İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/701 E. 2025/333 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/701
Karar No
2025/333
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2023/701 Esas KARAR NO :2025/333 DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ:26/10/2023 KARAR TARİHİ:28/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalının talebi üzerine davalıya kargo hizmet, verdiğini, hizmet neticesinde müvekkilinin 321.378,26-TL alacağının bulunduğunu ancak davalının borcunu ödemediğini, müvekkilinin davalıya yazılı ve sözlü olarak defalarca müracaat edildiğini ancak yine sonuç alınamadığını, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıkların, davalının takibe itiraz ederek durdurduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu, müvekkilinin hizmeti tam olarak ifa ettiğini iddia ederek; davanın kabulünü, itirazın iptali ile devamını, davalının alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının 22.01.2013 tarihli sözleşme uyarınca müvekkiline özel kargo taşımacılığı hizmeti sunduğunu, sözleşmede müvekkiline servis ve gönderi bedeli olarak ihracat gönderileri için PR2, ithalat gönderileri için PR2 abone fiyat listelerinin uygulanacağının kararlaştırıldığını, sözleşmeye göre davacının ancak "önceden bildirimde bulunmak koşuluyla" gönderi ve ağırlık bedellerini değiştirebileceği hususunda anlaşıldığını, iş bu sözleşmenin yıllarca sorunsuz şekilde uygulandığını ancak 2021 yılının sonunda davacının bildirimde bulunmadan taşıma bedellerini arttırarak müvekkiline fatura kestiğini, müvekkilinin ise faturaları kabul etmediğini ve tarafların iade faturası düzenlenmesi konusunda mutabık kaldığını, bunun üzerine müvekkilinin 08.03.2022 tarihli ... fatura nolu 421.300,00-TL bedelli iade faturası düzenleyerek davacıya gönderdiğini, davacının iade faturasına itiraz etmediğini ve bu suretle faturanın kesinleştiğini, daha sonra davacının müvekkiline 421.300,00-TL gider faturası kestiğini ve akabinde müvekkilinin tekrar 09.05.2022 tarihli ... fatura nolu iade faturası düzenleyerek davacıya gönderdiğini, davacının yeninden 02.06.2022 tarihli 421.300,00-TL bedelli fatura düzenlenerek müvekkiline gönderdiğini ve müvekkilinin noter kanalıyla iade ettiğini, ayrıca 07.06.2022 tarihli ve ... fatura nolu iade faturasını keserek davacıya sistem üzerinden gönderdiğini, netice olarak taraflar arasındaki cari hesap uyarınca müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia ederek; davanın reddini, davacıznz aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar (kötüniyet) tazminatına hükmedilmesini, Yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacıya tahmilini talep etmiştir. .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine toplam 321.378,26-TL borcun ödenmesi amacıyla 04/02/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 03/03/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 09/03/2022 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir ve Taşıma Uzmanı Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 22/07/2024 Tarihli Raporunda Özetle; "Tarafların usul ve yasaya uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinin sahipleri lehine delil kudretine haiz olduğu; dava konusu icra takibinin dayanağı hesap ilişkisinin 2019, 2020 ve 2021 yıllarındaki faturalar ve ödemelerden oluştuğu; davalı tarafından düzenlenen iade faturalarının tamamı 04.02.2022 takip tarihinden sonra düzenlenmiş olup 04.02.2022 takip tarihi itibarıyla davacının davalıdan 321.274,47-TL alacaklı olduğu; davalı yanın iddia ettiği gibi mutabakat ve karşılıklı kabul ile düzenlenen iade faturası olgusunu ispat etmediği sürece, bakiyeyi ödeme, sulh, ibra ve sair şekilde sona erdirdiğini ortaya koyması gerektiği, aksi takdirde hesaplanan bakiyeden sorumlu olduğunun değerlendirildiği, davacının uluslararası kargo taşımasını yapması hususunda bir itirazın olmadığı gibi, düzenlenen faturalara da ayrı itirazların olmadığı gözetildiğine, davacının kendi ücret tarifesine göre ücretlendirme ve fatura tanziminin davalı yanca da kabul edildiğinin değerlendirildiği, sürekli ticari ilişki şeklinde sürdürülen lojistik hizmet tedarikinde genel uygulamanın da taşıyıcı ücret tarifelerine göre faturalandırma yönünde olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır. Mali Müşavir ve Taşıma Uzmanı Bilirkişilerden Oluşan Bilirkişi Heyetinin 04/03/2025 Tarihli Ek Raporunda Özetle; "Davalının münferit taşımalara ilişkin taşıma faturaları ve taşıma senetlerine itiraz etmediği, 2021 yılı içinde fiyat artışlarına bağlı tarife değişikliklerinden dolayı davalının taşıma işleri görülürken itirazının olmadığı, kök rapor değerlendirme ve sonuçlarını- değiştirecek yeni değerlendirme sonucun ulaşılmadığı," görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası -Davacı tarafından sunulan; fatura, taşımaya ilişkin evraklar, taşıma sözleşmesi, tebliğ ve teslim evrakları, hesap ekstresi -Davalı tarafından sunulan; taşıma sözleşmesi, abone fiyat listeleri, cari hesap ekstresi, iade faturaları suretleri, ödemelere ilişkin banka dekontları, faturaların iadesine ilişkin ihtarname -Bilirkişi raporları -Arabuluculuk son tutanağı -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taşımacılık sözleşmesi kapsamında açık cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağa ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, sözleşme ilişkisini kabul etmekle, alınan hizmeti inkar etmemekle beraber taşımaya dair ücretlendirmeye, tek taraflı ücret tarifesi değişikliğine itiraz etmektedir. Davacı ise fiyat politikasının sektör dinamikleri nedeniyle sürekli değiştiğini, bilgilendirmenin davalıya yapıldığını savunmaktadır. Cari hesap TTK 89 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Cari hesap sözleşmesinin yazılılık şartı, geçerlilik şartı olarak düzenlenmiştir. Taraflar arasında yasal şekilde aranan bir cari hesap ilişkisi bulunmamaktadır. Ancak zamana yayılı olacak şekilde ticari ilişki bulunmaktadır. Bu durumda incelenen ticari defterlerden de anlaşıldığı üzere aralarında ticari ilişki bulunduğu ve alacak ile borçları açık cari hesap ile takip ettikleri anlaşılmıştır. Davacının doğrudan TTK 89 ve devamında düzenlenen cari hesap sözleşmesinden yazılı geçerlilik şartına aykırılıktan yararlanamayacağı açık ise de ticari defter kayıtlarından alacağını ispat etmesi mümkün olacaktır. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. Md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği,bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Somut olayda, taraflar arasında 2013 tarihli taşıma sözleşmesi bulunmaktadır. Bu sözleşmenin abone servis ve taşıma başlıklı maddesinde, davalıya önceden bildirimde bulunmak kaydıyla, taşıyan davacı tarafından, tek taraflı fiyat değişikliği yapılabileceği, taşımada müşteri tarafından bildirilen ağırlığın değil, taşıyan tarafından ölçülen miktarın kıstas alınacağı, yakıt fiyatların artması halinde fiyatlara yansıtılacağı, her üç ayda bir fiyatların günün koşullarına göre belirleneceği kararlaştırılmıştır. Taraflar arasındaki ticari ilişki bu şartlarla 8-9 yıl boyunca devam etmiştir. Devam eden açık cari hesap ilişkisinde davalı münferit olarak her bir taşıma ilişkisine veya buna göre düzenlenen faturaya itiraz etmemiş, 2022 yılında geriye dönük olarak faturalara itiraz etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık bu suretle 2021 yılındaki ticari ilişkiye yönelik olarak doğmuştur. 