İlk Derece Mahkemesi · Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1493 E. 2018/1679 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2017/1493
Karar No
2018/1679
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2017 KARAR NO : 2018 HAKİM : ... ... KATİP : ... ... DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : VEKİLİ : Av. . DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/11/2017 KARAR TARİHİ : 20/12/2018 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/01/2019 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı tarafça müvekkili şirkete gönderilen teklif-sözleşme formuna istinaden taraflar arasında ürün satıış için anlaşmaya varıldığını ve müvekkili şirket sözleşmede belirtilen ürünlerin tamamını satın alarak bedelllerini henüz ürünler kendisinie teslim edilmeden verdiği çeklerle ödediğini, davalı tarafça müvekkiline teslim edilen ilk partı ürünün şantiye alanında döşenmesi sırasında ayıplı olduğunun tespiti edildiğini, ve davalıya ihtirname ilee ürünlerin ayıplı çıktığının geri kalan ürün siparişlerinin iptal edildiğini ve satın alınan ürünlere karşılık verilen çeklerin iade edilmesini ihtar edildiğini, davalı tarafın, müvekkilinin ısrarlı talep ve yazılarına rağmen ayıplı ürün bedellerini bir türlü müvekkiline iade etmediğni, bunu üzerine müvekkilinni ayıplı ürünlere istinaden iade faturası düzenleyerek davalı tarafa gönderdiğini, davalı tarafın bu iade faturası bedelini ödemediği gibi taraflarınca başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini, davalı şirketin itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek takibe yapılan itirazın iptali ile, davalı hakkında %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, tarafların tacir olduğunu ve taraflar arasında yapılan sözleşmelerin 10. Maddesine göre yetkili mahkemenin Aksaray mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin sözleşmeye konu malzemeyi teslim ettiğini, müvekkilinin davalının çekmiş olduğu ihtarnamede malların tesliminden vazgeçtiğini beyan etmesi üzerine müvekkilinin malzemenin bedeli olan bedeli davacının hesabına iade ettiğini, dolayısıyla taraflar arasında sözleşmeedn kaynaklı herhangi bir alacak verecek kalmadığını, açılan davanın öncelikle yetki yönünden reddi ile yetkili Aksaray mahkemelerinin olduğunun tespitine, esas yönünden de reddine karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR: İcra dosyası, sözleşme, faturalar, çek fotokopileri, ihtarname, vs. KANITLARIN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME : Davacı vekili tarafından davalı aleyhine alacağın tahsili talebi ile Bursa 1. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, 47.748,73-TL toplam alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış, davalı borçluların itirazı üzerine takip durmuştur. Takibe itirazın iptali ile devamını sağlamak amacıyla eldeki dava açılmıştır. Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesinin davalıya 07/12/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının HMK.nun 127.maddesinde belirtilen 2 haftalık süre içerisinde 19/12/2017 tarihinde cevap dilekçesi verdiği ve HMK.nun 117.maddesine uygun olarak yetki ilk itirazında bulunduğu anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere tüm davalar için uygulanan yetki kuralı, genel yetki kuralı olup; buna göre genel yetkili mahkeme davalının ikametgahı mahkemesidir. (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.6/1; mülga 1086 sayılı HUMK m.9/1) Bazı davalarda ise genel yetkili mahkeme yanında başka yer mahkemeleri de yetkili kılınmıştır ki bu da özel yetki kuralıdır. Öte yandan davacının genel yetki ile özel yetki kuralı arasında seçimlik hakkı vardır. 6100 sayılı HMK'nun 10.maddesinde (mülga 1086 sayılı HUMK m.10) sözleşmeden doğan davalar için özel yetki kuralı öngörülmüş olup; sözleşmeden maksat ise konusu mal varlığı hakkı olan Borçlar Hukuku'na ilişkin sözleşmelerdir. (Yargıtay HGK 23/10/2013 gün ve 2013/65 E. 2013/1480 K.) Diğer yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddede ise "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" denilerek yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça, yapılan yetki sözleşmesi, münhasır yetki sözleşmesi olacaktır. Taraflar, yetkili kıldıkları mahkemenin ve icra dairelerinin yanında, kanunen yetkili kılınan genel veya özel yetkili mahkeme ve icra dairelerinin de yetkisinin devam etmesini istiyor ise, diğer bir anlatımla, münhasır olmayan yetki sözleşmesi yapmak istiyorlarsa, bu durumun yetki sözleşmesinde ayrıca belirtilmesi gerekir. Bu yetki kuralları kesin olmadığından, HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı"nı "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise; "ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir. Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı arasında HDPE Korige Boru adlı ürün satışından dolayı uyuşmazlığın olduğu, tarafların teklif-sözleşme formu düzenledikleri, bu sözleşmeye göre yetkili mahkemenin Aksaray Mahkemelerinin olduğu görülmüş, taraflar tacir olup yetki şartının geçerli olduğu anlaşılmakla yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlere, kararın dayandığı gerekçeye göre; 1-Davalı tarafın 6100 sayılı HMK'nın 116/1-a maddesi gereğince süresinde usulüne uygun yetki itirazında bulunduğu anlaşılmakla yetki itirazı 6100 sayılı kanunun 6. maddesi gereğince yerinde görüldüğünden mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, dava dilekçesinin yetki yönünden REDDİNE, 2-Kararın kesinleşmesini müteakip talep halinde dosyanın görevli ve yetkili AKSARAY NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne (Ticaret Mahkemesi Sıfatı ile) gönderilmesine, 3-Harç ve masrafların yetkili mahkemece nazara alınmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı yanın yokluğunda kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/12/2018 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1493, K. 2018/1679, T. 20.12.2018, www.arakarar.com/karar/bursa-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2017-1493-e-2018-1679-k-111dcfa73ab2