İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/520 E. 2025/257 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/520
Karar No
2025/257
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO :2024/520 Esas KARAR NO:2025/257 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:12/08/2024 KARAR TARİHİ:24/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Davalının 25.12.2023 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan "... Mahallesi ... Sk.No:10 .../İSTANBUL" adresinde yapılan kazı çalışması esnasında davalının dikkat ve özenin gösterilmemiş olması sebebiyle müvekkiline yer altı tesisine zarar verdiğini, davalını hasardan doğan bedelleri ödememesi üzerine borçlu aleyhine, hasar tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faiz dahil 13.973,82-TL'nin tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkilinin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkilinin maddi zararına sebebiyet verdiğini iddia ederek; itirazın iptali ile takibin devamın, davalı aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya tahmilini talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Öncelikle görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, işbu davanın İstanbul İdare Mahkemelerinde açılması gerektiğini, diğer yandan tazminat isteminin haksız fiile dayanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin 2560 sayılı Kanun ile kurulan tüzel kişiliği haiz bir kamu kuruluşu olduğunu, işbu davada pasif husumet itirazlarının da bulunduğunu, davacının müvekkilinin tesislerin zarar verdiği iddiasının gerçek olmadığını, müvekkili tarafından dava konusu yerde çalışma yapılmadığını, kabul etmemekle iddia olunan hasarın müvekkilinin müteahhitliğini yapan dava dışı firmanın eyleminden kaynaklanmış olsaydı eser sözleşmesi yapması halinde sözleşme uyarınca idarenin üçüncü kişilere verilen hasardan sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin kusurunun olmaması nedeniyle tazminat talep edilemeyeceğini, esasa ilişkin olarak davacının yasanın emredici hükmüne bağlı olarak tesisatlarını döşemediğini, davacının kablo ve tesisat yerlerini işaretlemediğini, bu nedenle davacının kusurlu olduğunu, idarelerince yapılan çalışmalarda kurum ve kuruluşlara haber verildiğini ancak davacının ihbara rağmen söz konusu yerde tedbir almadığını iddia ederek; davanın usulden reddini, aksi halde davanın esastan reddini, icra inkar tazminatı isteminin tümüyle reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya yüklenmesini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 12.924,05-TL asıl alacak ve 1.049,77-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.973,82-TL borcun ödenmesi amacıyla 05/03/2024 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 12/03/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 11/03/2024 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.Elektrik Mühendisi Bilirkişinin 22/01/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacının sunduğu; Dağıtım Tesislerine Verilen Hasar Tutanağı Formu, ekinde yer alan fotoğraflar, Hasar Süreci Bilgilendirme Formu, Kazı ruhsatı ve dosya kapsamında yer alan diğer bilgi ve belgeler tümüyle değerlendirildiğinde; Davalı veya yüklenici firması çalışanları tarafından davaya konu hasarların meydana geldiği adreslerde yapılan kazı çalışmaları sırasında Davacı ... A.Ş.’nin elektrik şebeke hattına ait alt yapı tesislerine zarar verildiği, çalışmanın nezaretçi eşliğinde yapılmadığı görüldüğünden, davalı ve yüklenici firmanın meydana gelen hasarlarda kusurlu olduğu, dosya münderecatındaki belgelerden; davacının altyapı tesisatında mevzuatlara aykırı somut bir durumun tespit edilemediği bu nedenle davacı tarafa kusur izafe edilemeyeceği, davacının takip dosyaları ile davalılardan talep ettiği hasar bedeli içerisinde; Malzeme Bedeli, Montaj Bedeli, Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşım Bedeli, kalemlerinin bulunduğu, dosya içerisindeki belgeler ve ilgili mevzuatlar kapsamında ve Emsal Yargıtay kararları doğrultusunda davacının bu kalemler içerisinden Dağıtılamayan Enerji Bedeli, Eşik Kesinti Süresi Aşımı Bedelini talep edemeyeceği, emsal Yargıtay kararlarında; özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça zarar gören tarafından Montaj, Personel (çalışan, mühendis, müdür..) ve araç giderlerinden oluşan zararın tazmininin talep edilemeyeceği sadece zarar gören malzeme bedelini talep edileceğinin benimsendiği, dosya münderecatı içerisinde bulunan bilgi ve belgelerden zarar gören davacı tarafından meydana gelen hasarlara ilişkin özel olarak dışarıdan işçi tutulup bu işçilerin çalıştırıldığının ve sadece bu işler için ek ödeme yapıldığına ilişkin herhangi bir somut belge tespit edilememiş olduğundan ve emsal Yargıtay kararları doğrultusunda, davacı tarafından yalnızca malzeme bedeli ve takip tarihine kadar işlemiş faiz toplamının talep edilebileceği, bu durumda talep edilebilecek olan tutarın 961,88-TL asıl alacak, 78,13-TL işlemiş faiz olmak üzere Toplam 1.040,01-TL alacak talep edebileceği, davacının, davalılardan hasar bedeli olarak; Malzeme, Montaj, kalemlerinin toplamı ve bu hasar bedeline takip tarihine kadar işlemiş yasal faiz bedelini talep edebileceği yönünde olması durumunda; 7.441,09-TL asıl alacak, 604,41-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.045,50-TL talep edilebileceği," görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -İstanbul ... Belediye Başkanlığı Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğü'nden hasar konusu adreste altyapı kazı ruhsatının verildiğini bildirir müzekkere cevabı -Davacı tarafından sunulan; İşletme Müdürlüğü AG/OG AOB Hizmet Alım Sözleşmesi, hasar tespit tutanakları, hesaplama dokümanları, hasar dosyası -Bilirkişi raporu -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminata ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının yer altı tesisatına davalının veya sorumluluğundaki kişi veya kurumların kusurları ile zarar verilip verilmediği, meydana gelen zararın davalıdan sadır olup olmadığı, illiyeti, zararın kapsamı, zararın hesap yöntemi, yapılan kazının izinli olup olmadığı, zararın meydana gelmesi veya artmasında davacının kusuru bulunup bulunmadığı hususlarında olduğu ve haksız fiile dayalı bu iddia kapsamında başlatılan ilamsız takipte itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davalı İski özetle; iddia olunan zararda bir kusuru bulunmadığını, sözleşme ilişkisi bulunan yüklenici firmalara husumet yöneltilmesi gerektiğini, dava dışı Hipar adlı şirketin hak edişlerinin zarar ortaya çıksa da çıkmasa da davacı tarafından karşılandığını, davacının mevzuattan kaynaklanan usullere uygun şekilde alt yapı tesisi yapmadığını, hasar yerinin ve kim tarafından yapıldığının tam olarak belli olmadığını, zararın doğmadığını beyanla davanın reddini dilemiştir. TBK'nın 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Yine 50. maddesi gereğince zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. 4721 sayılı TMK'nın “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur. Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir. Zarar görenin zararı giderebilmek ve montaj için kendi çalıştırdığı işçilerine ödediği ücretler genel idare giderleri olup, haksız fiil meydana gelmese dahi ödenmesi gereken giderlerdir. Bunların zarar ile ilgisi bulunmamaktadır. Özel olarak adam tutulup çalıştırıldığı kanıtlanmadıkça haksız fiil meydana gelmeseydi dahi yapılacak bu nitelikteki giderler zarar kapsamına dahil edilemez. Emsal davaya ilişkin Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nce verilen 2018/1089 Esas -2018/5527 Karar sayılı ilamda "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği", aynı dairenin 2015/10383 Esas- 2015/12692 karar nolu başka bir ilamında ise "tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği " belirtilmiştir. Dosyanın bilirkişi incelenmesinde, davacının altyapı tesislerinin mevzuata aykırılık teşkil ettiğine dair bir delil bulunmadığı tespit edilmiş, kabloların/alt yapının yeterli derinlikte bulunmadığına dair farklı bir delil sunulmadığı görülmüştür. Bunun yanında kablolara verilen zararın kasıtlı davranıştan doğup doğmadığı ise önem arz etmemektedir. Zira haksız fiile dayalı sorumluluk için kusurlu bir davranışın varlığı yeterlidir. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre, ispat yükü kendisine düşen davacının haksız fiil iddiasını ispat ettiği, davalının veya sorumluluğunda olan kişi veya kurumun kazı yapmadan önce davacıyı bilgilendirmediği, tedbirsizlik ve dikkatsizlik sebebiyle hasara sebebiyet verdiği açıktır. Ancak zararın kapsamının nelerden ibaret olup hangi miktarda davalıdan tahsili gerektiği ayrıca irdelenmelidir. Davacı tarafından meydana gelen hasarların giderilmesi için özel olarak dışarıdan işçi tutulmadığı, dava dışı Hipar adlı şirket ile götürü şekilde düzenlenen bir sözleşme bulunduğu, bu kapsamda da hasarların onarımına ilişkin yükleniciye ek ödeme yaptığına dair bir iddia veya ispat bulunmadığı, sözleşme gereğince aylık ve sabit bir ödemenin belirlendiği, davaya konu kazı için dava dışı hasarı gideren şirkete sözleşme gereği sabit olarak her ay ödenecek bedel dışında haricen bir bedel ödenmeyeceği, bu nedenle personel ve araç giderleri yönündeki davacı talebinin yerinde olmadığı, yine davacı tarafın dağıtılamayan enerji /etüd koordinasyon bedeli ve elektrik eşik kesinti süre aşım bedeli talebi yönünden yapılan değerlendirme neticesinde; yukarıda bahsi geçen gerçek zarar ilkesi ışığında dağıtılamayan enerji yönünden gerçek bir zarardan bahsedilmesinin mümkün olmadığı saptanmakla anılı talebin reddi gerektiği, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği kapsamında ise davacı tarafça abonelerine ödeme yapıldığını gösterir delil ibraz edilmediği gibi davacı şirketin orta gerilimde bildirimsiz kesintilerde 24 saate kadar, alçak gerilimde bildirimsiz kesintilerde 48 saate kadar abonelerine tazminat ödememe hakkına sahip olup dava konusu arıza için bu süreler dahilinde çalışma yapıldığı, bahse konu arıza için davacı şirketin eşik kesinti süre aşım bedeli, şebeke yıpranma bedeli talep edemeyeceği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacı tarafından yalnızca tespit edilen malzeme bedelinin takip tarihine kadar işlemiş faiz ve KDV'si ile birlikte talep edilebileceği, diğer alacak kalemlerinin dolaylı zararlar olup haksız fiille illiyetinin sağlanamadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle kazıyı alt işvereni aracılığıyla icra eden davalının, sorumluluğunda bulunan kusurlu davranış sonucu meydana gelen gerçek zarardan sorumlu olup davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. İcra inkar tazminatı yönünden; davacının alacağının varlığı ve miktarının belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, haksız fiile dayalı alacak tutarının likit olmadığı gözetilerek İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca davalının icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasına yasal olanak bulunmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının kısmen iptaline, takibin 961,88-TL asıl alacak, 78,13-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.040,01-TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine, 2-Haksız fiile dayalı alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin Reddine, 3-Karar tarihi itibari ile alınması gereken maktu 615,40-TL harçtan, 427,60-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 187,80-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 427,60-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 855,20-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.040,01-TL (kabul-ret miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.040,01-TL (kabul-ret miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 5.144,00-TL yargılama giderinin (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 382,85-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine; arda kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Mahkememizin 2024/... E. 2024/... K. sayılı dosyasında zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.600,00-TL'nin tahsili için hüküm kurulduğu, 2024/... E. sayılı dosya dahilindeki Arabuluculuk Daire Başkanlığı'nın 2024/... dosya ve 2024/... büro numaralı dosyasının son tutanağında Mahkememizin işbu dosyasının (2024/... E.) arabuluculuk görüşmelerinin de görüldüğü anlaşılmakla hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk giderinin yeniden tahsiline yer olmadığına, 9-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/03/2025 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/520, K. 2025/257, T. 24.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-520-e-2025-257-k-076f8a47a8f8