İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/208 E. 2025/270 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/208
Karar No
2025/270
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/208 Esas KARAR NO :2025/270 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/03/2023 KARAR TARİHİ:26/03/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalı şirket, aradaki ticari ilişkiye binaen müvekkilleri şirketten cam alımı gerçekleştirdiğini, müvekkilleri şirket tüm ürünleri eksiksiz teslim etmesine rağmen, davalı, müvekkilleri şirketin hak ettiği ödemeyi yapmadığını, müvekkilleri şirket, teslim edilen ancak ücreti ödenmeyen ürünlerin, 22.842,07-USD bakiye ödemesinin yapılması için davalı şirket ile görüşmüş ancak bir netice alamadığını, bunun üzerine müvekkilleri şirket tarafından 11.05.2022 tarihli ... fatura nolu, 11.05.2022 tarihli ... fatura nolu, 27.05.2022 tarihli ... fatura nolu faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin tebliği akabinde borçlu davalı vekili takibe itiraz ettiğini, müvekkilleri şirket, ürünleri tam ve eksiksiz teslim ettiğini, davalı icra takibine haksız olarak itirazda bulunduğunu, müvekkilleri alacağı kesilen faturalarla sabit olduğunu, davalı şirketin bilgisi dâhilinde olduğunu, borç olmasına rağmen borcumuz yoktur diyerek itirazda bulunulmuş olması zaman kazanmayı amaçlayan, haksız ve kötü niyetli bir girişim olduğunu, açıklanan nedenlerle davalı şirket hakkında yapılan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan haksız itiraz nedeniyle takip tutarının % 20' sinden aşağı olmamak üzere borçlu davalının icra inkâr tazminatı ödemeye mahküm edilmesini, davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle Davalı borçlunun takip tutarının %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin Davalı Şirkete yükletilmesine karar verilmesini...” talep ve dava etmişlerdir. SAVUNMA: Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davalı şirket, davacının iddialarının mesnetsiz ve dayanaksız olduğunu, müvekkilleri şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı, camların eksiksiz teslim edildiğini iddia etse de, müvekkilleri şirket ayıplı malların teslim edildiğini tespit etmiş ve gerekli ayıp ihbarında bulunduğunu, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği satın alınan camlar, dava dışı ... Şirketi'ne sevk edilmiş, ancak ürünlerin kusurlu olduğu ... yetkilileri tarafından tespit edilerek müvekkilleri şirkete bildirildiğini, müvekkilleri şirket, bu durumu davacı şirkete iletmiş, davacı şirket yetkilileri de inceleme yaparak camların bozuk olduğunu kabul etmiş olduğunu, bunun üzerine müvekkilleri şirket tarafından iade faturası düzenlenmiş ve davacı şirket de bu faturayı kabul ettiğini, buna rağmen, davacı şirket haksız bir şekilde ödeme talebinde bulunmuş ve icra takibi başlattığını, oysa müvekkilleri şirket, ayıplı mal nedeniyle zarara uğramış, fazladan masraflar yapmak zorunda kaldığını, davacı, alacağını somut delillerle ispatlayamamaktadır ve sunduğu finansal kayıtlar dahi çelişkili olduğunu, öncelikle davanın usulden reddine, sayın mahkemenizin aksi kanaatte olması halinde müvekkilleri şirket hakkında açılan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve savunmalarında bulunmuşlardır. DELİLLER 1-Bilirkişi Raporları. Bilirkişi tarafından düzenlenen 10/10/2024 tarihli raporda özetle; dava konusu camlar fabrika deposunda yeterli ışık şartlarında gözle incelendiğinde dava konusu camların muhtelif bölümlerinde üretim kaynaklı olarak değerlendirilen boncuklanma olarak isimlendirilen kusurlar görülmüştür. Cam levhalarda görülen boncuklanma sorunu, camın yüzeyinde kristalleşme veya opaklaşma şeklinde ortaya çıkar ve genellikle istenmeyen bir durumdur. Bu sorunun başlıca nedenleri aşırı veya yetersiz ısıtma, kirlilik veya yabancı madde etkisi, hatalı soğutma, camın yüzeyinin fırın rafı gibi diğer malzemelerle teması, fırın içindeki oksijen seviyesi, oksijen eksikliği ve camın kompozisyonu kaynaklı olabilmektedir. Dava konusu cam paneller mimari uygulamalarda görsel özellikleri olan, kozmetik açıdan değerli materyaller olmaları nedeniyle bu ve benzeri küçük boyutlu kusurlar dahi malzemenin hurdaya ayrılması için yeterlidir. Keşif esnasında incelenen cam levhaların genel itibariyle farklı bölgelerinde yukarıda bahsedilen üretim kaynaklı kusuru bünyesinde barındırdıkları görülmüştür. Sonuç olarak dava konusu camların üretim prosesi kaynaklı kusurlu oldukları ve bu haliyle dava konusu camların ayıplı mal oldukları kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 06/02/2025 tarihli ek raporda özetle; dava konusu cam plakalarda görülen boncuklanma sadece üretim sürecinden kaynaklanmayabilir, aynı zamanda uzun bekleme süresi nedeniyle de oluşabilir. Anca dosya içerisindeki taraf beyanları ve keşif esnasında rataf beyanları neticesinde dava konusu cam plakaların fabrikaya tesliminde bahse konu boncuklanma sorununun varolduğu bu nedenle de söz konusu boncuklanma sorunun üretim kaynaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Ayrıca cam plakalarının bekleme kaynaklı boncuklanma sorununu engellemek maksadıyla yüzey kaplamasıyla korunması önem arz etmekte ve bu kaplamanın da olmadığı ve bunun da üreticinin sorumluluğunda olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi tarafından düzenlenen 07/03/2025 tarihli raporda özetle; Davacı Şirketin, davalı ile olan cari münasebetini 120.01.145 nolu alıcılar alt hesap kodunda takip ettiği 2023 yılı sonu itibariyle 317.555,99 TL bakiye alacaklı olduğu, Davalının incelenen kendi ticari defterlerinde ise takip tarihi 15.02.2023 itibariyle davacı yana 383.719,61 TL bakiye borçlu 31.12.2023 tarihi itibariyle ise 603.661,68 borçlu olduğu müşahede edilmiştir. Bu durumda, tarafların ticari defter kayıtları arasında (603.661,68 - 317.555,99) = 286.105,69 TL tutarında bir cari hesap farkı oluştuğu görülmektedir. Yapılan inceleme sonucunda, cari hesap farkının davalının kendi ticari defterlerinde kur değerlendirilmesi yapıp davacının kendi ticari defterlerinde kur değerlendirilmesi yapmamasından kaynaklandığı, Sayın Mahkemece bu bağlamda alacağın varlığını kabul etmesi halinde Davacının Davalıdan takip tarihi olan 15.02.2023 tarihi itibariyle 383.719,61 TL, (Davalı tarafından muavin döküm gönderildiğinden bu tutarın USD bazlı rakamı dikkate alınmıştır. Davacı muavin göndermediğinden takip tarihi itibariyle davacının USD bazlı alacağına ulaşılamamıştır.) takip tarihi itibariyle USD döviz alış kurunun 18,8564 olduğu, buradan Davacının takip tarihi olan 20.349,57 USD (383.719,61/18,8564=) alacaklı olduğu, ancak, dosyaya sunulan teknik bilirkişi raporlarına göre ürünlerin ne kadarının rakamsal olarak ayıplı olduğu belirlenmediğinden, bu boyutta rakamsal olarak Mali yönden net bir neticeye varılamayacağı, şayet malların tamamı ayıp olduğu Sayın Mahkemece kabul edilirse Davacının Davalıdan alacağı olmayacağı da bir seçenek olarak ortaya konması gerektiği, sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık; cam satışı nedeniyle taraflar arasında kurulan ticari satım sözleşmesine konu camların ayıplı olup olmadığı ve söz konusu açık hesaba ilişkin davacı tarafın uyuşmazlık konusu edilen ve ayıplı olduğu iddia edilen davaya konu ayıplı camların dışında davalı taraftan başkaca alacağının olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, dava konusu ettikleri camlara ait faturaların, dava konusu camlar için üçüncü kişi şirket tarafından düzenlenen ayıp tutanağının, taraflar arasındaki Wathsapp yazışmalarının, BA-BS Formlarının dosyaya sunulduğu icra dosyasınında celp edildiği görüldü. Taraflar arasındaki konusu cam olan taşınır sözleşmesinden kaynaklı olarak davacı satıcının davalı alıcıya sattığı camların ayıplı olmadığının dolayısı ile davacının davalı tarafta alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için camların bulunduğu yerde ... bilirkişisince davalı adresinde keşif yapılmak sureti ile alınan bilirkişi raporunun ayrıca tarafların defterlerinde inceleme yapılarak SMMM bilirkişisinden alınan raporun denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülüdü. Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; Taraflar arasında cam satışına ilişkin taşınır satım sözleşmesi kurulduğu söz konusu malların davalı şirkete teslim edildiği uyuşmazlık dışıdır. Uyuşmazlığın esasını satılan camların ayıplı olup olmadığı ve ayıbın neden kaynaklandığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Dava konusu camların ayıplı olup olmadığı ve ayıbın neden kaynaklandığının tespiti için Lüleburgaz Asliye Hukuk Mahkemesine keşif talimatı yazılmış, keşif sureti ile bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Cam imalatı konusunda uzman bilirkişisinden alınan raporda da belirtildiği üzere dava konusu edilen camların üzerinde boncuklaşma oluştuğu bu oluşumun sebebinin aşırı veya yetersiz ısınma, kirlilik, oksijen oranı vb sebepler nedeni ile üretim kaynaklı olduğu dolayısı ile satılan camların ayıplı olarak satıldığı görülmüş, dosyadaki tutanak ve Wathsaap yazışmalarından ayıba ilişkin olarak süresinde muayene ve ihbar külfetinin yerine getirildiği ve camların tamamının ayıplı olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere; 1-Davanın REDDİNE 2-Şartları oluşmadığından davalının Kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-615,40TL karar harcının peşin alınan 5.261,23-TL den düşümü ile kalan 4.645,83‬-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 5-Davalı tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 69.156,43-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.26/03/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/208, K. 2025/270, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-208-e-2025-270-k-8a80dd566d59