İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/550 E. 2026/257 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/550
- Karar No
- 2026/257
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/550 Esas KARAR NO :2026/257
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:13/09/2024 KARAR TARİHİ:31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Davacı şirket, ihtiyacı olan boru kesme makinesi için davalı taraf ile anlaştığı, belirtilen kesme makinesi gerekli özelliklere sahip olmadığı için davacı şirketin ihtiyaçlarına karşılık bulamadığı. Boru kesimi noktasında hatalar verdiği, istenilen uzunlukta kesme işlemlerini yapamaması sebebiyle ayıpların giderilmesi için davalı tarafa teslim edildiği ancak satışa konu boru kesme makinesi davacı şirket tarafından davalı tarafa teslim edildiği ancak söz konusu makinedeki ayıplar giderilmediği gibi satışa konu ürün şirkete geri gönderilmemiş alınan ürün bedeli de davacı şirkete iade edilmediği. Ayıplı ürüne ödenen bedelin iade edilmesine ilişkin karşı tarafa ihtar keşide edildiği, bunun üzerine davalı yana ayıpların giderilmesi için teslim edilen ancak geri gönderilmeyip davacı müvekkile iade edilmediği boru kesme makinesi için ödenen bedelin iadesi amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı ancak davalı yan tarafından takibe itiraz ederek takibin durdurulduğu. Davalı yan bilerek ve isteyerek tamamen kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiği ve icra takibini haksız olarak durdurulduğu . Tüm bu bilgiler doğrultusunda haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesine talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalıya dava dileçesinin tebliğ edildiği cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER Davaya konu icra dosyası, cari hesap özeti incelenmiş ardından bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davacının dosyaya sunduğu ödeme dekontlarına göre; davacı ... tarafından davalı .... ...' a Ağustos 2023 ayı içerisinde peyderpey bankadan eft yolu ile "MAKİNE ÖDEME, MAKİNE PEŞİNAT" açıklamaları ile toplamda 75.000,00 -TL gönderildiği anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda özetle, Davacının bilirkişi incelemesine sunduğu ticari defter kayıtlarına göre; Davalı ile ticari ilişkisini ticari defterlerinde SATICILAR ... nolu cari hesapta takip ettiği,. Ticari ilişkinin 02.08.20223 tarihinden davalıya ciroladığı çek ile başladığı vc 18.08.2023 tarihinde bankadan davalıya ... Bankasından avans ödemesi ile sonlandığı, Bu süre zarfında ticari kayıtlarında davalı ile cari hesap hareketleri tetkik edildiğinde davacının 02.08.2023 tarihinde 100.000 TL ciroladığı çek vc bankadan 02.08.2023 tarihinde 20.000 TL , 09.08.2023 tarihinde 20.000 TL, 18.08.2023 tarihinde 30.000 TL davalıya ödediği (ödeme toplamı 175.000 TL) cari hesaba BORÇ kaydettiği, davalının 18.08.2023 tarihinde 240.000,00 TL bedelli düzenlediği faturayı davalının cari hesabına alacak kaydettiği, Davacının ticari defter kayıtlarında davalıya ödediği tutardan (toplamda 175.000 TL ödeme) davalının kestiği fatura (240.000,00 TL ) düşüldüğünde davalı ...'un Takip Tarihi itibariyle cari hesapta 65.000,00 -TL alacaklı olduğu (farklı bir ifade ile bu tutarda davacının davalıya BORÇLU olduğu ) nun kayıtlı olduğu, teknik Yönden; Heyete Makine Mühendisi olarak atanmış olan bilirkişi olarak, makine üzerinde inceleme yapabilmek için, uzun uğraşlar sonunda tarafımca taraflarla iletişim kurulmuş olup, Buma Kalıp firması yetkilisi ...; "makinenin kendisinde olmadığını ve zaten işyerini kapatmış olduğunu" beyan ettiği, Bu nedenle dava konusu boru kesme makinesini incelemem mümkün olmadığından, rapora esas teknik bir görüş sunmam mümkün olmadığı, Genel Değerlendirme Yönünden; Dosya münderecatında davalının inceleme esnasında ticari defterlerini ibraz etmediği, bu duruma HMK m. 220/f.3 hükmü ile bir sonuç bağlandığı, Nitekim Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin somut olay ile benzerlik arz eden bir dosyada davacının defterlerini incelemeye sunduğu ve fakat davalının incelemeye sunmadığı durumda davacının davasının ispat etmiş olduğunu ifade ettiği, tüm bu açıklamalardan sonuçla nihai takdir ve kanaat Mahkemeye ait olmak üzere davacının heyetimiz mali iiyesince yapılan inceleme neticesinde de tespit edildiği üzere 175.000,00-TL'lik bedeli ödediğinin sabit olduğu ve davalının ticari defterlerini sunmaktan imtina etmesi üzerine davacının ticari defterlerinin delil niteliğini haiz olduğu nazara alındığında davacının ödediği sabit olan 175.000,00-TL lik bedelin tahsilini talep edebilmesinin mümkün olduğunun ifade edilebileceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır. GEREKÇE Dava, İİK. 67 ve devamı maddeleri uyarınca açılan itirazın iptali istemidir. Dava, ayıplı ürün teslimi nedeniyle ödenen bedelinin geri iadesi tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Delil olarak; icra dosyası, fatura, cari hesap ekstresi, bilgi ve belgeler, ticari defter kayıtları ve bilirkişi incelemesine dayanılmış olup, gösterilen deliller toplanarak dosya arasına konulmuştur. İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. Mahkemenin davanın reddi ya da kabulü yönünde verdiği karar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğinden; davanın reddi halinde alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamayacağı gibi, davanın kabulü halinde borçlu da, alacaklıya karşı bir menfi tespit veya istirdat davası açamayacaktır. Bu nedenledir ki, mahkeme itirazın iptali davasında tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını araştırmak zorundadır. Yasal dayanağını İİK'nın 67. maddesinden alan itirazın iptali davası, alacaklının icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçlamaktadır. Takip hukukundan doğan bu davada tespit edilecek husus, borçlunun icra takibine yapmış olduğu itirazında haklı olup olmadığının belirlenmesidir. Bu kapsamda tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde somut olayda, dava konusu iddia bakımından yapılan bilirkişi incelemeleri sonucu Davacının bilirkişi incelemesine sunduğu ticari defter kayıtlarına göre; Davalı ile ticari ilişkisini ticari defterlerinde satıcılar ... nolu cari hesapta takip ettiği, Ticari ilişkinin 02.08.20223 tarihinden davalıya ciroladığı çek ile başladığı ve 18.08.2023 tarihinde bankadan davalıya ... Bankasından avans ödemesi ile sonlandığı, Bu süre zarfında ticari kayıtlarında davalı ile cari hesap hareketleri tetkik edildiğinde davacının 02.08.2023 tarihinde 100.000 TL ciroladığı çek ve bankadan 02.08.2023 tarihinde 20.000 TL , 09.08.2023 tarihinde 20.000 TL, 18.08.2023 tarihinde 30.000 TL davalıya ödediği (ödeme toplamı 175.000 TL) cari hesaba BORÇ kaydettiği, davalının 18.08.2023 tarihinde 240.000,00 TL bedelli düzenlediği faturayı davalının cari hesabına alacak kaydettiği, Davacının ticari defter kayıtlarında davalıya ödediği tutardan (toplamda 175.000 TL ödeme) davalının kestiği fatura (240.000,00 TL ) düşüldüğünde davalının Takip Tarihi itibariyle cari hesapta 65.000,00 -TL alacaklı olduğu (farklı bir ifade ile bu tutarda davacının davalıya BORÇLU olduğu ) nun kayıtlı olduğu tespit edilmiş ancak teknik Yönden yapılan incelemede ise Buma Kalıp firması yetkilisi ...; "makinenin kendisinde olmadığını ve zaten işyerini kapatmış olduğunu" beyan etmekle dava konusu boru kesme makinesinin yerinde incelenmesi mümkün olmamakla esas için teknik bir görüş sunulamadığı anlaşılmış ve nihayetinde davalının dosyaya ticari defterlerini ibraz etmediği hususu dikkate alınarak HMK madde 220/3,5 gereği yapılan inceleme neticesinde de tespit edildiği üzere 175.000,00-TL'lik bedeli ödediğinin sabit olduğundan davalının ticari defterlerini sunmaktan imtina etmesi üzerine davacının ticari defterlerinin delil niteliğini haiz olduğu nazara alındığında davacının ödediği sabit olan 175.000,00-TL lik bedelin tahsilini talep edebilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla (teknik yönden inceleme yapılması bakımından bilirkişi atanmış ise de davalının makineyi incelemeye sunmadığı da dikkate alınarak) takibin kaldığı yerden devamına karar verilerek takip konusu alacağın likit ve hesap edilebilir nitelikte olması nedeniyle davalı-borçlunun İİK'nın 67/2. maddesine göre hükmolunan alacağın %20 oranı üzerinden hesaplanan icra inkar tazminatından da sorumlu olması gerektiği hususu da göz önünde bulundurularak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile .... İcra Müdürlüğünün 2024/... ESAS sayılı icra dosyasına yönelik itirazın iptali ile takibin takip koşulları ile devamına, Davalının likit ve muaccel alacağa itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği anlaşılmakla asıl alacağın %20 si icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 11.954,25-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 8.965,68-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan ilk gider, bilirkişi, tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 25.872,97-TL Yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3600-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde istinafı kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/03/2026
Katip ... e-imzalıdır.
Hakim ... e-imzalıdır.