İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/823 E. 2025/28 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/823
Karar No
2025/28
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/823 Esas KARAR NO : 2025/28 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 13/12/2023 KARAR TARİHİ : 20/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile (Eski Ticaret Unvanı: ... Tic. Ltd. Şti.) yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet verdiğini, davalının talebi üzerine kargo hizmeti neticesinde müvekkilinin davalıdan 54.075,52-TL alacağının bulunduğunu, müvekkilinin alacağın tahsili için sözlü ve yazılı başvurularda bulunsa da borcun ödenmemesi üzerine ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ancak davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, müvekkilinin davalıya kargo hizmetini davalıya taahhüt ettiği şekilde eksiksiz vermiş olmasına rağmen davalının icra takibine itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, diğer yandan davalının takip öncesi herhangi bir faiz işletilmemesi ve daha sonra takip ile birlikte işletilen yasal faize itirazının kötüniyetli olduğunu iddia ederek; itirazın iptali ile takibin devamını, borçlunun %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 128. maddesi uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 54.075,52-TL asıl alacak borcunun ödenmesi amacıyla 30.11.2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 13.12.2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 14.12.2022 havale tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir Bilirkişinin 07.09.2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen 2021-2022 yasal defterlerinin tasdikle ilgili yükümlülüklerinin yasal süresinde yerine getirildiği, ticari defterlerin delil kabiliyetlerinin Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı tarafça yasal defterlerin incelemeye ibraz edilmediği, bu nedenle davacı tarafın yasal defterleri üzerinde dava konusu olaylar yönünden inceleme yapılamadığı, davacı şirketin Ticari Defter kayıtlarını toplu olarak yaptığı kayıt edilen faturaların ve ödemelerin firma olarak tespitinin yapılamadığı, ancak davacı firma tarafından incelemeye ibraz edilen davacı taraf cari hesap ekstresine göre icra takip tarihi 01.12.2022 tarihi itibariyle davacının davalıdan 54.075,52-TL alacaklı olduğu, davacı kayıtlarında yer alan faturaların E-Arşiv faturası olduğu, İcra takibine ve huzurdaki davaya konu E-Arşiv faturalarının Vergi Usul Kanunu’nun 230-231 md.leri çerçevesinde usulüne uygun düzenlendiği, ancak faturanın teslimi hususunda; E-Fatura kullanıcısı olan mükelleflere düzenlenen E-Arşiv faturalarının Vergi Usul Kanunu 509 ve 443 sayılı tebliğleri uyarınca; alıcının farklı talebi olmadığı sürece, E-Arşiv faturanın muhataplarına kağıt ortamda ve imza karşılığı teslim edilmesi gerektiği, bununla birlikte davacı tarafından ibraz edilen E-Arşiv faturalarında faturanın teslim edildiğine dair imza ve ispat vesikasının bulunmadığı, alacak dayanağı faturaların içeriği hizmetin davalıya verildiği hususunun uzmanlık alanım dışında kaldığı, dava dosyasında mevcut Davacı ve Davalı şirketlere ait Ba-Bs Formaları incelendiğinde alacak konusu faturaların davacı şirkete ait Bs bildiriminde satış olarak ve davalı şirkete ait Ba bildirimlerinde alış olarak bildirilmediği, tarafların bildirimlerinin birbirini doğruladığı, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olduğu hususunun ispata muhtaç olduğu," görüş ve ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı dosyası -Davacı tarafça sunulan; 30.11.2021 Tarihli Taşıma Sözleşmesi, faturalar, taşımaya ilişkin evraklar, tebliğ ve teslim evrakları ve hesap ekstresi -Gelir İdaresi Başkanlığı'ndan gelen davacıya ait 2021-2022 yıllarına ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen davalıya ait 2021-2022 yıllarına ait BA/BS formlarını içerir müzekkere cevabı -... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'nden gelen davalının 2021-2022 yılı çalışan listesini içerir müzekkere cevabı -Davacıya ait ticari defter ve kayıtlar -Bilirkişi raporu Tarafların beyan ve dilekçeleri -Arabuluculuk son tutanağı, -Tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taşıma sözleşmesinden doğan ve açık cari hesaptan takip edilen fatura alacağına ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Cari hesap TTK 89 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin yazılılık şartı geçerlilik şartı olarak düzenlenmiştir. Taraflar arasında yasal şekilde aranan bir cari hesap ilişkisi bulunmamaktadır. Ancak zamana yayılı olacak şekilde ticari ilişki bulunmaktadır. Bu durumda incelenen ticari defterlerden de anlaşıldığı üzere aralarında ticari ilişki bulunduğu ve alacak ile borçları açık cari hesap ile takip ettikleri anlaşılmıştır. Davacının doğrudan TTK 89 ve devamında düzenlenen cari hesap sözleşmesinden yazılı geçerlilik şartına aykırılıktan yararlanamayacağı açık ise de ticari defter kayıtlarından alacağını ispat etmesi mümkün olacaktır. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Somut olayda taraflar arasında taşıma sözleşmesinin imza edildiği, davacının taşıyıcı davalının gönderici sıfatı bulunduğu, fatura düzenlemek tek başına hizmetin yerine getirildiğine veya davacı yararına alacağın doğduğuna işaret etmese de davacının taşıma irsaliyelerini, gönderici ve alıcı kayıtlarını paylaştığı, fatura edilen miktarlarının dayanağı olan bu kayıtlar incelendiğinde birçoğunda davalı şirket temsilcisi ve eşinin adının geçtiği, sözleşme ile birlikte değerlendirildiğinde taşımaların davalı yararına ve hesabına yapıldığı anlaşılmıştır. Bunun yanında davalı usulüne uygun ihtarata rağmen yasal defterlerini mazeretsiz olarak Mahkememize ibraz etmemiştir. Davacının talep ettiği alacağın ise usulüne uygun tuttuğu defterlerde kayıtlı olduğu, HMK 222/3. maddesi uyarınca bu durumda sadece davacı defterlerindeki kaydın kendi lehine delil olarak kabul edilip hükme esas alınabileceği anlaşılmıştır. Netice olarak faturalara dayalı alacağın ticari ilişkiyi otaya koyan sözleşme kaydı, taşıma işlemlerinin çoğunda davalı şirket temsilcisi ve eşinin adının geçtiği, davalının mazeretsiz olarak defterlerini ibrazdan kaçındığı, ödemeye dair herhangi bir delil ibraz edilmediği anlaşılmakla davacının defterlerinden okunan miktar itibariyle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1- Davanın KABULÜ ile; ... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 10.815,10 -TL'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine 3-Alınması gereken 3.693,90-TL harcın, peşin alınan 653.10-TL harçtan mahsubu ile bakiye klana 3.040,8‬0-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 269,85-TL başvurma harcı ve 653,10-TL peşin harç olmak üzere toplam 922,95‬-TL harç bedelinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan müzekkere, tebligat, bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.671,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.20/01/2025 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/823, K. 2025/28, T. 20.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-823-e-2025-28-k-257ae7ced34c