İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/594 E. 2025/497 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/594
- Karar No
- 2025/497
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2019/594 Esas KARAR NO:2025/497 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA DEĞERİ:2.500.000,00 TL DAVA TARİHİ:05/11/2019 KARAR TARİHİ:26/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava konusu icra takibi hakkında kesinleşen borçlu ... ... AŞ ve ... ... ... Sist. A.Ş. Arasında imzalanmış olan ... sözleşmeleri gereğince kullandırılan fonlar ve ... işlemleri nedeni ile davalıların müşterek ve müteselsil kefaletleri, ödeme taahhüdünü içerir teyitleri vs.nedeniyle müvekkili davacıya 2.703.674,67 TL muaccel borçları bulunduğunu, davalılardan ... ve ...'in işbu sözleşmesine müşterek müteselsil kefil olduklarını, sözleşme kapsamında ... ... AŞ ile ... ... ... AŞ'den olan alacakları 29/06/2015 tarihli, 22/09/2015 tarihli , 17/12/2015 tarihli ve 10/02/2016 tarihli temliknamelerine konu alacakların müvekkiline temlik edildiğini, temliklere istinaden 422.000 TL tutarında kısmi bir ödeme yapıldığını ve başka da ödeme yapılmadığını, bedellerin ödenmemesi üzerinde noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, davalılar tarafından ihtarname ile cevap verildiğini ve temliklerin üzerinden yaklaşık 2 yıl geçtikten sonra ilgili mal hizmeti tam kusursuz aldığını kabul ve ikrar ettikten sonra ve kısmi ödeme yaptıktan sonra itiraz edildiğini, alacakların ödenmemesi üzerine davalılar ve diğer dava dışı müşterek ve müteselsil borçlular aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, borçlular tarafından takibe itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının alacak iddiasının davacı firma ile müvekkilleri arasında akdedilen 15.09.2017 tarihli ... Sözleşmesinden kaynaklanmadığından davanın müvekkili ... ve ... yönünden husumetten reddi gerektiğini, müvekkili ...'nin temlik aldığı faturaya konu hizmetler alınmamış olduğundan davacının ... mevzuatı gereği bu fatura bedellerini müvekkillerinden talep etme hakkı olmadığını, davacı tarafça sunulan 21.09.2015 tarihli ... A.Ş. İle müvekkili ... arasında akdedilen Organizasyon Sponsorluk Sözleşmesi'nin konusu 05 - 07 Kasım 2015 tarihinde keman sanatçısı ...'nun Ankara ve İstanbul'da gerçekleştireceği konserlere sponsor olunmuşsa da bu sözleşmeden kaynaklı alacak 22.09.2015 tarihinde Davacı firmaya temlik edildiğini, ancak söz konusu konserin tarihi öncelikle 10- 12 Mart 2016 tarihine ertelendiğini, ancak sonrasında da konserin gerçekleşmediğini, bu nedenle müvekkili şirketin gerçekleşmemiş hizmetten dolayı davacıya fatura borcu bulunmadığını, alınmayan hizmetin bedelinin ödenmesinin mümkün olmadığını, 6361 sayılı Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2.maddesi uyarınca davacı ... şirketinin tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamayacağından müvekkilinden bu faturalardan dolayı alacak talebinde bulunma hakkına hukuken haiz olmadığını, bu nedenle takibe itirazları haklı olup davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddi gerektiğini, davacı tarafça söz konusu faturalardan kaynaklı borçların teminatı amacıyla verilmiş olan çeklerin ayrı ayrı icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin borcunun davacının dava ettiği tutarın altında olduğunu, davacı ... ... A.