İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/507 E. 2025/154 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/507
- Karar No
- 2025/154
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/507 Esas KARAR NO :2025/154 DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:27/07/2022 KARAR TARİHİ:19/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin dört adet Kullanım hakkı ve hizmet sözleşmesi ile kullanım süresince mülkiyeti kendisinde kalmak üzere bir kısım yazıcı ve fotokopi makinelerin kullanım hakkını davalıya verdiğini, Müvekkil bu sözleşme ile davalıya makineler için servis hizmeti vermeyi de üstlendiğini, temerrüt tarihi itibariyle aktif olan dört sözleşmeden iki tanesinde müşteriye sabit hizmet bedeli ve kopya/çıktı üzerinden diğer ikisinde ise sadece kopya/çıktı üzerinden belirlenen miktarlara göre fatura düzenlendiğini, A-... kodlu (09.01.2018 tarihli) ve 01.03.2018 tarihli ilk faturadan itibaren 60 ay süreli sözleşmede kopya başına birim fiyat ve aylık 290 Euro+KDV Aylık sabit hizmet bedeli, (EK-1/A Sözleşme ve düzenlenen 01.03.2018 tarihli ilk fatura) B-... kodlu (25.02.2019 tarihli) ve 01.04.2019 tarihli ilk faturadan itibaren 36 ay süreli sözleşmede kopya başına birim fiyat ve aylık 70 Euro+KDV Aylık sabit hizmet bedeli, (EK-1/B Sözleşme ve düzenlenen 01.04.2019 tarihli ilk fatura) C-... MRK kodlu 28.03.2018 tarihli ve ... kodlu sözleşmeye ek 12 ay süreli sözleşme ile kopya başına birim fiyat (EK-1/C) D-... kodlu sözleşme 17.01.2018 başlangıç ve 31.01.2019 bitim tarihli sözleşme ile kopya başına birim fiyat (EK-1/D) 2-Düzenlenen faturalar E fatura sistemi üzerinden davalıya iletildiğini, davalının borcu 01.11.2019 tarihi itibariyle 42.119,76-TL. ye ulaştığını, biriken borcun ödenmemesi sebebiyle davalıya üç 3 adet ihtarname gönderilerek borcu ödemesi ihtar olunduğunu, ihtarnamelere rağmen borcun ödenmemesi üzerine dördüncü ihtarname ile de sözleşme 15.658 Euro cezai şart talep edildiğini, taraflar arasında akdedilen ... ve ... kodlu ve ilk fatura tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 60 ve 36 ay süreli olarak yapılan asıl sözleşmelerin üçüncü sayfasının II. H bendinde sözleşmeyi ihlalin hukuki neticeleri düzenlendiğini, yukarıda belirtilen esaslar dahilinde düzenlenen faturalar müşteri tarafından sözleşmede belirtilen süre içerisinde ödenmezse ŞİRKET ödeme süresinin ihlali ardından ilgili faturanın ödenmesi için müşteriye her bir ihtarda ödemenin yapılması için ...'şer gün lük süre Tanıyacağını, her bir ihtarda tanınan ... günlük ödeme sürelerine rağmen ard arda üç noter ihtarının ilgili döneme ilişkin fatura borcunun ödenmesi bakımından sonuçsuz kalması halinde ŞİRKET tek taraflı olarak sözleşmeyi feshedebilir ve bu sözleşmeden tahakkuk eden haklarını ve zararlarını talep etme tasarrufuna sahip olduğunu, ayrıca müşterinin daha önceki süreçte yapmış olduğu ödemeleri irad kaydederek makine veya makinaları geri alma hakkına Sahip olduğunu, ancak bu şekilde ŞİRKET tarafından haklı feshe rağmen işbu sözleşme gereğince müşteri cari hesap borcunu ve kalan sözleşme süresine isabet eden hizmet bedelini ödediği takdirde sözleşme feshedilmiş olsa bilebu şekilde ŞİRKET tarafından haklı feshe rağmen işbu sözleşme gereğince müşteri cari hesap borcunu ve kalan sözleşme süresine isabet eden hizmet bedelini ödediği takdirde sözleşme feshedilmiş olsa bile ŞİRKET hizmete sunulan kopyalama sistemini müşteriden geri alamayacağı gibi almışsa da iade edeceğini ve bu durumda sözleşme konusu kopyalama sisteminin sözleşmenin sonundaki gibi mülkiyetini yasal leasing süresi sonunda devir protokolüne istinaden talep etme hakkı müşteride olacağı gibi belirtilen bedellerin ödenmesiyle şirket mülkiyetin müşteriye devri intikali için gerekli tüm eylem ve işlemleri yapmakla yükümlüdür." ... Noterliğinin 06 Eylül 2019 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi 09.09.2019 tarihinde tebliğ olunduğunu, (EK-2 / A) ... Noterliğinin 22 Kasım 2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi 25.11.2019 tarihinde tebliğ olunmuştur. (EK-2 / B) .... Noterliğinin 13 Ekim 2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi 21.10.2021 tarihinde tebliğ olunmuştur. (EK-2/ C) ... Noterliğinin 04 Ekim 2021 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi 15.11.2021 tarihinde tebliğ olunduğunu, bu ihtarname ile sözleşmenin feshedildiğini, (EK-2 / D) 3-... ... faturaya dayalı 42-119-TL. cari hesap alacağı için .... İcra Müdürlüğünün 2021/... E. sayılı dosyasından başlattığı takip itiraz sebebiyle Durdurulduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasının devam ettiğini, cezai şart alacağının sözleşmedeki dayanağının 4-... ve ... kodlu sözleşmelerin I. maddesinin n bendi uyarınca; "Müşteri sözleşme maddelerinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmediği, herhangi bir şekilde zilyetlik iddia ettiği takdirde veya sözleşmeyi bitiş süresinden önce feshetmek istemesi halinde fesih tarihindeki cari hesap borcuna ek olarak Hizmet bedeli kısmında belirtilen cezai şart bedeli ile kalan sürenin çarpımından meydana gelen tutarı, cezai şart bedeli olarak ödemeyi kabul ve taahhüt eder" Cezai şartın hesabı; ... kodlu sözleşme; 39 (Kalan ay) X 290 Euro (Aylık hizmet bedeli ) = 11.310 Euro + 2.035,80 Euro (% 18 KDV) = 13.345,80 Euro ... kodlu sözleşme; 28 (Kalan ay) X 70 Euro (Aylık hizmet bedeli ) = 1.960 Euro + 352,80 Euro (% 18 KDV) = 2.312,80 Euro Davalı sözleşmelerde belirtilen sürelerde cari hesap borcunu ödemediği gibi kendisine gönderilen 3 ihtarnameye rağmen borcunu ödememekte ısrar ettiğini, davacının bu hali ile sözleşmenin hükümlerini ihlal ettiğini belirterek, Cezai şart bedeli olan 15.658,60 Euronun (fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL. karşılığı olarak) .... Noterliğinin 04 Ekim 2021 tarih ve ... yevmiyeli ihtarnamenin davalıya tebliğ tarihi olan 15.11.2021'den itibaren € Euro için işletilecek - Merkez Bankası tarafından uygulanan azami % 6 Mevduat Faiz Oranı (Kamu Bankalarınca Uygulanacağı Bildirilen değişken oranlı) ile birlikte davalıdan tahsiline, 2-...,... ve ... MRK kodlu sözleşmelerde belirtilen ve halen davalı elinde olan makinelerin müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davacı tarafın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/758 Esas sayılı dosyası üzerinden müvekkil şirket aleyhinde haksız ve kötü niyetli bir şekilde icra takibi başlattığını, haksız ve hukuka aykırı bir şekilde başlatılan ilamsız takipte iddia edilen borcun sebebi olarak "faturaya dayalı cari hesap alacağı ve kullanım hakkı sözleşmelerinden kaynaklanan cezai şart alacağına ilişkindir" şeklinde gösterildiğini, görüleceği üzere haksız icra takibinde işbu davaya konu edilen haksız cezai şart alacağı takip konusu edildiğini, davacı tarafından başlatılan haksız ilamsız icra takibine müvekkili şirket tarafından h aklı bir şekilde itiraz edildiğini ve davacı tarafından bu defa .