İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2011/164 E. 2024/875 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2011/164
Karar No
2024/875
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2011/164 Esas KARAR NO : 2024/875 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 19/08/2011 KARAR TARİHİ : 24/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, müvekkilinin seyahat acentası olduğunu, müvekkilinin selfibilet.com adı verilen sitede 2009 yılından itibaren 3D Secure sisteminin çıkması ve siteye entegre edilmesi sonucu online işlemlere açıldığını, 3D Secure sistemde internet üzerinden müvekkili şirketin sitesinden bilet almak isteyen kişinin uçak bileti işlemlerini tamamladıktan sonra ödemeyi kredi kartı ile yapmak istediğinde, sistem doğrudan ... Bankasına ait ve müvekkili şirketin hiçbir ilgisi olmayan bir arayüze geçtiğini, bu arayüzün müşteriden kredi kartı bilgi ve güvenlik kodunu ve sadece müşterinin bileceği 4 haneden oluşan şifresini sorduğunu, tüm bu bilgilerin doğru olarak girilmesinden sonra sistemin kredi kartına satış bedelinin tahsiline izin verildiğini, müvekkilinin bu arayüze müdahale şansı bulunmadığını, müşterinin şifresini kontrol edenin ve bilet alınmasına izin verenin ve şifreyi bilen gerçek kart sahibi tarafından kullanıldığını teyit edenin davalı banka olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmede, sanal pos ile ilgili hiçbir ibarenin yer almadığını, davalı bankanın sözleşme hükümlerine dayanarak 07.10.2009 tarihinde müvekkili hesabındaki 355.000 USD ye bloke koyduğunu, yapılan başvurulara ve çekilen ihtarnamelere rağmen bankanın sorunu çözmediğini, 61.000 USD'lik tutara usule aykırı olarak blokenin devam ettiğini, müvekkili tarafından takip başlatılması üzerine 61.000 USD'lik bölümün üzerindeki blokenin kaldırıldığını, ancak bakiye tutar üzerindeki blokenin kaldırılmadığını, müvekkili tarafından başlatılan icra takibine davalı Bankanın itiraz ederek, akabinde 61.000 USD'lik blokeyi çözdüğünü, bakiye alacağın 71.836 USD'ye tekabül ettiğini, bu tutarında TL karşılığının 106.446,00 TL olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, bloke konulan miktarın 127.274,60 USD olduğunu, bu tutarın 66.132,32 USD'sinin yurtdışı bankalara ters ibraz yoluyla ödendiğini, davacının gerçekleştirdiği işlemlerin %77 si'nin ... tarafından sahte işlem olarak raporlandığını, üye işyeri sözleşmesinin 12.4 maddesinde davacı hesabından alınan blokenin ve banka tarafından ters ibraz yoluyla ödenen tutarlardan işyerinin sorumlu olduğunun kararlaştırıldığını, yapılan işlemin sözleşme ve uluslararası ... kurallarına uygun olduğunu, sahte işlemlerin davacıya ait sanal pos üzerinden gerçekleştiğini, dolayısıyla bu işlemlerden doğacak ödemelerden de davacının sorumlu olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece delillerin ibrazını müteakip delillerde celp edilerek dosyamız arasına katılmıştır. Mahkememizce icra edilen yargılama sırasında davacı vekilinin ve davalı vekilinin 11.11.2024 tarihinde sulh ve protokolü imzaladıkları anlaşılmıştır. Sulh protokolünden özetle ; "...İşbu sulh sözleşmesi, bir tarafta ... A.Ş ("Davacı") vekili Av. ... ile diğer tarafta ... Bankası A.Ş ("Davalı") vekili Av.... arasında akdedildiğini, İşbu Sözleşme’nin konusu Taraflar arasında ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/... E sayılı dosyasında devam eden davaya konu konu uyuşmazlığın ve davanın karşılıklı sulh yolu ile sona erdirildiğini, belirtmiştir. Taraflar sulh protokolünde taraflar,... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2011/ ... E sayılı derdest dosyası kapsamında Davacı tarafından Davalı vekiline toplam 15.000 TL (On Beş Bin Türk Lirası) vekalet ücreti ödenmesi hususunda anlaştıklarını, Davacı tarafından yukarıda bahsedilen ödemenin yapılması ile birlikte, Taraflar dava konusu ile anlaşmazlığa konu alacak, hak ve taleplerinden feragat ettiklerini ve birbirlerini gayrikabili rucü bir surette ibra ettiklerini beyan, kabul ve taahhüt etmişlerdir. Ayrıca, ilgili derdest dosya kapsamında yapılan yargılama giderleri Tarafların üzerine bırakılacak olup, Taraf vekilleri işbu sulh sözleşmesini mahkemeye sunarak birbirlerinden herhangi bir vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmeyeceklerini mahkemede beyan etmişlerdir. Sulh görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir (HMK m.313/1,2). Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir (HMK m. 315). Vekilin sulh olabilmesi için bu hususta vekaletnamesinde özel yetkisinin bulunması gerekir. Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri daha sonra olursa üçte ikisi alınır.( Harçlar Kanunu m.22/1) Anlaşmazlık sulh nedeniyle ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar giderilirse, Tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra giderilirse tamamına hükmolunur. (AAÜT m.6). Sulh olunmuş olmasından dolayı tarafların yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden genel kurallardan farklı uygulamayı gerektiren kendi aleyhlerine bir beyanı olduğu takdirde bu beyana göre işlem yapılır. Tarafların sulh beyanları belirtilen kurallarla birlikte değerlendirildiğinde sulh doğrultusunda karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi isteminde bulunulduğu, sulh kapsamında birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin de bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Dava konusunun tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği haklardan olduğu anlaşılmakla HMK'nın 315. Maddesi gereğince sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davanın konusuz kaldığı anlaşılmış olup konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Taraflar arasında imzalanan sulh anlaşması gereği konusu kalmayan dava hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, 2-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan 148,50 TL peşin harçtan, alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye ‭‭301,75‬ TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 3-Taraflar arasında imzalanan sulh protokolü gereğince vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Taleple bağılılık ilkesi gereğince yargılama giderlerinin sarf eden taraflar üzerinde bırakılmasına, 5-Davacının HMK 120 maddesi gereğince yatırdığı gider avansından kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair; HMK'nın 320. maddesi uyarınca dosya üzerinden, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle, ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2011/164, K. 2024/875, T. 24.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2011-164-e-2024-875-k-63a5a2ea49e0