İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/710 E. 2025/382 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/710
- Karar No
- 2025/382
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/710 Esas KARAR NO :2025/382 DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/11/2024 KARAR TARİHİ:12/05/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari iş ilişkisi olduğunu, icra dosyasına 29/07/... düzenlenme tarihli ... plakalı araç için Gebze Temelli nakliye ve 17.400,00-TL bedel içeren faturanın sunulduğunu, davalının iş bu fatura içeriğine itiraz etmediğini, davalının icra takibine itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalının faturaya 8 gün içinde itiraz etmemesi ile faturanın kesinleştiğini iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Borca mesnet gösterilen evrakların dosyada olmadığını, İcra İflas Kanunu’nun 61. maddesine göre eklenmesi gereken belge suretiNİN ödeme emrine eklenmediğini, bu nedenle borca dayanak evraklara müvekkilince muttali olunamadığını, diğer yandan davacının tacir olmadığını ve görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olması nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, müvekkilinin davalıdan herhangi bir mal veya hizmet almadığını, kabul anlamında gelmemekte faiz taleplerine de itiraz ettiklerini iddia ederek; davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün .../... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 17.400,00-TL asıl alacağın ödenmesi amacıyla 16/09/... tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 23/09/... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 25/09/... tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir Bilirkişinin 02/04/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı firma tarafından incelemeye ibraz edilen ... yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı tarafa ait yasal defterlerde davacı tarafın davalıdan 17.400,00-TL tutarında alacaklı olarak göründüğü, davacı tarafından davalıya keşide edilen faturanın davacı tarafından davalıya satış olarak, davalı tarafından ise davacıdan alış olarak BA-BS formalarında bildirildiği, tarafların Ba-Bs Bildirim formlarının birbirini doğruladığı, alacak konusu faturaların GİB tarafından davacı ve Davalı şirkete ait Ba-Bs formlarında bildirildiği, davacı ...'in Bilanço Usulüne Göre Defter Tutmakla yükümlü olduğu, 2022-2023 Yılındaki satışlarının Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınırı aştığı, davacının Tacir sayıldığı, davacı tarafından kesilen 29.07.... tarih ... numaralı, 17.400,00-TL tutarlı faturanın dijital ortamda davalı tarafa gönderildiği, faturaya davalı tarafından yasal süresinde itiraz edildiğine dair mevcut bir bilgi ve belge bulunmadığı, faturanın tebliğ edildiği kanaatine varıldığı, tarafların inkâr tazminatı taleplerinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, " görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -Davacı vekili tarafından sunulan dava konusu fatura sureti ve kargo takip bilgileri -...Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davacıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Taraflara ait ticari defter ve kayıtlar -Bilirkişi raporu -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, karayolu taşımacılığı kapsamında tanzim edilen faturadan kaynaklanan alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı ve davalı taraf tacir olmakla birlikte taşıma işi mutlak ticari dava niteliğinde olduğundan Mahkememiz görevi kapsamındaki yargılamaya devam olunmuştur. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Fatura tek başına alacağın kanıtı değildir. Faturanın dayanağı olan temel ilişkinin ispatı gerekir. Tek yanlı düzenlenen faturanın, düzenleyen tarafın kendi ticari defterlerine kayıt edilmiş olması alacağın varlığını ispatlamaz (Yargıtay 19 H.D. 2009/8074 E- 2010/5025 K sayılı içtihadı). Somut olayda faturanın davalı aleyhine borç doğurup doğurmadığının tespiti açısından ticari defterler incelenmek üzere bilirkişi raporu alınmış, ancak davalı yan mazeretsiz şekilde ticari defterlerini sunmamıştır. HMK 222/3 maddesine göre bu durumda davacının usulüne uygun tuttuğu defter kayıtları kendi lehine delil olarak kabul edilebilecektir. Davacının tanzim ettiği e-fatura kendi defterlerinde kayıtlı olup elektronik ortamda davalı yana gönderilmiştir. Davalıya ulaşan fatura, sistemden yapılan bir itiraz veya fiziki ihtaratlı bir iade görmemiştir. E-fatura senaryosuna göre davalıya teslim edilen ancak itiraz veya iade görmeyen faturanın, mazeretsiz defter sunmama kapsamındaki Mahkememiz HMK 222/3 ihtaratı sonucu davacı defterlerinin hükme esas alınabileceği değerlendirildiğinde, davalı aleyhine borç doğurduğunun ve davacının iddiasını ispatladığının kabulünü gerektirir. Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne, itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir. Takiple birlikte temerrüt doğduğundan, taleple bağlı kalınarak, takipten sonra asıl alacağa yasal faiz işletilmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline ile, takibin 17.400,00 TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki kayıt ve şartlarla takibin aynen devamına, takipten sonra asıl alacağa, talep gibi, yasal faiz uygulanmasına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 3.480,00-TL'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Alınması gereken 1.188,59-TL karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 760,99-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvuru harcı ve 427,60-TL peşin harç olmak üzere toplam 855,20-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan toplam 6.845,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 17.400,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/05/2025 Katip ... Hakim ...