İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/548 E. 2025/62 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/548
Karar No
2025/62
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO:2023/548 Esas KARAR NO :2025/62 DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:22/08/2023 KARAR TARİHİ:29/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davacı Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren diğer firmalar için ürün tedarik etmekte ve muhtelif yollarla ürün göndermekte olduğunu, bu doğrultuda müşterisi dava dışı ... San ve Tic.A.Ş.'ye davalı vasıtası ile 1500 adet 25.05.2022 tarihinde 28.191,81.TL değerinde olan 'somunları gönderdiğini, 23.05.2022 tarihinde davacı tarafça ... ile gönderilen kargo varış noktasına ulaşmadığını, davacı ... Gönderi Takip No’lu kargosu ile ilgili davalı yetkilileri ile görüşmüşse de herhangi bir netice alamadığını, ne kargo bulunabilmiş ne de para iadesi alınabilmiştir, gerçekten ekte yer verdiğimiz ... ya ait web sitesinde yer alan Kargonun durumunu gösteren sistemde Kargo halen "Transfer Aşamasında" görünmekte olduğunu, davacı yalnızca malzemenin kaybolması ile kargo şirketi tarafından dönüş yapılmamasından dolayı değil, malzemenin zamanında ulaştırılmamasından dolayı da müşteri nezdinde itibarı zedelendiğini, TTK 1178/2; “Taşıyan, eşyanın zıyaı veya hasarından yahut geç tesliminden doğan zararlardan, zıya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.” Uyarınca kargo şirketinin malzemenin teslim edilmemesinden ve bundan dolayı mahrum kalınan karı tazmin etmesi istemiyle işbu alacak davasını açmak zarureti hasıl olduğunu, ürünlerin teslim anındaki değeri faturadan da anlaşıldığı üzere, 28.191,81.TL ise de, davalı dava tarihi itibariyle ürünlerin değerinden sorumlu olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 28.196,81 TL'nin işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın, mesnedi bulunmayan davacı iddia ve beyanlarına itibar edilmeyerek ve davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığı da gözetilerek reddine karar verilmesini, davalı şirket tarafından üzerine düşen edimler gereği gibi yerine getirildiğini, huzurdaki davada davalı şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davalıya teslim edilen kargo içeriğindeki emtianın ne olduğu ve bu emtianın davalı şirkete tam ve hasarsız olarak teslim edildiğinin davacı tarafça kesin delillerle ispatı gerektiğini, talep edilen faiz oranının kabulü mümkün olmadığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte; davalı şirketin sorumluluğuna gidilmesi ihtimalinde dahi talep edilebiecek tutar gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğunu, haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle mahkeme aksi kanaatte ise davacının davasını ispatlayamaması nedeniyle esastan reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER 1-Bilirkişi Raporu. Bilirkişi tarafından düzenlenen 02/11/2024 tarihli raporda özetle; Davaya konu şehirlerarası gerçekleşen bu taşımacılığın ulusal karayolu ile eşya sözleşmesi kapsamında bir taşımacılık olduğuna, Davalı kargo şirketinin göndericisinde 23.05.2022 tarihinde teslim aldığı kargoyu zamanında, tam ve hasarsız olarak alıcısına teslim edemediğinden davaya konu kargonun TTK madde 874 /1 hükmü gereği kayıp olduğuna, Davacı göndericinin kargo teslimi sırasında kargo içeriği ve kıymetini beyan etmediği için kayıp olan gönderinin içerik değerinin tespit etmenin mümkün olmadığına, Davalı taşıyıcı tarafın talebiyle taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarının 712,67 TL olarak hesaplandığına, Tarafımca hesaplanan taşıyıcının sınırlı sorumluluk üst tutarı 712,67 TL olmakla birlikte davacı göndericinin dava dilekçesinde talebi 28.196,81 TL dir. Takdiri sayın mahkemeye ait olduğu, Somut olayda yükün taşıyıcıya teslimi ile dava açma tarihi arasında bir yıldan daha fazla süre olduğu tespit edildiğinden davacının taşıma şirketine tazminat için dava açma tarihinin zaman aşımına uğradığı kanaatine varılmış. Takdiri sayın mahkemeye ait olduğunu bildirmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava tazminat davasıdır. Uyuşmazlık; taraflar arasında kurulan kargo taşımacılığı sözleşmesi kapsamında davacının müşterisi olan üçüncü kişiye göndermiş olduğu civataların davalıya teslim edilip edilmediği, davalıya teslim edilmiş ise teslim edilen malın tür vasıf ve değeri ile miktarının ne olduğu, davalı şirketin söz konusu ürünü teslim almış olması halinde ürünün varacağı yere teslim edilip edilmediği, teslim edilmemiş ise davalı kargo şirketinin kusur durumu ile yasa ve sözleşme kapsamında sorumlu olduğu zararın tutarının ne olduğu noktalarında toplandığı görülmüştür. Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, kargo ürün teslim tutanaklarının, davacının üçüncü kişiye düzenlediği faturanın, taraflar arasındaki e- posta yazışmalarının ve ilgili gönderilere ilişkin üçüncü kişi ... Şirketinin müzekkere cevabının dosyaya sunulduğu görüldü. Taraflar arasında kurulan taşımacılık sözleşmesi gereğince davacı tarafın davalıya taşıması için verdiğini iddia ettiği 1.500 adet civatanın kaybı nedeni ile davalı tarafın kasıt ve ağır kusurunun bulunup bulunmadığının ve çekme payı kapsamında davalının taşıdığı emtianın kaybı nedeni ile sorumlu bulunduğu miktarının tespiti için dosya taşımacılık konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmış dosyaya sunulan raporun hüküm kurmaya ve denetime açık olduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK düzenlenmiş olan taşımacılık sözleşmesinden kaynaklandığı, davacının dosyaya sunduğu ürün kargo teslim tutanağı ile taraflar arasındaki e- posta yazışmalarından taraflar arasında taşımacılık sözleşmesinin kurulduğu ve davalının taşımak için dava konusu edilen gönderiyi davalıdan teslim aldığı ve teslim alınan emtianın üçüncü kişiye süresi içerisinde teslim edilmediği böylelikle dava konusu edilen eşyanın kaybolduğu ve Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre zayi karinesinin geçerli olduğu uyuşmazlık dışıdır. Eşyanın zayi olması halinde, taşıyıcının zayiden dolayı sorumlu bulunduğu TTK 875 maddesi ile hüküm altına alınmış, Türk Ticaret Kanunu taşıyıcının sorumluluk miktarı ve tutarının nasıl hesaplanacağını Kanunun 882 maddesi ile "Taşıyıcının sorumluluğu gönderinin tamamının ziyaı veya hasarı hâlinde 880 ve 881 maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her 1 kg için 8, 33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır." düzenlemesini getirerek sınırlı sorumluluk ilkesini benimsemiş, diğer taraftan kanununun 886 maddesinde "Zarara, kasten veya pervasızca bir davranışta ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı veya 879 maddede belirtilen kişiler bu kısımda öngörülen sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamaz" hükmü ile sınırlı sorumluluğu ortadan kaldıran ve taşıyıcının zararın tamamından sorumlu olduğu halleri düzenlediği görülmüştür. Somut Olayda, davacı gönderici şirket , taşınması için davalı kargo şirketine 28.191,81 TL değerinde 1.500 adet civata teslim ettiğini ve eşyanın tamamının zayi olduğunu, zayi olan eşyanın tamamının değeri üzerinden zararının tazminini talep etmişse de, dosyaya sunduğu kargo teslim fişinde, taşıma için davalı şirkete teslim edilen emtianın vasıf ve niteliği ile değerinin yazılmadığı görülmüş, eşyanın gönderildiği üçüncü kişi ... şirketine yazılan müzekkereye verilen cevapta da davacı şirkete verilmiş bir sipariş ve teklif formunun bulunmadığı yönünde bilgi verildiği bu hali ile zayi olan eşyanın vasıf ve niteliği ile değeri ispat edilemediği anlaşıldığından davalı tarafın tam zayi halinden sorumlu tutulamayacağı anlaşılmaktadır. Bu halde davalı taşıyıcının sebebiyet verdiği zarar nedeni ile sınırlı sorumluluğuna gidilebileceği anlaşılmış, Türk Ticaret Kanunun 882 maddesindeki belirtilen çekme hakkını karşılayan tutar ile hesaplanan zarar miktarı ile sorumluğunun doğacağından TTK'daki düzenleme gereğince emtianın davalı şirkete teslim edildiği veya edilmiş sayıldığı 23/05/2022 tarihi itibariyle taşınan eşyanın ağırlığı olan 4 kg üzerinden, özel çekme hakkı gösterge niteliğindeki Türkiye Cumhuriyet sdr/try 1 özel çekme hakkı (sdr) 21,3886 Türk Lirası baz alınarak yapılan hesaplamada davacının zararının 21,38 x 8,33 x 4 = 712,67 TL olacağı alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmış, davalı taraf zaman aşımı itirazında bulunmuş ve bilirkişide zaman aşımı süresinin dolduğuna ilişkin tespitte bulunmuş ise de, dosyaya sunulan ara buluculuk uyuşmazlığı tutanağında davacının ara bulucuya 12/05/2023 tarihinde baş vurduğu, eşyanın kayıp tarihinin teslim tarihi olan 23/05/2022 tarihi baz alınsa dahi bir yıllık süre içerisinde davacının davasını açmak için ara bulucuya baş vurduğu bu süre itibari ile zaman aşımının kesildiği anlaşıldığından zaman aşımı itirazına itibar edilmemiş olup, davanın özel çekme payı üzerinden hesaplanan zarar tutarı olan 712,67 TL üzerinden kısmen kabulü ile takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte takibin kısmen devamına, fazlaya ilişkin istem ile alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile, 712,67 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine 2-Karar ve ilam harcı 615,40-TL nin peşin alınan 481,54-TL den düşümü ile kalan 133,86-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 751,39-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin kabul edilen ret olunan miktar oranlanarak hesap ve takdir olunan 78,90-TL'nin davalıdan, 3.041,1‬0-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 3.753,25-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 94,90-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 712,67-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 27.484,14-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı parasal miktar itibariyle kesin karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/548, K. 2025/62, T. 29.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-548-e-2025-62-k-a034e9c44ec8