İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/16 E. 2024/504 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/16
- Karar No
- 2024/504
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/16 Esas KARAR NO : 2024/504 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/01/2021 KARAR TARİHİ : 09/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; İşbu davaya konu alacak hakkında davalıya karşı ... İcra Dairesi 2019/... Esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, ancak davalı tarafın borca itirazı üzerine icra takibinin durmuş olduğunu ve bu hususun müvekkile 02.02.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, dava konusu uyuşmazlık hakkında arabulucuya başvurulduğunu ancak tarafların anlaşamaması üzerine 23.11.2020 tarihinde arabuluculuk faaliyetine son verildiğini, müvekkil ile davacı arasında 23.04.2018 tarihinde davacının ... Mah. ... Cad. No: .../... adresinde bulunan ... ... isimli inşaatı devam eden yapısının dış cephesinin kompozit kaplama yapılması konusunda taşeronluk sözleşmesi imzalandığını, müvekkilin fatura ihtarına kadar davalı tarafça işe başlanılmadığını, işin yapılmadığını, zamanında bitirilmediğini, eksik bırakıldığı yönünde müvekkile gönderilmiş yazılı veya sözlü hiçbir ayıp ihbarı ve iddiasında bulunmadığını, müvekkilin fatura ihtarına cevaben davalı tarafından vekili aracılığıyla ... Noterliği ... yevmiye nolu ihtarnamesi gönderildiğini, Hasılı 28.05.2019, 31.05.2019 tarihli davacıya sunulmuş toplam 76.789,00 TL tutarındaki fatura bedellerinin 25.000,00 TL'lik kısmı çek ile temin edilmiş olup geriye kalan 51.789 TL'si halen ödenmediğini, açıklanan tüm bu nedenlerle, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin ... İcra Dairesinin 2019/... Esas Sayılı dosyası üzerinden devamına, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen yasal faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir. Davalı vekili Mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle; Yetkili mahkemenin ... Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle yetkili mahkemeye ilişkin itirazlarının olduğunu, davanın hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, müvekkil şirketin sözleşmeye uyarak 30.12.2018 vade tarihli çeki davalıya verdiğini, bu çekte yer alan 25.000,00-TL davalı tarafından tahsil edildiğini, sözleşme maddesinden anlaşılacağı üzere belirtilen çekin davacıya verilmesiyle birlikte, davalı işe başlaması gerekirken, işe hiçbir zaman başlamadığını, kendisine defalarca talepte bulunulmasına ve aylarca beklenilmesine rağmen, sözleşmenin gereği ifa borcunu yerine getirmemiş olduğunu, davacının dosyaya sunmuş olduğu 28.05.2019 ve 31.05.2019 tarihli faturalar sahte olduğunu, bu faturalara ilişkin müvekkil şirket defterlerinde herhangi bir kayıt bulunmadığını, ayrıca beyan edilen faturalardaki vergi numaralarının müvekkil şirkete ait olmadığını, açıklanan tüm bu nedenlerle HMK 19. Madde gereği dava yetkili mahkemede açılmadığından, süresi içerinde yaptığımız itiraz nedeniyle , yetkisizlik kararı verilmesini, Usul ve yasaya aykırı olarak açılan davanın Reddine, İİK 67 gereğince davacı kötüniyetli olduğundan, en az %20 oranında icra - inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği, tam olarak iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir. Taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığını ispat yükü davacı taraftadır. Karşılıklı edimleri içeren eser sözleşmelerinde yüklenicinin görevi eseri sözleşmesine, amacına ve tekniğine uygun tamamlayarak teslim etmek, iş sahibinin görevi ise, sözleşmede kararlaştırılan yükümlülükler varsa bunların yerine getirilmesiyle eserin bedelini ödemekten ibarettir. Kural olarak eser sözleşmesi ilişkisinin kurulması herhangi bir şekil şartına tabi olmayıp, tarafların "icap" ve "kabul" iradelerinin birleşmesiyle sözleşme ilişkisi kurulur. Şekil şartı, sözleşmenin geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartıdır. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. Yapıldığı iddia ve ispat edilen işler yönünden, iş bedeli yapıldığı tarihteki mahalli rayiçlere göre belirleneceği temel ilkedir. Sözleşme ilişkisi kapsamında fatura düzenlenmesi, tek başına sözleşmenin varlığını ve faturadaki işlerin yapıldığını kanıtlamaya yetmez ise de, sözleşme ilişkisinin kanıtlanması halinde veya ihtilafsız olması halinde, sözleşme gereğince düzenlenmiş olan ve süresinde itiraz edilmeyen faturadaki miktar kesinleşir. Faturada belirtilen birim değerlerin fahiş olduğu iddia edilemez. Ancak faturada belirtilen işlerin yapılarak, iş sahibine teslim edildiği hususu yüklenici tarafça ayrıca ispatlanmak zorundadır. Faturada belirtilen işlerin bir kısmının yapılmadığı iddiası, eksik iş iddiasına dayalı olmakla, herhangi bir itirazı kayda veya öncesinde ihbar yükümlülüğü taşımaz ise de, ayıplı iş iddiası teslimden sonra makul sürede, yükleniciye ihbar edildiğinin kanıtlanması zorunluluğunu gerektirir. Ayıp iddiası tanıkla da ispatlanabilecektir. ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 51.789,00-TL asıl alacak 1.722,25-TL işlemiş faiz ve 259,00-TL tebliğ gideri olmak üzere toplam 53.770,25-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 16/09/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 18/09/2019 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... Esas, 2021/302 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacı tarafın ..., davalı tarafın ... olduğu, davanın konusu; alüminyum doğrama ve kompozit imalatı için yapılan sözleşmeye istinaden davalının işe hiç başlamadığı iddiası ile davalı tarafından tahsil edilen çek bedelinin iadesine yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkin olduğu, yargılama sonucunda; ''taraflara arasında alüminyum doğrama ve kompozit imalatı hususunda taşeron sözleşmesi başlıklı sözleşmenin imzalandığı, davalıya 25.000,00 TL bedelli çek verildiği konusunda uyuşmazlık olmadığı, uyuşmazlığın davalının süresinde işe başlayıp başlamadığı ve işi teslim edip etmediğine yönelik olduğu, ticari defter ve kayıtları sunmak üzere taraflara verilen kesin sürede davacı tarafından süresinde ticari defter ve kayıtların sunulduğu, davalı tarafından sunulmadığı, yapılan bilirkişi incelemesinde davacının ticari defter ve kayıtlarının delil niteliğini haiz olduğu, davalıya 25.000,00 TL bedelli çek verildiği ve çek nedeniyle davalıdan 25.000,00 TL alacaklı olduğu, dinlenen tanık anlatımlarından davalının süresinde işe başlamadığı, sözleşme konusu işin davacı tarafından dava dışı üçüncü kişilere yaptırıldığının sabit olduğu, sözleşme gereği edimlerini yerine getirmeyen davalının sözleşmeye istinaden avans olarak aldığı çek bedeli kadar davacıya borçlu olduğu, alacağın likit olduğu, kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne, asıl alacak 25.000,00 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine'' şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi İnşaat Mühendisi ... 'nın düzenlediği 06/04/2022 tarihli 2 sayfadan ibaret raporunda özetle; Dava dosyasında ve sözleşme ekinde yapılacak olan işlere ilişkin herhangi bir cephe projesi olmadığı görüldüğü, sözleşmenin genel olarak tariflere göre ve birim fiyat usulü ile yapılmış olduğunu, dosyasında ve mahallinde yapılan incelemelerde sözleşme konusu olan ve faturaya konu olan işlerin hangi firma tarafından yapıldığı bilinmemekle birlikte yerinde yapıldığı ve mevcut olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişi ... 'nün düzenlediği 14/04/2022 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; a.)Taraflar arasında 23/04/2018 tarihli bir taşeron Sözleşmesinin akdedildiği, bunun her iki yanında kabulünde olduğu, yine bunun yanında davalı tarafından davacıya 25.000,00-TL ödeme yapıldığı noktasında da taraflar arasında çekişme olmadığı, b.) Davacının işin tamamlandığı, edimin ifa edildiği, ancak davalının bakiye tutarı ödemediği iddiasında olduğu, davalının ise davacının işe hiç başlanmadığı, işin daha fazla bedele başkasına yaptırıldığı anlatımında olduğu, c.)Davalı yan keşfe katılmadığından davalı defterlerinin incelenemediği, buna ilişkin değerlendirmenin yukarıda tapor içinde 4.paragrafta arz edildiği, dosyaya sunulu davacı defterlerinin tetkikinde ise davaya konu faturaların defterlerde davalıyı borçlandıracak şekilde kayıtlı olduğu ve davacının kendi defterlerinde takip tarihi itibarıyla davalıdan 76.789,68.-TI. ALACAKLI durumda olduğu, 25.000,00-TL lik tahsilat defterlerde gözükmediğinden ve/fakat davacının kabulünde olduğundan, bu tutarında alacak bakiyesinden tenzilinin gerektiği, bu durumda hesaplanan davacı alacağının (76.789,68 — 25.000 = ) 51.789,68.-TL olarak hesaplandığı, takipte talep edilen asıl alacak tutarının da 51.789,00-TL olduğu, d.)Mahkemece davacı talebinin yerinde görülmesi durumunda davacının talep edebileceği tutarların yukarıda arz edildiği üzere Asıl Alacak 51.789,00-TL, İşlemiş Faiz 1.718,61-TL, Noter Masrafı 259,00-TL, İşlemiş Faiz 3,64-TL olmak üzere toplam 53.770,25-TL olarak hesaplandığına yönelik sonuç ve kanaate varılmıştır. Bilirkişi Oral Öktü'nün düzenlediği 29/10/2022 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; a.)Taraflar arasında 23/04/2018 tarihli bir taşeron Sözleşmesinin akdedildiği, bunun her iki yanında kabulünde olduğu, yine bunun yanında davalı tarafından davacıya 25.000,00-TL ödeme yapıldığı noktasında da taraflar arasında çekişme olmadığı, b.) Davacının işin tamamlandığı, edimin ifa edildiği, ancak davalının bakiye tutarı ödemediği iddiasında olduğu, davalının ise davacının işe hiç başlanmadığı, işin daha fazla bedele başkasına yaptırıldığı anlatımında olduğu, c.)Davacı defterlerinin tetkikinde, davaya konu faturaların defterlerde davalıyı borçlandıracak şekilde kayıtlı olduğu ve davacının kendi defterlerinde takip tarihi itibarıyla davalıdan 76.789,68.-TL ALACAKLI durumda olduğu, 25.000.-TLlik tahsilat defterlerde gözükmediğinden ve/fakat davacının kabulünde olduğundan, bu tutarın alacak bakiyesinden tenzilinin gerektiği, bu durumda hesaplanan davacı alacağının (76.789,68 — 25.000 — ) 51.789,68.-TL olarak hesaplandığı, takipte talep edilen asıl alacak tutarının da 51.789,00-T'L olduğu, d.)Dosyada mevcut, davalı vekilince sunulan, derdest davada alınmış olan 17/03/2021 tarihli bilirkişi raporuna göre, özetle; Davalı ... İnşaat tarafından yapılan 25.000.-TL.lik ödemenin, kendi defterlerinde yer aldığı, Davalı ... nin ticari defterlerinde, yaptığı bu ödemeden dolayı ... firmasından 25.000,00-TL ALACAKLI olduğu, dava konusu faturaların davalı ticari defter kayıtlarında olmadığının tespit edildiğinin anlaşıldığı, e.)Yukarıda 11.paragrafta yapılan tespit ve değerlendirmelerin mahkemeniz takdirlerinde olduğu, f. Mahkemece davacı talebinin yerinde görülmesi durumunda davacının talep edebileceği tutarların yukatıda arz edildiği üzere Asıl Alacak 51.789,00-TL, İşlemiş Faiz 1.718,61-TL, Noter Masrafı 259,00-TL, İşlemiş Faiz 3,64-TL olmak üzere toplam 53.770,25-TL olarak hesaplandığına yönelik sonuç ve kanaatine varılmıştır. ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/21 Talimat dosyasında Tanık ... 24/05/2023 tarihli duruşmada beyanında; Ben plastik doğrama imalatı işi yapıyordum, ... Plastik şirketinin bazı işlerinin işçiliğini de yapıyordum, hatırladığım kadarıyla 2018 yılının ortaları idi Mart veya Nisan ayları olabilir ancak yaz ayları olmadığını hatırladığım bir dönemdi, o dönem ... Şirketiyle konuştuk, bana konuşmaya geldiklerinde zamanında başka bir firma ile görüştüklerini fakat onlarla anlaşamadıklarını ve anlaşma yaparak işçiliği bana yaptırmak istediklerini söylediler, ben de malzemeyi alırlarsa yapabileceğimi söylemiştim, fiyat olarak 20 bin TL civarında anlaşmıştık, bana sorduğunuz kompozit işinin işçiliğini ben yaptım, malzeme masrafları bize ait değildi, bize ödemeyi ... firması yapmıştı, bana sormuş olduğunuz ... ... ... iş yeriydi, bu iş yerinin merdiven korkuluklarında alüminyum doğrama işlerini, pencerelere plastik doğrama işlerini ve pencere kenarlarının kompozit işçiliğini biz yapmıştık, bizle görüştüklerinde bu işi normalde yapmayacağımızı ancak malzeme temin edildiğinde yapacağımızı söylemiştik, daha sonra davalı şirketten ödemeyi aldık, yanlış hatırlamıyorsam C60 alüminyum doğrama, 545 lamine cam malzemeleri kullanmıştık, kullandığımız malzemeler antrasit kahverengi siyah renklerde kaplama işiydi, bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti istemiyorum, dedi. Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/16 Talimat dosyasında Tanık ... 11/07/2023 tarihli duruşmada beyanında; Ben ...' ün ... ' un yaptırdığı ... ... isimli inşaatta dış cephe kompozit kaplama işinde çalıştım, ...' ün ekibi az olduğu için kompozit kaplama işini ben yaptım, inşaatın malzemelerini ... kendisi alıyordu, inşaat işine başlandıktan ilk üç ay kadar ... malzemeleri kendisi aldı, ... ' a malzemeleri verdi ve ben kompozit kaplamaya başladım, ... ' un sahibidir, yaptığı iş karşılığı çekleri ...' e vermeyince ...' de malzeme tedarik edemez oldu, ... bey benim yanımda ...' e işi bitir paranı öyle vereyim dedi, ...' te yaptığım iş karşılığı ilk çekimi ver malzeme alayım dedi, ... bey sözleşme gereği vermesi gereken çeki vermeyince şantiye üç ay kadar durdu, daha sonra ... bey kendisi kalan işin tamamlanması için malzemeciye çek verip, malzemeleri ... ' nin malzeme aldığı malzemeciden aldı, tarafların yaptıkları iş sebebiyle çek bedelini tam olarak hatırlamıyorum, verilen çek malzeme karşılığı olarak verilmişti, yapılan işin karşılığı elden ödenecekti, çeki ...' ye vermemesinin sebebi ...' nin daha önceki işten kaynaklı olan borçlarını kapatamayacağından ...' ye çeki verirse çekin malzeme almaya değilde borç kapatmak için kullanılacağını düşündüğünü söyleyip ...' ye ben çeki malzemeciye veriyorum, senin hesabından düşeceğim, sana olan borcumu evleri yapıp sattıktan sonra ödeyeceğim, şu an inşaatın bitirilmesi için malzemeye ihtiyacım var, bu yüzden malzemeleri malzemeciden ben alacağım dedi, bende inşaatta yine ... ile ... ' un sözleşmesi devam ettiği için ... adına çalışıp kompozit kaplamayı tamamlayıp teslim ettim, 2018 yılı yıl başından önce kaplamalar bitmişti, ben işe tekrar başlamadan önce eğer paramı alamayacaksam ... için neden çalışıyım dedim, ... bey bana ... zaten taşeron firma sen işi bitir ben sana paranı ödeyeceğim dedi, bildiğim kadarıyla ... bey ...' e parasının büyük bir kısmını ödemedi, benimde param iki tarafta da var, işin devam ettiğine dair whatsapp yazışmaların dosyada mevcuttur, ... taşeron firma olarak üzerine düşen bütün işi yapmıştır, benim olayla ilgili bilgim bundan ibarettir, dedi. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; taraflar arasında 23/04/2018 tarihinde taşeron sözleşmesinin imzalandığı, sözleşme gereği davalı tarafından davacıya 25.000 TL ödeme yapıldığı hususunda uyuşmazlığın bulunmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmeye konu işin davacı tarafından tamamlanıp tamamlanmadığı buna göre davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı noktasında düğümlendiği anlaşılmıştır. Öncelikle her ne kadar davalı tarafça yetki itirazında bulunulmuş ise de taraflar arasındaki sözleşmenin 8. Maddesindeki yetki şartı nedeniyle mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında ... Mah. ... Cad. No:54-56 ..., ... adresindeki binanın dış cephesinin kompozit kaplama işinin yapılması hususunda Taşeron Sözleşmesinin yapıldığı, davacının yüklenici, davalının ise iş sahibi olduğu, eser sözleşmesinde işin sözleşemeye uygun ifa edilerek teslim edildiğini ispat yükü yüklenici de, işin bedelinin ödendiğinin ispat yükü ise iş sahibindedir. Mahkememizce yaptırılan 06/04/2022 tarihle bilirkişi incelemesi ile sözleşmeye konu işin yapıldığı tespit edilmiş, mahkememizce talimat yoluyla dinlenen tanıklar ..., ...'ın beyanlarından sözleşmeye konu işin davacı tarafından yapılmadığının anlaşıldığı, davalı iş sahibi tarafından davacıya yapılan ödemenin iadesi amacıyla açılan ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyasında da işin davacı-yüklenici tarafından yapılmadığının tespit edildiği anlaşılmakla davaya konu Taşeron Sözleşmesine konu işin davacı tarafından yapılamadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Reddine, 2-427,60-TL karar harcının peşin alınan 615,58-TL den düşümü ile kalan 187,98-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Davalı tarafından yapılan 700,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır