İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/650 E. 2025/646 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/650
Karar No
2025/646
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/650 Esas KARAR NO :2025/646 DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:04/11/2024 KARAR TARİHİ:14/10/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın 27.06.2024 tarihinde ...’nin sevk ve idaresindeyken ... Caddesinden dönüş yaptığı esnada dava dışı ...’in kullandığı ve davalı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesi düzenlenen ... plakalı kamyonetin aniden müvekkilinin aracının önüne çıkıp çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, kazanın oluş şekline göre dava dışı sürücünün asli ve tam kusurlu olduğunun trafik kaza tespit tutanağı, ekspertiz kaydı ve olay fotoğraflarıyla sabit olduğunu, müvekkiline ait aracın kazada ağır hasar aldığını ve birçok parçası değişmek suretiyle onarım yapıldığını, aracın kaza öncesi piyasa değerinin 1.500.000–2.000.000 TL arasında olduğunu, meydana gelen hasar ve yapılan boya-değişen parçalar nedeniyle aracın ciddi değer kaybına uğradığını, müvekkilinin araç onarım ve parça değişim bedeli olarak 72.000 TL ödeme yaptığını ve buna ilişkin faturanın dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı ile onarım bedeli için 26.08.2024 tarihinde davalı sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen hiçbir ödeme yapılmadığını, hasar dosyasının davalı nezdinde mevcut olduğunu, arabuluculuk başvurusu yapıldığını ve 24.10.2024 tarihinde anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle müvekkilinde oluşan değer kaybı ve onarım bedelinin sigorta poliçesi kapsamında davalıdan tahsil edilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50 TL değer kaybı ve 50 TL araç onarım-parça değişim bedeli olmak üzere toplam 100 TL maddi tazminatın, davalıya başvuru tarihinden 8 iş günü sonrası itibarıyla işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş.’nin davaya konu kazada sigortalı araç için poliçe düzenlediğini, ancak davacının iddia ettiği hasar ve değer kaybının müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, zira kazanın davacının beyan ettiği şekilde gerçekleşmediğini, kaza tespit tutanağı, ekspertiz raporu ve SBM kayıtlarında kazanın oluş şeklinin farklı tespit edildiğini, bu nedenle davacının zararının poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını belirttiğini, sigortalı araç sürücüsünün dönüş esnasında davacının park halindeki aracının aniden hareket ederek sigortalı araca vurduğunu beyan ettiğini, bu nedenle kazada %100 kusurlu olanın davacı olduğunu, fotoğraf kayıtlarının da bu durumu desteklediğini, kusur yönünden Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesi veya Karayolları Genel Müdürlüğünden bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkilinin ancak gerçek zarardan ve kusur oranında sorumlu olabileceğini, davacının talep ettiği araç onarım ve parça değişim bedelinin müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, zira aracın yetkili serviste orijinal parçalarla onarılmasının poliçe kapsamında müvekkiline yükümlülük doğurmadığını, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği müvekkilinin ancak anlaşmalı servis koşullarına göre belirlenen bedelle sorumlu olabileceğini ifade ettiğini, davacının değer kaybı talebine yönelik olarak ise tramer kayıtlarına göre aracın 2019 ve 2022 yıllarında aynı bölgelerden hasar gördüğünü, bu nedenle değer kaybı hesabının mümkün olmadığını, aksi kanaat hâlinde dahi gerçek zarar ilkesi uyarınca hesaplama yapılması ve dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi gerektiğini, faize ilişkin olarak müvekkilinin talep karşısında temerrüde düşmediğini, aksi kanaat hâlinde dahi yalnızca dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini belirterek, davanın yetkisizlik nedeniyle reddedilmesi, esasa girilmesi hâlinde ise tamamen haksız ve mesnetsiz olan davanın tümden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; 27.06.2024 tarihinde davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçe no ile ZMSS yapılmış olan ... plakalı kamyonetin çarpması neticesi maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalıya sigortalı aracın kusurlu olduğu iddiasıyla davalıdan talep edilen değer kaybı, araç onarım ve parça değişimi bedelinden kaynaklı maddi tazminat davasıdır. 6100 sayılı HMK'nın Madde 320 (4) maddesi "Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır." şeklinde düzenlenmiştir. İş bu dosyada davacı tarafça 24/06/2025 tarihli 3 nolu celsenin takip edilmemesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 21/07/2025 tarihli dilekçe ile davacı tarafından yenileme dilekçesi sunulduğu ve mahkememiz tarafından yenileme tensip tutanağı düzenlendiği, taraflara tebliğ edildiği, yenilenerek kaldığı yerden devamına karar verilen davanın 14/10/2025 tarihli celsesinde; davacının duruşma salonunda hazır bulunmadığı, duruşma salonu dışında mübaşir vasıtasıyla seslenildiği, davacının hazır olmadığı ve herhangi bir mazeret dilekçesi de sunmadığı, davalı vekilinin duruşmaya katılmadığı, ancak mazeret dilekçesi sunduğu, ancak mazeret isteminin herhangi bir belgeye dayanmaması nedeniyle 14/10/2025 tarihli duruşmada mazeret isteminin reddine karar verildiği, dava basit yargılama usulune tabi olduğundan 2. kez davanın takipsiz bırakılması nedeniyle HMK 320/4. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-)İş bu dava 24.06.2025 tarihli oturumda tarafların davayı takip etmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı, davacının iş bu celse de duruşmaya katılım sağlamadığı, tarafların davayı takip etmediği anlaşılmakla davanın basit yargılama usulüne tabi olduğu da gözetilerek, H.M.K 320. maddesinin 4. bendi uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-)Harçlar yasası uyarınca alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcının başlangıçta peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80-TL'nin davacıdan alınarak, hazineye gelir kaydına, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-)Davalı duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Dair tarafların yokluğunda; tarafların gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan incelene sonucu karar verildi. 14/10/2025 Katip ... (E-imzalı) Hakim ... (E-imzalı)

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/650, K. 2025/646, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-650-e-2025-646-k-d27b801ebcc2