İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/22 E. 2024/791 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/22
- Karar No
- 2024/791
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/22 Esas KARAR NO :2024/791 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/01/2024 KARAR TARİHİ:12/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası ile yapmış oldukları takibe karşı, haksız itiraz etmiş olan davalı borçlunun asıl alacak yönünden itirazının iptali ile itirazındaki kötü niyetten dolayı İ.İ.K. uyarınca %20’en aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişki gereği davalının, davacıya, -... fatura numaralı 21.08.2023 fatura tarihli 130.094,47 TL bedelli, - ... fatura numaralı 21.08.2023 fatura tarihli 59.133,85 TL bedelli, - ... fatura numaralı 11.08.2023 fatura tarihli 210.713,57 TL bedelli, - ... fatura numaralı 11.08.2023 fatura tarihli 230.057,35 TL bedelli, - ... fatura numaralı 07.07.2023 fatura tarihli 501.601,36 TL bedelli fatura bakiyesi 331.369,05 TL olmak üzere Faturalara ilişkin bakiye 961.368, 29 TL borcu bulunduğunu, davacının işbu süresinde ödenmeyen alacağa ilişkin olarak .... İcra Müdürlüğünün ... E. İcra takibi yoluna başvurduklarını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davalının itiraz dilekçesinde yetki itirazında bulunmuşsa da Sayın İcra Müdürlüğünce bu itiraz konusunda yetki itirazında bulunulmamış sayılmasına karar verildiğini, davalının takip konusu alacakla ilgili herhangi bir sorumluluğu ve herhangi bir borcu olmadığını gerçeğe aykırı olarak iddia ettiğini, bu konuda açıklama dahi yapmadığını, davalının tek gayesinin borcunu ödemek için zaman kazanmak olduğunu, davalının borca itiraz dilekçesinde belirttiği hususların hepsinin gerçek dışı olduğunu, bu sebeple kabulünün mümkün olmadığını, bunun üzerine itirazın iptali için arabuluculuk bürosuna başvuru yapıldığını ancak arabuluculuk nezdinde anlaşmanın sağlanamadığını, dosyadaki cari hesap hareketleri incelendiğinde ve mevcut delil durumuna göre davacı şirketin alacağının sabit olduğu da gözetildiğinde dava sonuçlanıncaya kadar alacağın temin altına almak amacıyla davalı adına kayıtlı mallar üzerinde borca yeter miktarda teminatsız olarak, sayın mahkeme aksi kanaate ise teminat karşılığı ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlunun ... Müdürlüğü ... E. dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazlarının iptali ile takibin asıl alacak bakımından devamına ve davalı/borçlunun 961.368,29 TL takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davacıya ödemesine, itirazında haksız ve kötü niyetli olan borçlu aleyhine İ.İ.K. uyarınca dava değerinin %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dava sonuçlanıncaya kadar alacağımızı temin altına almak amacıyla davalı adına kayıtlı mallar üzerinde borca yeter miktarda teminatsız olarak, mahkemeniz aksi kanaatte ise teminat karşılığı ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddiasını somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getiremediği için davanın usul yönünden reddedilmesi gerektiğini, davalı şirketin, üzerine düşen ödemeleri yaptığını, davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirket her ne kadar davalı şirketten alacaklı olduğunu iddia etse de bu iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu faturaların alacağa dair karine teşkil etmediğini, faturaların yalnızca taraflar arasında bir borç ilişkisi olduğunu ispatladığını, davalı şirket almış olduğu hizmete karşın bedelini ödediğini, yapmış olduğu ödemelere dair banka dekontları ile şirkete ait cari hesap dökümlerini ekle birlikte mahkemeye sunulacağını, icra takibine konu alacağın likit bir alacak olmadığından, davacı tarafından icra inkar tazminatı talebinin kabulünün mümkün olmadığını, her ne kadar davacı tarafın takip konusu alacağın likit olduğunu, bu sebeple davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatı hükmedilmesi gerektiği talebinde bulunmuş olsa da kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, haksız nedenle fark ücret faturası hazırlanması hususunun bir taraflar arasında bir uyuşmazlık söz konusu olduğunu, işbu uyuşmazlığın nihayete erdirilmesinin yargılamayı gerektirdiğini, dolayısıyla takip konusu alacağın likit olmadığını, yargılamayı gerektirdiğinden, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davanın davalı şirket aleyhine sonuçlanması halinde dahi icra inkar tazminatına hükmedilmesinin ilgili mevzuata ve yerleşmiş yargıtay içtihatları uyarınca mümkün olmadığını, davacı tarafın haksız olarak icra takibi başlattığı ve ikame ettiği bu dava için İİK. 67. Maddesi hükmü gereğince tazminata hükmedilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle ve fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davacının haksız hukuka aykırı ve mesnetsiz gerekçelerle ileri sürdüğü itirazın iptali davasının reddine, davacı tarafından haksız ve kötü niyetle icra takibi başlatılması sebebiyle İcra ve İflas Kanunu 67. Maddesine göre alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama ücretleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Fatura alacağından kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazı üzerine açılan İİK. 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlu ... olduğu, 961.368,29 TL alacak için 07/12/2023 tarihinde takibe girişildiği, davalı/ borçluya usulüne uygun tebligatın yapıldığı borçlunun süresi içerisinde borca, ferilerine itiraz ettiği görülmüştür. Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiden alınan 18/09/2024 tarihli raporunda; "..Davaya konu asıl alacak yönünden; davacının takip tarihi itibari ile davaya konu asıl alacak tutarı olan 961.368,29-TL alacaklı olacağı, Faiz yönünden; davacı tarafından takip öncesinde faiz talebi olmadığından bu yönde bir değerlendirme yapılmadığı, Ancak, Sayın Mahkemenin gerek savunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı..." tespit ve rapor edilmiştir. Taraflar arasındaki hukuki ihtilaf, davacı yanın davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 961,368,29- TL tutarındaki tutarındaki alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine, davalı yanın borca itirazı ile icra takibinin durdurulması sonucunda; davacı şirketin düzenlediği faturalardan kaynaklı alacağını davalı yandan tahsil edemedikleri iddiası üzerine çıkmış bulunduğu , Tarafların iddia ve savunmaları , toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu , mahkememizce yapılan yargılama sonucunda, mali müşavir bilirkişinin taraf defterleri üzerinde yaptığı değerlendirmede ; Davacı tarafın ticari defterleri HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fikra hükümlerine göre açılış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, bu haliyle TTK hükümlerine göre sahibi lehine/aleyhine delil teşkil ettiği , davacı taraf ticari kayıtlarında davaya konu faturaların kayıtlarına borç olarak kaydedildiği, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarında 31.12.2021 tarihli bakiyenin 166.409,34.-TL (A) bakiyesi verdiği, davacı taraf ticari defter ve kayıtlarında 31.12.2022 tarihli bakiyenin 202.537,60.-TL (B) bakiyesi verdiği ; davacı taraf ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi 03.12.2023 bakiyenin 961.368,29.-TL (B) bakiyesi verdiği, davacının takip tarihi itibari ile davalıdan 961.368,29.-TL alacaklı olduğu , davalı tarafın ticari defterleri HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fikra hükümlerine göre açılış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, bu haliyle TTK hükümlerine göre sahibi lehine/aleyhine delil teşkil ettiği , davalı taraf ticari defterlerinde 31.12.2022 tarihli bakiyesinin 198.573,47.-TL ( A) bakiyesi verdiği, davalı taraf ticari defterlerinde 31.12.2023 tarihli bakiyesinin 961.368,32.-TL (A) bakiyesi verdiği, davacı tarafından 03.12.2023 tarihinde başlatılan takip tarihinde davalı kayıtlarında davacı şirket hesap bakiyesinin 961.368,32.-TL alacak bakiyesi verdiği, takibe konu alacağı oluşturan faturaların davalı taraf kayıtlarında bulunduğu, tarafların ticari kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu ; davacı ile davalı taraf 2022,2023 yılı ticari defterlerinin birbiri ile uyumlu olduğu, BA BS formlarında bildirilen işlem bilgilerinin birbiri ile uyumlu olduğu, davalı şirket açısından; davalı şirket ticari defter kayıtlarının davacı şirket kayıtları ile bire bir uyumlu olduğu, takip tarihi ile davacıya 961.368,29- TL borçlu olduğuna dair ticari defterlerinde kayıt olduğu, davalının itirazının haksız olduğu değerlendirildiğinden davalının takibe itirazının iptaline ve takibin aynı koşullarla devamına karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve alacak likid olduğundan hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Davacının davasının KABULÜ İLE; 1-Davalının .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 961.368,29-TL asıl alacak üzerinden İPTALİNE, takibin asıl alacak üzerinden takip talebindeki talep gibi DEVAMINA, 2-Alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatı 192.273,65- TL nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 65.671,06-TL harçtan peşin alınan 11.610,93-TL harcın mahsubu ile bakiye 54.060,13 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 427,60 -TL başvurma harcı, 11.610,93-TL peşin harç, 60,80-TL vekalet harcı, 62,50-TL tebligat/ posta gideri, 4.000,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 16.161,83-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 146.591,56-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı; gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır