İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/97 E. 2021/409 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/97
- Karar No
- 2021/409
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2019/97 Esas KARAR NO:2021/409 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:12/04/2018 KARAR TARİHİ :14/10/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesini özetle; Müvekkili ile dava dışı sigortalı .... AŞ arasında 27 Temmuz - 26 Ağustos 2017 tarihleri dönemine ilişkin ... Limanında bulunan Malta bayraklı ... Gemisinin sigortalı .... AŞ tarafından ... , ... Limanından getirtildiği belirtilen toplamda 54.940 kg dökme pelet mısır guluteni yemi emtiyasının tahliyesinin gerçekleştiğini, 26 / 29 Ağustos 2017 tarihlerinde 3 nolu ambarda istifli halde bulunan dökme pelet mısır guluteni yeminin kızışma, kömürleşme ve yanma hasarlarının mevcut olduğuna dair tespit işleminin yapıldığını, bu emtiyalarının 6 nolu depoya boşaltıldığını ve ayırma, ayıklama, havalandırma gibi işlemlerin hemen başlatıldığını, ancak içten içe yanmaya devam ettiğini, bu emtiyaların hasarlı olanlarının 2 ve 3 nolu depolara aktarıldığını, hasarsız olanlarının ise ayrı bir bölümde istiflendiğini dava dışı sigortalıya davacı tarafça 812,65 USD hasar tazminatı ödendiğini ve bu ödemeyle TTK 1472 maddesi uyarınca sigortalı haklarına halef olduğunu, taşıyıcının sorumluluğunun bulunduğunu ve bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, ancak itiraz edildiği belirtilerek itirazın iptali, takibin devamı ve %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi taleple .... Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesini özetle;Dava konusu olayda davalının acente sıfatının bulunduğunu ve TTK 116, 119 ve devamı maddeleri uyarınca da acentenin acente sıfatıyla yaptığı işlemlerinin adına hareket ettiği kişi hakkında hüküm doğurduğu belirtilerek davalı yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizdeki işbu davanın, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin19/02/2019 tarih ... sayılı görevsizlik kararı ile geldiği anlaşılmıştır. Dava, davacı sigortalısına ait emtiaların deniz taşıması sırasında hasarlandığı iddiasıyla sigortalıya ödenen bedelin rücuen tahsili talep ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlığın konusunun; tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... Sigorta A.Ş. Tarafından borçlu ... Gemisine izafeten acente sıfatı ile .... Ltd. Ve ... Kg ve ... Denizcilik A.Ş. aleyhine 01/12/2017 tarihinde toplam 812,65.USD (3.206,80.TL) 'nin tahsili için ilamsız icra takibi yapılmış olduğu, borçlu ... Gemisine izafeten acente sıfatı ile .... Ltd.ne ödeme emrinin 07/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 12/12/2017 tarihli itirazı ile takibin durduğu, iş bu davanın 12/04/2018 tarihinde İİK Md. 67 uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... tarafından tanzim edilen 04/09/2020 tarihli raporda özetle; Dava dışı sigortalı alıcının dava konusu yük Üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu, davacı sigortacının dava dışı sigortalısının haklarına TTK m. 1472 uyarınca kanunen halef olduğu ve bu nedenle aktif husumet ehliyetini haiz bulunduğu, davalı donatanın fiili taşıyan sıfatıyla pasif husumet ehliyetinin bulunduğu ve dava konusu taşıma bakımından acentesi olan ...'a ancak davalı donatana İzafeten husumet yöneltilebileceği, dava konusu olayda TTK m. 1185/1 uyarınca davalı fiili taşıyan/donatanın zarardan haberdar edildiği; bildirim yükümlülüğünün ihlali söz konusu olmadığından ispat yükünün TTK m. 1179/1'dekİ genel kural uyarınca taşıyanın üzerinde olduğu; sorumluluktan kurtulmak isteyen taşıyanın kusursuzluğunu ortaya koymasının gerektiği, dava konusu olayda 54,940 ton eksik teslim edildiği; davalı kendisinin ve adamlarının kusursuzluğunu ispatlayamadığmdan bu eksiklikten sorumlu olduğu; bununla birlikte, uluslararası deniz taşımacılığındaki kabule uygun olarak dökme yüklerde % 0,50 oranında bir miktar yükün ziyamın kaçınılmaz olduğu dikkate alınarak, konişmentoda yazılı yük miktarının (7.325,270 ton) % 0,5 oranındaki kısmına tekabül eden 36,626 ton yükün fire olarak değerlendirilip değerlendirilmeyeceği hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, dökme yüklerdeki fire oranı mahkeme tarafından dikkate alındığı takdirde, 18,314 ton eksiklik yüzünden dava dışı sigortalı alıcının uğradığı 2.484,73 USD tutarındaki zarar muafiyetin altında (3.611,72 USD) kaldığından davacı sigortacının muafiyetin altında kalan zararı karşılaması halinde TTK m. 1472 uyarınca kanuni halefiyete dayanarak davalı fiili taşıyan/donatandan talepte bulunamayacağı; TBK m. 183 uyarınca dava dışı sigortalısının alacağım temellük ederek talepte bulunmasının mümkün olduğu, dosya içeriğinde alacağın temellük edildiğine dair bir belge bulunmadığından anılan olasılıkta davacının davalıdan bir talepte bulunamayacağı, eğer mahkeme tarafından fire oranı dikkate alınmazsa, davalı fiili taşıyan/donatanın 54,940 ton eksiklik yüzünden dava dışı sigortalı alıcının uğradığı 7.449,86 USD tutarındaki zarar miktarından 3.611,72 USD tenzili muafiyet uygulandıktan sonra geri kalan 3.838,144 USD tutarındaki zarardan sorumlu olacağı belirtilmiştir. Tarafların beyan ve itirazları üzerine dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 15/09/2021 tarihli ek raporda; raporunda ilk raporda varılan sonucun değiştirilmesini gerektiren bir hususun tespit edilemediği belirtilmiştir. Dava halefiyete istinaden açılmıştır. Davacı ... şirketinin halef sıfatını kazanabilmesi için, bir sigorta sözleşmesinin mevcut olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ve dava dışı sigortalının talepte bulunabileceği zararın ortaya çıkmasından sorumlu üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir. Dosyada bulunan 27/07/2107 başlangıç, 25/09/2017 bitiş tarihli, ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesinin incelenmesinden, davacının dava konusu yükü, satıcı deposundan alıcı deposuna kadar, eksiklik, kızışma, kekleşme, topaklaşma, taşlaşma, bozulma, terleme ve ambar buğusu rizikoları dahil, %15 hisse ile %0,30 muafiyet oranı üzerinden nakliye rizikolarına karşı sigorta himayesi altına aldığı anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan, ... Bankasına ait 19/09/2017 işlem tarihli dekonttan, davacı sigortacının dava dışı sigortalısına 812,65 USD sigorta tazminatı ödediği anlaşılmaktadır. Yine dosyaya sunulan, dava dışı satıcı ... tarafından dava dışı sigortalı alıcı ... adına düzenlenmiş olan 28/07/2017 tarih ve ... numaralı faturadan, dava konusu 7.325,267 metrik ton dökme halde mısır glüteni yemi emtiasının, 135,60 USD birim fiyat üzerinden toplam 993.306,21 USD bedelle FOB ... ... kaydıyla satıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, dava dışı sigortalı alıcının dava konusu yük üzerinde sigortalanabilir menfaati bulunduğu sonucuna varılmakla; davacının dava dışı sigortalısının haklarına TTK 1472 maddesi uyarınca kanunen halef olduğu ve aktif husumet ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmıştır. Dosyaya sunulan Olaylar Çizelgesinden izafeten husumet yöneltilen davalı ...'in, dava konusu taşıma bakımından, yükün taşındığı ... gemisinin donatanının acentesi olduğu anlaşılmaktadır. Şu halde, anılan geminin donatanı fiili taşıyan sıfatıyla pasif husumet ehliyetini haizdir. Dava konusu taşıma bakımından davalının acentesi sıfatını taşıyan ... Denizcilik ise, acente sıfatıyla ve davalıya izafeten dava açıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin pasif husumet itirazı yerinde görülmemiştir. Gemi kaptanı ile davalı fiili taşıyan/donatanın acentesi ...'ın kaşe ve imzalarını havi Olaylar Çizelgesinden, boşaltmanın 29/08/2017 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır. Dosyaya sunulan ve dava dışı sigortalı alıcı ... tarafından davalı donatanın acentesi ... Denizcilik'e hitaben yazılan Protesto Mektubu 29/08/2017 tarihli olduğu; ayrıca 076/17 numaralı ekspertiz raporundan, ekspertizin boşaltma esnasında gemide yapıldığı anlaşılmakla; buna göre dava konusu olayda TTK 1185/1 maddesi uyarınca davalı fiili taşıyan/donatanın zarardan haberdar edildiği; bildirim yükümlülüğü yerine getirildiğiinden ispat yükünün TTK 1179/1 maddesindeki genel kural uyarınca taşıyanın üzerinde olduğu; sorumluluktan kurtulmak isteyen davalı taşıyanın kusursuzluğunu ortaya koymasının gerektiği kanaati oluşmuştur. Dosyada bulunan ekspertiz raporuna göre, 26 - 29 Ağustos 2017 tarihleri arasında "..." isimli geminin ... limanındaki tahliyesinin başından sonuna kadar devamlı gözetim ve kontrol altında yapılmış olduğu ve dava konusu yükün tahliyesi sonrasında düzenlenen ... Gümrük Müdürlüğü Liman kantarı ölçüm sonuçlarına göre toplam 7.270,330 ton yükün alıcısına teslim edildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu yüke ilişkin 27/07/2019 düzenleme tarihli konişmentoda yük miktarının 7.325,270 ton olduğu kayıtlıdır. Konişmentoda yük miktarı hakkındaki kaydın davalı taşıyan aleyhine karine teşkil etmesini önleyen bir ihtirazı kayıt yazılı değildir. Buna göre, dava konusu yükün konişmentoda yazılı miktardan (7.325,270 - 7.270,330) 54,940 ton eksik olarak teslim edildiği dosya kapsamında sabittir. Bununla birlikte, uluslararası deniz taşımacılığındaki kabule uygun olarak dökme yüklerde % 0,50 oranında bir miktar yükün ziyamın kaçınılmaz olduğu dikkate alınarak, konişmentoda yazılı yük miktarının (7.325,270 ton) % 0,5 oranındaki kısmına tekabül eden 36,626 ton yükün fire olarak değerlendirilebileceği bilirkişilerce belirtilmiştir. Bu kapsamda ... Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yayınlanan "FİRE, ZAYİAT VE TEAMÜL KARARLARI" na göre ve mahkemece bu konuda İstanbul Ticaret Odası'na yazılan müzekkere cevabına göre de, mısır glüteninin gemiden damperli araçlara yüklenerek antrepoya taşınması sırasında % 0,50 (Bindebeş) oranında fire ve zayiat olması normal kabul edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan mal ve navlun faturalarında yer alan kayıtlardan dava konusu malın ton başına 135,60 USD bedel üzerinden satın alındığı kayıtlıdır. Bilirkişilerce yapılan hesaplama neticesinde; teslim edilmeyen 54,950 ton yükün 36,626 ton miktarındaki kısmının fire olarak değerlendirilmesi halinde, davalı taşıyanın sorumlu tutulabileceği eksiklik (54,940 - 36,626) 18,314 ton, bu yüzden ileri gelen zarar ise, 2.483,37 USD olarak tespit edilmiştir. Bu durumda davalı taşıyandan talep edilebilecek zarar miktarının, dökme yüklerde % 0,5 oranında nakliyat firesi dikkate alındığı takdirde 18,314 ton eksiklik yüzünden dava dışı gönderilenin uğradığı (18,314 x 135,60) 2.483,37 USD tutarındaki zarardan davalının sorumluluğu söz konusu olabilecektir. Ancak dosyaya sunulan poliçede yer alan muafiyet oranı dikkate alındığında, dava konusu zarar bakımından muafiyet (1,203.907,64 USD x % 030) 3.611,72 USD olarak hesaplanmakla; dava dışı sigortalı alıcının uğradığı 2.484,73 USD tutarındaki zarar sigorta sözleşmesine göre, muafiyetin altında (3.611,72 USD) kaldığından davacı sigortacının muafiyetin altında kalan zararı karşılaması halinde TTK 1472 maddesi uyarınca kanuni halefiyete dayanarak davalı fiili taşıyan/donatandan talepte bulunamayacağı kanaatine ulaşılmıştır. Dosya içerisinde, TBK 183 maddesi uyarınca dava dışı sigortalısının alacağının temlik alındığına dair bir belge bulunmadığından anılan olasılıkta davacının davalıdan bir talepte bulunamayacağı kabul olunmuştur. Davacı vekilince her ne kadar, TTK madde 1472 maddesi gereğince muafiyet sınırı altındaki bedelin sigortalıya ödenmesi nedeni ile bu bedelin rücuen sorumluluardan talep edilebileceği belirtilmişse de; davacı ... şirketince muafiyet bedeli altında kalan bedelin ödenmesi hususu sigorta şirketinin takdirinde olup, bir hatır ödemesi olarak değerlendirilmekle, TTK 1472 maddesi uyarınca bu bedelin davalıdan tahsilinin talep edilebilmesi bakımından kanunun aradığı halefiyet şartlarının oluşmadığı mahkemece kabul edilmiş ve davacının aksi yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan, açıklanan nedenlerle bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar harcı olan 59,30 TL'den peşin alınan 54,77 TL'nin mahsubu ile bakiye 4,53 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 3-Davalı vekili için takdir edilen 3.206,80.TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/10/2021 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır