İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/557 E. 2022/78 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/557
Karar No
2022/78
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2018/557 Esas KARAR NO : 2022/78 DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2018 KARAR TARİHİ : 22/02/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete ait emtianın ...'den ...'e (...) taşınması işi üslendiğini, işi organize ettiğini ve edimini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak navlun ücretinin davalı tarafından ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla davalının ... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin görevsiz olduğunu, görevli mahkemelerin Konya Mahkemelerinin görevli olduğunu, davacının müvekkiline ait emtiaların taşınması konusunda üzerine düşün edimi eksik ve ayıplı bir şekilde yaptığının, karşı tarafa ulaştırılan emtiaların tamamının harap olmuş vaziyette tamamen kullanılamaz halde teslim edildiğini, bu zararının giderilmesini talep ettiklerini ancak davacı firmadan buna ilişkin geri dönüş yapılmadığını, müvekkilinin zararını dahi karşılamayan davacının eksik ve ayıplı olarak ifa ettiği ediminin ücretini talep etmesi hak ve nezafet kuralları ile bağdaşmadığını beyanla öncelikle yetki itirazlarının kabulüne karar verilmesini ve davanın esas yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, Davacının .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı takip dosyası nedeniyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı ile yetki itirazı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. ... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı ... ... A.Ş. olduğu, borçlunun davalı ... Ltd. Şti. Olduğu,1.470,02EURO (8.790,92TL)'nin tahsili için 26/11/2018 tarihinde takibe geçildiği, borçlu vekilinin 06/12/2018 tarihinde itirazın edildiği, davanın 29/12/2018 tarihinde İİK nun 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce ... Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Talimat Mahkemesince resen seçilen bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 19/08/2019 tarihli raporda; "Davacı ile davalının, 2018 takvim yılında ve önceki yıllarda da ticari ilişki içerisinde bulundukları anlaşılmaktadır. Davacı tarafından , davalı adına düzenlenen 2018 takvim yılına ait 3 adet faturalar davalı şirketin defterlerinde açık hesap olarak kayıtlı bulunduğunu, Davalı defterinde davacının, davalıya açılış bakiyesi olarak 1,425,82 Tl borçlu olup, 2018 yılında 3 adet taşıma faturasından 2 adet fatura tutarının ödenmesi ile ,davalının, davacıdan 30,82 Tl alacaklı bulunduğu görülmektedir. Davalı defterindeki 2 adet fatura bedelinin ödenmesi ile davalının, davacıdan 30,82 Tl alacaklı olmasının nedeni döviz kurundaki yükselme nedeni ile aradaki kur farkından ileri geldiği görülmektedir. 1 adet dava konusu edilen 30/04/2018 tarihli 861279 nolu 1,450,00 Euro luk 7,099,35 Tl lik faturanın ödenmediğini, Dava konusu faturanın ödenmeme nedeni olarak bu taşımaya ait malzemenin Hollanda ya sağlam olarak teslim edilmediğini, E. Meiil olarak yazışmalar İle fotoğraflardan anlaşılmaktadır Ayrıca İhtarname ve tespite ait bilgi ve belge görülmemektedir. Davalının, 2018 takvim yılı defterinin açılış ve kapanış tasdikinin bulunduğu, görülmektedir. Defterlerin muhasebe usul ve esaslarına uygun olarak tutulduğunu, Defter kayıtlarının kendi içerisinde birbirini teyit ettiğini sahibi lehine delil olma özelliğinin bulunduğuna " şeklinde görüş ve tespitlerini bildirmiştir. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... ve ... tarafından tanzim edilen 04/06/2020 tarihli raporda, incelenen davacı şirkete ait 2018 yılı Ticari Defterinin açılış ve kapanış tasdikinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edilmesinden dolayı sahihi lehine delil niteliği taşıdığı, Davacı yanın dava ve icra takibine konu ettiği Deniz İhracat Navlunu faturasından kaynaklı fatura alacağının 1.450,00EUR olduğu, EURO'nun TL cinsinden ticari defterlerde kayıtlı olan değerinin ise 7,099,35 TL olduğu, Davacı şirketin icra takibinde 1.470,02 EUR (1.450,00-Fatura Bedeli 20.02-işlemış faiz) talep ettiği, İcra takip tarihi olan 26.11.2018 tarihinde Harca lisas Değer tutarının 1.470.02 EUR \ 5.98 TL Kur - 8.790,72 TL olduğu, Davacı yanın ticari defter kaydı ile icra takibinde talep ettiği harca esas değer tutar arasındaki fark olan 1.601,37 TL'nun (8.790,72 TL - 7.099,35 Tl. ) kurdan ve işlemiş faizden kaynaklandığı, Taraftar arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesinden kaynaklanması ve davalının da bahse konu navlun sözleşmesinin taşıtanı olması ile TTK m. 1200 uyarınca navlunun borçlusunun taşıtan olduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, ... Ltd. Şti.'nin dava konusu taşıma (navlun) borcundan sorumlu olduğu, Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin değerlendirilmesinin Savın Mahkemenizin takdirinde olduğuna ilişkin görüş ve tespitlerini bildirmişlerdir. Mahkememizce resen seçilen bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 08/10/2021 tarihli raporda, davalının iddia ettiği yük hasarına dayanarak borçlusu olduğu navlunu ödemekten kurtulabilmesi için TTK m. 1199/1 kapsamında eşyanın bir kaza neticesinde zıyaa uğradığını kanıtlamasının gerektiği; dosya içeriğinde ne eşyanın zayi olduğunun, diğer bir anlatımla hasara değil zıyaa uğradığının ne de bunun taşıyanın, adamlarının ve yük ilgililerinin sorumlu olmadığı bir sebeple meydana geldiğinin ispatlandığı; bu çerçevede ve taraflar arasında bir navlun sözleşmesinin akdcdildiği; sözleşmenin ifa edildiği; navlunun ödenmediği ve davalının taşıtan olduğu hususlarının sabit bulunması karşısında, davalı ...'ın dava konusu navlun borcundan sorumlu bulunduğuna ilişkin görüş ve kanaatlerini bildirmiştir. Dava dilekçesi , cevap dilekçesi , bilirkişi raporları ile dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler bir olarak düşünüldüğünde ; Dosya kapsamında, taraflar arasındaki ilişkinin deniz yolu ile eşya taşıma (navlun) sözleşmesinden kaynaklandığı, dosyaya ibraz edilmiş dava konusu taşımaya ait konişmentoya göre davalı tarafın yükleten/taşıtan , taşıyanın ... olduğu , bu halde davacının taşıyan sıfatının işbu konişnıentodan tespit edilemediği, navlun sözleşmesinin de taraflar arasındaki taşıma ilişkisini ortaya koyması sebebi ve yargıtay içtihatları uyarınca navlun sözleşmesinin varlığının her şekilde ispatı mümkün olduğu ve şekle tabi olmaması münasebetiyle, dosyada bulunan mail yazışmaları incelenmiş ve dosyaya ibraz edilen konişmentoda davacı taşıyan olarak görünmese de dosyada mevcut mail yazışmalarından taraflar arasında bir navlun sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu/kurulduğu ve davacının da söz konusu navlun sözleşmesinde davalıya ait yükün deniz yolu ile taşınması taahhüdü altına girdiği dolayısıyla taşıyan sıfatına sahip olduğu anlaşılmıştır. Söz konusu taşıma sebebiyle davacının navlun alacağının bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede , davacının 30.04.2018 tarihli ... nolu 1.450,00 EUR ( 7.099,35 TL) bedelli "Deniz İhracat Navlunu" açıklamalı faturayı davalı ... Tic.Ltd.Şti. unvanına düzenlenmiş olduğu, iş bu faturanın Yevmiye Defterinde 30.04.2018 tarih ... sıra numarası ve 7.099.35 TL bedel ile kayıt altına aldığı, davacının 2018 yılma ait Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu Elektronik Defterler ile Envanter Deflerinin yasal süresinde onaylandığından davacı şirketin ticari defterlerinin delil niteliği taşıdığı, böylelikle taraflar arasındaki ilişkinin navlun sözleşmesinden kaynaklanması ve davalının da bahse konu navlun sözleşmesinin taşıtanı olması ve TTK m. 1200 uyarınca navlunun borçlusunun taşıtan olduğundan dava konusu taşıma (navlun) borcundan davalının sorumlu olduğu ; buna karşın davalı ,davacının emtianın taşınması konusunda üzerine düşen edimlerini yerine getirmediğini, karşı tarafa ulaştırılan emtiaların tamamının harap olduğunu vc bu şekilde teslim yapıldığını, davacının taşınmak üzere kendisine teslim edilen emtiayı TTK 858/2 maddesi uyarınca herhangi bir çekince ileri sürmeden teslim aldığı ve taşıma sırasında meydana gelen ziyaadan TTK 875 maddesi uyarınca taşıyıcının sorumlu olduğunu ,meydana gelen ziyaa sonucu davacı tarafın herhangi bir navlun alacağının bulunmadığını ve bu sebeple de davacı taşıyıcıya ödeme yapmadığını ileri sürmüş ve davalı tarafın ticari defterlerinin de davaya konu taşıma sebebiyle davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığı doğrulanmış ise de ; TTK m. 1199/1 uyarınca boşaltma süresinin sonuna kadar bir kaza sonucunda zıyaa uğrayan eşya için navlunun ödenmeyeceği ve peşin ödenmiş ise geri alınacağı belirtilmiş ise de "kaza" ile ifade edilmek istenen, taşıyanın veya fiillerinden sorumlu tutulabileceği kişilerin yahut yükle ilgilenenler ile bunların adamlarının sebep olmadığı; taşıyanın sorumlu tutulamayacağı olaylar olduğu, bu düzenlemede eşyanın hasara uğramasından yahut geç tesliminden söz edilmediği, bu hususa ilişkin başkaca bir hüküm bulunmadığı, neticeten eşyanın hasarlı şekilde yahut gecikmeyle teslim edilmesinin taşıyanın navlun alacağı üzerinde bir etkisi olmadığı , taşıyanın veya adamlarının kusuru ile eşyanın zayi olmasının navlun alacağına etkisinin özel olarak düzenlenmediği, genel hükümlerden dc böyle bir sonucun çıkarılamadığı, bu durumun TBK m 136 hükmünün özel bir görünümünü teşkil ettiği , bilindiği gibi TBK m 136/1 uyarınca borcun ifası borçlunun sorumlu tutulamayacağı sebeplerle imkânsızlaşırsa borcun sona ereceği, ikinci fıkra uyarınca karşılıklı borç yükleyen sözleşmelerde imkânsızlık sebebiyle borçtan kurtulan borçlu, karşı taraftan almış olduğu edimi sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca geri vermekle yükümlü olacağı, henüz kendisine ifa edilmemiş olan edimi isteme hakkını kaybedeceği düzenlenmiş olup, davalının borçlusu olduğu navlunu ödemekten kurtulması TTK m. 1199/1 çerçevesinde söz konusu olabileceği , dolayısıyla davalı savunmasının TTK m. 1199/1 uyarınca değerlendirilmesi gerektiği, TTK m 1199/1 in uygulanabilmesi için eşyanın boşaltma süresinin sonuna kadar zıyaa uğramış olması, zararın taşıyanın, adamlarının ve yükle ilgililerin sorumlu olmadığı bir sebepten ileri gelmesi şart olduğu, davalı tarafça dosyaya bu duruma ilişkin bazı fotoğraflar ve e-posta yazışmaları sunulmuşsa ise de taşınan emtianın hasara mı uğradığı yoksa zayi mi olduğu; zarara sebep olan olayın nc şekilde gerçekleştiği, dolayısıyla TTK m. 1199/1 anlamında "kaza" sayılıp sayılamayacağı bu fotoğraf ve yazışmalardan tespit edilememiş, eşyanın zayi olduğu ve zararın sebebini ortaya koyan sörvey/eksper raporu vb. bir belge de sunulmadığından söz konusu taşıma sebebiyle ödenmeyen navlun alacağından davalının sorumlu olması gerektiğine kanaat getirilerek davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likid ve belirlenebilir olması sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın KABULÜ ile ; .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın İPTALİNE, asıl alacağın takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranın üzerinden faiz uygulanmasına, 2-Dava konusu alacak likit olduğundan asıl alacağın %20'si olan 1.758,04 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar harcı olan 600,49TL'den peşin alınan 107,94TL'nin mahsubu ile bakiye 492,55TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (149,04TL ilk harç 193,00TL posta ücreti ve 2.575,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 2.917,04.TL'nin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Davacı vekili için takdir edilen 5.100,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, 7-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/02/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/557, K. 2022/78, T. 22.02.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-557-e-2022-78-k-aef8d16b4dc6