İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/315 E. 2024/549 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/315
Karar No
2024/549
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2021/315 Esas KARAR NO :2024/549 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:18/05/2021 KARAR TARİHİ:17/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket ile davalı şirket arasında Yazılım Bakım ve Destek ve Parça Dahil Donanım Bakım sözleşmeleri kapsamında süregelen ticari ilişki süresince düzenlenen ve ekte örneklerine yer verilen faturaların bakiye 147.024.43 TL.lık kısmının ödenmediği, neticesinde ....İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası tahtında takibat yapılmış ancak davalı borçlu haksız ve mesnetsiz olarak takibe itiraz ettiği, yürütülen arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşmaya varılamayınca itirazın iptali davası açılması zorunluluğu olduğu, belirtilen nedenlerle, borçlunun itirazının iptaline icra takibine devamına, % 20’dan az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule ilişkin olarak dava dilekçesi davalı vekili olarak tarafımıza tebliğ edilmediğini, esasa ilişkin olarak davacının faturaları kestiği tarihte müvekkilden başka bir alacağı doğmadığını, taraflar arasındaki sözleşmelerde cezai şart bedeli kararlaştırılmadığından cezai şarta ilişkin söz konusu faturalar mesnetsiz olduğunu, dolayısıyla müvekkilin itirazının yerinde olduğunu, davacı tarafından sözleşme cezai şart bedeli olarak düzenlenen ...no.lu faturaların hukuki mesnetten yoksun olduğunu, müvekkil ile davacı akdedilen sözleşmelerde cezai şart hükmü olmadığını, önemle belirtiriz ki TTK 23/2 maddesine göre faturalara süresinde itiraz edildiği ve iade edildiğini, faturalara ayrıca % 18 Kdv kesildiğini, hizmet karşılığı kapsamına girmediğini, davacının cezai şart faturasını kestiği tarihte müvekkilden başka surette bir alacağı dahi doğmuş olmadığını, sözleşmelerin uygulaması sürecinde davacı tarafından müvekkilin kapanan şubelerine ilişkin fatura kesilmesi haksız , sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, kapanan şubelerin listesinin verildiğini, müvekkil, icra dosyasına konu cezai şart konulu faturalar dışındaki fatura bedellerinin kabul bedellerinin kabul ettiği kısmını da yukarıda anlatılan surette icra takibi öncesinde kapatmış olduğundan bu bedellerin de müvekkilden talep edilmesinin haksız olduğunu, müvekkilin borçlu olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacak tartışmalı olup davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilemeyecğini, belirtilen nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, takip tutarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere müvekkil lehine tazminata hükmedilmesi talep edilmiştir. Dava, faturalardan kaynaklanan bakiye alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... A.Ş , borçlunun ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş olduğu, takibin 147.024,43 TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının faturalardan kaynaklanan bakiye alacak olduğu, 19/03/2021 tarihli ödeme emrinin 27/03/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 29/03/2021 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Tarafların delilleri toplanmış, davacı tanıkları ... 2.Asliye Ticaret Mahkemesince talimat yolu ile dinlenmiştir. Davacı tanığı ... talimat mahkemesindeki ifadesinde; "Ben 2019 yılında davalı şirketin bilgi işlem direktörü olarak atandım. Çalışmaya başladıktan sonra gelen faturaları incelediğimde kapanan şubelerimize ilişkin de fatura düzenlenmeye devam edildiğini gördüm. Daha önce 32 şubemiz varken bunların bir kısmı kapatılmıştı. Davacı şirket daha önce hizmet verdiği bu şubeler kapatıldıktan sonra da fatura düzenlemeye devam etmiş. Biz bunu fark ettikten sonra faturalara itiraz ettik. Kapatılan şubeler ile ilgili herhangi bir hizmet alınmamıştır. Biz yalnızca bunlara itirazda bulunduk kapatılmayan şubelere herhangi bir itirazımız olmadı, biz yazılım olarak davacının yazılımını kullandığımız için bu bilgi kendilerine verilmektedir ayrıca yazılım onlarım denetiminde olduğu için programın kullanılmadığını kendileri de görebilmektedir bu şubelerin kapatıldığından haberleri bulunmaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı ... talimat mahkemesindeki ifadesinde;" Ben davalı ... şirketinin IT departmanında çalıştığım için uyuşmazlıkla ilgili bilgi sahibiyim. Daha önce şirketin eski yöneticileri faturalara kontrol ederdi. Yönetim değişikliği olduğu sırada belirli bir dönem faturalar kontrol edilmedi. Çünkü detayları bilinmiyordu. Ben kendim düzenlenen faturaları dorudan ödenmesi için muhasebe birimine gönderiyordum. ... göreve başladıktan sonra kendisi faturaları kontrol ettiğinde kapanan şubelere ilişkin de fatura düzenlendiği fark etti. Durum incelendiğinde kapatmış olduğumuz şubelere hizmet verilmediği halde fatura düzenlendiği anlaşıldı. Şubeler peyderpey kapatılmıştır hepsi bir anda değil şubeler kapatıldıkça davacı şirkete de bilgi verilmiştir. Çünkü kullanılan yazılım şubedeki satış ve stok bilgilerini diğer merkez ve şube ağları ile bağlantı kurarak birlikte görmemizi sağlıyordu. Bu ağdan kopartılması için şubenin artık kapatıldığını davacı şirkete mail veya telefon yolu ile bildiriyorduk onlarda bağlantıyı kopartıyordu ve bu şekilde hizmet sonlandırılıyordu herhangi bir veri transferi yapılmıyordu. Bu süreçte şube kapatıldığında bilgisayar ve diğer ekipmanlar söküleceğinden verilerin kaybolmaması ve ilgili gerekli yedeklemelerin davacı tarafça yapılması için şirket çalışanları ile çok sık ileşitim halindeydik. Kapatılan şubelerden aktarılan malların girişi için bunları yapmamız gerekiyordu" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı şirketin adresinin ... olması nedeni ile ....Asliye Ticaret Mahkemesince talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi 10/03/2022 tarihli raporunda özetle; Davacı ile Davalı arasında (2020-2021 yılı kayıtlı resmi defter kayıtları ) defter kayıtları bulunan bilgiler ile ticari bir iş ilişkisi olduğu, Ticari ilişkinin 07.05.2015 tarihli “Yazılım Bakım ve Destek” ile Parça Dahil Donanım Bakım” sözleşmesi ile başladığı, Davalı şirketin, ticari defter kayıtlarını dosyaya ibraz ettiği, davalı tarafın ticari defterlerinin HMK M.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nun 64.Maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine göre açılış / kapanış beratlarının zamanında yapılmış olduğu görüldüğü, sahibi lehine delil teşkil ettiği, yasal defterlerinin, muhasebe kayıtlarının usulüne uygun tutulduğu, yevmiye defter kayıtları ile kebir defterlerinin uyumlu olduğu, tarafımdan İncelen davalı yanın resmi defter kayıt ve belgeleri ile dosya kapsamında davacının icra takibine geçtiği tarih olan 18.10.2019 tarihinde davalının icra konusu faturalar'dan ; davalı şirketin yasal defterlerine göre, ... A.Ş.'nin ... nolu Satıcılar alt hesabında takip ettiği, davalının 2020 yılında “Sözleşme Cezai Şart Bedeli” olarak kestiği Temel e-Faturalara kanuni süresinde itiraz ederek KEP hesabından bildirdiği (Yukarıda ayrıntılı döküm bilgisi yapılan belgeler) buna istinaden Resmi defter kayıtlarına almadığı, dava konusu Fatura muhteviyatı parça bedeli ve hizmet bedeli faturaların (yukarıda döküm bilgisi yapıldı) resmi defter kayıtlarına aldığı, 15.03.2021 tarihi itibari ile 18.726,95.-TL tutarında bankadan yapılan ödeme ile borç-alacak bakiyesinin kalmadığı, hesapların kapatıldığı, davacı ... A.Ş.'nin ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına istinaden 18.10.2019 icra takibi tarihi itibari ile davalı ... Gıda San. Ve Tic.A.Ş.'den alacağı bulunmadığı hususu tespit ve rapor edilmiştir. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi 09/10/2022 tarihli raporunda özetle; davacı ile davalı arasında 25.02.2016 tarihinde imzalanan Parça Dahil Donanım Bakım Sözleşmesi ile 07.05.2015 tarihinde imzalanan Yazılım Bakım ve Destek Sözleşmesi ile ticari ilişkinin oluştuğu, davacı tarafından yapılan hizmet sonucu ertesi ay sözleşmeye dayalı e-faturaların kesilerek davalı tarafa gönderildiği, 2020 yılında davacı şirket ile davalı arasında izlenen 120.90.13228 -ALICILAR cari hesabına 18.03.2020 tarihinde 17 adette düzenlenen 101.588.83 TL.lık sözleşme cezai şart faturalarının kayıt edildiği, söz konusu faturalara davalı şirket tarafından süresi içinde itiraz edildiği, dolayısıyla davalı şirket söz konusu faturaları kayıtlarına işlemediğinden davcı tarafa kayıtlarında herhangi bir borcun tespit edilemediği, ayrıca 08.01.2020 tarihli 4 adette toplam 26.371,57 TL.lık e-faturaların düzenlendiği, cari hesaba kayıt edildiği, davalının söz konusu dört faturaya süresinde itirazının görülmediği, buna karşılık davalı cevap dilekçesinde söz konusu faturalarda kapanan şube işlemleri ve belirtilmeyen gerekçelerle 26.371,57 TL tutarın kabul edilmediği, kendi kayıtlarına göre cari hesapta kalan 18.726.95 TL.nin 15.03.2021 tarihinde davacı şirket hesabına gönderildiği, davacı şirket ise 22.03.2021 tarihinde itiraza uğrayan ve uğramayan faturalar dahil toplam 147.024.43 TL üzerinden ....İcra ... esas dosyasında davalı hakkında takip yaptığı, takibe itiraz ile huzurdaki davanın açıldığı, davacı şirketin itiraza konu 17 adet faturaların hangi şube ve hangi dönemleri kapsayan tutarlardan oluştuğuna ilişkin dosyaya yeterli ve kanıtlayıcı belge sunmadığından davacı alacağı konusunda kesin bir tespit yapılmadığı, davacı şirketin bilgileri her fatura için ayrı ayrı ve detaylı şekilde sunması halinde değerlendirme yapılabileceği hususu tespit ve rapor edilmiştir. Taraf vekillerinin beyan ve itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi 13/02/2023 tarihli ek raporunda özetle; kök rapordaki görüşünde herhangi bir değişiklik olmadığını bildirmiştir. Bilirkişi heyeti 08/05/2024 tarihli raporunda özetle; taraflar arasındaki sözleşmelerin “Sözleşmenin Süresi” başlıklı maddelerinde yer alan, Müşteri’nin (davalının) sözleşmeleri bildirim süresine uymadan feshetmesi durumunda sözleşme bitim tarihine kadar olan aylık bedelleri peşin ödemesi yükümlülüğü doğması hükmünün geçerli bir cezai şart kaydı olmakla beraber, bu hükmün ancak sözleşmelerin tamamen feshi durumunda uygulama alanı bulabileceği, taraflar arasındaki sözleşmeler hükümlerince, Müşteri’nin (davalının) hizmet aldığı iş yerlerinin kapanması durumunda, davalının bu iş yerinin kapandığını davacıya bildirerek, sözleşmeleri kapanan iş yerleri bakımından feshetme hakkı bulunduğu, bu durumda herhangi bir cezai şart kararlaştırılmadığı, dolayısıyla, kapanan ve kapandığı (ya da kapatılacağı) davacıya bildirilen iş yerleri bakımından sözleşmelerdeki cezai şart hükmünün uygulama alanı bulamayacağı ile “Sözleşme Cezai Şart Bedeli” olarak kesilen ve davalı tarafından yasal süresi içinde itiraz edilen faturalar için davalının borcunun bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... A.Ş , borçlunun ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş olduğu, takibin 147.024,43-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının faturalardan kaynaklanan bakiye alacak olduğu, 19/03/2021 tarihli ödeme emrinin 27/03/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 29/03/2021 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 18/05/2021 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Davacı taraf iddiasında, taraflar arasında akdedilen Yazılım Bakım ve Destek ve Parça Dahil Donanım Bakım sözleşmeleri kapsamında süregelen ticari ilişki süresince düzenlenen faturalardan kaynaklanan alacağına ilişkin bakiyenin tahsili için başlatılan takibe ilişkin davalının itirazının iptalini talep etmiş, davalı ise savunmasında, davacının faturaları kestiği tarihte başka bir alacağı doğmadığını, sözleşmelerde cezai şart bedeli kararlaştırılmadığından cezai şarta ilişkin faturaların mesnetsiz olduğunu, davacının cezai şart faturasını kestiği tarihte müvekkilden başka surette bir alacağı dahi doğmuş olmadığını, sözleşmelerin uygulaması sürecinde davacı tarafından müvekkilin kapanan şubelerine ilişkin fatura kesildiğini ve bunların haksız olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Talimat Mahkemesi ve Mahkememiz aracılığıyla yapılan bilirkişi incelemeleri neticesinde düzenlenen raporlarda belirlendiği üzere, davacı ve davalının defterlerinin usule uygun tutulduğu ve her iki tarafın da defterlerinin sahibi lehine delil teşkil ettiği, dava ve takibe konu edilen davacının davalı adına "sözleşme cezai şart bedeli" olarak düzenlediği faturaların temel fatura oldukları, davalı tarafça bu faturalara KEP sistemi üzerinden yasal süre içerisinde itiraz ettiği ve bu nedenle bu temel faturaların davalı kayıtlarında olmadığı, davalı şirketin kayıtlarına göre ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... nolu faturaların kayıtlarında yer aldığı ve iade bedelli dekont açıklamasıyla kapatıldığı, 15/03/2021 tarihi itibariyle banka aracılığıyla yapılan 18.726,95-TL tutarındaki ödeme ile borç alacak bakiyesi bulunmadığı, vergi dairesi yoklama döküm bilgisinden davalının 2018-2019 yılları arasında davacıdan hizmet aldığı bazı şubelerinin kapatıldığı ve davalının kapatılan şubeler için davacıdan hizmet alınmadığı, cevap dilekçesi ekinde sunulan belgelerden davalının kapanan şubeleri ile ilgili davacı şirkete elektronik posta yoluyla bilgi verildiği anlaşılmış, davacı kayıtlarına göre, cari hesap ekstresinde ihtilaf konusunun davacı tarafından davalı adına 08/01/2020-08/07/2020 tarihleri arasında kesilen 24 adet toplam 182.349,83-TL tutarındaki faturaların davalı cari hesabına borç yazılmasından ve 3 adet toplam 36.332,31-TL tutarındaki iade faturalarının düşülmesiyle bakiye 146.017,52-TL tutarındaki bakiyeden kaynaklandığı, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 8.1.maddesine dayandırdığı davalı adına 18/03/2020 tarihinde sözleşme cezai şart bedeli açıklamasıyla 17 adet toplam 101.583,88-TL tutarında e fatura düzenlediği ve davalının süresi içerisinde KAP sistemi üzerinden faturalara itiraz ettiği, bunun dışında davacının ürün teslimine ilişkin davalı adına düzenlediği 4 adet faturanın davalı tarafça teslim alındığı ve yasal süresi içerisinde itiraza uğramadığı, bu 4 adet faturanın 18.062,07-TL tutarındaki kısmının kabul edilerek ödendiği belirlenmiştir. Yukarıda değinildiği üzere davalının kapanan şubeleri ile ilgili davacı şirkete elektronik posta yoluyla bilgi verdiği, davacının da davalıya 12/02/2020 tarihinde sözleşmenin feshine ilişkin bildirimde bulunduğu ancak cezai şart uygulanacağının belirtilmediği gibi davacının davalı adına düzenlediği cezai şart faturalarında, işlemlerin hangi dönem ve hangi şube için olduğunun belirtilmediği gibi davacının davalı tarafça itiraza uğrayan ve uğramayan tüm faturalar dahil toplam tutar üzerinden takip yaptığı, 09/10/2022 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler üzerine davacı vekili rapora itiraz dilekçesinde cezai şart faturalarının hangi sözleşmeye istinaden düzenlendiğini gösterir bir tablo sunduğunu belirttiği ve taraf vekillerinin rapora itirazları üzerine alınan 13/02/2023 tarihli ek raporda da işaret edildiği üzere taraflar arasındaki sözleşmelerde cezai şarta ilişkin hüküm bulunmadığı anlaşılmış, cezai şart faturalarının kapanan şubeleri kapsadığı, davacının davalı adına düzenlediği cezai şart faturalarını sözleşmenin hangi hükmüne göre düzenlediği hususunun ispatlanamadığı, ayrıca 08/01/2020 tarihinde düzenlenen 4 adet hizmet bedeli faturalarının da kapanan şubelere ilişkin hizmet bedeli olarak açıklandığı belirlenmiş, 08/05/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda da belirtildiği üzere taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin hükümlerine göre davalının davacıdan hizmet aldığı iş yerlerinin (şubelerinin) kapatılması durumunda davalının kapanmayı bildirmesi ve sözleşmeleri kapanan iş yerleri hakkında feshetme hakkı bulunduğu ve kapanan iş yerleri için fesih durumu için sözleşmelerde cezai şart kararlaştırılmadığı anlaşıldığından ve davacının dava ve takibe konu ettiği faturaların kapanan iş yerleri (şubeler) nedeniyle sözleşme cezai şart bedeline ilişkin olduğu anlaşıldığından davacının sözleşmede kararlaştırılmayan ve başkaca herhangi bir dayanağı olmayan cezai şart alacağına istinaden düzenlediği cezai şart faturaları nedeniyle alacak talep etme hakkı bulunmadığından davalının takibe itirazında haklı olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 1.775,69-TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.348,09-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 23.523,91-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2024 Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/315, K. 2024/549, T. 17.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-315-e-2024-549-k-e277a2a6a698