kılavuz kaptanın saat 14:05'de gemiye çıktığı, rüzgarın Güneybatı Yönünden hızının 50-60 Knot'a yükselmesi ile baş taraftaki halatların tamamının koptuğu, geminin baş tarafı sancağa doğru açılarak, gemiyi tutmak için atılan iskele demir yeterli olmayınca sancak demirinde denize atıldığı, sonunda geminin sancağa düşmesinin durdurulduğu peşinden 3 adet römorkör desteği ile 14:21 de kendi makine gücü ve römorkörler yardımı ile limandan ayrıldığı, olayda gemi kaptanının kurtarma talebinde bulunmadığı, manevra kurtarma unsurları dikkate alındığında, geminin objektif bir tehlike altında olmadığı yönündeki önceki bilirkişi raporunda belirtilen görüşe katıldıkları, bu nedenle dava konusu olayın ve verilen hizmetin kurtarma olarak değerlendirilemeyeceği, kanaatine ulaşıldığı belirtilmiştir. Yapılan yargılama, dosyaya celp ve ibraz edilen deliller ile birbiri ile uyumlu bilirkişi raporlarına göre; uyuşmazlığa esas teşkil eden olayın öncesinde... A.Ş. ile ... ... gemisi donatanı olan davalı arasında bir römorkaj sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu, bu nitelikteki faaliyetin kurtarma sayılabilmesi için çekicinin verdiği hizmetin römorkaj sözleşmesinin gereği gibi ifa edilmesi kavramını aşarak, fevkalade bir hizmet niteliği arz etmesi gerektiği, kurtaran geminin faaliyetinin römorkaj sözleşmenin ifası amacına matuf olduğu durumlarda kurtarma faaliyeti söz konusu olmayacağı, dolayısıyla kurtarma ücreti de doğmayacağı dava konusu olayın deniz hava tahminlerinde yer almayan olağanüstü koşullarda meydana gelmiş olduğu, ... ... gemisinin ... rıhtımına bağlı iken 29/09/2020 tarihinde saat 14:15 civarından rüzgarın aniden şiddetlenmesi ve geminin palamar halatlarının kopması üzerine ... A.Ş. 19.11.2020 tarihli yazısında beyan edildiği üzere gemi kaptanının ... İstasyonu iletişim kurup limandan ayrılmak için acil olarak römorkör talebinde bulunduğu, kılavuz kaptanın da saat 14:05'ten kendi inisiyatifiyle gemiye çıktığı, dosyada mevcut ses kayıtlarında kılavuz kaptanın römorkörlere neden halat verileceği sorusuna “Kurtarma yardım yapmıycam, merak etme, yanaştırmak için alıyoruz” beyanının olduğu, kılavuz kaptanın Sektör'e “14:05 - 14:30 kalkış manevrası olarak kaydettik” şeklinde beyanının bulunduğu, “pilot bill” üzerine “kalkış manevrasıdır” kaydının yapıldığı, rüzgarın güney batı yönündeki hızının 50-60 knot yükselmesi ile baş taraftaki halatlarının tamamının koptuğu, geminin baş tarafının sancağa doğru açılarak gemiyi tutmak için atılan iskele demir yeterli olmayınca sancak demirin de denize atıldığı, bu şekilde geminin sancağa düşmesinin durdurulduğu, peşinden de geminin 3 adet römorkör desteği ile kendi makine gücü ve römorkörler yardımı ile limandan ayrıldığı, bilirkişi raporlarında tespit edildiği üzere ayrılma manevrası sırasında geminin makinesi çalışır vaziyettedir olup ciddi anlamda sürüklenmediği, buna göre geminin TTK'nın 1298/f.1 anlamında objektif bir tehlike altında olduğunun söylenemeyeceği,dava konusu olayda ... ... gemisine verilen hizmetin kurtarma hizmeti olarak değerlendirilemeyeceği, başlangıçta var olan römorkaj sözleşmesi kapsamında kaldığı kanaatine varılmış olup davacı vekili 25/05/2022 tarihli duruşmada röjmorkaj alacağı taleplerinin olmadığını, temlik alınan alacağın sadece kurtarma yardım alacağına ilişkin olduğunu beyan etmiş olduğundan, römorkaj hizmetinden dolayı davacı kuruma ödenecek bir borcunda bulunmadığı anlaşıldığından, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Mahkememizin 2020/95 Değişik İş sayılı dosyası üzerinden verilen İhtiyati Haciz kararının KALDIRILARAK, davalı tarafça yatırılan teminatın İADESİNE, 3-Peşin alınan 578.558,38 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 578.477,68 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 427.409,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/05/2022 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/403, K. 2022/317, T. 25.05.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-403-e-2022-317-k-5a43843b0915