İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/574 E. 2024/39 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/574
Karar No
2024/39
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/574 Esas KARAR NO : 2024/39 DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/09/2023 KARAR TARİHİ : 24/01/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ TALEBİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..., diğer müvekkili ...Ltd.Şti.'nin sahibi ve temsilcisi olduğunu, ..., maliki olduğu "İstanbul İli Şişli İlçesi Kaptanpaşa Mah. ...Ada ... pafta ... parselde kayıtlı" binanın inşaatını yaptığını , binada yer alan müvekkilinin adına kayıtlı bağımsız bölümler üzerine tedbir kararları verilmesi icra borçlarını ödeyerek tedbirleri kaldırmak ve işlerine devam edebilmek için nakit arayışına girdiğini, o dönemde müvekkilinin nakit sıkıntısından haberdar olan , müvekkilinin işyerine komşu işyerinin sahibi ... müvekkili ile mutabakat yaptığını, inşa edilen binadan bir adet çatı dubleksi ve bir adet normal daireyi piyasa değerinin çok altında 950.000-TL peşin ödeme karşılığında satılacağı, bunun karşılığında ...'nın sahibi ve temsilcisi olduğu ...Mühendislik ... Ltd. Şti. Tarafından tamamlanacağını, ancak ... taahhüt ettiği 950.000-TL'yi peşin ödemeyip , toplam tutarın 400.000-TL tutarını taksitler halinde müvekkilinin bankasına ödediğini, taraflar arasında anlaşma sağlandıktan sonra ..., inşaat ruhsatı verilinceye kadar beklemesi yönünde müvekkili tarafından uyarıldığı ancak kendi inisiyatifi ile inşaatın temel kazısına başlandığını, inşaat ruhsatı 05/09/2018 tarihinde çıkarıldığı ama davalı ... erken başladığını ve 28/08/2018 de işi yarım bıraktığını, müvekkili verilen kaporayı taksitler halinde geri iade ettiğini, davalı ... kaporasını iade aldıktan sonra yaptığı işin hafriyat bedellerini de talep ettiğini, buna ilişkin müvekkilinin 81.500- TL bedelli 4 adet senedi verdiğini, verilen senetlerin ise müvekkili tarafından zamanında ödenmemesi ile davalı İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün 2019/13332 , İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı , İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... takip sayılı dosyalar ile müvekkilinin mal varlığına yönelik haciz işlemlerinin yapıldığını, buna ilişkin müvekkilinin ... nolu 21/11/2020 vade tarihli 431.512-TL tutarlı çek ile borçlarını kapattığını, ödeme yapıldıktan 1 ay sonra kadar ... İstanbul ...Noterliğince onaylanan temliknameyi imzaladığını, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... , İstanbul...İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı , İstanbul ...İcra Müdürlüğünün...sayılı takip alacaklarını davalı ... 'a temlik ettiğini, temlikname icra dosyalarına sunularak alacaklı sıfatı ile müvekkili mallarının hacize çıkartıldığı, müvekkilinin bir ay öncesinde ödeme yapmasına rağmen yapılan işlemler neticesinde işbu davanın açıldığını, İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... , İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ...7 takip sayılı , İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... sayılı takiplerin durdurulmasını, davanın kabulü ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ CEVABI : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların her ne kadar İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takibine dayanak olan 30.03.2019 tarihli 81.500,00 TL bedelli 1 adet senet, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine dayanak olan 30.04.2019 tarih, 81.500,00 TL bedelli ve 30.05.2019 tarih, 81.500,00 bedelli 2 adet senet ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... E. sayılı takibine dayanak olan 30.06.2019 tarih ve 81.500,00 TL bedelli 1 adet senetten dolayı, senetlerin karşılıklarının 21.11.2020 tarihli ve 431.512,00 TL bedelli bir adet çekle ödendiğinden bahisle borçlu olmadıklarının tespitini ve 431.512,00 TL ödemenin istirdadını talep ettiklerini, davacıların iddiaları dayanaksız, haksız ve hukuka aykırı olduğunu, huzurdaki davanın müvekkil yönünden reddi gerekmekte olduğunu, müvekkili ... ve davacı ... arasında kuyu temeli inşaatı sebebiyle alacak ve borç ilişkileri gerçekleştiğni, müvekkili ..., davacı ...'den alacaklı hale geldiğini, müvekkilinin davacıdan alacağını talep ettiği ve uzun süre iş bu alacak için beklenildiğini, davacı borcunu ödemediğini, davacının ikna olduğunu ve müvekkil ile bir araya geldiğini, müvekkilin alacağına karşılık vadeleri sırasıyla 30.03.2019, 30.04.2019, 30.05.2019 ve 30.06.2019 olan senetler düzenlenerek davacı tarafından müvekkile verildiğini, davanın müvekkili yönünden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ : Dava; menfi tespit talebine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İstanbul... İcra Dairesi'ne yazılan yazımıza yanıt verildiği, ... E. Sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderildiği anlaşıldı. İstanbul... İcra Dairesi'ne yazılan yazımıza yanıt verildiği, ... E. Sayılı dosyasının UYAP üzerinden gönderildiği anlaşıldı. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/3236 E 2021/6929 K sayılı ilamı; '' Davalı Banka vekilinin temyiz itirazlarına gelince, icra dosyalarında vaki alacağı temlik alan davalı ...işbu icra dosyalarında artık alacaklı sıfatına haiz bulunduğundan, davalı banka alacaklı sıfatını yitirmiş olup; menfi tespit davasında kendisine husumet yöneltilemez. Bu itibarla, davalı banka hakkında açılan menfi tespit davasının husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekirken, davanın esastan kabulüne kararı verilmesi doğru olmamış kararın davalı banka yararına bozulması gerekmiştir. '' şeklindedir. Yine Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/14536 E 2018/124 K sayılı ilamı da '' Davalı ...’nın temyiz itirazlarına gelince, davaya dayanak teşkil eden alacağın 12/10/2012 tarihinde yani dava tarihinden önce yazılı sözleşme ile ...’ya temlik edildiği ve buna dair sözleşmenin takip dosyasına ibraz edildiği görülmektedir. Bu durumda menfi tespit dava tarihi olan 17/05/2013 günü davalı sıfatı bulunmayan temlik eden ... hakkında dava açılarak yargılama neticesinde bu davalı aleyhine hüküm kurulması doğru olmayıp davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. '' şeklindedir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; menfi tespit istemine konu takip dosyalarına ilişkin alacakların dava tarihinden yaklaşık üç yıl önce davalı ...'nın alacaklarını diğer davalı ... 'a temlik ettiği görülmüştür. Alacağın temlik edilmesi nedeni ile davalı ...'nın alacaklı sıfatı kalmamıştır. Menfi tespit davasında kendisine husumet yöneltilemez. Davanın temlik alana yöneltilmesi gerekir. Bu nedenle davalı ... bakımdan eldeki menfi tespit davasında husumet ehliyetinin bulunmadığı sonucuna varıldığından davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Alacağı temlik alan diğer davalı ... bakımından yapılan değerlendirmede ise, TTK'nın 28/03/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle değişik 5/A-maddesinin'' Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır'' şeklinde düzenlendiği, böylece 01/09/2023 tarihinden sonra açılan menfi tespit ve istirdat davaları bakımından da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının zorunlu hale geldiği, davacı vekilinin sunduğu arabuluculuk görüşme tutanağında davalı ... ... hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuruda bulunmadığının görüldüğü, dava dilekçesinin 4. Maddesinde yapılan açıklamalarda davalı ... ... hakkında arabuluculuk görüşmesinde taraf gösterilmediğini açıkça beyan ettiği, davalı ... ... bakımından arabuluculuk tutanak ve belgeleri sunmak üzere süre verilmesine gerek olmadığı davalı ... ... hakkında açılan davada arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği görülmekle davacı yanca davadan önce arabuluculuğa başvuru şartının sağlanmadığı ve bu dava şartının tamamlanabilir bir dava şartı da olmadığı da dikkate alınarak usul ekonomisi ilkesi gereğince davanın davalı ... ... bakımından arabuluculuk dava şartı yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacının açmış olduğu davasının; davalı ... bakımından PASİF HUSUMET YOKLUĞU NEDENİYLE REDDİNE, 2-Davalı... bakımından ise 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A ve 6102 sayılı TTK'nın 5/A maddesi gereğince dava konusu itibariyle Zorunlu Arabuluculuk dava şartı gerçekleşmediğinden davanın 6100 sayılı HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca USUL YÖNÜNDEN REDDİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan 7.369,15-TL harçtan 427,60-TL'in mahsubu ile arda kalan 6.941,55-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, 4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirmiş olmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. Göre hesaplanan 17.900TL ücret-i vekaletin davacıdan tahsili ile davalı ...'ya verilmesine, 5-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü tarafından iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 13. Bendine göre; arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda anlaşamamaları hallerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinde ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hazineden ödenen toplam 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, davacılar vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/01/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/574, K. 2024/39, T. 24.01.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-574-e-2024-39-k-9a32a5db9c82