İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/448 E. 2024/854 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/448
Karar No
2024/854
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/448 Esas KARAR NO : 2024/854 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 25/06/2021 KARAR TARİHİ : 17/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 16/09/2016 tarihinde sahibinin ... ... olduğu, ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... Merkezi yönünde doğru seyir halinde iken karşıdan karşıya geçmekte olan müteveffa ... ...'a çarpması neticesinde vücudunda kırıklar olacak şekilde basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ölçüde ağır yaralandığını, kazaya sebebiyet veren sürücünün ise olay yerinden kaçtığını, müteveffanın 16/09/2016 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması ile hastaneye kaldırıldığını , tedavileri devam ederken 20/06/2017 tarihinde hastanede vefat ettiğini, yaşanan kaza sonucunda ... CBS'nın 2017/ ... takip sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, soruşturma sonucunda ... ASCM'nin 2017/... esas sayılı davasının açıldığını ve sanığa taksirle ölüme sebep olma suçundan mahkumiyet verildiğini, kararın 01/04/2021 tarihinde kesinleştiğini, ceza yargılaması sırasında alınan ATK raporunda kişinin kaza tarihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı yaralanması ile takip ve tedavileri devam ederken 20/06/2017 tarihinde ölümü arasında illiyet bağı bulunduğunun mütalaa olunduğunu, soruşturma sırasında alınan bilirkişi raporunda sanığın 1.derecede (%65) , müteveffanın ise 2.derece (%35 ) kusurlu bulunduğunu, kusur raporunun ceza yargılamasında hükme esas alınıp hükmün de kesinleştiğini, müteveffanın ölümü ile birlikte mirasçılarının, onun manevi desteğinden yoksun kaldığını, müteveffanın kazancının bir bölümünü çocuklarına maddi destek olarak paylaştırdığını ve ölüm ile desteğin son bulduğunu, yine cenaze ve defin giderlerini maddi tazminat olarak istemenin zorunlu olacağını, maddi zararların tazmini açısından başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme alınamadığını, ....ATM'nin 2016/... esas 2020/ ... karar sayılı dosyası ile müteveffanın geçici iş göremezliğinden kaynaklı zararı için dava ikame edildiğini ve davanın karara çıktığını, manevi tazminata ilişkin ise aile bağları güçlü olan müvekkillerinin , elim kaza sonucu eş / babalarını acılı bir şekilde kaybettiklerini, bu hali ile çekilen manevi zararların varlığının taşıtışmasız olduğunu, manevi zararları bir nebze hafifletmek açısından manevi tazminat talebinin tartışmasız olduğunu beyanla , maddi manevi tazminat istemli davanın kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahmiline karar verilmesini arz ve dava etmiştir. Davalı gerçek kişiler vekili cevap dilekçesinde özetle; Eldeki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemelerin Bakırköy Ticaret Mahkemeleri olduğunu, aynı konuda, aynı taraflar arasında , aynı dava sebebine dayanılarak daha önce ....ATM'de açılan davanın karara çıkmış olduğunu, aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün olmadığını, verilen kabul kararında 2.663,07-TL tazminatın müteveffaya verilmesi kararı verildiğini ve bu bedelin varislere diğer davalı yanca ödendiğini, meydana gelen trafik kazasında müteveffanın ölmediğini, daha sonra kronik rahatsızlıklar sonucu vefat ettiğinden ölüm nedeninin kaza olmadığını, kazadan bir yıl sonra vefat eden müteveffanın kaza nedeni ile vefat ettiği yönündeki iddiaların asılsız olduğunu, kazada davalı müvekkili ... Yıldırım'ın %65 , murisin ise %35 kusurlu olduğunun belirtildiğini, ancak kaza tutanağı incelendiğinde kazanın müteveffanın %100 kusuru nedeni ile meydana geldiğini, davalı müvekkillerinin kazanın meydana gelmesinde kusurlarının bulunmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Kaza nedeni ile açılan ....ATM dosyasında davanın kabulü sebebi ile 2.663,07-TL müteveffanın varislerine ödendiğini, varis davacıların , davadan önce müvekkili şirkete başvuruda bulunduğunu , müvekkili tarafından başvuru üzerine yapılan incelemede, müteveffanın kazadan sonraki bir tarihte kaza ile nedensellik bağı olmayan bir sebepten dolayı vefat etmesi , ölüm ile kaza arasında nedensellik bağı bulunmaması nedeniyle talebin müvekkili tarafından reddedildiğini, ayrıca kaza tespit tutanağına bakıldığında da müteveffanın %100 kusurlu olması nedeni ile davanın reddi gerektiğini, yine davayı kabul anlamına gelmemek ile birlikte tazminat süresinin belirlenmesinde , ölenin muhtemel ömür süresi kadar , hak sahiplerinin ihtiyaç süresinin de önemli olduğunu, ölüm olmasaydı, desteğin ne zamana kadar hak sahibine yardımda bulunacağının sosyolojik realiteye göre belirlenmesi gerektiğini, davacı yanın cenaze giderleri ile ilgili herhangi bir delil sunmadığını, bu sebeple buna ilişkin taleplerin reddedildiğini, manevi tazminat yönünden ise yargılama giderleri ayrılarak sırf , müvekkili şirketin sorumlu olduğu maddi tazminat miktarı ile orantılı olarak yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiğini belirterek ,davanın reddini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmiştir. TAHKİKAT, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava; 16.09.2016 tarihli kaza nedeniyle vefat ettiği beyan edilen dava dışı müteveffanın yakınları tarafından açılan destekten yoksunluk ve cenaze giderlerine ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Davalı tarafın zamanaşımı itirazının incelenmesinde; 2918 sayılı KTK'nin 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıllık zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda Ceza Kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının (sürücü, işleten veya diğer sorumlular için fark gözetilmeksizin) uygulanacağı, ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sadece eylemin aynı zamanda suç oluşturması yeterli olup, ayrıca fail hakkında mahkûmiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığının gerekmediği, (Yargıtay HGK'nin 05/06/2015 tarih ve 2014/17-2198 Esas - 2015/1495 Karar sayılı kararı) somut olayda eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nin 85/1 ve 66/1-d maddelerinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi 15 yıl olup dava tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla yargılamaya devam olunmuştur. Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 23/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere ; 17/09/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; 1-Davalı sürücü ... ...'ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, 2-Davacılar murisi yaya ... ...'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, 3-Davalıların %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre bu kaza nedeniyle 21/06/2017 tarihinde vefat eden ... ...'ın geride kalan hak sahiplerinden, a)Davacı eş ... ...'ın destekten Yoksun kalma sebebiyle maddi zararının =538.235,58-TL olduğu, b)Davacının maddi zararının poliçedeki ölüm teminatı limitini aşması nedeniyle ; Sigorta şirketinin sorumluluğunun = 310.000,00-TL limit ile sınırlı olacağı, c)Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 15/04/2021 olarak belirlenmiş olup, Araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 21/06/2017 ölüm tarihinde gerçekleşmiş olacağı, d)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi olduğu, e)Vefat tarihi itibariyle davacı kız çocuğu ... ...'ın 35 yaşında ve evli olması, oğlu ... ...'ın 33 yaşında olması nedeniyle , anılan davacı çocukların destek tazminatı talep koşullarının bulunmadığı, f)Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından cenaze defin ve nakil giderlerinin ücretsiz yerine getirildiğinin bildirildiği ve bizzat davacılar tarafından yapılmış zorunlu cenaze giderlerinin gösterir belge bulunmaması nedeniyle davacıların cenaze ve defin gideri zararlarının belirlenemediği , Sonuç ve kanaatine varılmıştır ."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Bilirkişiler ... ve ... tarafından düzenlenen 23/10/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere ; 17/09/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazasında; 1-Davalı sürücü ... ...'ın %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu, 2-Davacılar murisi yaya ... ...'ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu, 3-Davalıların %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre bu kaza nedeniyle 21/06/2017 tarihinde vefat eden ... ...'ın geride kalan hak sahiplerinden, a)Davacı eş ... ...'ın destekten Yoksun kalma sebebiyle maddi zararının =538.235,58-TL olduğu, b)Davacının maddi zararının poliçedeki ölüm teminatı limitini aşması nedeniyle ; Sigorta şirketinin sorumluluğunun = 310.000,00-TL limit ile sınırlı olacağı, Geriye kalan (538.235,58-TL - 310.000,00-TL ) = 228.235,58-TL.sinden ise sigorta şirketi dışındaki araç sürücüsü ve işleten birlikte sorumlu olacağı, c)Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 15.04.2021 olarak belirlenmiş olup, Araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 21.06.2017 ölüm tarihinde gerçekleşmiş olacağı, d)Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi olduğu, e)Vefat tarihi itibariyle davacı kız çocuğu ... ...'ın 35 yaşında ve evli olması, oğlu ... ...'ın 33 yaşında olması nedeniyle , anılan davacı çocukların destek tazminatı talep koşullarının bulunmadığı, f) ... Belediye Başkanlığı tarafından cenaze defin ve nakil giderlerinin ücretsiz yerine getirildiğinin bildirildiği ve bizzat davacılar tarafından yapılmış zorunlu cenaze giderlerinin gösterir belge bulunmaması nedeniyle davacıların cenaze ve defin gideri zararlarının belirlenemediği , Sonuç ve kanaatine varılmıştır ."şeklinde mütalaada bulunmuşlardır. Mahkememizce ... heyetinden alınan 29.04.2024 tarihli kusur raporunda sonuç olarak; ''..Davalıya sigortalı aracın sürücüsü davalı ... ... olayda % 65 (yüzde atmış beş) oranında kusurludur. Davacılar murisi yaya ... ... olayda % 35 (yüzde otuz beş) oranında kusurludur.'' şeklinde beyanda bulunulduğu görülmüştür. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 01/07/2024 tarihli bilirkişi 2.ek raporunda özetle; ''..Delillerin ve hukuki durumların takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere ; 17.09.2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu 21.06.2017 tarihinde vefat eden ... ...'ın geri kalan hak sahiplerinin; 1.Seçenekte ; Davalıların %65 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre; Davacı eş ... ... destekten yoksun kalma sebebiyle zararının =852.303,68-TL , 2.Seçenekte ; Davalıların %75 kusur oranındaki sorumluluk durumuna göre; Davacı eş ... ... destekten yoksun kalma sebebiyle zararının =983.427,33-TL olduğu, -Davacının maddi zararının poliçedeki ölüm teminatı limitini aşması nedeniyle ; Sigorta şirketinin sorumluluğunun = 310.000,00-TL limit ile sınırlı olacağı, -Başvuru tarihine göre sigorta şirketi bakımından temerrüt tarihi 15.04.2021 olarak belirlenmiş olup, Araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüdün 21.06.2017 ölüm tarihinde gerçekleşmiş olacağı, -Sigortalı aracın kullanım şeklinin hususi olduğu, -Vefat tarihi itibariyle davacı kız çocuğu ... ...'ın 35 yaşında ve evli olması , oğlu ... ...'ın 33 yaşında olması nedeniyle, anılan davacı çocukların destek tazminatı talep koşullarının bulunmadığı, - ... Belediye Başkanlığı tarafından cenaze defin ve nakil giderlerinin ücretsiz yerine getirildiğinin bildirildiği ve bizzat davacılar tarafından yapılmış zorunlu cenaze giderlerinin gösterir belge bulunmaması nedeniyle davacıların cenaze ve defin gideri zararlarının belirlenemediği , Sonuç ve kanaatine varılmıştır ."şeklinde mütalaada bulunmuştur. ....ATM'nin 2016/ ... esas ve 2020/ ... karar sayılı ilamının incelenmesinde, aynı olay nedeniyle yaralanmış olan müteveffanın maddi tazminat talebinde bulunduğu, davalı sürücünün % 25 kusur oranına göre davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. ... ASCM'nin 2017/ ... esas ve 2021/... esas sayılı dosyasında; davalı sürücünün taksirle ölüme neden olma suçundan yargılandığı, dosyada bulunan 17.02.2021 tarihine ait ATK raporu ile 16.09.2016 tarihinde meydana gelen kaza ile 20.06.2017 tarihinde meydana gelen ölüm arasında illiyet bağı bulunduğunun belirlendiği, sanığın % 65 oranında 1. Derece, vefat edenin %35 oranında 2. Derece kusurlu olduğunun belirlendiği ve sanık olan davalı sürücünün cezalandırıldığı, anılan kararın 01.04.2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacıların miras bırakanı vefat eden ... ...'ın , 16/09/2016 tarihinde , sahibinin davalı ... ... olduğu, davalı ... ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka aracın çarpması sonucu yaralandığı, anılan aracın diğer davalı sigorta nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğu, kaza sonrasında ... ...'ın 20.06.2017 tarihinde vefat ettiği, ceza dosyasında alınan ATK raporu ile anılan kaza ve ölüm arasında illiyet bağı bulunduğunun tespit edildiği, mahkememizce alınan hesap ve kusura ilişkin bilirkişi raporlarında davalı sürücünün olayın meydana gelmesinde % 75 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, ayrıca mahkememizce sadece kusur yönünden 3 kişilik ... heyetinden rapor alındığı ve buna göre davalı sürücünün %65 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, her ne kadar yukarıda incelenen ... ATM dosyasında davalının %25 kusur oranı üzerinden hüküm kurulmuş ise de; mahkememizce sadece kusura ilişkin 3 kişilik ... heyetinden alınan raporun, kesinleşen ceza yargılaması ile belirlenen kusur oranı ile de uyumlu olduğu, ayrıca anılan ... ATM dosyasında kusura ilişkin bilirkişi raporunun tek bir makine mühendisi tarafından hazırlandığı, bu sebeple davalı sürücünün %65 kusuru üzerinden mahkememizce hüküm kurulduğu, davacının da hem %75 kusur oranı hem de %65 kusur oranı ile alternatifli olarak hesaplama yapılan bilirkişi raporundan sonra dava değerini %65 kusur oranı ile bulunan 852.303,68 TL üzerinden harçlandırdığı, hesaplama bakımından ise; müteveffanın başkaca tutarda bir geliri bulunduğu yazılı olarak ispat edilmediğinden, hüküm tarihine en yakın asgari ücret esas alınarak zarar miktarının tespit edilmesi gerektiği, ( Emsal ilam İstanbul BAM 40. H.D 2023/118 esas ve 2024/1644 karar sayılı ilamı), Yargıtayın genel uygulamasına göre destek sayılabilmek için yardımın eylemli olması ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edeceğinin anlaşılmasının yeterli olduğu, bu bağlamda eşlerin birbirine destek olacaklarının kabul edildiği, ( Emsal ilam İstanbul BAM 9. H.D 2021/40 esas ve 2023/269 karar sayılı ilamı), buna göre alınan son bilirkişi raporunda güncel asgari ücret tutarına göre davacı eş ... yönünden 852.303,68 TL destekten yoksun kalmaya dayalı maddi tazminatın hesaplandığı, diğer davacılar çocuklar yönünden ise oğlunun 33 yaşında, kızının ise 35 yaşında ve evli olması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminat şartlarının oluşmadığı, zira yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan halde, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağının uygulamada kabul ediliği, ( Emsal ilam İstanbul BAM 9. H.D 2022/2175 esas ve 2024/1916 karar sayılı ilamı), yine cenaze masrafları yönünden bir delil sunulamadığı, mahkememizce ilgili belediyeye yazılan müzekkere cevabında defin ve nakil işlemlerinin ücretsiz yapıldığının bildirildiği anlaşılmakla, davanın, davacı eş ... yönünden kısmen kabulüne, diğer davacıların destekten yoksunluk tazminat talepleri ve cenaze/defin masrafı talepleri yönünden ise reddine dair, davalı sigorta yönünden poliçe limiti de nazara alınarak ve sigortaya yapılan başvuru tarihine göre temerrüt tarihi belirlenerek karar verilmiştir. Manevi tazminat talebi yönünden ;6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, Hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim manevi tazminat yönünde takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerekmektedir. (HGK 23/06/2004, 13/291-370) Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Anılı düzenlemeler ve içtihatlar ışığında somut olaya bakıldığında; olayın ağırlığı ve verdiği üzüntünün bir nebze olsun telafisi bakımından meydana gelen olayın oluş şekli, kusur oranları, tarafların mali ve sosyal durumları, davacıların vefat edene olan yakınlığı dikkate alınarak talebin kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davacı eş ... yönünden 852.303,68 TL destekten yoksun kalmaya dayalı maddi tazminatın ( davalı sigorta 310.000 TL poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) davalı sigorta yönünden 15.04.2021, davalı şahıslar yönünden 21.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile anılan davacıya verilmesine, Diğer davacıların destekten yoksunluk tazminatı taleplerinin ( 50 TL + 50 TL) şartları oluşmadığından reddine, 150-TL defin masrafı taleplerinin masraflar ispat edilemediğinden reddine, Davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile 15.000' er TL olmak üzere toplam 45.000-TL manevi tazminatın 21.06.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sadece davalı şahıslardan alınarak davacılara verilmesine, 2-Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 61.294,81-TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 3.804,73-TL harcın mahsubu ile bakiye 57.490,08-TL harcın davalılardan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine,( davalı sigortanın 17.371,37-TL ile sorumlu olması kaydıyla) 3-Maddi Tazminat yönünden; Davacı ... ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre davanın kabul kısmı üzerinden hesaplanan 131.322,52-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ... ...'a verilmesine, ( davalı sigortanın 49.600,00-TL ile sorumlu olması kaydıyla) 4-Maddi Tazminat yönünden; Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden yürürlükte olan AAÜT gereği 250-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, ( Davacı ... ...'ın 50-TL ile sorumlu olması kaydıyla) 5-Manevi Tazminat yönünden; -Davacı ... ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 15.000,00-TL vekalet ücretinin sadece davalı şahıslardan alınarak davacı ... ...'a verilmesine, -Davacı ... ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 15.000,00-TL vekalet ücretinin sadece davalı şahıslardan alınarak davacı ... ...'a verilmesine, -Davacı ... ... vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereği 15.000,00-TL vekalet ücretinin sadece davalı şahıslardan alınarak davacı ... ...'a verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 12.600,00-TL bilirkişi ücreti, 328,42‬-TL tebligat vs.posta masrafı olmak üzere toplam 12.928,45-TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre (kabul oranı %99,97) hesap edilen 12.924,57-TL'sinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine, bakiyesinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 7-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerine ilişkin olarak davanın ret olunan kısmı nazara alınarak (%0,03) hesaplama yapılmasına yer olmadığına, 8-Yargılama giderlerinden sayılan 1.400,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen 1.399,58-TL'sinin tüm davalılardan; bakiyesinin davacılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine, 10-Davacılarca peşin yatırılan 3.804,73-TL karar ve ilam harcı, 59,30-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.864,03-TL nin davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine, Dair, davacılar ve davalı gerçek kişiler vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.17/12/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/448, K. 2024/854, T. 17.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-448-e-2024-854-k-3b0d5d7352a5