İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/233 E. 2022/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/233
Karar No
2022/229
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO :2018/233 Esas KARAR NO :2022/229 DAVA :Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ :30/06/2018 KARAR TARİHİ :19/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile sigortalı ... İmalat San. Ve Tic. A.Ş/ne ait muhtelif alüminyum profil emtiasını davacı şirket nezdinde ... numaralı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile nakliyat muhataralarına karşı sigortaladığını, alüminyum profil emtiasının Gebze- ABD arası nakliyesi için» davalı deniz nakliyesini gerçekleştirmek için ... nolu Konşimento kapsamında dava dışı ... - ... İsimli firmaya gönderilmek üzere sağlam ve eksiksiz olarak yüklendiğini, 18.08.207 tarihinde alıcıya teslim edilen emtiadan, ... nolu bildirilen 504 adetten 163 tanesinin, ... nolu bildirilen 344 adetten 244 tanesi olmak üzere toplam 407 adet emtianın (1.443,78 Kg) tamamen kullanılmaz halde olduğunu, meydana gelen zararın tazmini için sigortalı tarafından davacıya yapılan müracaata istinaden ... sayılı Hasar dosyasına istinaden bağımsız ve uzman exper tarafından hazırlanan raporda; hasarlı profillerin onarım imkanı olmadığı ve kullanılamayacağının bildirildiğini, emtia hasarının davalının nakliye işini görürken kusuru ile meydana geldiğini, TTKm. 879 hükmü gereği hukuki sorumluluğunun söz konusu olduğunu, haksız fiil nedeniyle meydana gelen 1.528,35 -USD tutarındaki hasar tazminatının sigortalı şirkete 02.01.2017 tarihinde ödediğini, Emtia Nakli Sigorta Poliçesi çerçevesinde ödenen hasar tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ile beraber tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; konşimento içeriğine göre ortaya çıkabilecek ihtilaflarda Türk Mahkemelerinin yetkili olmadığından davanın yetki sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, aktif ve pasif husumet itirazlarının olduğunu, hasar iddiasının gerçeği yansıtmadığını, hasarlı teslimat iddiasına ilişkin tutanağın olmadığını, emtianın itirazsız teslim alındığını, expertiz raporunda hasarlı olduğu iddia edilen malın incelenmeden rapor tanzim edildiğini, ne zaman ne şekilde çekildiği hangi emtiaya ait olduğu belli olmayan fotoğraflara istinaden raporun tanzim edildiğini, raporun hukuken geçerli hiçbir delil değerinin olmadığını, yasal süreler içerisinde hasar iddiasıyla ilgili ihbarda bulunulmadığını, satış ve teslim şekline göre davacının ödeme yaptığını iddia ettiği şirketin talep hakkı bulunmadığı, hatır ödemesi davacıya rücu hakkı vermeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı vekilince dava dilekçesinde ihtiyati tedbir talep edilmiş olmakla mahkememizin 05/07/2018 tarihli ara kararı ile dava konusu olmayan mallar üzerine ihtiyati tedbir konulamayacağından HMK 'nun 389 ve devamı maddeleri gereğince koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; Dosya kapsamında yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu, dava dışı şirketin Gebze'de olması nedeniyle tarafımızdan bir inceleme yapılamadığı, incelemenin Gebze'de olması gerektiği belirtilmiştir. Mahkememizce aldırılan talimat bilirkişi raporunda özetle; dava dışı sigortalının ticari defter kayıtlarında yurtdışı müşterisinden alacaklı olduğunu gösterir muhasebe kayıtlarının mevcut olduğu, dava dışı sigortalının, ticari defter kayıtlarında yurtdışı müşterisinden 31.12.2017 tarihi itibariyle olan cari hesap bakiyesi alacak tutarının 2.349.652,52.-TL olduğu, dava konusu ihracatı gerçekleşen mal bedelinin ne kadarlık tutarının tahsil edildiği ve ne kadarlık tutarın tahsil edilemediği ile ilgili olarak tutar tespitinin yapılamadığı belirtilmiştir. Taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişilerden yeniden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, alınan yeni raporda özetle; Taraflarca belirtilen konularda muteber delil sunmamış olduklarından, kök rapora karşı yapılan itirazlara iştirak edilmediği, yapılan itirazın kök raporu değiştirecek nitelik ve niceliğe haiz olmadığı anlaşıldığından, kök raporda yapılan tespitlerin aynen muhafaza edildiği, dava konusu mal bedelinin ne kadarının tahsil edilip edilemediği tam ve kesin tespit edilememekle birlikte ilgili yılda tahsil edilmediği, dava konusu olan mal yerine ikame mal veya bedelsiz mal gönderilmediği belirtilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunda özetle; davada tarafların aktif ve pasif husumet ehliyeti olduğu, teknik inceleme sonucunda, davacının dosyadaki ekspertizi esas alarak hak talebinde bulunması teknik açıdan mümkün olmadığı, TTK madde 1178/2 uyarınca hasarın eşyanın davalı taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olduğunun ispatlanamadığı, davalının meydana gelen hasardan sorumlu olmadığı belirtilmiştir. Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücu edilmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Dava dışı sigortalı ... A.Ş. Tarafından alıcı ... şirketine satışı yapılan alüminyum profil emtiasının ... sayılı konişmento tahtında ... Limanından ... Limanına sevkedildiği, emtianın nakliyat rizikolarına karşı nakliyat emtia sigorta poliçesi ile sigortalandığı, varma yerinde emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonucunda tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafça dava dışı sigortalısına ödendiği ve bu bedelin rücuan tahsilini talep ettiği görülmüştür. Davalı vekili milletlerarası yetki itirazında bulunmuş ise de yerleşim yeri Türkiye olan davalının ikametgah mahkemesinde kendisini daha iyi savunabilecek olması nedeniyle yetki itirazı MK’nun 2.maddesi hükümleri ile bağdaşmayacağından davalı vekilinin yetki itirazı yerinde görülmemiştir. Davalı tarafın pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı yönünden yapılan değerlendirmede; fiili taşıyanın ... Limited olduğu, konişmentonun " for and behalf of carrier " kaydı ile taşıyan adına davalı tarafından imzalandığı, davalının ayrıca navlun faturasını düzenlediği görülmekle akdi taşıyan sıfatına haiz olduğu, buna göre pasif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan mal faturasına göre davaya konu emtianın CIF satış, yani taşıma sözleşmesinin satıcı-gönderici tarafından yapılıp, mallar gemi küpeştesini geçtikten sonra masraf ve riskin alıcıya geçtiği satım şekli olup, satıcının sigortalanabilir menfaatinin bulunması, mal bedelinin tahsil edilmemiş olmasına bağlı ise de alıcı firmanın hasarlı emtiaya ilişkin 11/08/2018 tarihli debit note (borç makbuzu) göndermiş olduğu, dava dışı sigortalının ticari defterlerinin incelenmesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda debit notun kayıt altına alındığının belirtildiği anlaşıldığından sigortalının hasar bedelini talep etmekte menfaatinin bulunduğu, buna göre davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. TTK 1188. maddesinde göre kısmi hasar ve geç teslim halinde taşıyana karşı açılacak davanın eşyanın teslim edildiği tarihten itibaren 1 yıl içinde açılmaması halinde hakkın düşeceği belirtilmiştir. Rücu hakkının ise teslim tarihinden itibaren 1 yıllık süreye malın teslim tarihinden itibaren işlemeye başlamakla birlikte hak sahibine ödeme yaptıktan sonra 90 günlük ek sürede kullanılması gerekmektedir. Somut olayda sigortalı tarafından davalıya gönderilen ihtarnamede emtianın 11/07/2017 tarihinde hasarlı olarak tesliminin gerçekleştiğinin belirtildiği, hasar bedeline ilişkin ödemenin 02/10/2017 tarihinde yapıldığı, icra takibinin ise 30/06/2018 tarihinde başlatıldığı, bu durumda davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. Davacı taraf yük hasarının deniz taşıması sırasında davalı tarafın sorumluluğunda meydana geldiği iddiasında olup, TTK 1185. Maddesinde "Zıya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şarttır. Zıya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir, Eşyanın zıya veya hasarı ne bildirilmiş ne de tespit ettirilmiş olursa, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir zıya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Şu kadar ki, bu karinelerin aksi ispat olunabilir." düzenlemesi bulunmaktadır. Yükün 11/07/2017 tarihinde alıcı tarafından teslim alındığı, ihtarnamenin 24/07/2017 tarihli olduğu görülmekle hasar ihbarının süresinde yapılmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Dosyadaki ekspertiz raporunda, bahse konu alüminyum profil emtiasının nakliye esnasında hasar gördüğü, alıcı tarafından gönderilen fotoğraf ve beyan belgelerinden emtianın dış ambalajının ağır şekilde kırıldığı ve parçalandığı ve de nakliyat sırasındaki emtiada dağılıp saçılma, ezilme, çizilmeler olduğu belirtilmiş, hasarın nedenine ilişkin bir tespitte bulunulmamıştır. Bilirkişi raporunda da malların hasarlı olup olmadığı, hasarın oluş sebebinin ve hasarın hangi aşamada meydana geldiğinin dosyadaki mevcut belgeler kapsamında tespitinin mümkün olmadığı belirtilmiştir. 18.8.2017 tarihli ... adlı firmanın hazırladığı belgeden, konteynerin yanlışlıkla Kanada'ya gönderildiği ve uzun bir dönemden sonra alıcısına testim edildiği, limanda tahliye edildikten sonra geçici depolama alanında beklediği, karayolu ile alıcısına sevk edildiği belirtilmiş ise de emtiaların içinde bulunduğu gemiden tahliyesi sırasında, alıcı tarafından herhangi bir hasar tutanağı veya hasar kaydı tutulmamış, konteynerin ve malın hasarlı olduğuna dair, taşıyanın bir temsilcisi de dahil olacak şekilde TTK m.1184 hükmü kapsamında, kanunda belirlendiği şekilde mahkemece veya yetkili diğer makamlarca ya da bu husus için yetkili uzmanlarca düzenlenmiş herhangi bir inceleme tutanağının bulunmadığı görülmüştür. Buna göre dava konusu hasardan davalı tarafın sorumluluğunun bulunduğu uygun delililerle ispatlanamamış olup davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 120,68 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 39,98 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/04/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/233, K. 2022/229, T. 19.04.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-233-e-2022-229-k-3de5e4531893