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından haksız ve hukuka aykırı bir şekilde itirazın iptali davası açıldığını, söz konusu dava henüz derdest olmasına rağmen davacı tarafın bu defa işbu haksız davayı açtığını, davacı tarafça açılan davaların haksız ve hukuka aykırı olmakla beraber iddia olunan dava konusu alacak aynı alacak iddiasına yönelik olduğundan , davanın tarafları aynı olduğundan her iki dava arasında derdestlik söz konusu olduğunu, bu bakımdan davacının haksız iddialarına karşı derdestlik itirazında bulunduklarını, davacı ile müvekkil şirket arasında bir ticari ilişki olmadığı gibi davacı tarafça müvekkil şirkete hizmet verilmediğini hiçbir mal ,araç , veya ürün teslimi de söz konusu olmadığını, Müvekkil şirkete karşı davacı tarafça bir hizmet verilmediği halde alacak , cezai şart alacağı ve makine teslimine yönelik iddialarda bulunulması hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafından müvekkil şirkete bir hizmet verilmemiş olmasına rağmen fatura tanzim etmesinin de asla mümkün olmadığını, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği faturaların içeriğini asla kabul etmediklerini ve itiraz ettiklerini, davacınhın haksız bir şekilde sırf fatura tanzim edilmesi de alacaklı olduğunu asla göstermeyeceği gibi, tek başına faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğu anlamını da asla taşımadığını, mahkemenin malumu olduğu üzere işin yapılmış olduğunun , hizmetin verildiğinin davacı tarafça kanıtlanması gerektiğini, Yukarıda da açıklandığı üzere davacı yanca müvekkil şirkete bir hizmet verilmemesine rağmen alacaklı olduğunu iddia etmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın; taraflar arasında akdedilen ..., ... kodlu 4 adet kullanım hakkı ve hizmet sözleşmelerinde belirtilen sürelerde cari hesap borcunun ödenmediğinden bahisle sözleşme hükümlerinin ihlali nedeniyle cezai şart bedelinin tahsili ve ... kodlu sözleşmelere konu makinelerin iadesi taleplerine ilişkin olduğun anlaşılmıştır, Bilirkişi heyeti 05.03.2024 tarihli raporunda özetle; ... ve ... kodlu sözleşmelerin I. nolu kısmında, “n” maddesinde cezai şart öngörüldüğü, bu kapsamda cezai şartın tespiti için sözleşmenin kalan ay tespitinin yapıldığı, ... sözleşmesi kapsamda davalıya kesilen fatura sayısı 21 olduğu, kalan fatura/ay sayısı 39 olup sözleşmenin kalan kısmı bakımından sözleşmeye göre uygulanacak cezai şart tutarının 11.310 Euro +2.035,80 Euro KDV = 13.345,80 Euro, ... sözleşmesi kapsamda davalıya kesilen fatura sayısı 8 olduğu, kalan fatura/ay sayısı 28 olup sözleşmenin kalan kısmı bakımından sözleşmeye göre uygulanacak cezai şart tutarının 1960 Euro +352,80 Euro KDV = 2.312,80 Euro olarak hesaplandığı, Her iki sözleşmeden kaynaklı davacının 15.658,60 Euro ( 284.807,00) cezai şart alacağına dava tarihi ile 370,86 Euro ( 6.745,38 TL) işlemiş faiz uygulanması gerektiği, Bu durumda davacının, davalıdan 15.658,60 Euro ( 284.658,60 TL) cezai şart alacağına dava tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/A maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekeceği, Cezai şartın niteliğin, davacının hem cezai şart hem de makinelerin iadesini ilişkin talebinin değerlendirilmesi hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu hususları tespit ve rapor edilmiştir.Bilirkişi heyeti 22.08.2024 tarihli ek raporunda özetle; 31.12.2023 tarihli bilançosunda borca batık olduğu, bunun anlamı şirket zaten iflas durumda bulunduğu, Davalının ödeyeceği 16.029,46 Euro cezai şartın şirketin mahvına sebep olacağı ve/veya şirketin ödenecek cezai şartın borca batıklığı artıracağı, şirketin öz sermayesini yitirmiş durumda bulunduğu, Sözleşmenin I. nolu kısmında, “n” maddesinde yer alan “belirtilen cari hesap borcu ve cezai şart bedeli ödendiği taktirde sözleşme feshedilmiş olsa bile ŞiRKET hizmete sunulan kopyalama sistemini müşteriden geri alamayacağı gibi almışsa geri iade edecektir” hükmünün düzenlendiği, bu kapsamda davalının cezai şarta mahkum edilmesi halinde makinelerin iadesinin kabul edilmesinin sözleşmeye uygun olmayacağı görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Dava konusu uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen ..., ... kodlu 4 adet kullanım hakkı ve hizmet sözleşmelerinde belirtilen sürelerde cari hesap borcunun ödenmediğinden bahisle sözleşme hükümlerinin ihlali nedeniyle cezai şart bedelinin tahsili ve ... kodlu sözleşmelere konu makinelerin iadesi taleplerine ilişkin olup, uyuşmazlıktan anlaşıldığı üzere davacının iki talebi bulunmaktadır. Bunlardan biri cezai şart, diğeri makinelerin iadesi talebine ilişkin olup, Bilirkişi kök ve ek raporları birlikte incelendiğinde, özellikle kök raporda belirtildiği üzere, taraflar arasında akdedilen 4 sözleşme bulunmakta ve bu sözleşmeler; 1-... kodlu (09.01.2018 tarihli) ve 01.03.2018 tarihli ilk faturadan itibaren 60 ay süreli sözleşmede kopya başına birim fiyat ve aylık 290 Euro+KDV Aylık sabit hizmet bedeli, 2-... kodlu (25.02.2019 tarihli) ve 01.04.2019 tarihli ilk faturadan itibaren 36 ay süreli sözleşmede kopya başına birim fiyat ve aylık 70 Euro+KDV Aylık sabit hizmet bedeli, 3-... MRK kodlu 28.03.2018 tarihli ve ... kodlu sözleşmeye ek 12 ay süreli sözleşme ile kopya başına birim fiyat, 4-... kodlu sözleşme 17.01.2018 başlangıç ve 31.01.2019 bitim tarihli sözleşme ile kopya başına birim fiyat sözleşmeleridir. Bilirkişi kök ve ek raporları birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; davacının incelenen kayıtlarına göre defterlerinin usule uygun tutulduğu ve davacı lehine delil vasfı olduğu, davacının kayıtlarına göre 2019 yılında 31/12/2019 tarihi itibariyle davacının davalıdan 42.120,51-TL alacaklı olduğu, devam eden 2020 ve 2021 yallarında da davacının davalıdan aynı tutarda alacaklı olduğu belirlenmiş, davalıya keşide edilen ihtarnameler ile borcun ödenmesi, aksi halde sözleşmenin feshi ile makinelerin iadesi için yasal yollara başvurulacağının ihtar edildiği, incelenen kayıtlara göre ihtarname ile verilen süre içerisinde ödeme yapılmadığının belirlendiği, taraflar arasındaki sözleşmelerin davalının sözlemeye aykırı davranışı nedeniyle davacı tarafça feshedildiği, bu durumda davacının feshinin haklı olduğu, taraflar arasında akdedilen sözlemelerde davacı şirketin yükümlülüklerini düzenleyen II. Kısım h maddesinde davacı şirketin fesih hakkının düzenlendiği ve davacının bu maddeye uygun olarak davalı adına ihtarname keşide ederek ... günlük süre verdiği ancak ödemenin sonuçsuz kalması nedeniyle davacıya h maddesi ile tanınan fesih hakkının davacı tarafça kullanıldığı ve netice olarak davacının feshinin haklı olduğu değerlendirilmiştir. Bu durumda davacının davalıdan cezai şart talep etme hakkı da bulunmaktadır ve Sözleşmelerde “Hizmet Bedeli” kısmında öngörülen cezai şart tutarı ile sözleşme süresi hükümleri çerçevesinde, sözleşme kapsamında davalıya kesilen fatura sayısının sözleşme süresinde çıkarılması ile cezai şart hesaplaması yapılmış olup, davacının dava tarihi itibariyle davalıdan talep edebileceği cezai şart tutarı toplam 15.638,60-Euro olarak belirlenmiştir. Ancak devamında ek raporda davalının kayıtlarının incelenmesinde, davalının 31/12/2023 tarihli bilançosuna göre borca batık durumda olduğu, şirketin öz sermayesini yitirmiş durumda olduğu belirlendiğinden hesaplanan cezai şart alacağının davalının ekonomik olarak mahvına sebep olacağı değerlendirilmişse de raporda davalının borca batık olduğu ve bunun anlamının zaten iflas durumunda bulunduğu ve öz sermayesini yitirmiş şirketin cezai şart ödemesi ile borca batıklığının artacağı belirlenmiş olup, yapılan bu tespitler dikkate alındığında, davalının mali kayıtlarının incelenmesinde, ekonomik durumunun hesaplanan cezai şartı ödemekte yetersiz kalacağı gibi indirim yapılması halinde dahi davalının ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Emsal niteliğindeki İstanbul BAM 45. HD 2021/467 esas 2024/641 karar sayılı ilamında; "...Dava, davalı tarafça sözleşme koşullarının yerine getirilmediği ve sözleşmenin feshedildiği iddiasıyla, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir... TBK'nın 182.maddesinde; "Taraflar, cezanın miktarını serbestçe belirleyebilirler. Asıl borç herhangi bir sebeple geçersiz ise veya aksi kararlaştırılmadıkça sonradan borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple imkansız hâle gelmişse, cezanın ifası istenemez. Ceza koşulunun geçersiz olması veya borçlunun sorumlu tutulamayacağı bir sebeple sonradan imkansız hale gelmesi, asıl borcun geçerliliğini etkilemez. Hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu kendiliğinden indirir." hükmü yer almaktadır. Ceza koşulu, sözleşme özgürlüğü ilkesine dayandığı için taraflar ceza miktarını belirleme konusunda serbesttir. Ancak cezai şart miktarı borçlunun ekonomik kişilik hakkını, ticari faaliyetlerini ihlal edecek şekilde aşırı miktarda ise bu durumda hakim, aşırı gördüğü ceza koşulunu takdir hakkını kullanarak re'sen indirir. TTK'nın 22.maddesine göre; "Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hallerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez." TBK'nın 182.maddesinin 3.fıkrasında yer alan cezai şartın indirilmesi konusundaki hükmün, TTK'nın 22.maddesi uyarınca ticari işler ve tacirler bakımından uygulanmayacağı kabul edilmiş ise de özellikle miktar yönüyle ahlaka, adaba ve kanunun emredici hükümlerine aykırı olan cezai şart miktarına, sırf cezai şartı ödemekle yükümlü olan tarafın tacir olduğu ve basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu ileri sürülerek müdahale edilememesi hukuka ve hakkaniyete aykırı olacaktır. Nitekim yerleşik Yargıtay içtihatları ile sözleşmede belirlenen cezai şart miktarının, borçlunun ekonomik yönden mahvına sebebiyet verecek düzeyde fahiş olması halinde, cezai şarttan indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir. Aşırı cezanın indirilmesi şartları; 1. Geçerli bir ceza koşulu anlaşması bulunmalıdır... 2. Ceza koşulu muaccel olmalıdır... 3. Ceza henüz ifa edilmemiş olmalıdır... 4. Ceza koşulu aşırı derecede yüksek olmalıdır. İndirimin en önemli sebebi kararlaştırılan ceza miktarının aşırı derecede yüksek olmasıdır. Ceza miktarının aşırı olup olmadığına hakim takdir hakkını kullanarak karar verir. Hakim takdir hakkına dayalı olarak kararını verirken alacaklı ve borçlunun ekonomik durumlarını, alacaklının çıkarlarını, özellikle uğradığı zarar miktarını, borçlunun kusurunu, borca aykırılığın ağırlığını, sözleşmenin türünü ve süresini göz önünde tutar... Bunun sonunda hakim kararlaştırılan ceza miktarının makul olmayacak derecede yüksek tutulduğunu; adalet ve hakkaniyet ilkeleriyle açık bir çelişki içinde bulunduğunu görürse, sözleşmeye müdahale edip ceza miktarını indirir... TTK m.22 tacir sıfatını haiz borçlunun hakimden aşırı ceza koşulunun indirilmesini isteyemeyeceği hükmünü içermektedir. Ancak tacir sıfatını haiz borçlu, sözleşmenin içerdiği ceza koşulu miktarının ekonomik mahvına neden olacak derecede yüksek olduğu, bu nedenle ticari kişilik hakkına, adalet ve hakkaniyete aykırı bulunduğu gerekçesiyle tamamen kaldırılmasını veya makul düzeye indirilmesini isteyebilir. Hakim bu takdirde ceza koşulu hükümlerine başvurmaksızın TBK m.27/II'yi uygulayabileceği gibi aşırı ceza koşulu kavramıyla ilgili yukarıda incelemiş olduğumuz durumlar varsa TBK m. 182/III'e göre de ceza miktarını indirebilir. Ceza koşulu, bir karşı edim mukabilinde yüklenilmiş edim olmadığı için borçlu aşırı yararlanma (gabin) hükümlerine başvuramaz... Hakimin aşırı ceza koşulunu indirme kararı, yenilik doğuran bir karar olup geçmişe etkili hüküm ve sonuç doğurur. Böylece ceza daha başlangıçtan itibaren kararda belirtilen indirilmiş miktarıyla konulmuş sayılır. Dava bir indirim davası olduğundan, hakim hiçbir zaman ceza koşulunun tamamını ortadan kaldıramaz (Eren Borçlar Hukuku Şerhi, Cilt III, s. 2881, 2882, 2883, 2884, 2885)..." şeklinde belirtilmiş olup, emsal kararda özellikle hakimin hiçbir zaman ceza koşulunu tamamen ortadan kaldıramayacağı, indirim yapılmasında ise bazı şartların bir araya gelmesi gerektiği, bunlardan ilkinin Geçerli bir ceza koşulu anlaşması bulunması olup taraflar arasındaki sözleşmelerde bu hususta düzenleme bulunduğu görülmüş, ikincisinin Ceza koşulunun muaccel olması olup, davacının sözleşme düzenlemelerine uygun olarak davalı adına keşide ettiği ihtarnameler ile davalının temerrüte düştüğü ve bu koşulun da gerçekleştiği, üçüncüsünün Cezanın henüz ifa edilmemiş olması olup davacının ve davalının incelenen kayıtlarına göre ödeme yapıldığına dair kaydın bulunmadığın 2019 kapanışından itibaren borç bakiyesinin aynı olduğu görülmüş, son koşul ise Ceza koşulunun aşırı derecede yüksek olmasıdır. Döndüncü ve son koşul olan cezanın aşırı derecede yüksek kararlaştırılması, indirimin en önemli sebebi olup, miktarının aşırı olup olmadığının değerlendirilmesinde, alacaklı ve borçlunun ekonomik durumlarını, alacaklının çıkarlarını, özellikle uğradığı zarar miktarını, borçlunun kusurunu, borca aykırılığın ağırlığını, sözleşmenin türünü ve süresinin göz önünde bulundurulacağı ifade edilmiştir. Yapılan incelemede bilirkişi raporlarında davalının ekonomik durumunun belirlenmesinde davalının borca batık olduğu belirtilmişse de aynı zamanda indirim yapılması halinde dahi davalının ödeme gücünün bulunmadığı, hatta davalının bu durumunun anlamının iflas hali olduğu belirtilmiştir. Su durumda davacının davalıdan sözleşmenin davacı taraça haklı olarak feshi nedeniyle talep edebileceği hesaplanan 15.638,60-Euro cezai şart alacağından indirim yapılmasının davalının ekonomik durumuna herhangi bir katkıda bulunmayacağı anlaşılmış olup, ayrıca indirim yapılıp yapılmayacağı hususu ise 4 koyulun bir araya gelmesi halinde mümkün olacağı ve son koşul yönünden yapılan değerlendirmede, özellikle davalının 2022 yılı bilançosuna göre aktifleri toplamının yaklaşık 80 milyon TL, 2023 yılı bilançosuna göre ise aktifleri toplamının yaklaşık 126 milyon TL olduğu, davalının borca batıklığının en büyük sebebinin kısa vadeli borçları olduğu, dava konusu cezai şart alacağının da davalının borçlarından biri olması ve salt başkaca borçları nedeniyle değerlendirme yapılmasının hakkaniyete aykırı olacağı, davalının 2022 ve 2023 yılı bilançosuna göre aktifleri tutarı karşısında, eldeki davada hesaplanan 15.638,60-Euro cezai şart alacağı tutarının kararlaştırıldığı tarihe ve tutarların karşılaştırılmasına istinaden aşırı derecede yüksek olmadığının değerlendirildiği, bu durumda davacının hesaplanan 15.638,60-Euro cezai şart alacağından indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Netice olarak davacının cezai şart alacağına ilişkin talebinin kabulü ile 15.638,60-Euro cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir. Son olarak davacının ... kodlu sözleşmelere konu makinelerin iadesi talebi yönünden yapılan incelemede; bilirkişi raporunda hem fesih, cezai şart istemi hem de malların iadesine ilişkin sözleşmenin I. Kısım n maddesine göre değerlendirme yapılmışsa da, n maddesindeki düzenleme, sözlemenin davalı tarafça feshi hali için düzenlendiği ancak sözleşmenin davacı şirket tarafından feshedildiği ve yukarıda değinildiği üzere davacı taraça fesih nedeniyle sözleşme maddeleri incelendiğinde II. Kısım h maddesine göre değerlendirme yapılması gerektiği, fesih ve cezai şört yönünden de yukarıda sözleşmenin h maddesi esas alınarak değerlendirme yapıldığına işaret edilerek, makinelerin iadesi talebi yönünden yapılan incelemede, sözleşmenin h maddesinde; müşterinin yaptığı ödemeleri irat kaydederek makineleri geri alma hakkına sahip olduğunu, ancak şirket tarafından yapılan haklı feshe rağmen müşteri cari hesap borcunu ve kalan sözleşme süresine isabet eden hizmet bedelini ödediği takdirde kopyalama sistemini geri alamayacağı düzenlenmiş olup, yapılan incelemede, tarafların kayıtlarına göre 31/12/2019 tarihi itibariyle davacının sözleşmeler kapsamında davalıdan 42.120,51-TL alacaklı olduğu, devam eden 2020 ve 2021 yallarında da aynı tutarda alacaklı olduğu ve davalıya keşide edilen ihtarnameler ile borcun ödenmes ihtar edildiği halde ihtarname ile verilen süre içerisinde ödeme yapılmadığı belirlendiğinden davalı müşterinin cari hesap borcunu ve kalan sözleşme süresine isabet eden hizmet bedelini ödemediği, zira davacı şirket tarafından da sözleşmenin bu sebeple feshedildiği ve Mahkememizce de yapılan feshin haklı olduğunun değerlendirildiği görülmekle, davalı müşterinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle davacı şirketin makineleri geri alma hakkı olduğu değerlendirildiğinden, davacının ... kodlu sözleşmelere konu makinelerin iadesi talebinin de kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kabulüne, 15.638,60-Euro cezai şart alacağının dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca Euro ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ... kodlu sözleşmelere konu makinelerin davalıdan alınarak davacıya iadesine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 19.455,16-TL harçtan peşin alınan 4.863,80-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.591,36 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan 508,50-TL tebligat/ posta gideri, 6.000,00-TL bilirkişi ücreti, 80,70-TL başvurma harcı, 4.863,80-TL peşin harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 11.464,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.569,12-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleşiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2025 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır