İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/37 E. 2025/73 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/37
- Karar No
- 2025/73
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/37 Esas KARAR NO : 2025/73 DAVA : İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) DAVA TARİHİ : 12/12/2022 KARAR TARİHİ : 29/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İpotek (İpoteğin Kaldırılması (Fekki)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; İstanbul ili, Sarıyer ilçesi, ... mah.,... ..., ... ... Mevkiinde kain ... pafta,... ada, ... parsel sayılı 6103,85 metrekare miktarlı gayrimenkuldeki 10/60 hissesi üzerine konulmuş bulunan 09.12.2003 tarihli ve ... ipotek tesis edildiğini, söz konusu ipotek sebebiyle ... İcra Müdürlüğü’nün 2005/... E. sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, davalının ipotek sebebiyle müvekkilden olan alacağı, vekili ile yapılan 25.01.2008 tarihli protokol gereğince ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile yapılan takip sebebiyle mevcut olduğu ileri sürülen borç tutarı konusunda mutabakata varıldığını ve mutabık kalınan tutar davalıya sözleşmede yazılı esaslara göre tamamen ödendiğini, ödeme bizzat davalıya vekili huzurunda yapıldığını, ödemenin 50.000,00.-$’lık kısmı nakit, bakiye 100.000,00.-$’lık kısım ise 20 adet her biri 5.000,00.-$ tutarlı çekle ödendiğini, sözü edilen çeklere, ödemeyi yapan ... ile birlikte bu davada davacı vekili olarak ciro yapıldığını, buna rağmen davalı ipoteği tüm taleplere rağmen halen kaldırılmadığını, müvekkilinin sahibi olduğu ve üzerinde bedelsiz kalmış ipoteğin mevcut olduğu gayrimenkul payını üçüncü kişi ... ’e sattığını, daha sonra ... ’ün satın aldığı payın 5/60 payı ... tarafından satın alındığını, gayrimenkul alıcısına verilen taahhüt gereğince, ipoteğin fekkinin gerekli olması sebebiyle, yeni malikler tarafından, muhatabın bedelsiz kalan ipoteğinin kaldırılamamış olması sebebiyle, müvekkilinin tazminat ödeme yükümü ile karşı karşıya kaldığını, öte yandan davalı ile yapılan 25.01.2008 tarihli protokol ile, uhdesinde bulunan 31.08.2004 vadeli 82.000,00.-$ tutarlı bono ve bu bononun verilmesine ilişkin 10.12.2003 tarihli protokol ile, 30.09.2004 vadeli 30.000,00.-$,27.10.2004 vadeli 11.400,00.-$ tutarlı bonoların bedellerinin de ödenmiş sayılacağı ve bonoların tarafına teslimi kararlaştırılmış olmasına karşın, söz konusu bonolar da halen iade ve teslim edilmediğini belirterek davanın kabulü ile tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; davacının ipoteğin fekkini talep etme hakkına sahip olmadığını, söz konusu Protokol’ün 5. Maddesi ile “Son çekin ödenmesiyle birlikte Alacaklı, sahibi olduğu icra takibine konu ipotek hakkını 3. Şahsa veya O’nun göstereceği birine, masrafı 3. Şahsa ait olmak üzere temlik edecektir” şeklinde kararlaştırıldığını, bu kapsamda protokol uyarınca ipotek üçüncü sahıs olan ...’a veya ...’ın göstereceği bir kişiye temlik edilebileceğini, protokol incelendiğinde ipotek üzerinde tasarrufta bulunma yetkisinin borcu ödeyen kişi olan ...’a geçtiği açıkça görüldüğünü, işbu dava sadece protokol uyarınca ipotek üzerinde tasarrufta bulunma yetkisi ... ya da göstereceği üçüncü kişi tarafından açabileceğini, ayrıca tüm bunlarla birlikte protokolde ipoteğin fekkine yönelik herhangi bir madde akdedilmediğini, her ne kadar ipoteğin fekki ve bonoların istirdadı istemli işbu dava ikame edilmişse de müvekkile bu zamana kadar ipoteğin fekki veya temliki ya da bonolara ilişkin hiçbir talepte bulunulmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü ipoteğin tüm taleplere rağmen kaldırılmamış olduğu iddiası gerçeği yansıtmadığını, zira ipoteğin fekki ve bonoların iadesine yönelik müvekkil’e ulaşmış hiçbir yazılı bilgi veyahut belge bulunmadığını, davacı taraf’ın yukarıda bahsedilen nedenlerle ipotek hakkında tasarrufta bulunma yetkisi olmadığı hususu bir yana bırakıldığında dahi müvekkilin ipoteğin fekki ve bonoların iadesi talepleri yönünden temerrüde düşürülmediğini belirterek davanın reddini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, İstanbul ili, ... İlçesi,... Mah., ... ..., ... ... Mevkii, ... pafta,... ada, ... parsel sayılı gayrimenkul üzerine tesis edilmiş olan 09.12.2003 tarihli 300.000,00-TL tutarlı ipoteğin bedelsiz kaldığı iddiasıyla ipoteğin fekkine ilişkindir. Dava dosyası, ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/12/2024 tarih, 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize tevzi edilmiş olup; incelenen dosyada taraflar arasındaki uyuşmazlıklar: 1- İstanbul ili, ... İlçesi,... Mah., ... ..., .. Mevkii, pafta,... ada, ... parsel sayılı gayrimenkul üzerine tesis edilmiş olan 09.12.2003 tarihli 300.000,00-TL tutarlı ipoteğin bedelsiz kaldığı iddiasıyla ipoteğin fekki istemine, 2-31.08.2004 vadeli 82.000,00.-$ tutarlı bono ve bu bononun verilmesine ilişkin 10.12.2003 tarihli protokol ile, 30.09.2004 vadeli 30.000,00.-$, 27.10.2004 vadeli 11.400,00.-$ tutarlı bonolar sebebiyle davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespiti ile söz konusu bonoların istirdadı istemine yönelik olduğu tespit edilmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 03/12/2024 tarih, 2022/... Esas, 2024/... Karar sayılı dosyasının 15/02/2024 tarihli 2. Celsesinde "menfi tespit ve istirdat " yönünden harcın ikmal edilmemesi nedeniyle dosyasının işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 27/06/2024 tarihli 4. Celsede ise "menfi tespit talebi yönünden dosyanın işlemden kaldırıldığı ve 3 aylık sürenin dolduğu tespit edilerek, bu hususun esas hükümle nazara alınmasına" karar verildiği, "bonolar sebebiyle menfi tespit ile bonoların istirdadı" istemi yönünden tefrik kararı verilmediği görülmüştür. Anılan dosya, tarafların duruşma tutanaklarındaki beyanları ile dosyaya sundukları yazılı dilekçeleri, sunulan delillerle birlikte incelendiğinde; görevsiz mahkemece yapılan tacir araştırmasında davacı ve davalının tacir olmadığının tespit edildiği, davalının cevap dilekçesi ile duruşma tutanaklarındaki beyanlarından "davacının ipoteğin fekkini talep etme yetkisi olmadığına, dava dışı ...'ın ipoteğin fekkini talep etme yetkisine sahip olduğuna, dava dışı talep yetkisi bulunan ... tarafından ipoteğin kaldırılması talep edilirse bunun yerine getirileceğine, ... 'ın herhangi bir beyan ve talebi bulunmadığına, dava açıldığı esnada temerrüde düşürülmediğine" itiraz ettiği, "dava konusu ipotek ve bonolar yönünden herhangi bir alacak veya bedelsizlik iddiasının olmadığını, davanın açılmasına sebep olmadığını, protokol ve bonoları davacı vekiline teslim etmek istediğini ancak teslim alınmadığını, protokol ve bonoları mahkemeye teslime hazır olduğunu" belirterek, 20/06/2023 tarihli dilekçesinde davayı kabule yönelik beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. Davalının ipoteğin fekki şartlarının oluşup oluşmadığı yönünde bir itirazı bulunmamaktadır. Davalının bu beyanlarından artık taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ipoteğin fekkini kimin talep edebileceği noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Somut olayda; tarafların her ikisinin tacir olmadığı, davalının ipoteğin fekki şartlarının oluşup oluşmadığı yönünde bir itirazının bulunmadığı, uyuşmazlığın açılan davada davacının "aktif husumeti" bulunup bulunmadığı noktasında toplandığı, davalının dava dışı ... tarafından ipoteğin kaldırılması talep edilirse bunun yerine getirileceğine, protokol ve bonoları davacı vekiline teslim etmek istediğini ancak teslim alınmadığına, protokol ve bonoları mahkemeye teslime hazır olduğuna ve 20/06/2023 tarihli dilekçesinde davayı kabule yönelik beyanları doğrultusunda, bonolar nedeniyle menfi tespit /istirdat yönünden taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, bu talep yönünden dosyanın görevsiz mahkemece işlemden kaldırılmasına karar verildiği ve yasal 3 aylık sürede dosyanın yenilenmediği anlaşıldığından, bonolar nedeniyle menfi tespit /istirdat talebi yönünden dosya, mahkememizin iş bu 2025/... Esas sayılı dosyasından tefrik edilerek (mahkememizin 2025/... Esas sayılı dosyası üzerinden) üç aylık yasal sürenin dolduğu 15/05/2024 tarihi itibariyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İpoteğin fekki talebi yönünden ise; tarafların tacir olmadıkları, davalının ipoteğin fekki şartlarının oluşmadığı yönünde bir itirazı bulunmadığı, davalının sadece davacının ipoteğin fekkini talep etme yetkisine sahip olmadığına itiraz ettiği, dava konusu ipotek ve bonolar yönünden davalının herhangi bir alacak veya bedelsizlik iddiasının bulunmadığı, davalının protokol ve bonoları davacı vekiline teslim etmek istediğini ancak teslim alınmadığını, protokol ve bonoları mahkemeye teslime hazır olduğunu beyan ettiği, dolayısıyla davalının kabule yönelik savunması doğrultusunda, artık ipoteğin fekki davası yönünden "bonoların ve protokolün tartışılmasına ve değerlendirilmesine" gerek kalmadığı, yani menfi tespit talep edilen bonoların uyuşmazlık konusu olmadığı, taraflar arasındaki tek uyuşmazlık noktasının davacının aktif husumetine yönelik olduğu, bu nedenle davaya Asliye Hukuk Mahkemesi'nde bakılması gerektiği anlaşılmakla, dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine, yargı yeri belirlenmesi için dosyanın resen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İpoteğin fekkine ilişkin davanın HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine, mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, YARGI YERİ BELİRLENMESİ İÇİN DOSYANIN RESEN İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, İstinaf kararı sonucu kesinleşmesi halinde görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olması nedeniyle kararın kesinleşmesinden sonra yasal süresi içinde talep halinde dosyanın ... Asliye Hukuk Mahkemesine tevzi olunmak üzere Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, 3-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın yazımından sonra RESEN ... Mahkemesi'ne YARGI YERİ belirlenmesi için GÖNDERİLMESİNE karar verildi. 29/01/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *Bu evrak 5070 Sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*