Ş.nin 150.000 TL bedelli bir adet çekten dolayı 11.12.2018 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... E. sayılı icra dosyasının müvekkili ... ve diğer borçlular aleyhine kambiyo takibi başlattığı müvekkiline 06.09.2019 tarihinde tebliğ edilen ödeme emri ile öğrenildiğini, bunun üzerine derhal takibin iptali için .... İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/750 E. Sayılı dosyasıyla dava ikame edilmiş olup davanın derdest olduğunu, ihtarnamede müvekkilinin borcunun 2.369.000 TL olarak belirtilmiş olmasına rağmen davanın 2.500.000 TL üzerinden ikame edildiğini, davacının gerçek bir alacağı olmadığını gösterdiğini, bu nedenle de davacının tüm alacak, faiz ve ferilerine ilişkin alacak taleplerinin haksız olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizce açılan işbu dava, davacı ... ... A.Ş. 'nin dava dışı borçlu ... ... ... A.Ş. , davalı ... ... ... A.Ş. Arasında imzaladıkları ... sözleşmeleri gereği kullandırılan fonlar ve ... işlemleri davalı ... ... ... A.Ş. Ve diğer davalılar müşterek ve müteselsil borçlular ... ve ... aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasına yapılan icra takibine iş bu davalıların yaptığı itirazın , İİK 67 maddesi gereğince iptali istemine ilişkin olup, 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde açıldığı dosya kapsamı ile sabittir. .... İcra Müdürlüğü'nün 2018/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; 11.12.2018 tarihinde davalı aleyhine 2.703.674,67 TL tutarındaki fatura alacağının takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek ticari faizi icra masrafları ve icra vekalet ücreti ile birlikte tahsilini talep ettiği, davalı borçlunun 20.12.2018 havale tarihli itiraz dilekçeleri ile karşı tarafa hiçbir borcunun bulunmadığından borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği ve takibin durdurulmasını talep ettiği görülmüştür. Mahkememizce dosya kapsamında bilirkişi incelemeleri yaptırılmış olup; Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 12.07.2021 tarihli raporda özetle; "İncelenen davacı şirkete ait 2015-2016-2017-2018 ticari defterlerinin açılış ve yıl sonu kapanış tasdik / beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, Davacı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran, 11.12.2018 takip tarihi itibariyle davalı yandan ... nolu, 944.000,00 TL bedelli faturaya dayalı ... hizmetinden işlemiş faiz dahil 1.227.369,38 TL, 26 nolu, 1.062.000,00 TL bedelli faturaya dayalı ... hizmetinden işlemiş faiz dahil 1.476.305,29 TL alacaklı olduğu, buna göre toplam alacak tutarı 2.703.674,67 TL olup, takip tutarı ile uyumlu olduğu, İncelenen davalı şirkete ait 2015-2016-2017-2018 ticari defterlerinin açılış ve yıl sonu kapanış tasdik beratlarının yasal süresinde yaptırılmış olduğu, bu anlamda ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, Davacı yanın takibe konu ettiği, dava dışı ... Araş. Paz. AŞ tarafından davalı unvanına keşide edilerek temlik verilen 17.12.2015 tarih, ... nolu, 944.000,00 TL bedelli fatura ile 10.02.2016 tarih, 26 nolu 1.062.000,00 TL bedelli faturalar ile bu faturalar için davacı şirkete yapılan alacak temlikleri ile ilgili işlemlerin davalı ticari defter kayıtlarında yer aldığı, ancak davalı şirketin söz konusu faturalar karşılığında, 21.01.2016 ve 12.02.2016 tarihlerinde dava dışı ... Araş. Paz. AŞ unvanına iade fatura keşide ettiği, bu anlamda davalı şirketin kendi kayıtlarına göre, söz konusu faturalar yönünden dava dışı şirkete borçlu olmadığı anlaşılmakla, bu durumda da davalının satın almadığını ileri sürdüğü hizmet için temlik borcundan bahsedilemeyeceği, dolayısıyla da davacı şirkete bir temlik borcundan bahsedilemeyeceği yönündeki beyanları hususunda takdirin mahkemeye ait olduğu, Davalı yanın kendi ticari defter kayıtlarına nazaran 11.12.2018 takip tarihi itibariyle davacı şirkete kümülatif manada 1.914.000,00 TL borçlu olduğu görülmekle, davalı şirketin davacı yan ile arasındaki ticari ilişkiye ait muavin hesap ekstresinde, dava konusu faturalar haricinde başkaca işlemlerden kaynaklı kayıtlar da yer aldığından , borç tutarının hangi işlemlerden kaynaklandığının tespitinin mümkün olmadığı, ... işleminin ilgili mevzuat ve yargı kararları çerçevesinde geçerli bir alacak hakkına dayanması gerektiği, aksi takdirde alacak iddiasında bulunulamayacağı, bu bakımdan iade faturaların nazara alınmasının gerekeceği, öte yandan temlik tarihlerinin de dikkate alınması gerektiği " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. Bilirkişiler ... ve ... tarafından hazırlanan 19.09.2022 tarihli raporda özetle; "... -Davaya konu edilen 17.12.2015 tarihli toplam 944.000,00 TL tutarındaki 5 adet fatura ile 10.02.2016 tarihli toplam 1.062.000,00 TL tutarındaki 3 adet fatura için, davalı şirket tarafından 21.01.2016 tarihinde 944.000,00 TL ve 12.02.2016 tarihli 1.062.000,00 TL tutarında iade faturaları keşide edildiği müşahede edilmiştir. Dava dışı şirkete ait ticari defterler, işbu ek raporun hazırlanması için bildirilen inceleme gününde de ibraz edilmemiş olduğundan, bu faturaların dava dışı şirketin defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunun tespiti mümkün olmamıştır. -Davalı tarafça dava dışı şirkete faturalar nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise ödemenin miktarı, Davalı tarafça dava dışı şirkete faturalar nedeniyle ödeme yapılmadığı, fatura borçlarının davacı yana temlik edilmiş olduğu, ancak yukarıda yer verilen muavin hesap ekstrelerinde de görüldüğü şekli ile davalı yanın özellikle dava konusu faturalar için dava dışı şirkete iade faturaları keşide ettiği görülmüştür. -Davacının bu faturaların hangisini temlik aldığı ve dava dışı şirkete temlik nedeniyle ödeme yapıp yapmadığı, Davacı yanın, davaya konu edilen 17.12.2015 tarihli toplam 944.000,00 TL tutarındaki 5 adet fatura ile 10.02.2016 tarihli toplam 1.062.000,00 TL tutarındaki 3 adet faturayı temlik aldığı, davacı yanın bu faturalar nedeni ile dava dışı firmaya ilgili tarihlerde toplam 1.575.00,00 TL ön ödeme yaptığı görülmüştür. -Davalı şirket tarafından temlikten sonra davacıya ne kadar ödeme yapıldığı, aynı alacak için başlatılan diğer takip dosyalarının da değerlendirilmesi ile bu davaya konu icra takip tarihinde alacağın miktarının tespiti, Davalı şirket tarafından temlikten sonra davacıya takip tarihine kadar toplam 621.540,00 TL ödeme yapıldığı, ancak bu ödemelerin sadece dava dışı ... ... AŞ ne olan borçların temlikinden kaynaklanmadığı, çünkü başka firmalardan kaynaklı temlik ödemelerinin de bu ödeme tutarı içerisinde yer aldığı, davalı şirketin davacı yana kendi ticari defter kayıtlarına nazaran 11.12.2018 takip tarihi itibariyle kümülatif manada 1.914.000,00 TL borçlu olduğu yönündeki tespitimiz dikkate alındığında, davalı şirketin dava konusu edilen toplam 2.006.000,00 TL fatura için davacı şirkete 92.000,00 TL ödeme yapmış olabileceği değerlendirilmiştir. İşlemiş faiz varsa miktarı ve oranı, hangi tarihten itibaren işletilebileceğinin tespiti, Davacı şirketin, dava dışı şirketten olan alacağı için tahakkuk ettirdiği işlemiş faiz tutarının tarafımızca tespiti mümkün olmayıp, bu hesabın davacı şirket tarafından hesaplama metodolojisi ile birlikte dosyaya sunulması ve izah edilmesi gerekmekle, takdiri mahkemeye aittir. " şeklinde mütaalada bulunulduğu görülmüştür. Bilirkişiler ... ..., ... ve ... tarafından hazırlanan 12.07.2023 tarihli raporda özetle; "Davaya konu alacağın davacı ve davalı kanuni defterlerinde kayıtlı olduğu, her iki tarafın da kayıtlar için yapılan tespitlere bir itiraz ileri sürmediği, Dava dışı şirket için kanuni defter incelenmesi kararı verilmiş ise de, dava dışı şirket tarafından kanuni defterlerin incelemeye sunulmadığı, Gerçek kişi davalıların ... sözleşmesi kapsamında sorumlu olmadığı, Asıl borçlu davalı bakımından ise, iade faturasının kesilmesi o borç bakımından hizmetin verilmediği şeklinde yorumlanabilir ise bu durumda borçlunun bunu alacağı devralan davacıya karşı sürmesinin mümkün olabileceği ancak takdirin Sayın Mahkemede olduğu," şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. Bilirkişiler ... ..., ... ,..., ... tarafından hazırlanan 22.04.2024 tarihli raporda özetle; "Raporumuz içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya mübrez belge, bilgi, takip dosyası, davacı yana ait incelenen ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; 1. Taraflar arasındaki hukuki ihtilaf davacı yanın 10/12/2018 tarihinde borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2018/.... sayılı dosyası ile; 2.703.674,67 TL Fatura Alacağı için icra takibi başlatması karşısında, davalı yanın takibe itiraz etmesi üzerine çıkmış bulunduğu, 2. Davacı ve davalı şirkete ait 2015, 2016, 2017, 2018 yıllarına ait tüm ticari defterlerinin 6102 sayılı yeni TTK. İlgili hükümleri yönünden açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı ve usulüne uygun tutulmuş olduğundan lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, 3. Dava dışı ... Arş. Paz. İlt. Ve Dan. A.Ş. incelemeye katılmadığı, defter, belge sunmadığı, 4. Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının hem dava dışı ... A.Ş ile hem de davalı ... ... ile faktöring sözleşmesi akdetmiş olduğu görüldüğü,... ... ile akdedilen sözleşmede müteselsil kefillerin davalılar ... ve ... olduğu, ... A.Ş. ile akdedilen sözleşmede müteselsil kefillerin ise dava dışı ... olduğu, ... ve ... ancak ... bilgisayarın ... şirketine devretmiş olduğu alacakların tahsil edilememesi halinde sorumlu olabileceği, Oysa somut olayda ... ... şirketinin asıl borçlu konumunda olduğu, bu nedenle ... sözleşmesi gereği davacının davalı şahıslara başvurması söz konusu olamayacağı, 5. Dava konusu iddia edilen 2 adet faturaya ilişkin olarak Davacı ve Davalı Ticari Defterlerinde yapılan incelemeler neticesinde; Dava dışı ... Arş.Paz.İlt. Ve Dan. A.Ş. tarafından davalı ... Bil. A.Ş” ne 17/12/2015 tarihinde kdv dahil 944.000,00 TL, 10/02/2016 tarihinde 1.062.000,00 TL tutarında olmak üzere toplam 2.006.000,00 TL tutarında 2 adet fatura düzenlendiği, Dava dışı şirket tarafından davalıya düzenlenen 2 adet faturanın davacı şirkete temlik edildiği, Davalı şirket tarafından dava dışı şirket tarafından adına düzenlenen dava konusu 2 adet faturaya karşılık dava dışı ... Arş. Paz. A.Ş” ne 21/01/2016 tarihinde 944.000,00 TL” lik faturaya iade niteliğinde Fiyat Farkı, 12/02/2016 tarihinde 1.062.000,00 TL” lik faturaya iade niteliğinde fatura düzenlediği ve kayıtlarına aldığı, dava dışı şirket ve davalı Ba/Bs formlarında düzenlenen bu faturaların aynı tutar ve miktarlarda beyan edildiği görülmekle birlikte ... tarafından düzenlemiş olan 2 adet iade faturanın dava dışı şirket defterleri üzerine alınıp alınmadığı tespit edilememiştir. Davalı tarafından dava konusu 2 adet faturaya ilişkin davacı defterlerinde de mevcut olan 01/02/2016 tarihinde 118.000,00 TL ve 2018 yılında 15.000,00 TL olmak üzere 133.000,00 TL ödeme yapıldığı, davalı tarafından yapılan ödemeler düşüldüğünde (2.006.000,00-133.000,00)51.873.000,00 TL bakiyenin davalı ve defterleri ile örtüştüğü 6. Davacı Ticari Defterlerinde dava dışı ... Arş. A.Ş. hesaplarının ana hesap bazında davalı ... Bil. A.Ş. hesaplarının da alt kırılımda takip edilmekte olduğu 10.12.2018 takip tarihi itibariyle davacının Dava dışı ... Arş. Paz. A.Ş.” in den 10/12/2018 Takip tarihi itibariyle 811.000,00 TL ana para için faiz, komisyon ve masraflar dahil 1.227.369,38TL, 1.062.000,00 TL ana para için faiz, komisyon ve masraflar dahil 1.476.305,29 TL olmak üzere toplam 2.703.674,67 TL alacaklı olduğu, 7. Taraflar arasında yapılan ... sözleşmelerinde temerrüt tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizine ek olarak faiz işletileceğine yer verildiği, fakat ilgili faiz oranına yönelik kesin bir oran belirlenmediği, 8. Davacı ... ... ve Davalılar aleyhine itirazın iptali talepli icra dosyası ile talep edilen 2.703.674,67 TL den davalılardan ... ... ve dava dışı ... A.Ş. nin taraflar arasında akdedilen ... sözleşmeleri ve Sponsorluk sözleşmesi bağlamında asıl borçlu olarak sorumlu olduğu, ve fakat sponsorluk sözleşmelerinde bahsi geçen konser ve etkinliklerin gerçekleşmediğinden bahisle yukarıda ayrıntılı izah edildiği üzere iade faturaları düzenlendiği, 9. İlgili konser ve etkinliklerin gerçekleşmediğinin ve iptal edildiğinin görüldüğü, 10. Davalı ... A.Ş.ile ... A.Ş. arasında akdedilen ... ve diğer sözleşmeler gereği, Davacı tarafın Dava dışı ... A.Ş.den alacaklı olabileceği, 11. Dava dışı ... A.Ş. ile yaptığı sponsorluk sözleşmeleri gereği iade faturalarından kaynaklı olarak, ... nin borçlu olmadığı kanaatine varıldığı, 12. Tarafların, icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirleri icerisinde kaldığı, " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. Mahkememizce açılan iş bu davada davacı ... şirketi ile borçlu ... ... A.Ş. ... Bilgasayar ... A.Ş. arasında yapılan sözleşmeden kaynaklı alacağın tahsili için ilamsız icra takibi yapıldığı ve davalı borçluların süresinde borca ve ferilere itiraz ederek icra takibini durmasına sebebiyet verdikleri ve itirazın iptali davasının yasal hak düşürücü süresinde açıldığı dosya kapsamında sabittir. Davacı davalı şirketler ile imzaladığı ... sözleşmeleri kapsamında davalı ... A.Ş. Ve ... ... A.Ş. Den olan 29/06/2015 , 22/09/2015, 17/09/2015 ve 10/12/2016 günlü temliknamelere konu alacakları 2.703.674,67 TL olarak temlik aldığı, iş bu temliknamelerde konu borç nedeniyle ... ... A.Ş. Nin 2.791.000,00 TL borçlu olduğunu kabul ettiği ve bu borca mahsuben 422.000,00 TL kısmi ödeme yapıldığı tartışmasızdır. Mahkememizce yapılan 12/07/2021 günlü raporda 11/12/2018 tarihi itibarı ile davacının kendi ticari defter ve kayıtlarına göre davalı yandan toplam 2.703.674,67 TL faiz dahil takip alacağının bulunduğu ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı yanın takibe konu ettiği dava dışı ... Pazarlama A.Ş. tarafından davalı ünvanına keşide edilerek temlik edilen 17/12/2015 tarihli 944.000,00 TL bedelli fatura ve 10/02/2016 tarihli 1.062.000,00 TL bedelli faturaların davacı şirkette yapılan alacak temlikleri ile ilgili işlemleri davalı ticari defter ve kayıtlarında yer aldığı ancak davalı şirketin söz konusu faturalar karşılığında 21/01/2016, 12/02/2016 tarihlerinde dava dışı ... ... A.Ş. ünvanına iade faturaları kestiği söz konusu faturalar nedeniyle davalı şirketin kendi kayıtlarına göre söz konusu faturalardan ötürü davacıya borçlu olmadığı bu durumda davalının satın almadığı hizmetler için temlik borcundan bahsedilemeyeceği, davalı kayıtlarına göre 11/12/2018 tarihi itibarı ile davacı şirkete kümülatif anlamda 1.914.000,00 TL borçlu olduğu ancak bu ticari ilişkinin dava konusu faturalar haricinde başkaca işlemlerden kaynaklanıp kaynaklanmadığını hangi işlemden kaynaklandığını tespit edilemediği rapor edilmiş olup, itirazlar üzerine aynı bilirkişilerden alınan 19/09/2022 günlü ek raporda uyuşmazlığın çözümüne yeterli kesin ve aydınlatıcı bilgi elde edilemediğinden mahkememizce itirazlar üzerine 2. Heyet oluşturulmuş ve Doç. Dr. ... ..., Dr. ... ve ... tarafından tanzim edilen 12/07/2023 günlü raporda davaya konu alacağın davacı ve davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, dava dışı şirket defterlerinin incelemeye sunulmadığı gerçek kişi davalıların ... sözleşmesi kapsamında sorumluluğunun olmadığı asıl borçlu bakımından ise iade faturasının kesilmesi o borç bakımından hizmetin verilmediği şeklinde yorumlansa da bu durumda borçlunun bu alacağı devir alan davacıya karşı ileri sürmesinin mümkün olup olmadığının takdirini mahkemeye ait olduğunu rapor etmişlerdir. Mahkememiz tarafından yapılan itirazlar üzerine heyete alınan yeni bilirkişiler ile beraber tanzim edilen 22/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ile davacı yanın 10/12/2018 tarihinde davalılar ve dava dışı itiraz etmeyen borçlu aleyhine 2018/... Esas sayılı icra dosyasında 2.703.674,67 TL lik fatura alacağı için icra takibi başlattığının 2015-2018 yıllarına ait davacı defterlerinin uygun olduğunu, dava dışı ... A.Ş. Nin incelemeye defter sunmadığını, ... sözleşmesinde davacının dava dışı ... A.Ş. ile davalı ... ... A.Ş. arasında ... sözleşmesinin imzalandığı, ... ... ile akdedilen sözleşmede diğer davalı gerçek şahısların imzalarının yer aldığı, davalı müşterek ve müteselsil borçlular ... ve ... in ancak ... ... A.Ş. Nin ... şirketine devretmiş olduğu alacakların tahsil edilememesi halinde , dava konusu borçtan sorumlu olacağı oysa somut olayda ... ... şirketinin asıl borçlu konumunda olduğu ... sözleşmesi gereğince davacının davalı şahıslara başvurmasının olamayacağı, dava dışı ... Pazarlama A.Ş. tarafından davalı ... ... A.Ş. 'ye 17/12/2015 tarihinde KDV dahil 944.000,00 TL ve 10/02/2015 tarihinde 1.062.000,00 TL lik olmak üzere 2.006.000,00 TL lik fatura düzenlediği , dava şirket tarafından davalıya düzenlenen bu faturaların davacı şirkete temlik edildiği, dava dışı ... a.ş. Tarafından bahsi geçen faturalar için 21/01/2016 ve 12/02/2016 tarihinde iade niteliğinde faturalar düzenlendiği ve davalı şirket tarafından BA-BS formları düzenlenerek faturaları aynı tutar ve miktarlar ile iade faturasını kayıtlarına aldığı dava dışı şirketin kayıtlarına alıp almadığı tespit edilemediği, davalı tarafından iş bu 2 adet faturaya ilişkin davacı defterlerinde 01/02/2016 tarihinde 118.000,00 TL ve 15.000,00 TL olmak üzere 133.000,00 TL ödeme yapıldığı, 1.873.000,00 TL bakiye davalı defterlerinde örtüştüğü, 10/12/2018 takip tarihi itibarı ile davacı defterlerine göre bu faturalar için 811.000,00 TL ana para faiz ve komisyon dahil 1.227.369,38 TL ve 1.062.000,00 TL ana para, faiz , komisyon ve masraflar dahil 1.476.305,29 TL alacak olarak kayıt ettiği ve toplam 2.703.674,67 TL takip alacağı ile uyuştuğu, görülmüş ise de davacı ... şirketine davalılar aleyhine itirazın iptaline konu edilen alacağın ... sözleşmelerinin yanı sıra ... ve dava dışı ... A.Ş. Arasında akdedilen sponsorluk sözleşmesi bağlamında asıl borçlu olarak sorumlu olduğu ancak sponsorluk sözleşmesinde bahsi geçin konser ve etkinliklerin gerçekleşmediğinden iade faturalarının düzenlendiği, konser ve etkinliklerin gerçekleşmediği ve iptal edildiğinin görüldüğü bilirkişiler tarafından tespit edilmiş olup, mahkememizce dosya kapsamına uygun tanzim edilen rapor ile olayın aydınlatıldığı, davacı ... şirketine temlik aldığı alacağın gerçek bir alacak olup olmadığını, alacağın doğumuna esas sözleşmenin ifa edilip edilmediğini incelemesi gerektiği, dava dışı ... A.Ş ., ile davalı ... arasında yapılan sponsorluk sözleşmesi gereğince, davalı ... A.Ş., nin ifa edilmeyen konser ve etkinlikler nedeniyle davalı ...'nin kestiği iade faturaları nedeniyle iş bu ... A.Ş., ye borçlu olmadığı , özellikle TBK nın 188/1 maddesi gereğince ... sözleşmesi ile alacağı temlik alan davacının, alacağı temlik eden davalıya hizmetin verilip verilmediğini incelemek ve buna göre alacağı temlik ve talep etmesi gerektiği, bu nedenle davalı ... nin hizmet almadığı bilirkişi kurulunca tespit edilmekle davalının devredilen alacağının doğmadığına ilişkin asıl ilişkideki hizmetin verilmediği iddiasını TBK 188 maddesi gereğince ... sözleşmesinin tarafa davacı şirkete karşı ileri sürebileceği bu nedenle davalı ... nin davacıya karşı dava konusu borca konu itirazı ileri sürmesi mümkün olup, davalı kefiller bakımından asıl borçlu için doğmayan borçtan ... sözleşmesinin tarafı olmayan gerçek şahısların da borçlu tutulamayacağının kabulü gerekir. Mahkememizce bu nedenlerle davacı ... şirketinin davalılar aleyhine açtığı davada alınan bilirkişi raporları ve dosya kapsamı dikkate alınarak 6361 sayılı Finansal kiralama ve ..., finans şirketleri kanunun 9/2 maddesi gereğince hizmetin verildiği ve alacağın doğduğu ispat edilmedikçe temlik konusu alacağın davalı borçlulardan talep edilemeyeceği mahkememizce benimsenmekle, davacının açtığı davanın ; ''a)... yönünden; esas bakımından dava konusu alacağın talep koşulları oluşmadığından REDDİNE, b)Davalı kefiller yönünden; asıl borçlu yönünden açılan davanın reddedilmiş olmasının yanı sıra, asıl borçlu ...'nin borçtan sorumlu olmadığı tespit edildiği gibi, dava konusu talebin temlik alacağına dayalı olması nedeniyle kefillerin sorumluluğunun ancak asıl borçludan alacağın tahsil edilememesi halinde doğacağı anlaşılmakla işbu kefiller aleyhine zamansız açılan davanın REDDİNE,'' karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... şirketinin davalılar aleyhine açtığı itirazın iptali davasında: a)... yönünden; esas bakımından dava konusu alacağın talep koşulları oluşmadığından REDDİNE, b)Davalı kefiller yönünden; asıl borçlu yönünden açılan davanın reddedilmiş olmasının yanı sıra, asıl borçlu ...'nin borçtan sorumlu olmadığı tespit edildiği gibi, dava konusu talebin temlik alacağına dayalı olması nedeniyle kefillerin sorumluluğunun ancak asıl borçludan alacağın tahsil edilememesi halinde doğacağı anlaşılmakla işbu kefiller aleyhine zamansız açılan davanın REDDİNE, 2-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 29.715,38 TL harçtan, alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının düşümü sonucu başkaca HARÇ ALINMASINA YER OLMADIĞINA, Kalan 29.099,98 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE, 3-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen talep üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 335.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile DAVALILARA ÖDENMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ TARAFINDAN İADESİNE, 6-Devletçe karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.26/06/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır