İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/281 E. 2022/594 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/281
Karar No
2022/594
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2020/281 Esas KARAR NO : 2022/594 DAVA : Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/09/2020 KARAR TARİHİ : 19/10/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31/05/2018 tarihli sözleşmesi ile davalı ... San ve Tic. A.Ş ve dava dışı ... Ltd arasında çelik bobin satışı hususunda anlaşmaya varıldığını, anlaşmaya göre satış bedeli, akreditif yoluyla satışa konu çelik bobinlerin tamamının en geç 15/08/2018 tarihinde gemiye yüklendiğine dair hazırlanmış yükleme konişmentosu yada konişmentoların akreditif bankasına sunulması üzerine ödeneceğini, dava dışı ... ... ... Ltd 31/08/2018 tarihli satış sözleşmesinin gereği olarak dava dışı ... ... Bankasında akreditif açtığını ve akreditif ödemesini satışa konu eşyanını tamamının en geç 15/08/2018 tarihinde gemiye yüklendiğine dair hazarlanmış yükleme konişmentosu yada konişmentolarının akreditif bankasına sunulması şartına tabi tuttuğunu, davalı ... Şirketinin satmayı taahhüt ettiği bobinleri tedariki uzun sürdüğünü, bu esnada 10/08/2018 tarihli ABD Başkanı Kararnamesi ile Türkiye menşeili çelik ürünlerine %25 ilave gümrük vergisi yansıtıldığını, yüklemenin son tarihinin 15/08/2018 olması gerektiğini bilen ve 15/08/2018 tarihinden sonraki yüklemelerin artan maliyet dolayısıyla dava dışı ... ... ... Şirketi tarafından ABD Kararnamesi gerekçe gösterilerek kabul edilmeyebileceğini öngören davalı ... Şirketinin tedarik işini hızlandırmış ise de, 14/08/2018 tarihinde müvekkili şirkete ait ... gemisinde satıma konu çelik babinlerin 7 lot halinde yüklenmesine başlandığını, yüklemelerin tamamlanması üzerine 15/08/2018 tarihli ..., ... , nolu toplam 7 adet konişmento düzenlendiğini, yüklemenin 15/08/2018 tarihinde tamamlandığı davalı ... Şirketinin görgüsüne uygun olarak teyit edildiğini, konişmentoları düzenlerken davalı ... Şirketinin, yükleme acentesi ... ile müvekkil şirketten ayrı ayrı acentelik yetkisi aldığını, 17/08/2018 tarihinde, dava dışı ... ... ... Ltd avukatı müvekkili şirkete bir yazılı ihtar çekerek yüklemenin bittiği son tarih hakkında bilgi istediğini ve kendilerinde yüklemenin satış sözleşmesi ile akreditif şartlarına aykırı olarak yüklemenin 16/08/2018 tarihinde bittiğine yönelik bilgi olduğu, konişmentolar ... tarafından 15/08/2018 tarihli olarak 17/08/2018 tarihinde düzenlenerek işvereni davalı ... Şirketine teslim edildiğini, 15/10/2018 tarihinde dava dışı ... ... Ltd gerçek dışı tarihli konişmento düzenlenmesi dolayısıyla müvekkiline karşı gerçek dışı tarihli konişmento düzenlenmesinden dolayı ortaya çıkan 1.429.304,91 Kanada Dolarlık tazminat alacağı gerekçe gösterilerek müvekkili gemisinin Kanada Mahkemesi'nce tutulduğunu, geminin tekrar sefere çıkabilmesi için geminin ... şirketi ve müvekkili tarafından teminat gösterilmek zorunda kalındığını, müvekkilinin ...'e konu 46 adet çelik bobinin yüklemesinin 16/08/2018 günü sabahı saat 03:45'te tamamlandığını, 01/11/2019 tarihinde dava dışı ... ... ... Ltd ile varılan uzlaşı sonucunda müvekkili şirketin 260.000 USD ödemesi kararlaştırıldığını ve bu ödeme de ... ... ... Ltd'e yapıldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 260.000 USD'lik tazminat alacaklarının, alacağın muaccel olduğu 06/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek kanuni temerrüt faizi üzerinden, yargılama masrafları ve avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsilini dava ve talep etmiştir. Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davanın konusu ABD Cumhurbaşkanlığının Kararname ile Türkiye menşeli çelik ürünlerine 15.08.2018 tarihinden itibaren % 25 ilave vergi getirilip getirilmediği olduğunu, 10 Ağustos 2018 tarihinde onaylanan bu ilave vergi kararı 13 Ağustos 2018 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, davacı vekilinin davasını dayandırdığı hususun doğru olmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla yükleme 15.08.2018 tarihinde tamamlanmış olsa idi, dava dışı ... firması bu vergiyi yine ödeyeceğini, davacı şirket ve yetkilisi olan kaptan, davacı vekilince sunulmuş bulunan delillerle yüklemenin 14.08.2018 tarihinde başladığını beyan ve kabul etmekle, anılan verginin yükleme hangi tarihte biterse bitsin ilave vergiye tabi olduğunu kabul ettiğinden huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacıya ait olan ... isimli geminin kaptanı dahi yüklemenin 15.08.2018 tarihinde tamamlandığına ilişkin tüm belgelere bizzat ... ... olarak imza attığını beyanla davanın reddine ve dava masrafları ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın öncelikle hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı yanın, dava dilekçesinde müvekkili ile dava dışı ... ... Ltd arasında 31.05.2018 tarihli çelik bobin satışı anlaşması yapıldığını, siparişi verilen ürünlerin en geç 15.08.2018 tarihinde bitmesinin kararlaştırıldığı ve bu tarihte yüklendiğinde ... ... Bankasına açılan akreditif ile ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, davanın konusu "ABD Cumhurbaşkanlığının Kararname ile Türkiye menşeli çelik ürünlerine 15.08.2018 tarihinden itibaren % 25 ilave vergi getirilip getirilmediği olduğunu, davacı şirket ve yetkilisi olan kaptan, davacı vekilince sunulmuş bulunan delillerle yüklemenin 14.08.2018 tarihinde başladığını beyan ve kabul etmekle, anılan verginin yükleme hangi tarihte biterse bitsin ilave vergiye tabi olduğunu kabul ettiğinden huzurdaki davanın reddi gerektiğini, anılan dava dışı ... firması ile müvekkilinin ticareti halen devam ettiğini, bizzat davacıya ait olan ... isimli geminin kaptanı dahi yüklemenin 15.08.2018 tarihinde tamamlandığına ilişkin tüm belgelere belgelere bizzat ... ... olarak imza atarak bu hususu belgelediğini beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; konişmentodaki yükleme tarihinin gerçeğe aykırı olduğu iddiasına dayanılarak, bundan dolayı davacı taşıyanın davadışı alıcıya ödediği tazminatın davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlıkta davacı ... limanından, Detroit limanına eşyayı taşımayı taahhüt eden taşıyandır. Davalı ... A.Ş.malın satıcısı olup konişmentoda yükleten olarak kayıtlıdır. 2 nolu davalı ... ise dosyaya sunulan “... ...” isimli yetki belgesinden de anlaşıldığı üzere davacı tarafından atanan ve kendi adı ve hesabına konişmento düzenleme yetkisi verilen yükleme limanı acentesidir. Davacı taraf iddialarında özetle; davalı ... ile dava dışı ... Ltd arasında çelik bobin satışı konusunda anlaşmaya varıldığını, ödemenin ise satım konusu bobinlerin en geç 15/08/2018 tarihinde gemiye yüklendiğine dair yükleme konişmentosunun akreditif bankasına sunulması halinde yapılacağının taraflarca kabul ve taahhüt edildiğini, satış sözleşmesinden sonra 10/08/2018 tarihinde ABD'de yayınlanan kararname ile Türkiye menşeili çelik ürünlerine %25 ilave gümrük vergisi getirildiğini, bu durumun alıcının maliyetini artmasına neden olduğunu, 46 adet çelik bobinin gemiye yüklenmesi 16/08/2018 tarihinde saat 03:45'te tamamlanmasına rağmen konişmentoya 15/08/2018 tarihinin atıldığını, bu suretle akreditif ödemesi şartı gerçekleşmemiş olmasına rağmen davalıya mal bedelinin ödemesinin sağlandığını, dava dışı alıcının gerçeğe aykırı konişmento düzenlenmesinden dolayı uğradığı zarar nedeniyle müvekkiline ait gemiyi Kanada'da tutuklattığını, sonradan bu şirketle yapılan uzlaşı neticesinde müvekkilinin 260.000 USD tazminat ödeyerek geminin serbest bırakılmasını sağladığını, ödenen tazminattan davalıların sorumlu olduğunu ileri sürmektedir. Davalılar vekilleri ise savunmalarında; davanın TTK'nun 1188.maddesinde düzenlenen 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, ilave vergi getiren ABD kararnamesinin 10/08/2018 tarihinde yayınlandığını, dolayısıyla alıcının her şekilde ilave vergi ödemek zorunda olduğunu, yüklemenin anlaşmaya uygun şekilde 15/08/2018 tarihinde yapıldığını, yüklemenin 15/08/2018 tarihinde tamamlandığını gösteren tüm belgelerde gemi kaptanının imzasının yer aldığını, savunarak davanın reddini istemişlerdir. Davalı taraflarca TTK'nun 1188.maddesine dayanılarak davanın süresinde açılmadığı ileri sürülmüş ise de, söz konusu hüküm deniz taşımasında eşyanın zıya, hasar veya geç tesliminden kaynaklanan istemler için taşıyan hakkında açılan davalar bakımından getirilmiş bir düzenlemedir. Bu nedenle taşıyanın, yükleten ile kendi acentesine karşı açtığı işbu rücu davası bakımından uygulanma yeri bulunmamaktadır. Dava konusu uyuşmazlığa zamanaşımı süresi bakımından uygulanacak hüküm TTK'nun 1246.maddesidir. Davacının yurt dışındaki alıcıya 01/11/2019 tarihinde ödeme yaptığı anlaşıldığından, bu durumda davalı ...'e karşı açılan dava TTK'nun 1246.maddesine göre süresindedir. Diğer davalı ...'ya yöneltilen dava ise haksız fiil sorumluluğuna dayanmaktadır. TBK m.72'de haksız fiil zararından dolayı zamanaşımı süresi iki yıl olarak düzenlenmiştir. Dava tarihi itibariyle bu süre geçmemiş olduğundan sonuçta her iki davalının da zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. 29/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda; Davacının taşıyan, 1 nolu davalının yükleten, 2 nolu davalının acente sıfatına sahip olduğu, uyuşmazlıkta konişmentonun yanlış tarihli düzenlenmesinin akreditif ilişkisine bir etkisinin bulunup bulunmadığının ve konişmentonun 1 nolu davalı yükleten ve 2 nolu acente tarafından taşıyanın iradesi dışında aldatma kastıyla yanlış tarihli düzenlenip düzenlenmediğinin değerlendirlmesi gerektiği, dosyada yer almayan akreditif sözleşmesinde konişmentonun en geç 15/08/2018 tarihinde düzenlenmesi gerektiğine yönelik bir koşul bulunduğu takdirde alıcının 16/08/2018 tarihli konişmento düzenlenmesini talep etmesi belgeler üzerine kuruları sistemin işlememesi ve satıcıya ödeme yapılmaması sonucunu doğuracağı, yanlış tarihli konişmento düzenlemesi iddiası bakımından altında kaptanın imzası bulunan mates receipt, konişmentolar ve sfatement of facts isimli olaylar çizelgesi yüklemenin tamamladığı tarihi 15/08/2018 günü bitmeden beş dakika önce tamamlandığını gösterdiği, 2 nolu davalıya konişmento düzenleme yetkisinin verildiği tarih ise 16/08/2018 tarihi, daha düşük itibarda öneme sahip olarak belirttiğimiz sörveyör ... 'ın yük sayım çizelgesinde yüklemenin 16/08/2018 tarihinde tamamlandığı bilgisi, dava-dışı alıcının irdelenen yazısı ve akreditif işleyişi bakımından yapılan açıklamalar ile yükleme tarihinin yanlış gösterilmesi hâlinde yetkisiz konişmento düzenlenmiş olacağına ilişkin yetki belgesi gözönünde tutulduğunda konişmentoda yükleme tarihi olarak belirtilen tarihin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı konusunda tereddütler oluştuğu, TTK m. 1188 f.3'ün uyuşmazlıkta uygulama alanı bulmayacağı kanaatine varılmıştır. Davanın dayandırıldığı husus, satış sözleşmesi ile yükleme tarihi olarak en geç 15 Ağustos 2018 tarihinin kararlaştırıldığı, bunun aynı zamanda akreditif koşullarından birisi olduğu, davacının kendi sörveyinden aldığı bilgilere göre yükleme işlemi 16/8/2018 tarihinde saat 03:45'te tamamlandığı halde hem olaylar çizelgesinde, hem de mates recepte yükleme tarihinin sırasıyla 15/8/2018 saat 23:55 ve 15/8/2018 olarak gösterildiği, dolayısıyla bu bilgilerin gerçeği yansıtmadığına ilişkindir. Böylelikle konişmentonun doğru tarihli olarak düzenlenmiş olması halinde akreditif koşulları karşılanmamış olacağından, bunun neticesinde dava dışı alıcının bankası tarafından ödemenin gerçekleştirilmemiş olacağı ileri sürülmektedir. Akreditif, akreditif amiri adı verilen kişinin verdiği talimat çerçevesinde, çoğu zaman bir banka olan muhatabın, akreditif açtıranın adı ve hesabına satıma konu olan malların ödeme yetkisini, buna karşılık lehtar olarak tanımlanan satıcı veya onun yetkilendirdiği kişinin de öngörülen belgeleri ibraz etmesi karşılığında ödemeyi talep etme yetkisini kazandığı bir havaledir. Akreditif ilişkisinde akreditif amirinin verdiği talimata uygun olarak akreditif açılarak akreditif şartları hazırlanmaktadır. Alıcının talimatı üzerine, lehtar lehine akreditif açılır ve akreditif şartlarının gerçekleşmesi hâlinde lehtara akreditif bedelini ödeme yükümlülüğü altına girilir. İbraz edilen belgelerin incelenmesi ve belgelerin akreditif talimatı ile uygunluk göstermesi halinde satım bedeli satıcıya yani akreditif lehtarına ödenir. Akreditif ilişkisinde belgelerin taşımaları gereken tarih de belirtilir. Konişmento tarihi satış sözleşmesine konu olan eşyanın yükleme tarihinin ispatı bakımından önem taşır. TTK m.1228/f.1'e göre konişmento, bir taşıma sözleşmesinin yapıldığını ispatlayan, eşyanın taşıyan tarafından teslim alındığını veya gemiye yüklendiğini gösteren ve taşıyanın eşyayı, ancak onun ibrazı karşılığında teslimle yükümlü olduğu senettir. Hükmün ikinci fıkrası uyarınca eşya gemiye alınır alınmaz taşıyan, ilk teslim anında verilmiş olan geçici makbuz veya tesellüm konişmentosunun geri verilmesi karşılığında yükletenin istediği kadar nüshada “yükleme konişmentosu” düzenlemekle yükümlüdür. Konişmento, kaptan veya taşıyanın yahut kaptanın bu hususta yetkilendirdiği bir temsilcisi tarafından taşıyan ad ve hesabına düzenlenebilir. 16/8/2018 tarihli “... ...” başlıklı yetki belgesi incelendiğinde, gemi kaptanının 16/8/2018 tarihinde davalı ...'yu konişmento düzenlenmesi için yetkili kıldığı, bu yetkinin belirli koşullara bağlanmış olduğu, buna göre yüklemenin tamamlandığı günün konişmentonun düzenlenme tarihi olacağı ve hiçbir şekilde konişmento düzenlenme tarihinin yüklemenin tamamlandığı tarihten önceki ya da sonraki bir tarihi içermemesi gerektiğinin yer aldığı görülmektedir. Davacı taraf, satım sözleşmesine ilaveten bu belgede ayrıca öngörülen koşullara aykırı olarak düzenlenen konişmentonun, yetkisiz bir şekilde düzenlenmiş olacağını ileri sürse de, dava dilekçesinde satım konusu çelik bobinlerin 14.08.2018 tarihinde gemiye yüklenmeye başlandığı beyan edilmektedir. Hal böyle iken gemi kaptanının gemi acentesi olan ...'ya daha önce verdiği konişmento düzenleme yetkisinin bu belge ile sonradan yazılı hale getirildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla sonradan düzenlenen yetki belgesi ile davalılar aleyhine bin sonuç çıkarılması mümkün olamayacağından söz konusu belgenin davaya bir etkisinin olmayacağı değerlendirilmiştir. Dosyaya sunulu belgelerden hazırlık ihbarının 14/8/2018 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu itibarla gemi yükleme limanına konişmentoda yüklemenin tamamlandığı gün olarak gösterilen 15/8/2018 tarihinden bir gün önce varmıştır. Davalı acente ... Kara ve Deniz Acenteliği tarafından davalı ... ye 16.08.2018 günü saat 04:37'de gönderilen e-postada, 14.08.2018 21:35'de yükleme başladı,15.08.2018 23:55'de yükleme bitti,16.08.2018 03:30'de lashing bitti, bilgileri yer almaktadır. Dosyada mübrez ... LOT 1,2,3,4,5,6,76 yüklerinin gemiye yüklenme tarihi 15.08.2018 olarak kayıtlı olup, konişmentolar da 15.08.2018 tarihlidir. Davalı ... tarafından düzenlenen ve kaptan tarafından imzalanan “... ” isimli belgede ise yüklemenin 14/8/2018 tarihinde başladığı ve 15/8/2018 tarihinde günün bitiminden yalnızca beş dakika önce 23:55'te tamamlandığı bilgisine yer verildiği görülmektedir. Bilirkişi raporunda kaptan bilirkişi tarafından yüklemenin gidişatı, posta sayısı, yükleme veya tahliye hızı vs. dikkate alınarak acente tarafından en yakın bitiş tarihi hesaplanarak limandan çıkış için izin belgesinin isteneceği, yük ile ilgili saat ve tarihlerin acente ve gemi tarafından kaydedildiği, Lashing (yüklerin bağlanması) her yüke göre değişiklik göstereceği gibi, geminin veya kiracının lashing'in ne zaman ve nasıl yapılacağı kaptanın gözetimde olmakla beraber yükletenin sorumluluğunda bulunduğu, dolayısıyla lashing için harcanan sürenin yükleme için ayrılan süreden farklı olduğu belirtildikten sonra; dosyada bulunan ... imzalı sayım cetvelinde (tally) yükleme bitiş tarihi 16.08.2018 saat 03:45 olarak kaydedilmiş ise de, ... 'n görevi yüklerin sayımı ile ilgili olup süre sayımının tally sörveyörünün görevine girmediği, dosyada bulunan başta konişmentolar olmak üzere, ... , Liman Çıkış Belgesi ve SOF'a (Olaylar Çizelgesi) ile karşılaştırıldığında, sadece yüklenen kolileri saymakla görevli ve kimin adına çalıştığı yazılı olmayan Sörveyör ...'ın yük sayım çizelgesinin sayılan belgelere karşı yükleme gününün saptanması hususunda daha düşük seviyede itibara sahip olduğu belirtilmiştir. Dosyaya celb ve ibraz olunan deliller ile bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; gemi kaptanının imzasını taşıyan mates receipt, konişmentolar ve statement of facts isimli olaylar çizelgesi yüklemenin 15/8/2018 günü bitmeden beş dakika önce tamamlandığını göstermektedir. Ayrıca yükleme limanı olan ... Liman Başkanlığının 05/08/2021 tarihli cevabı yazısı ekinde gönderilen liman çıkış belgesinde de geminin limana geliş tarihi 14/08/2018, liman çıkış belgesinin düzenlenme tarihi de 15/08/2018 olarak kayıtlıdır. Bu durumda gemi kaptanının imzasının yer aldığı mate's recaipt, konişmentolar ve olaylar çizelgesinin yanı sıra resmi evrak niteliğine haiz liman çıkış belgesi yüklemenin 15/08/2018 tarihinde yapıldığını ortaya koymakta iken, bu belgeler karşısında ... 'ın düzenlediği sayım çizelgesine itibar edilemeyeceği, kaldı ki bu sörveyörün görevinin sadece yüklerin sayımı ile ilgili olup, zaman sayımı konusunda bir vazifesinin bulunmadığı, dava dilekçesinde çelik bobinlerin 14/08/2018 tarihinde gemiye yüklenmeye başlandığının açıkça kabul edildiği, bilirkişi raporuna göre lashing için harcanan sürenin yükleme süresinden sayılamayacağı göz önüne alındığında, satım sözleşmesinde ödeme koşulu olarak öngörülen 15/08/2018 tarihinde yükleme işleminin tamamlanarak, konişmentoların da bu tarihte düzenlendiği sonucuna varılmaktadır. Öte yandan davacının yurt dışındaki alıcıya ödediği tazminatın temel dayanağının yükleme başlamadan önce ABD'de Türk menşeli mallar için 10/08/2018 tarihinde getirilen ek vergi yükü olduğu anlaşılmaktadır. Dava dosyasında ki uyuşmazlık konusu yükleme tarihinin 15/08/2018 mi yoksa 16/08/2018'mi olduğu noktasındadır. Bu durumda ilave vergi yükü açısından her iki tarafın iddia ettiği tarihe göre de sonucun değişmeyeceği de ortada olduğundan, açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Peşin alınan 33.256,73 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 33.176,03 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 196.370,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ...Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/10/2022 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/281, K. 2022/594, T. 19.10.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-281-e-2022-594-k-cb15b8e6a206