İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/153 E. 2023/53 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/153
Karar No
2023/53
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2020/153 Esas KARAR NO :2023/53 DAVA :İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :01/08/2017 KARAR TARİHİ :14/02/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilli sigorta şirketine nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalı olan emtianın davalı tarafından deniz yolu ile nakliyesi işinin üstlenildiğini, emtianın hasarlanması sonucu sigorta şirketi tarafından sigortalısına hasar tazminatının ödendiğini, TTK 1472.maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğunu, sigorta tazminatının zarar sorumlusu olan davalılardan rücuen tahsili amacıyla ... 13 İcra Müdürlüğünün ...esas sayılı icra dosyasının icra takibi başlatıldığını, davalırır takibe itiraz ettiklerini belirterek, iptali ile icra takibinin devamına, müvekkili lehine % 20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkili olmadığını, konişmentonun 26.maddesi gereğince ...'daki ...Adalet Mahkemesinin yetkili olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından sigortalısına ödeme yapılmadığını, TTK 1186 maddesi gereğince sorumluluğun sınırlandırılması gerektiğini, TTK 1184 ve 1185.maddesi gereğince usulüne uygun tespit ve ihbarın yapılmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememiz tarafından verilen 19/03/2018 tarih ve 2017/272 Esas, 2018/122 sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/02/2020 tarih ve 2019/293 Esas 2020/953 Karar sayılı ilamıyla bozularak mahkememize iade edilmiş ve yukarıdaki esasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizce emtia uzmanı ..., Uzakyol Kaptanı ... ile Taşıma Uzmanı ...'tan aldırılan raporda özetle; davacının aktif husumet ehliyeti olduğu, davalı ...'e fiili taşıyan olup, aksi ispat edilmedikçe ... A.Ş'nin acente sıfatına haiz olduğu ve kendisine ancak izafeten dava yönlendirilebileceği, emtia, nihai teslim yerine varmadan davalı taşıyan zilyetliğinde hasar görmüş olduğundan ihbara gerek olmadığı, dava konusu beton pompası aracının hasar tutarının 158.074,36 TL olduğu, TTKm. 1186/21 uyarınca hesaplanan üst sınır (38.000 kg X 2 ÖÇH= 76.000 ÖÇH) toplam zarar miktarının üzerinde olduğundan, meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kanaatine ulaşması hâlinde zararın tamamının talep edilmesinin mümkün olduğu, TTK'nun 1188/1. maddesi uyarınca, talep hakkının bir yıllık hak düşürücü süre içinde yapıldığı belirtilmiştir. Taraf vekillerinin rapora beyan ve itirazları doğrultusunda yeni bir heyetten rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, aldırılan raporda özetle; Sigortalının, hasarlanan kamyonun ve pompanın Türkiye'de tamiratını yapan firmalara sigortacı tarafından ödeme yapılmasını kabul ettiği; sigortacının yük sigortası kapsamındaki edimi, sigortalının mal üzerindeki menfaatinin uğradığı zararı tazmin olup bu edimin zararın giderimi için yapılan tamirat bedelinin tamiratı tapan üçüncü kişiye ödenmesi ile yerine getirilebileceği; bu sebeple ödemenin ex gratia ödeme sayılmasının mümkün olmadığı ve sigorta sözleşmesi uyarınca yapılmış bir ödeme sayılacağı, tamiratın ...' de yapılmasının mümkün olduğu, tamirin Türkiye'de yaptırılması sebebiyle zararın -Senegal'de alınan tekliflere göre değişecek şekilde- 16.628,17 veya 11.542,17 Euro artmış olduğu,TTK m. 1448 uyarınca, sigortacının ödeyeceği tutarın artmasının tek başına bu hükmün uygulanması bakımından yeterli olmadığı, sigortalının kusurlu davranışının zararın artmasına yol açmasının da gerekli olduğu, hasara uğrayan yükün Senegal'de tamir edilmesi halinde garanti dışı kalacağı dikkate alındığında sigortalının tamiratı Türkiye'de yaptırması sonucu zararın artmasında kusurlu olmadığı; bu sebeple tazminat üzerinden TTK m.1448 uyarınca indirim yapılamayacağı, yükün taşıyanın hakimiyetinde zarara uğramış olması sebebiyle davalı taşıyanın ortaya çıkan zarardan TTK m.1178 uyarınca sorumlu olduğu, taşıyanın sorumluluğunun üst sınırının TTK m.1186 uyarınca 76.000 ÖÇH olduğu belirtilmiştir. Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuan tazmini istemine ilişkindir. Dava dışı sigortalı tarafından satışı yapılan beton pompa emtiasının ... sayılı konişmento tahtında ...'ndan, ... Limanı'na taşındığı, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, tahliye limanında emtianın liman içi aktarmayı gerçekleştirecek olan liman aracına yüklenmek istendiği sırada hasarlandığı, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalıya ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili milletlerarası yetki itirazında bulunmuş ise de; davalı ...'ye izafeten açılan dava yönünden; yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar bakımından taraflar yetki sözleşmesi yapabilirlerse de, MÖHUK 47/1 maddesi uyarınca, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldıran sözleşme yapılması mümkün değildir. TTK’nın 105/2 maddesinde yabancı tacirlerin Türkiye'deki acenteleri aracılığıyla yapılan sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklar yönünden müvekkiline izafeten acente aleyhine dava açılabileceği ve bu hükme aykırı sonuç doğuracak şartların geçersiz olduğu hükme bağlanmış olmakla bu tarz uyuşmazlıklarda Türk mahkemelerine milletlerarası münhasır yetki tanındığı anlaşılmaktadır. Konişmento taşıyan adına Türk acente tarafından düzenlenmiş olup yetki şartının Türk mahkemelerinin münhasır yetkisini ortadan kaldırır nitelikte olması nedeniyle geçersiz olduğu anlaşıldığından, yine yerleşim yeri Türkiye olan davalı ... A.Ş. yönünden ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olması nedeniyle yetki itirazı MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmayacağından her iki davalı bakımından davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Dava konusu taşımaya ilişkin düzenlenen ... sayılı konişmentonun "..." kaydı ile taşıyan adına acentesi tarafından imzalandığı, navlun faturasının ise ... vergi numaralı fiili taşıyan ...A.S. Adına düzenlendiği görülmüştür. TTK'nun 105.maddesinde "acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acente tarafından müvekkili adına dava açılabileceği gibi kendisine karşı da aynı sıfatla dava yöneltilebileceği" hükmü düzenlenmiş olup anılan yasa maddesine göre acenteye karşı izafeten dava yöneltilebilecek olmasına rağmen doğrudan dava açılması mümkün değildir. Davalı ...’in taşımayı üstlendiğine dair başkaca bir delilin sunulmadığı, acentenin kişisel kusuruna da dayanılmadığı görülmekle davalı ... A.Ş. nin pasif dava ehliyetinin bulunmadığı değerlendirilmiştir. Dosyaya sunulan satış faturasının ... teslim şeklinde düzenlendiği görülmektedir. Bu satım şekline göre emtianın teslimine kadar malla ilgili bütün masraflar ve risklerin satıcıya ait olup , dava dışı sigortalının dava konusu yük bakımından sigortalanabilir menfaati bulunmaktadır. Davacı Sigorta Şirketi tarafından mezkur nakliyat sigorta poliçesi kapsamında, beton pompa kısmının onarımını yapan dava dışı ... Tic. Ltd. Şt' ye 02.11.2016 tarihinde 5.191,61 EURO (x 3.4119 =17.713,77 TL) ve 03.10.2016 tarihinde 28.842,00 EURO (x3,3421= 96.395,73 TL), ve kamyon kısmının onarımını yapan Kinza Yapı A.Ş ye 26.10.2016 da 43.964,86 TL olmak üzere toplam 158.074,36 TL ödendiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili poliçede onarım şartı bulunmadığı ve bu nedenle 3.kişilere yapılan ödemelerin tazmin edilemeyeceğini ileri sürmüştür. Davacının bu ödemeleri sigortalının muvafakati ile yaptığı dosya kapsamı ile belirli olup, dosyaya dava dışı ...A.Ş den alınan mutabakat ve ibraname belgelerinin sunulduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere zarar sigortalarında zararın giderilmesi için yapılan tamirat bedelinin, tamiratı gerçekleştiren üçüncü kişiye ödenmesi yoluyla da sigortacı tarafından zarar tazmin edilmiş olacağından davalının bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiş, davacının TTK 1472. Maddesi uyarınca aktif husumet ehliyetinin bulunduğu değerlendirilmiştir. TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda emtianın 19/11/2015 tarihinde hasarlandığı, icra takibinin 03/11/2016 tarihinde, hak düşürücü süre içerisinde başlatıldığı görülmüştür. Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Konişmentoda nihai teslim yerinin belirtildiği, davalının kara taşımasını da üstlendiği anlaşılmaktadır. Hasarın emtianın nihai teslim yerine varmadan taşıyanın zilyetliğinde iken meydana gelmiş olduğu sabit olduğundan, TTK m. 1185/1'e uygun şekilde taşıyana ihbar yahut TTK m. 1185/2 uyarınca tarafların katılımıyla inceleme yapılmasına gerek bulunmamaktadır. Buna göre hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiği yönünde karine oluştuğundan aksini ispat yükü davalı taşıyan üzerindedir. Taşımaya konu kamyon üstü beton pompasının yapılan aktarmalar sonrasında ... isimli gemi ile 03.11.2015 tarihinde aktarma için ...'na vardığı, kara nakliyesi için gemiden tahliye edilen ...nolu ... Konteyner üzerindeki yükün ... Konteyner Terminaline aktarıldığı, ancak tahliye limanında Kamyon Üstü Beton Pompasının konteyner yükleme aracı ile kaldırılarak liman içi aktarmayı gerçekleştirecek olan ... plakalı liman aracına yüklenmek istendiği sırada flat konteynerin sert bir şekilde araç üzerine bırakılması ile liman aracının taşıyıcı makaslarının kırıldığı ve beton pompasının dengesini kaybederek konteyner ile birlikte sol tarafı üzerine düşmesi sonucu hasara uğradığı anlaşılmaktadır. TTK m.1178/2 hükmünde "Taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur." esası öngörülmüştür. Taşıma konusu "Kamyon Üstü Bomlu Beton Pompası" yükü, taşıyanın hakimiyet alanında iken hasara uğramıştır. Bu sebeple, taşıyan ortaya çıkan zarardan sorumludur. 30.08.2016 tarihli Ekspertiz raporunda "ve sonuç olarak (07.03.2016) tarihli ekspertiz raporumuz onarılabilecek durumda olan ... marka araç ve ...marka pompa için Senegal'de bulunan... yetkili servisinden ve pompa tamirini yapabilecek muteber firmalardan (... ve ... Yetkili servisi ...) alınan teklifler dikkate alınarak hasar hesabı 2 ayrı onarım seçeneği ile hesap edilmiş olup, nihai değerlendirme Sayın Şirketiniz takdirlerine bırakılmıştı." denilmektedir. Bu ifadelerden hasarlanan emtianın kamyon kısmının ...'da bulunan ... yetkili servisi tarafından tamir edilebileceği ve fiyat teklifi verildiği, ... Makine tarafından yapılan beton pompası kısmının da yine bu konuda uzman ... firmasının yetkili servisince onarılabilecek şekilde teklif verildiği anlaşılmaktadır. Yine aynı eksper raporunda; "Ancak alınan bu teklifler sigortalı ile paylaşıldığında sigortalı tarafından kabul görmemiş, tamirci firmaların yetkili servisler olmadığı ve "..." olarak satılan makinenin hasarlandığı ve onarılsa dahi eskisi gibi olmayacağı, bu şekilde alıcısına teslim edilemeyeceği için yenisinin sipariş edilmiş ve alıcı firmaya sevk edilmiş olduğu öğrenilmiştir... "denilmektedir. Bu ifadelerden sigortalı ile yapılan istişareler sonrası kamyon ve üzerindeki pompanın Türkiye'ye getirilerek kamyon kısmı onarımının Koluman Motorlu Araçlar firmasınca, pompa kısmının onarımının ise ... tarafınca Türkiye'de yapılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili hasarlı emtianın Türkiye’ ye getirilerek onarım yapılmasının TTK 1448. Maddesine aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de pompanın yetkili servisinin yalnızca üretici ... olduğu, başka yerde onarım yapılması halinde garanti kapsamının dışına çıkılacak olması nedeniyle yükün tekrar Türkiye' ye getirilmesine karar verildiği, bu durumda sigortalının zararın artmasında kusurunun bulunmadığı ve davalı taşıyanın meydana gelen hasar bedelinden sorumluluğunun bulunduğu kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı taşıyan ...' nin hasar bedelinden sorumlu olduğu, bilirkişi raporlarında sınırlı sorumluluk hükümlerine göre tespit edilen tutarın toplam zarar miktarının üstünde olması nedeniyle meydana gelen zararın tamamının talep edebileceği ve bu davalı yönünden davanın kabulü gerektiği, davalı ... A.Ş yönünden asaleten açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davalı ...'ye izafeten ... A.Ş'yönünden açılan davanın KABULÜ ile; ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİ ile takibin aynen devamına, -Yasal şartlar oluşmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, 2-Davalı ... A.Ş yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 3-Karar harcı olan 10.864,04 TL'den peşin alınan 1.920,82 TL'nin mahsubu ile bakiye 8.943,22 TL harcın davalı ...'ye izafeten ... A.Ş'den tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (1.956,82 TL ilk harç 350,38 TL posta ücreti ve 7.500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam)9.807,20 TL'nin davalı ...'ye izafeten ... A.Ş'den alınıp davacıya verilmesine, 5-Davalı ... A.Ş. yargı gider toplamı olan 900,00 TL bilirkişi ücretinin davacıdan alınıp davalı ... A.Ş.'ye ödenmesine, bakiye giderin işbu davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekili için takdir edilen 24.856,04 TL vekalet ücretinin davalı ...'ye izafeten ... A.Ş'den alınıp davacıya verilmesine, 7-Davalı ... A.Ş' vekili için takdir edilen 9.200,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp işbu davalıya verilmesine, 8-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 9-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren yasal süresi içeresinde Yargıtay ilgili dairesinden temyiz yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.14/02/2023 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/153, K. 2023/53, T. 14.02.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-153-e-2023-53-k-bcdc14da04ff