İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/444 E. 2025/542 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/444
- Karar No
- 2025/542
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/444 Esas KARAR NO : 2025/542 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/07/2024 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, davalıya tanzim edilen ... Tarih ve ... numaralı 650,10-USD ve...Tarih ve ... numaralı 3709,92-TL bedelli fatura alacağı olduğunu, faturanın vade tarihinde davacıya ödenmediğini ve davalı şirketin kendisine düzenlenen faturalara süresi içerisinde itiraz etmediğini, davalı aleyhine başlatılan ... 37. İcra Dairesi ... E. icra dosyası ile icra takibi yapıldığı, icra takibine davalı şirketin itiraz ettiğini, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşmama ile sonuçlandığını, mahkemece tensip zaptı ile davalı borçluya ait ba bs formlarının ilgili vergi dairesinden celbine ilişkin ara karar tesis edilmesini ve işbu ara kararın yerine getirilmesinin akabinde ön inceleme duruşması beklenmeksizin celse arasında tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmak üzere inceleme günü verilmesini talep ettiğini, fazlaya ilişkin tüm haklarını saklı tutarak; davanın kabulüne, ... 37. İcra Dairesi ... Sayılı dosyasına yapılan borca itirazın iptali ile takibin devamına, davalının kötüniyetli itirazı nedeniyle asgari %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalı şirketin; menkul ve gayrimenkul malları ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının yargılama sonuçlanıncaya dek ihtiyaten haczine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak cevap dilekçesi sunmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça davalı aleyhine ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşıldı. Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, Cari hesap , Borçlu adına düzenlenmiş Faturalar , Davacıya ait ticari defter ve kayıtlar , ... 37. İcra Dairesi ... numaralı dosyası uyap sureti, Bilirkişi İncelemesi, Taraflar arasındaki yazışmalar, Teklif Mektupları, Konşimento , Taşıma İşine ilişkin evraklar, Yükleme Talimatları , Paketleme Listelerine ait tablolar, Gümrük Beyannameleri, Keşif , BA-BS Formları , Yemin , Arabuluculuk son tutanağı , Yargıtay Kararları v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. ...37. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 650 USD ve 3.959,35 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dosyanın SMMM ...'ye tevdi edildiği, bilirkişinin 28/05/2025 tarihli raporunda özetle ; Davacı şirketin incelenen 2023-2024 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil vasfına haiz olduğunu, davalının, merkezinin “...” İli olması sebebiyle 2023-2024 ticari defterinin incelenemediğini, davacı şirketin ticari defter kayıtlarında gerek ica takip tarihi, gerekse dava tarihi itibariyle kdv dahil 3.709,92 TL. + 650,10 USD. alacağının olduğunu, taraflar arasındaki husumete konu hizmetin dayanağı olan “Gümrük Beyannamesi” ile davacı tarafından tanzim edilen fatura içeriklerinin birbirlerini doğruladığını, davalının fatura içeriği taşıma hizmeti ve diğer masrafları yaptığını, davacının tanzim ettiği faturaların davalış şirkete GİB e-Fatura portalı ile teslim edildiği ve davalı şirketin faturalara itirazının olmadığını, davacının, davalıdan 14.10.2023 icra takip tarihi itibariyle; 3.709,92 TL. ile 650,10 USD alacağının olduğunun tespit edildiğini, taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme ile davacının alacağı için davalıyı temerrüte düşürdüğü herhangi bir yazılı talebine ilişkin belgenin olmaması sebebiyle; davacının, davalıyı ... 37.İcra Müdürlüğü ... E. nolu icra takibi ile 14.10.2023 tarihinde temerrüte düşürdüğü tespit edildiğini, icra takibinde talep ettiği 650,10 USD. ile 3.709,92 TL. ana para alacak talebinin yerinde olduğu, işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığını, 650,10 USD. alacağı için 14.10.2023 icra takip tarihinden itibaren; Fiili ödeme günündeki döviz alış kuru üzerinden USD alacak için işleyecek Yıllık % 5 USD Mev. Kamu Bankalarınca Fiilen Uygulanan Azami Yıllık Faiz ve Değişen Oranlardaki Faiz talebinin yerinde olduğunu, 3.709,92 TL. alacağı için 14.10.2023 icra takip tarihinden itibaren; Yıllık % 30,75 Faiz ile değişen oranlardaki faiz talebinin yerinde olduğunu, icra inkâr tazminatına hükmedilmesi meselesi Sayın Mahkemenizin münhasıran yargılama yetkisine dair bir husus olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Her ne kadar, davacı tarafça davalı aleyhine ... 37. İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası ile toplam 650,10 USD ve 3.959,35 TL alacak alacak üzerinden takip başlatılmış ve davalının itirazı üzerine takip durmuş ise de, dosyada davacı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak tanzim edilen dosya kapsamına uygun denetime açık ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile; davacının ticari defter kayıtlarında davalıdan 650,10 USD ve 3.959,35 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, yine taraflar arasında düzenlenmiş bir sözleşme ile davacının alacağı için davalıyı temerrüte düşürdüğü herhangi bir yazılı talebine ilişkin belgenin olmaması sebebiyle; davacının, davalıyı ... 37.İcra Müdürlüğü ....E. nolu icra takibi ile 14.10.2023 tarihinde temerrüte düşürdüğünün tespit edildiği, dolayısı ile davacının takip öncesi faiz talebinin yerinde olmadığı, davalının davaya cevap vermediği gibi, usulüne uygun olarak tebliğ edilen bilirkişi raporuna karşı da herhangi bir itirazının bulunmadığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulü ile, davalının 37. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 650,10 USD ve 3.709,92 TL ana para üzerinden devamına, 650,10 USD alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizin uygulanmasına, 3.709,92 TL'ye ise takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, İcra inkar tazminatı talebi yönünden; İİK 67/2 maddesinde " Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." denilmektedir. Borçlunun icra inkar tazminatı ile mahkumiyeti açısından itirazın kötü niyetli olması şartı aranmayıp geçerli bir takibin ve itirazın bulunması, takip konusu alacağın belirlenebilir (likid) alacak olması ve davalının itirazında haksız olması gerekmektedir. "Likid alacak" kavramına gelince; eğer borçlu, ödeme emri ile kendisinden istenilen alacak bakımından borçlu olduğunu bilmekte veya bilmek durumunda ise ve buna rağmen itiraz ederse, itirazında haksızdır. O halde, borçlunun haksız olup olmadığının saptanabilmesi için, “alacağın bilinmekte veya bilinmek durumunda olması”nın ne anlama geldiği önem arz etmektedir. Öğretide genel olarak kabul edildiği üzere, borçlu, alacaklının icra takibinde talep ettiği alacağı veya alacağın bütün unsurlarını bilmekte veya bilmek (kolayca hesap edebilmek) durumunda ise ve alacağın miktarının belirlenmesi için tarafların ayrıca mutabakata varmasına (anlaşmasına) veya mahkemenin tayin edeceği bilirkişi eliyle bir değerlendirme yapılmasına ihtiyaç yoksa, alacak likidedir. Yargıtay’ın çeşitli kararlar vesilesiyle genel olarak yaptığı tanım da buna paraleldir: Ör- neğin, Hukuk Genel Kurulu'nun emsal kararlarında belirtildiği ve benimsendiği üzere , “alacağın gerçek miktarı belli ve sabit ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesi mümkün ise başka bir ifadeyle, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacak likiddir." Yargıtay'ın burada ifade ettiği, “borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise” ölçütü çok önemlidir. Burada dile getirilen borçlunun “yalnız başına” tespiti hususu, alacağın ve miktarının borçlu tarafından bütün unsurları ile bilinebilir (hesap edilebilir) olması ve bu konuda alacağın tespiti için ayrıca yargılama yapılmasına gerek olmaması anlamındadır. Alacağın likid olması bakımından “alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması" da şart değildir. ( İcra İnkar Tazminatı Açısından “Likid Alacak” Kavramı - Prof. Dr. Ejder Yılmaz/ Bankacılar Dergisi, Sayı 67, 2008) Açıklamalar doğrultusunda; takibe konu alacağın likit ve belirlenebilir olduğu, yine davalının hakkındaki icra takibine haksız olarak itiraz ederek durmasına neden olduğu da dikkate alınarak asıl alacak olan 650,10 USD ve 3.709,92 TL'nin ayrı ayrı % 20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, -Takibin 650,10 USD ve 3.709,92 TL ana para üzerinden devamına, 650,10 USD alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizin uygulanmasına, 3.709,92 TL'ye ise takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, -Asıl alacak olan 650,10 USD ve 3.709,92 TL'nin ayrı ayrı %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 1.724,67-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 443,09-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.281,58-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 25.247,73-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan; 443,09-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 443,09TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, , 5-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 109,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.109,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.971,55-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına, 6-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davada haklı çıkma oranına göre 83,94-TL'sinin davacıdan, 3.036,06-TL'sinin davalıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 7-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğuna karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 24/06/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır