İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/828 E. 2024/811 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/828
- Karar No
- 2024/811
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/828 Esas KARAR NO : 2024/811 DAVA : İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2021 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı ... Limited Şirketi arasında 12.10.2012 ve 18.09.2018 tarihli Acentelik Sözleşmeleri imzalandığını, ... Noterliği’nin 02.07.2021 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile Mayıs 2021 cari ve avans komisyonu ve Protokol uyarınca Acenteye yapılan destek ödemesinden mahsup edilemeyen tutarın toplamda 515.965,02 TL'lik borcunun fazlaya dair haklar saklı kalmak üzere işbu ihtarnamenin tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesi hususunun 06.07.2021 tarihinde tebliğ edildiğini, herhangi bir ödeme yapılmadığı gibi davalı tarafça ihtarnameye karşı herhangi bir itirazda da bulunulmadığını, davalının mevcut borcuna istinaden .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, başlatılan icra takibine davalı tarafça hiçbir haklı gerekçesi bulunmadığı halde 02.11.2021 tarihinde takibe kötü niyetli olarak itiraz edilmiş ve İcra Müdürlüğü tarafından takip durdurulduğunu, davalının, müvekkil şirkete takip tutarı miktarında cari ve avans komisyon borcu ve destek ödemesinden mahsup edilemeyen borçtan dolayı sorumluluğu bulunduğunu, .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibine Davalı tarafından yapılan haksız itirazın iptaline, takibin devamına, Davalının, mevcut/likit borcunu inkâr etmesi ve haksız bir şekilde müvekkil şirketin alacağına kavuşmasına engel olmak için kötü niyetle takibe itiraz etmesi sebebiyle borçlu aleyhine takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup davalılar davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının .... İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı takip dosyasında acentelik sözleşmesinden kaynaklanan 515.965,02-TL asıl alacak 17.995,16-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 533.960,18-TL takip yapıldığı, ödeme emrinin 27/10/2021 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 02/11/2021 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, durdurma kararının alacaklı vekiline tebliğ edilmediği, dava İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali ve konu uzmanı bilirkişi heyetinin 31.07.2023 tarihli 33 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davacı ... A.Ş. 'nın ya: usulüne uygun olarak tutulduğu, TTK hükümlerine uygun olarak noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde alındığı ve dolayısıyla ticari defterlerin lehe delil olarak ileri sürülebileceği, Davacı ... A.Ş. 'nın şirketlerinin ticari defterlerinin 6762 sayılı ETTK 66 6102 Sayılı Yeni Ticaret Kanunun 64- ve 213 sayılı V.U.K. ilgili hükümleri gereğince yasal ve usulünce tutulmuş olduğu, Davacı ... A.Ş. 'nın şirketlerinin Ticari defterlerin TTK 69 ve 213 sayılı kanunun 216.md gereğince açılış tasdiklerinin süresinde, Ticari defterlerin VUK 228-226 md gereğince muhasebe usul ve tekniğine uygun tutulup kazıntı ve silintiye rastlanmadığı ve ETTK 70/6 md. 72/3 fıkraları ve YTTK 64/3 fıkraları gereğince ticari defterler süresinde kapanış tasdikleri yapılmış olduğu, Davacı ... A.Ş. " nın şirketlerinin Ticari defterler ve dayanağı belgeler yardımcı defterlerin birbi etmesi nedeni ile TTK 85 md ve HMK 222. maddi ereğince de niteliğine haiz olabileceği, Davacı ... A.Ş. ' nın “nin 350 Sıra Nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğiyle, bilanço esasına göre defter tutan mükelleflerin belirli bir haddi aşan mal ve hizmet alımlarını "Mal ve Hizmet Alımlarına İl tirim Formu (Form Ba)" ile; mal ve hizmet satışlarını ise "Mal ve Hizmet Satışlarına İlişkin Bildirim Formu (Form Bs)” ile bildirmeleri yükümlülüğü getirilmiştir. Buna göre aylık 5.000 TL sınırını aşan alış ve satışlar Form BA ile Form BS beyannamesinde beyan edilecektir. Bahse konu faturaların ilgili dönemlerde BA/BS formunda beyan edilmediği, 31 Aralık 2021 tarihi itibari ile MÜŞTERİ CARİ HESAP EKSTRESİNDE 513.365,52 TL olarak GÜNCEL BORÇ olarak görüldüğü, davaya konu 29.09.2021 tarihli .... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı ilamsız takiplerde ödeme emrine göre; asıl alacağın 515.965,02 TL, işlemiş faizin 17.995.16 TL, toplam alacağın 533.960,18-TL olduğu, yukarıda dökümü yapılan cari hesap sonucuna göre 513.365,52 TL güncel borç olduğu, icra takibindeki asıl alacağın bilirkişi hesaplamasından (515.965,02 TL — 513.365,52 TL) = 2.599,50 TL fazla olduğu, bu fark ile ilgili nihai kararın sayın muhterem Mahkemenize ait olduğu, Komisyon Yönergelerinde avans komisyonunun “...Avans Komisyon: Yeni tanzim edilen sözleşmeler için komisyon hak ediş süresince katkı payı tahsilat devamlılığının 96100 sağlanacağı varsayımıyla yapılan peşin komisyon ödemesidir.” şeklinde tanımlandığı, avans komisyonunun bireysel emeklilik sözleşmeleri (BES) için uygulandığı, sözleşmenin iptali durumunda ödenmiş olan komisyonun | yıllık hakediş süresi temel alınarak kalan gün hesabı yapılarak takip eden ay geri alınacağının Yönergelerde düzenlendiği, Acentenin tanzim ettiği BES poliçelerinin iptali nedeniyle davacı Şirket tarafından önceden ödenen avans komisyonlarının acente cari hesabından mahsup edilmek suretiyle iade alınmaya çalışıldığı, Acente Komisyon Gider Belgeleri listesine göre; 01.02.2019 tarihli komisyon gider belgesinden (Ocak 2019 döneminden) itibaren Acentenin ağırlıklı olarak negatif komisyona hak kazandığı, yani poliçe iptalinin poliçe üretiminden fazla olduğu, 2018-2021 dönemine ilişkin olarak Acente cari hesabının mahsup ve iade alma işlemine yeter düzeyde komisyon gelirinin olmadığı ve cari hesabın davacı Şirket lehine alacak bakiyesi verdiği, sonuç olarak 2021 yılı sonu itibariyle davalı Acentenin davacı Şirkete 513.365,52 TL borçlu kaldığını belirtmiştir. Mali ve konu uzmanı bilirkişi heyetinin 28.12.2021 tarihli 4 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; 31 Aralık 2021 tarihi itibari ile müşteri cari hesap ekstresinde 513.365,52 TL olarak güncel borç olarak görüldüğü, Davaya konu 29.09.2021 tarihli .... İcra Dairesinin 2021/... Esas sayılı ilamsız takiplerde ödeme emrine göre; asıl alacağın 515.965,02 TL, işlemiş faizin 17.995,16 TL, toplam alacağın 533.960,18 TL olduğu, dökümü yapılan cari hesap sonucuna göre 513.365,52 TL güncel borç olduğu, icra takibindeki asıl alacağın bilirkişi hesaplamasından (515.965,02 TL — 513.365,52 TL) = 2.599,50 TL fazla olduğu, davacı tarafın Kök raporda tespit edilen 2.599,50 TL'lik farkın “icra takip tarihi ile dava tarihi arasındaki yapılan avans komisyon gerçekleşmelerinin mahsubundan kaynaklandığı” yönündeki beyanlarının ticari defter kayıtları ile uyumlu olmadığı, bu fark ile ilgili nihai kararın sayın mahkemeye ait olduğu, Acente Komisyon Gider Belgeleri listesine göre; 01.02.2019 tarihli komisyon gider belgesinden (Ocak 2019 döneminden) itibaren Acentenin ağırlıklı olarak negatif komisyona hak kazandığı, yani poliçe iptalinin poliçe üretiminden fazla olduğu, 2018-2021 dönemine ilişkin olarak Acente ari hesabının mahsup ve iade alma işlemine yeter düzeyde komisyon gelirinin olmadığı ve cari hesabın davacı Şirket lehine alacak bakiyesi verdiği, sonuç olarak 2021 yılı sonu itibariyle davalı Acentenin davacı Şirkete 513.365,52 TL borçlu kaldığı, kök raporda ulaşılan görüş ve kanaatlerde değişikliğe gidilmesini gerektirecek nitelikte dava dosyasına herhangi bir belge sunulmadığı, kök raporda ulaşılan görüş ve kanaatlerin aynen muhafaza edildiği belirtilmiştir. Davada, Davacı ... A.Ş. tarafından, davalı ... Ltd. Şti. aleyhine acentelik sözleşmesi kapsamındaki avans komisyon ödemelerinden kaynaklanan toplam 533.960,18 TL alacak için başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. sayılı icra takibine vaki itirazın iptali talepli açılan davada, mahkememizce yapılan yargılama ve toplanan deliller neticesinde aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır. Davacı şirket, davalı acente ile 12.10.2012 ve 18.09.2018 tarihli acentelik sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşmeler kapsamında davalıya avans komisyon ödemeleri yapıldığını, ancak acentenin tanzim ettiği bireysel emeklilik sözleşmelerinin iptal olması nedeniyle ödenen avans komisyonlarının iade alınması gerektiğini, davalının toplam 533.960,18 TL borçlu olduğunu ileri sürerek .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından davaya cevaben; davacının iddia ettiği destek ödemesinin yapılmadığı, ödemelerin normal komisyon ödemesi olduğu, davacı ile ... A.Ş. arasında ortaklık ilişkisi bulunduğu ve davacının ayrılma protokolüne aykırı davrandığı, davalının herhangi bir borcunun bulunmadığı savunulmuştur. Davacı tarafından başlatılan icra takibinde, toplam 533.960,18 TL'lik alacağın 92.000 TL'lik kısmı için limit ipoteği ile temin edilmiş olmasına rağmen, "tahsilde tekerrür olmamak üzere" aynı miktar için adi takip de yapıldığı, limit ipoteği asıl alacak ile dolduğundan 92.000 TL'lik kısma ilişkin faizin bu dosyadan talep edildiği görülmüştür. Yapılan hesaplamada, icra takibindeki 515.965,02 TL tutarındaki asıl alacaktan, limit ipoteği ile temin edilmiş olan 92.000,00 TL'nin takip yasağı nedeniyle düşülmesi sonucu asıl alacağın 423.965,02 TL olarak belirlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. İşlemiş faiz olan 17.995,16 TL'den ise fazla istenen 2.599,50 TL'lik tutarın öncelikle fer'i alacaktan düşülmesi gerektiğinden, işlemiş faiz miktarı 15.395,66 TL olarak hesaplanmıştır. Davalı vekili tarafından talep edilen defter inceleme talebi, mahkememizin 14.12.2023 tarihli celsesinde, davalının daha önce yerinde inceleme talebinde bulunmamış olması ve defterlerin süresinde ibraz edilmemesi nedeniyle reddedilmiştir. Mahkememizce alınan 31.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda; davacı şirketin yasal defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, TTK ve VUK hükümlerine uygun olarak noter açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde alındığı ve dolayısıyla ticari defterlerin lehe delil olarak ileri sürülebileceği tespit edilmiştir. Ayrıca taraflar arasında imzalanan acentelik sözleşmesi ve komisyon yönergelerine göre, avans komisyonunun "yeni tanzim edilen sözleşmeler için komisyon hak ediş süresince katkı payı tahsilat devamlılığının %100 sağlanacağı varsayımıyla yapılan peşin komisyon ödemesi" olarak tanımlandığı, sözleşmelerin iptali durumunda ödenmiş komisyonun bir yıllık hakediş süresi temel alınarak kalan gün hesabı yapılmak suretiyle takip eden ay geri alınacağının düzenlendiği belirlenmiştir. Yapılan incelemede, acente komisyon gider belgeleri listesine göre 01.02.2019 tarihli komisyon gider belgesinden (Ocak 2019 döneminden) itibaren acentenin ağırlıklı olarak negatif komisyona hak kazandığı, yani poliçe iptalinin poliçe üretiminden fazla olduğu, 12.02.2019 tarihli ödeme sonrasında davacı şirket tarafından davalı acenteye komisyon ödemesi yapılmadığı tespit edilmiştir. 2018-2021 dönemine ilişkin olarak acente cari hesabının mahsup ve iade alma işlemine yeter düzeyde komisyon gelirinin olmadığı ve cari hesabın davacı şirket lehine alacak bakiyesi verdiği, bilirkişi raporuyla 2021 yılı sonu itibariyle davalı acentenin davacı şirkete 513.365,52 TL borçlu olduğu belirlenmiştir. Davalı tarafından ödemelerin "destek ödemesi" olduğu savunulmuş ise de; gerek ihtarnamede gerekse dava dilekçesinde alacak iddiasının dayanağının komisyon avansının iadesi olduğu açıktır. Nitekim taraflar arasındaki acentelik sözleşmesi ve komisyon yönergelerinde avans komisyon ödemelerinin mahiyeti ve iade şartları açıkça düzenlenmiş olup, ödemelerin "destek ödemesi" niteliğinde olduğu yönündeki savunmanın kabulü mümkün değildir. Diğer yandan davacı şirket ile ... A.Ş. arasındaki ortaklık ilişkisi ve ayrılma protokolüne aykırılık iddiaları, dava konusu alacağın tahsilini engelleyici nitelikte olmayıp, bu iddiaların ayrı bir davanın konusunu oluşturabileceği değerlendirilmiştir. Davalı acente, tacir sıfatını haiz olup TTK m.18/2 uyarınca basiretli bir iş adamı gibi davranmak zorundadır. Acentelik sözleşmesi ve komisyon yönergeleri kapsamında avans komisyon ödemelerinin mahiyetini ve iade şartlarını bilen veya bilmesi gereken davalının, borçlu olmadığı yönündeki itirazının kötü niyetli olduğu, alacağın likit olduğu ve icra inkar tazminatı koşullarının oluştuğu kanaatine varılmıştır. Alacağa, ihtarnamedeki son gün olan 12.07.2021 tarihinden itibaren yıllık %16,75 oranında avans faizi uygulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalının icra takibine itirazının iptaline, takip konusu 423.965,02 TL asıl alacak ve 15.395,66 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 439.360,68 TL üzerinden takibin devamına ve takip konusu alacağın likit olması ve davalının tacir sıfatını haiz olması nedeniyle asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-.... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı dosyasında yapılan itirazın 423.965,02-TL asıl alacak, 15.395,66-TL işlemiş faiz miktarı ve işleyecek faiz oranı yönünden İPTALİNE, takibin bu miktar üzerinden devamına, 3- 92.000,00-TL ve 2.599,50-TL işlemiş faiz miktarı açısından davanın reddine, 4-Alacağın likit olduğu anlaşıldığından asıl alacak olan 423.965,02-TL'nin %20'si olan 84.793-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 30.012,73 TL karar ve ilam harcından 6.448,91 TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 23.563,82 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvuru harcı, 6.448,91 TL peşin harç olmak üzere toplam 6.508,21 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. göre hesaplanan 67.510,50-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin Kabul-red oranına göre 1.086,14-TL'nin davalıdan, 233,86-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 10-Davacı tarafından yapılan 9.525,50-TL yargılama giderinin red ve kabul durumuna göre takdiren oranlayarak 7.837,91-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; arda kalan bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 11-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”