İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/243 E. 2026/249 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/243
- Karar No
- 2026/249
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/243 Esas KARAR NO : 2026/249
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/04/2025 KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi aleyhine .... İcra Ceza Mahkemesinin 2024/... E. sayılı dosyasında,... Şubesi 20/08/2024 tarihli ... seri nolu, çeke dayalı olarak karşılıksız çek keşide etmek suçundan cezalandırılması için şikayette bulunulmuş olup müvekkili şirket yetkilisi dava konusu yapılan çekten bu şekilde haberdar olduğun, davalının, müvekkili şirket hakkında ayrıca .... İcra Dairesi'nin 2024/... E. sayılı dosyası ile de icra takibi başlattığını, müvekkili şirketin borçtan ve borcun kaynağı kambiyo evrakından bu şekilde haberdar olduğunu, kayıtlarında yapmış olduğu araştırmada böyle bir çeki imzalamadığını tespit ettiklerini, bu nedenle, çek şikayetine konu yapılan işbu çekten dolayı borçlu olmadığına yönelik menfi tespit talepli işbu davanın açıldığını, icra takip dosyasında takip dayanağı 20/08/2024 tarihli ... seri nolu çek gösterilmiş ise de, müvekkili şirket yetkilisinin böyle bir çeki düzenleyip imzalamadığını, çekte müvekkili şirkete atfedilen imzaların şirkete ve şirketi temsile yetkili kişilere de ait olmadığını belirterek öncelikle açılan dava yönünden adli yardım talebi kabul edilerek, çeklerdeki ilk bakışta daha çıplak gözle dahi fark edilebilecek şekilde müvekkili şirkete ait imzanın olmaması nazara alınarak teminatsız olarak dava sonuna kadar İİK 72/2 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesini, talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; verilen süre içerisinde dava harçları tamamlanmadığı takdirde Harçlar Kanunu’nun 30. maddesi ve HMK`nun 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğini, davacı şirket iflas etmiş olduğundan davayı takip yetkisi bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini, iflasın açılması ile birlikte vekilin temsil ve vekâlet görevi sona erdiğini, huzurdaki davanın bu nedenle de reddinin gerektiğini, müvekkil şirketin bir faktoring şirketi olduğunu, dava dışı takip borçlusu ... Alım Satım ile aralarında Faktoring Sözleşmesi imzalandığını, dava konusu ... Şubesi'ne ait, 20/08/2024 tarihli, ... no.lu ve 800.000-TL bedelli çek de, bu faktoring sözleşmesi kapsamında ve ilgili mevzuata uygun şekilde müşteri ...'dan tevdi alınmış ve kendisine finansman sağlandığını, müvekkili şirket gerekli araştırmaları yapmadan ve teyit almadan işlem yapmamakta, davacının iddialarının aksine faturayla tevsik edilmemiş hiçbir alacağı temlik almamakta olduğunu, bu kapsamda, Faktoring İşlemlerinde Uygulanacak Usul Ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 5. Maddesi uyarınca, gerekli istihbarat çalışmaları yapıldıktan sonra faktoring işlemi yapıldığını, 14/03/2024 ve 15/03/2024 tarihli e-fatura ile tevsik edilen dava konusu çeklerin devralındığını, çek üzerindeki ciro silsilesinin düzgün olduğunu, müvekkili şirketin iyi niyetli yetkili hamil olduğunu, bile bile davacının zararına hareket etmediğini, müvekkiline kötü niyet ya da ağır kusur yüklenmesinin mümkün olmadığını, davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin basiretli davranmış olduğunu ve gereken araştırmayı yaparak çeki ticari ilişkiyi tevsik eden belgelerle tevdi almış olduğunu, müvekkilinin çekleri takip yetkisinin bulunmadığını, iyiniyetli yetkili hamil olan müvekkili şirket aleyhine kötü niyet tazminatı ve yargılama giderine hükmedilmesi talebinin yasa ve usule aykırı olduğunu, davacının dava takip yetkisi bulunmadığından davanın usulden reddine, haksız davanın esastan da reddine, davacılar aleyhinde %20’ den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini, talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir. Dava; davalı tarafından davacı aleyhine yapılan .... İcra Dairesi'nin 2024/... E. Sayılı icra takibinde, davacının borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkindir. Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı kararı ile; "26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davaları olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7)20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına), Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine" karar verilmiş ve verilen karar 30/11/2021 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. İstanbul Bölge Adliye Hukuk Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi 2023/301 Esas 2023/1320 Karar Sayılı Kararında ".... Davalı şirket faktoring şirketi olup dava konusu çek de faktoring işlemine konu edilmiş olup, HMK'nın 266.maddesinde, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgi gerektiren hallerde hakimin bilirkişi oy görüşünün alınmasına karar verceği hüküm altına alınmıştır bu durumda TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazanmasına karar verceği hüküm altına alınmıştır bu durumda TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran faktoring işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken gerek 6361 sayılı finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri kanunu ile buna ilişkin yönetmelik ile BDDK genelgeleri çerçevesinde bir değerlendirme yapılıp faktoring şirketlerinin sorumluluğunda bulunduğu gözetilerek, bir tacir olarak basiretli davranması gereken davalının dava konusu çeki iktisabında ağır kusurlu olup olmadığı, çek bedelinin istirdadı koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tarafların ticari defter kayıtları da incelenerek alanında uzman bilirkişi veya bilirkişiler aracığıyla biirkişi inccelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde kara verilmesi doğru olmamıştır...." yönünde karar vermiştir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/301 Esas, 2023/130 Karar sayılı ilamı) Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı tarafça menfi tespit ve kötü niyet tazminatı istemlerinde bulunduğu, davalı şirketin bir faktoring şirketi olduğu ve cevap dilekçesinde 6361sayılı yasadan kaynaklı iddialarda bulunulduğu, yukarıda anılı içtihatta da belirtildiği gibi dava konusu çekin faktoring işlemi görmüş olması hususları da göz önünde bulundurularak uyuşmazlığın çözümünde 6361 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği, yukarıda ifade edilen içtihat ile HSK 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı Kararı gereğince davaya bakmala görevli olan İstanbul 6., 7., 8. veya 9. Asliye Ticaret mahkemelerine dosyanın gönderilmesi gerektiğinden HMK'nın 138. Maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde açıklanan nedenlerle mahkememize tevzi olan işbu davanın esasının kapatılmasına, dosyanın davaya bakmakla görevli İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davaya bakmakla görevli mahkemelerin İstanbul 6, 7, 8, 9 nolu Ticaret Mahkemeleri olduğu görülmekle dosyanın İstanbul 6., 7., 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmek üzere İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na GÖNDERİLMESİNE, 2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın mahiyeti gereği KESİN olmak üzere karar verildi.01/04/2026 Katip ... (e-imza)
Hakim ... (e-imza)