2022 yılında geriye dönük olacak şekilde toplu fatura iadeleri, taşımanın yerine getirilmesi, fatura edilmesi ve deftere kaydedilmesinden iki ay sonra ortaya çıkmıştır. Bunun yanında takip kapsamındaki ödeme emrinin tebliğ alınmasından sonra da iade faturası tanzim edilmiştir. Meydana gelen ücret tarifesi değişikliklerinin mail yoluyla davalıya bildirildiği alınan ek rapor ile tespit edilmiştir. Yine davacı yan bildirimlerin şifahi olarak da yapıldığını iddia etmiştir. Sözleşmede bildirimin nasıl yapılacağı münferit bir şekle bağlanmamıştır. Taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinde tek taraflı, müzakere edilemeyen değişikliklerin genel işlem şartı niteliğinde olması ve yazılmamış sayılması mümkün ise de aralarındaki ticari ilişki yaklaşık 8-9 yıl bu suretle devam etmiş ve yapılan münferit bir taşımanın ağırlığına veya ücretine itiraz edilmemiştir. Dolayısıyla davalının bu sözleşme hükümlerini kabul ettiği ve ticari teamülün bu suretle gerçekleştiği anlaşılmıştır. Sözleşme hükmü taşıma sektörünün dinamiklerine göre belirlenmiş ve yaşanan pandemi nedeniyle ücretlerde artış olması makul görülmüştür. Davalı yan kendisine bildirilen tarifeye, hizmeti bu suretle aldıktan sonra düzenlenen faturalara veya ağırlık tespitlerine itiraz etmemiştir. Taşıma sektörü, yaşanan pandemi ve taraflar arasındaki ticari teamüller kapsamında faturaların geriye yönelik olarak ve süresinden sonra toplu iadesi basiretli ve dürüst bir tacirden beklenmeyecektir. Nitekim faturalar yönünden ticari defter kayıtlarının da büyük çoğunlukla örtüştüğü, kaydı yapılan faturalardan sonra hizmetin istenen şekilde alınmadığının ileri sürülemeyeceği, ileri sürülse dahi aksinin aynı güçte yazılı delille ispat edilmesi gerektiği, davalının bu yönde delil sunmadığı, alınan hizmetin ücret yerindeliğinin bu aşamadan sonra ve toplu bir şekilde ileri sürülemeyeceği, uzun yıllar devam eden teamülün genel bir sebeple ortadan kaldırılamayacağı, davalı tarafın itirazlarında her bir fatura ve taşıma ilişkisi için münferit olarak hareket etmesi gerektiği anlaşılmakla örtüşen alacağa dair defter kayıtları uyarınca davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, defterden anlaşıldığı, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Kötü Niyet Tazminatı yönünden; Kötüniyet tazminatı İİK 67/2 maddesinde düzenlenmiştir. İİK’nın 67. maddesinin 2. fıkrası uyarınca alacaklının kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için takibin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması gerekir. Fazla talep edilen kısmın kötü niyetli olarak talep edildiği hususunda tespit veya ispat bulunmadığından yasal şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptaline, takibin 321.274,47-TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren, değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, fazlaya dair istemin Reddine, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 64.254,89-TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Yasal şartları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin Reddine, 4-Karar tarihi itibari ile alınması gereken 21.946,26-TL karar ve ilam harcından peşin yatırılan 5.449,99-TL harcın düşümü ile eksik kalan 16.496,27-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan 5.449,99-TL peşin harç ve 269,85-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 5.719,84-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 51.403,92-TL (kabul-ret miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 103,79-TL (kabul-ret miktarı nazara alınarak) vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yapılan müzekkere, tebligat, bilirkişi ücreti toplamı 11.305,00-TL yargılama giderinden (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 11.301,35-TL'lik kısmının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 9-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin (kabul-ret miktarı nazara alınarak) 3.118,99-TL'sinin davalıdan, 1,01-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 10-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, reddedilen miktar yönünden kesin; kabul edilen miktar yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/04/2025 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/701, K. 2025/333, T. 28.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-701-e-2025-333-k-2bf97f3f0efa