İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2016/673 E. 2024/922 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2016/673
- Karar No
- 2024/922
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2016/673 Esas KARAR NO :2024/922 DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:14/06/2016 KARAR TARİHİ:19/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafın toplam 2.724.150,00 TL tutarında 6 adet bono için.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .. D. İş sayılı dosyalarıyla kısmi ihtiyati haciz kararları aldığını ve bu kararlara istinaden müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ..., ...sayılı dosyalarıyla kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe geçtiğini, Bahsi geçen ihtiyati haciz kararlarına yönelik yapılan itirazlar üzerine 1.700.000,00 TL bedelli bono için verilmiş ihtiyati haciz kararının, bononun teminat bonosu olması sebebiyle.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... Sayılı dosyasında verilen karar ile iptal edildiğini, diğer ihtiyati haciz kararlarına yönelik itirazların ise “bonoların şekli olarak yasanın öngördüğü unsurları taşıdığı, senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddialarının ancak genel mahkemelerde açılacak menfi tespit davalarında ileri sürülebileceği” gerekçeleriyle reddedilmiş olduğunu ve dosyaların temyiz incelemesi için Yargıtay'da bulunduğunu, kısmi ihtiyati haciz kararlarının akabinde bonolardaki miktarlara göre kati hacizlere geçildiğini, müvekkili tarafından kambiyo vasfını taşımayan sahte ve bedelsiz olan senedin icraya konulması gerekçesiyle takiplerin iptali için davalar açıldığını, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyaları üzerinden incelenen taleplerin “takibe konu bonolar üzerindeki imzaların inkar edilmediği, bono üzerindeki teminât yazısının bonoyu teminat bonosu saymak İçin tek başına yeterli olmadığı ve iddiaların genel mahkemelerde açılacak davalarda incelenmesi gerektiği" gerekçeleriyle reddedildiğini ve dosyalârın temyiz incelemesi için Yargıtay'da bulunduğunu, ihtiyati hacze itirazı inceleyen Asliye Ticaret Mahkemesi ve İcra Hukuk Mahkemesi'nin ihtilafın halli için kapsamlı bir inceleme yapmadığını, bu kararların kesin hüküm hüviyetini taşımadığını, takibe konu evrakın sözleşmeye aykırı doldurulmuş, sahte ve kambiyo. senedi vasfıni taşımayan evrak olduğunu, Müvekkilinin davalıya hiçbir: borcu bulunmadığını ve takiplerin iptalini talep ettiklerini, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde Onkoloji alanındı görev yapan saygın ve taninmış bir bilim adamı olan müvekkilinin yıllar önce sahip olduğu bir kısım taşınmazlarla ilgili ... İnşaat AŞ. ile kat karşılığı inşaat sözleşmeleri yaptığını, inşaatların yapım sürecinde şirketin 5 yıllık bir iflas erteleme sürecinin ardından iflas ettiğini, müvekkilinin yaşadığı mağduriyetin giderilmesi için iflas halindeki şirketini Nevşehir'in ... ilçesindeki ... otelin daha iyi işletilerek kâra geçmesi ve böylece değerinin artması ve daha yüksek bit fiyata satılması için gayret göstermeye başladığını, İflas Masasındaki görevinin devam ettiğini, müvekkilinin otelin ayağa kaldırılması için çalışmalar yaptığı esnada davalının oğlu ... ile tanıştığını, bü şahsın ... İnşaat AŞ. ile yaptığı ve edimler yerine gelmediği için hayata geçmeyen sözleşmeye istinaden ... ... Otel'de yöneticilik yapmaya başladığını, otelin yeni bir işletme anlayışı ve ciddi bir reklam kampanyası ile düzelebileceği kanaati ortaya çıkınca ...'ın, bu konuda çok başarılı bir şirket olarak lanse ettiği ancak sonradan tasfiye aşamasında olduğu anlaşılan ... ... A.Ş. yetkilisi olarak tanıttığı. ...'i otele davet ettiği yapılan görüşmeler. neticesinde bir sözleşme üzerinde mutabakata varıldığını; sözleşmenin normalde otel sahibi ... İnşaat A.Ş. adına imzalatıması gerekirken bu şirketin iflas aşamasında olması nedeniyle müvekkilinden sözleşmeyi imzalamasının istendiğini, müvekkilinin alacaklarına kavuşacağı inancıyla teklifi kabul ettiğini, sözleşmenin başlangıç kısmında davalının. oğlunun temsilcisi. olduğu ... isimli firmanın da reklam veren sıfatıyla sözleşmede yer aldığını, sözleşmenin 7e. maddesi gereği yapılacak reklamlara karşılık toplamda 2.774.150,00 TL ödeme yapılması kararlaştırıldığımı, sözleşmenin üstünde “maddi hata “ile 2.770.000,00 TL olarak yazıldığını, bu ödemenin 1.074.150,00;TL'lik kısmının para ile ödeneceğini, 1.700.000,00 TL'lik kısmının ise Barter sistemiyle reklamcı firmanın getireceği müşterilerin konaklama bedellerinin reklam firmasmca tahsili suretiyle yapılmasının kararlaştırıldığını, barter sistemiyle ödenecek kısma yönelik teminat bonosu verildiğini, bunun bononun arka sayfasında açıkça -belli olduğunu, 1.074.150,00 TL'lik ödemenin 350,000,00 TL'sinin peşin, kalan kısmının ise muhtelif tarihlerde çek ile yapılacağı belirtilmişse de o aşamada müvekkilin çeki olmadığı için 12.12.2015 tanzim tarihli 124.150,00 TL'bedelli bir adet ve 200.000,00 TL bedelli üç adet bonoların müvekkili ve ... tarafından imzalanarak ...'e teslim edildiğini, Sözleşmenin imzası ve bonoların verilmesinden 18 gün sonra ... ile ...'in, müvekkilinin. çalıştığı ...-... Hastanesine gelerek “1.700.000,00 TL tutarında barter teminatı olan bonodaki imzasının gerçekten Müvekkile ait olup olmadığı konusunda barter şirketinin şüpheye düştüğü, arkadaki teminat yazısı dolayısıyla bunun kabul edilmediğini, bononun teminat olduğunun zaten sözleşmede geçtiği” belirtilerek teminat bonosunun yenilenmesini istediklerini, hatta imza aşamasının barter şirketini iknâ etmek için görüntülü kaydedileceğini söyleyerek müvekkilini kandırarak ilk senedin aslını iade ederek ikinci teminat bonosunu aldıklarını, Sözleşmede peşinat olarak ödenmesi kararlaştırılan "350.000,00 TL o tarihe kadar ancak 50.000,00 TL'si ödenebildiği için kalan 300.000;00 TL; için de bono verildiğini, her iki bononun da 30.12.2015 tarihinde tanzini edildiğini ve yine ilk bonolar gibi birtakım unsurlarının eksik bırakıldığını, bu iki bononun imza aşamasını ...'in kendi cep telefonuna görüntü olarak kaydettiğini ve bilahare müvekkiline e-posta ile gönderildiğini, Bonoları Harün ... ile birlikte imzâlatan ve yaptığı işlere karşılık 6 adet çek alan ...'in bu aşamadan sonraki gelişmeleri ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ... Soruşturma numaralı dosyasına verdiği 29.02.2016 tarihli ifadesinde “......'ın odasından çıktıktan sonra ... ile birlikte kantine geçtik. ... burda bana bu senet ve çekleri ben ...'in de borçlu olarak kaşesini vuracağım ve bunları tekrar sana ve reklam yerlerine senin kontrolünde göndereceğim dedi. Ben de kendisine güvenerek 6 çek, 6 senedi ...'e teslim ettim. Ancak o günden bu yana ... benden aldığı senetleri ve çekleri bana iade; etmedi. Öğrendiğim. kadarıyla unsurları boş olan .senetleri sözleşmeye aykırı olarak. taraf olmayan babası ...'ı alacaklı olarak göstererek doldurmuş ve sanki ... nakit para vermiş gibi bu işlemleri yapmış...” şeklinde anlattığını, bu ifadelerin davalı tarafın hilesini açıkça ortaya koyduğunu, Ajans Hizmet Sözleşmesi kapsamında verilen bonoların ...'a geçtikten sonra özel hukuk ve ceza hukukuna aykırı bir biçimde icra takiplerine konu edildiğini, davalının evrak üzerinde alacaklı hamil gibi gözükse de kambiyo hukuku anlamında geçerli ve yetkili bir hamil olmadığını ve müvekkilinin borçlu olmadığını, bir kimsenin yetkili hamil olabilmesi için kambiyo senedinde borçlu olarak gözüken kişiye nakit bir para veya mal vermesi ya da hizmet sunması veya senedi geçerli yetkili hamilden ciro yoluyla alması gerektiğini, “oysa davalının” ifadesinde müvekkiline borç vermediğini. açıkça belirttiğini, paraları ve altınları verdiğini iddia ettiği kişinin evrak üzerinde borçlu olarak gözükmediğini, ...'ın aval veren olarak gösterildiğini, âval verenin borçlu ile birlikte alacaklı veya kambiyo senedini ciro yoluyla alanı yetkili hamillere karşı birtakım hususlarda birlikte sorumlu ise de borçlu sıfatını taşımadığını ve düzenleme yerinin sahte olması nedeniyle evrakın kambiyo senedi olarak değerlendirilemeyeceği, 30.12.2015 tarihinde verilen 1.700.000 TL'lik bononun İlk verilen teminat bonosu yerine verildiğini ve teminat bonosu olduğu için sözleşmeye aykırı olarak, vade tarihi ve düzenleme yeri eklenerek kambiyo takibine konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu bono hakkında ancak: sözleşme tarafı olan şirketin sözleşme hükümlerinin yerine gelmemesi halinde dava açılması ve sonucuna göre işlem yapılması gerektiğini, oysa ...'ın bu teminat.bonosunun boş yerlerini sözleşmeye aykırı biçimde doldurarak veya doldurtarâk: davalı acaklı: gibi gösterip davaya konu takiplerin yapılmasını sağladığını, teminat ölmasi sebebiyle de takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, takibe konu tüm evraklarda 'nakten' kaydının yer aldığını, davalının 'mahkeme içi ikrar” mahiyetindeki beyanında “747.000 Dolar, 471 adet Cumhuriyet altını ve 160.000,00 TL'yi oğlu ...'a verdiğini belirttiğini, bu beyanın takiplere konu evraklardaki 'nakten' ve “borçlu' kayıtlarını talil etmekte olduğunu, Verildiği iddia edileti para ve altınların miktarı dikkate alındığında bunların evde saklanamayacak bir miktara tekabül ettiği, bu miktar para ve altınların bulunduğu hiçbir hesap mevcut olmadığının, takiplere konu “evrak incelendiğinde 12.12, 2015 tanzim tarihli olanların vade tarihlerinin 17.12.2015, 22.12.2015, 27.12.2015 olduğunun görüleceğini, bu tarihlerde ödeme yapılmadığına göre davalının bu Bonoların bedellerini almadan veya bonoları yenilemeden 30.12.2015 tarihinde 1.700.000,00 TL ve 300.000,00 TL daha borç vermiş olmasının hayatın olağan akışına da tamamen ters bir durum olduğu, Bu nedenlerle; Öncelikle HMK 209 ve 390 ve devamı maddelerince ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile teminat istenmeksizin .... İcra Müdürlüğünün ..., 1139, 1140, 1141, 1144 ve 1146 sayılı takiplerinin durdurulmasına ve bu takiplerden gayrimenkuller, taşıtlar ve müvekkilin maaşları üzerine konulan tüm hacizlerin kaldırılmasına; bu talebimizin kabul edilmemesi halinde İİK 72/3 gereği dosya kapak hesapları üzerinden çıkacak miktarlar için İcra Müdürlüğüne, bu miktarların %15'ine tekabül edecek kısım için de mahkemenize sunulacak teminat mektupları karşılığında, sunacağımız teminat mektuplarının bu davada verilecek karar kesinleşinceye kadar nakte çevrilmemesi ve davahya ödenmemesi ve dosyalardan konulan tüm menkul, gayrimenkul ve maaş hacizlerinin kaldırılmasına; yapılacak yargılama sonucunda müvekkilinin .... İcra Müdürlüğünün ..., 1139, 1140, 1141, 1144 ve 1146 sayılı takipleri ve bu takiplere konu evraklar dolayısıyla davalıya herhangi hir borcunun olmadığının tespiti ile takiplerin iptaline; dava veya mahkemenizce verilecek tedbirin uygulanması tarihine kadar dosyaya giren ödemelerin yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine; davalının kötüniyetli olması sebebiyle takip tutarlarının %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının iddialarının kendi içinde çelişkili olup akla mantığa ve hayatın olağan akışına aykırı olup Sayın Mahkemenizi yanıltmaya yönelik olduğunu, 29.09.2015 tarihli “Gayrimenkul işletme devir ve satış Sözleşmesi'nin ...'ı önceden tanımadığını iddia eden davacı ve ... tarafından bizzat imzalandığını, sözleşme konusunun ... Termal Otel'in 13.000.000,00 USD'bedel karşılığında ... ve ...'a satışı olduğunu, Sözleşmenin 3/VII, maddesine göre otelin %50'sinin gayriresmi sahibi davacı olup kendisinin muvafakati alınmaksızın ... adına tapu tescil işlemlerinin kesinlikle gerçekleştirilmeyeceğini, otelin yeni sahibi ve yönetim kurulu başkanı sıfatı ile açıklamalarda: bulunduğunu, davacının ise Prof. Dr. sıfatı ile otelin sağlığa olan katkılarını anlatmakta yani mesleki sıfatını kullanarak gayriresmi %50 sâhibi bulunduğu otelin reklamını yaptığını, otel sahiplerinin iflasın ertelenmesi davası aleyhlerine sonuçlandığından oteli iflas masasında düşük bedelle satılarak heba olmasını engellemek için kaydı üzerinde Mevcut tedbir, ipotek ve hacizlerden dolayı 29.09.2015 Tarihli adi şekilde hazırlanmış satış sözleşmesi İle ... ve ...'a sattıklarını, davacının çıkarları doğrultusunda vekili olarak hareket eden ...'ın bizzat düzenlediği ekteki noter ihtarnamesi sabit olan atıl haldeki otelin yeniden faaliyete geçmesi için yapılan 5.000.000 TL'lik harcama ... A.Ş. yapılan borç ödemeleri otelin ekte sunulan diğer kişitere olan borçlarından kaynaklı yapılan ödemeler davacının diğer ticari ilişkilerden kaynaklı şahsi borçları sebebi ile yaşadığı nakit sıkıntısından dolayı büyük çapta Yarın ... tarafından karşılandığını, davacı ile ...'ın gizli ortaklığını öğrenen otelin tapu maliki...'in otelin kamera kayıtları ile sabit olduğu üzere adamları ile birlikte ...'a sattığı oteli bastığını, ...'ın ...'ı tehdit ederek kovduğunu, ... ve davacıya ödenen 1.500.000,00 TL peşinatı iade etmediği gibi, ... ve ...'ın otel için harcadıklarını ikrar ettiği 5.000.000 TL ile ilgili de ...'a hiçbir ödeme yapmadıklarını, bu gelişmeleri öğrenen müvekkilinin tüm birikimlerini kaybetme korkusu yaşamaya başladığını, bu durumun sonucu olarak parasını alabilmek ve mağdur olmamak için kendisine verilen bonoları hemen icra takibine koyduğunu, bonoların takibe konulmuş şekli ile müvekkiline teslim edilmiş olduğunu, müvekkilinin herhangi bir tahrifat veya ekleme yapmadığını, TTK m. 690 yolkü İle bonolar Hakkında da uygulanması “gereken 592'inci madde hükmüne göre, bir kambiyo senedinin, bazı yerlerinin sonradan doldurulup tedavüle çıkarılmasının senedin kambivo senedi olması niteliğini etkilemediğini, Davacının tüm iddialarını dayandırdığı belgenin 12.12.2015 tarihli Ajans Hizmet Sözleşmesi olduğunu, müvekkilinin bu sözleşmenin tarafı olmadığı, takibe konulan bonoların bu sözleşme ile hiçbir ilgisi bulunmadığını, davacının sözleşme ile taahhüt ettiği 350.000,00 TL'lik nakit ödeme yerine 18 gün sonra 300.000,00 TL bedelli unsurları eksik senet düzenleyerek sözleşme alacaklısına verdiği ve sözleşme alacaklısının 50.000 TL eksik olan bu senedi kabul ettiği iddiasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu; sözleşmeye göre evrakla yapılması taahhüt edilen ödeme miktarının 2.420.000,00 TL, davacının iddialarına göre ...'ın kendilerinden haksız yere elde ettiği evrak miktarı ise 3.148.650,00 TL olup, müvekkilinin hamili olup takibe koyduğu evrak miktarının ise 2.724.150,00 TL olduğunu; dolayısıyla takibe konu bonolar ile davacının ...'e verdiğini iddia evrakların birbiri ile hiçbir ilgisi olmadığını, sözleşmenin 7/g maddesinde ...'ın sadece 1.700.000,00 TL miktarlı 1 adet kambiyo senedini kefil olarak imzalayacağı belirtilmiş olduğu halde takip konusu tüm bonolarda Harun “...'ın davacı lehine kefalet imzasının zaten mevcut olduğunu, düzenleme tarihleri, vade tarihleri, miktarları, alacaklıları, keşide yerleri farklı olan takibe konu bonaların sözleşme ile hiçbir alakası olmadığını, müvekkilinin takibe koyduğu 6 adet kambiyo senedinden 1 tanesinin miktarı ile sözleşmede bahsi geçen 21 adet kanibiyo senedinden 1 tanesinin sadece miktar yönünden benzer (1.700.000,00 TL) olmasının, takibe konulan bononun sözleşmede geçen kambiyo senedi olduğu sonucunu asla doğurmayacağını, 12,12.2015 tarihli sözleşme ile birlikte düzenlenerek. sözleşme alacaklısı ...'e teslim edildiği ikrar edilen senedin takibe konulan 30.12.2015 düzenleme tarihli senet olmasının fiilen de imkânsız olduğunu, ...'in 12.12.2015 tarihli senedi hukuki bir eksiklik bulunduğu için iade ederek yerine 30.12.2015 tarihli.senedi aldığını iddia ettiğini, ancak davacının ...'e verdiğini iddia ettiği 30.12.2015 tarihli senedin hiçbir zorunlu unsurunun olmayip:baştan sona sorunlu olduğunu, 12.12.2015 tarihli- sözleşme ile birlikte teminat amaçlı düzenlenerek “...'e teslim editen gerçek teminat senedinin imzalı suretinin... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dava dosyasına ibraz edildiğini, gerekçeli karardan anlaşılacağı üzere davacının senet üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini, Takibe konu bonoların teminat senedi olduğu hususunda ispat külfetinin MK m.6 gereğince davacı üzerinde olduğu, Senedin teminat sehedi olduğu iddiasının hangi ilişkinin teminatı olduğunun senet üzerine yazılması süretiyle ya da yazılı bir belge ile ispatlanması gerektiğini, bu iki unsurun da takibe konu senetler yönünden mevcut olmadığını, davacının ekte sunulan yapılarıdırma sözleşmesinden anlaşılacağı üzere son olarak iflasına karar verilen ... Termal Otel'in 7.500.000,00 TL'lik borcunu şirket ortağı olarak ödemeyi bizzat üstlendiğini, davacının . iddialarının aksine müvekkilinin oğlu ... ... tarafından aldatılarak bu karmaşık ilişkiler içerisinde mağdur edildiğini; davacının takibe konu bonolar üzerinde yer alan imzâ ve bedellere herhangi bir itirazı da bulunmadığını, davacının kendilerinin imzaladığını kabul ve heyan ettiği Ajans Hizmet Sözleşmesi'ni ... Hotel adına imzalamasmın, ...'in ortağı olduğunu ve diğer tüm beyanlarını doğrulamakta olduğunu, sözleşmenin içeriğinde net olarak “...ödenen ilk peşinat tutarı olan 1,500.000 TL toplam satış bedelinden düşülmüştür” yazdığını, sözleşmeye bağlı gerçek temiinât senedi haricinde ödemeler başkâca bir senet alındığını gösterir: hiçbir. ibare olmadığını, tüm ödemelerin vadeli çekler ile yapılacağının da sözleşmede kesin olarak yazdığını, müvekkiline ait senetlerin toplam 5 sayfalık ve her şeyi yazılan sözleşmede yer almadığını, Ajans Hizmet Sözleşmesinde belirtileri sözleşme tarafı şirketin, tek yetkilisi sıfatı ile imzalayan ...'in böyle bir şirkette hiçbir zaman çalışmadığını, görev almadığını, yöneticisi olmadığını, kendisi ya da bir başkası: adına "hiçbir şekilde hissede olmadığını; olmasının: mümkün de olmadığını: çünkü ... ... Anonim Şirketi'ünvanlı böyle bir şirket olmadığını ve buğüne kadar da kurulmadığını, ...'in tamamen hileli şekilde davranarak imzaladığı kanunen geçerli olmayan sözleşme ile ve haksız şekilde müvekkili aleyhine tanıklık yapmış olmasının müvekkilini manevi olarak da zarara uğrattığını, ...'in İstanbul'da ikamet ettiğini, 29.02.2016 tarihinde müvekkili ve ... aleyhinde İstanbul'dan şikayetini ... Cumhuriyet Başsavcılığı na davacı ile birebir aynı nitelikte şikayet dilekçesi sunmasının aslında birlikte hareket ettiklerini gösterdiğini, şahıslar hakkında ... tarafından şikayetçi de olunduğunu, bu nedenlerle; davacının tedbir talebinin reddine, müvekkili hakkında açılan haksız davanın reddine, davacının asıl alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına ve avukatlık ücreti ile yargılama harç ve giderlerine mahküm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER Davacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; ... Müdürlüğünün ..., ... sayılı dosyaları, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin.... sayılı dosyasından verilen ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin ek karar, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyalarından verilen ihtiyati haciz kararlarının reddine ilişkin kararlar, .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E, sayılı dosyalarından verilen kararlar, Gayrimenkul İşletme Devir ve Satış Sözleşmesi, Ajans Hizmet Sözleşmesi, 12.2015 tarızim tarihli ilk teminat bonusu, Ajans Hizmet Sözleşmesine istinaden bir kısım unsurları boş olarak verilen evrakların ilk hallerini gösterir fotokopiler, 30.12.2015 tanzim tarihli bir kısım unsurları boş olarak verilen ikinci teminat bonosunun ilk halini gösterir fotokopi, Peşinattan kalan 300.000,00 TL. için 31.12.2015 tanzim tarihli ve bir kısım unsurları hoş olarak verilen bononun ilk halini gösterir fotokopi, ...'in ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma numaralı dosyasına verdiği 29.02.2016 tarihli beyanı, Davalının Savcılık aşamasında verdiği 18.03.2016 tarihli beyanı, İcra Dosyalarından gönderilen haciz ihbarnameleri, ... Ltd. Şti. tarafından keşide edilen ihtarname, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 24.05.2001 tarih ve .... sayılı kararı, Müvekkile ait ...: davalı ...'a ait ...; davalın oğlu ...'a ait U ... ve davalının Avükati Av. ...'na ait ... numaralı telefonlarının davayı konu olayların başladığı 29.09.2015 tarihinde 01.02.2016 tarihine kadarki görüşme kayıtları ve sinyal kayıtlarının ilgili GSM şirketlerinden celbi, teminat bonosu ve 300.000,00 FL.'lik bononun İmza aranı gösterir görüntüler; ... ... A.Ş. yetkilisi ... ve müvekkile ait elektronik posta kayıtları; 12.12.2015 ve 30.12.2015 tarihlerinde müvekkil, davalının oğlu ... ve ...'in ...-... Hastanesinde olduklarının gösterir güvenlik kamera kayıtları; Cumhuriyet Savcılığı Dosyası; ... İnşaat A.Ş. ile müvekkil arasında imzalanan Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri; ... İnşaat A.Ş.'ye ilişkin iflas erteleme ve İflas dosyaları ve İflas Masasında görev alanlara ilişkin bilgiler, ... ... İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.ye ait kuruluşundan bu tarafa Ticaret Sicil Kayıtları ve Vergi Kayıtlarının ... Ticaret Sicil Müdürlüğü ve ... Defterdarlığından celbi; ... ... ... A.Ş. (...)'ne ait kuruluşundan bu tarafa Ticaret Sicil Kayıtları ve Vergi Kayıtlarının...Ticaret Sicil Müdürlüğü ve...Defterdarlığından celbi, takibe konu evraklar üzerinde davalının parmak izinin bulunup bulunmadığının incelenmesi; takibe konu evraklar ile bu evrakların ilk verildikleri şekli gösterir fotokopiler üzerinde inceleme yapılarak bu fotakopilerin sonradan doldurulan evraklarla aynı olup olmadıklarının ve bu fotokopilerin sonradan üretilip üretilemeyeceği hakkında bilirkişi incelemeleri; davalı ve oğlunun ekonomik ve sosyal durumlarının ile banka kayıtlarının araştırılması; tanık beyanları, davalının isticvabı; yemin ve her türlü delile dayanmışlardır. İNCELENEN DOSYALAR: .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlunun ... ve ... olduğu, 300.000,00 TL asıl alacak, 949,32 TL işlemiş faiz, 900,00 TL komisyon, 81,60 TL ihtiyati haciz masrafı, 400,00 TL iht. hac. Vekalet ücreti olmak üzere toplam 302.330,92 TL alacak için takibe girişildiği görülmüştür. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlunun ... ve ... olduğu, 1.700.000,00 TL asıl alacak, 2.934,25 TL işlemiş faiz, 5.100,00 TL komisyon, 81,60 TL ihtiyati haciz masrafı, 400,00 TL iht. hac. Vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.708.515,85 TL alacak için takibe girişildiği görülmüştür. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlunun ... ve ... olduğu, 200.000,00 TL asıl alacak, 920,55 TL işlemiş faiz, 600,00 TL komisyon, 81,60 TL ihtiyati haciz masrafı, 400,00 TL iht. hac. Vekalet ücreti olmak üzere toplam 202.002,15 TL alacak için takibe girişildiği görülmüştür. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlunun ... ve ... olduğu 200.000,00 TL asıl alacak, 1.323,29 TL işlemiş faiz, 600,00 TL komisyon, 81,60 TL ihtiyati haciz masrafı, 400,00 TL iht. hac. Vekalet ücreti olmak üzere toplam 202.404,89 TL alacak için takibe girişildiği görülmüştür. .... İcra Dairesinin ...esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlunun ... ve ... olduğu, 200.000,00 TL asıl alacak, 1.035,62 TL işlemiş faiz, 600,00 TL komisyon, 81,60 TL ihtiyati haciz masrafı, 400,00 TL iht. hac. Vekalet ücreti olmak üzere toplam 202.117,22 TL alacak için takibe girişildiği görülmüştür. .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... borçlunun ... ve ... olduğu, 124.150,00 TL asıl alacak, 1.000,00 TL işlemiş faiz, 372,45 TL komisyon, 81,60 TL ihtiyati haciz masrafı, 400,00 TL iht. hac. Vekalet ücreti olmak üzere toplam 126.004,05 TL alacak için takibe girişildiği görülmüştür. .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ...sayılı dosyasında; ... ..., Mağdur ..., Sanık ... Ve ... olduğu ve 13/03/2024 tarihli kararı ile; sanık ... hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma müşteki ...'in şikayetinden vazgeçtiği anlaşılmakla, sanık hakkında açılan kamu davasının tck 73/4 ve cmk 223/8 maddeleri gereğince düşmesine, Sanık ...'ın müsnet Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması suçunu işlediği sabit olduğundanhükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, Sanık ...'ın müsnet Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması suçunu işlediği sabit olduğundan 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığa verilen ceza açısından hakkında başkaca artırım veya indirim hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına, karar verildiği görülmüştür. İncelenen ticaret sicil kaydına göre; Tasfiye Halinde ... ...' nin istanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı "..." adresinde faaliyet gösterdiği, yönetim kurulu üyelerinin ve şirket yetkililerinin; ... olduğu, şirketin son tescil tarihinin 26/11/2015 olduğu, şirketin tasfiyesine karar verildiği 26/11/2015 tarihinde tescil edildiği anlaşılmaktadır. Mahkememizce toplanan delillere, iddia ve savunmaya göre bilirkişiler heyetinden alınan 11/11/2021 tarihli raporlarında: ''...1) Eldeki uyuşmazlıkta takibe konu sedilen bonoların, taşıması gereken unsurlar bakımından değerlendirildiğinde herhangi bir eksiklikleri bulunmadığı, 2)Düzenleyen tarafından tüm unsurları doldurulmayan bir bononun tedavüle çıkarılması durumunda kural olarak eksik bonodan değil, açık bonodan söz edileceği ve böylece eksil bırakılan unsurları tamamlama konusunda lehtara zımnen yetki verilmiş olduğunun karine olarak kabul edileceği, Yargıtay'ın bu yetkinin lehtar tarafından kambiyo senedini iktisap eden kişiye, yani sonraki hamile de devredebileceği, açık bir bono alan kişinin lehtar hanesine kendi adını yazabileceği gibi, bonoyu mevcut haliyle de devredebileceği ve böylece lehtar unsurunun doldurulma imkanının dahi devralana bırakılabileceği yönünde kararları bulunduğu, 3) Senedin düzenlenmesi aşamasında dahi bononun tüm unsuftlarının mutlaka düzenleyen tarafından yazılmış olmasının şart olmadığı, senet üzerindeki unsurların bir kısmının değişik bir yazıyla veya kalemle yazılmış olabileceği, bu bakımdan dosyaya mübrez ceza hukuku davalarında alınmış olan teknik bilirkişi raporlarının aynı senet üzerinde farklı kişilerin yazılarına işaret ediyor olmasının senetleri hükümsüz kılmayacağı, 4) Açık bono verilmesi halinde taraflar arasında bu bononun dayanağını oluşturan kambiyo anlaşmasının yanı sıra bir de 'doldurma sözleşmesi” olduğu, açık bononun kural olârâk taraflar arasındaki bu anlaşmaya uygun bir şekilde doldurulması gerektiğinden, anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu düzenleyen tarafından dava ya da def'i yolu ile ileri sürülebilecek olmakla birlikte, bu yöndeki iddianın, düzenleyen tarafından ancak yazılı delille ispatlanabileceği, dava konusu bonoların sayısı ve vadelerinin Ajans Hizmet Sözleşmesi'nin 7)e). maddesinde ödeme şekli olarak kararlaştırılan senet türü, vadesi ve adedi ile örtüşmediği, daha önemlisi, işbu bonolârırı bu hüküm kapsamında verildiği kabul edilse dahi yukarıda belirttiğimiz gibi senetler tüm unsurları doldurulmadan teslim edilirken ne şekilde doldurulacağına ilişkin tarafların anlaşmalarını, yani doldurma sözleşmesini gösteren yazılı bir delile dosya kapsamında rastlanılmadığı, 5) Şu ana dek yapılân ceza yargılamasına ilişkin işlemlerden davalı aleyhine bir sonuç çıkmamış olduğu anlaşılmakla beraber, eldeki Uyuşmazlığın son celsesinde Sayın Mahkemenizce bir suretinin istenilmesine karar verilen .... 8. Asliye Ceza Mahkemesi'nin... E. sayılı dava dosyasının bekletici mesele de yapılabileceği, 6) Bir açık bononun taraflar arasındaki: anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu ispatlansa dahi bu hususun bonoyu' doldurulmuş. olarak iktisap eden siyiniyetli “kişilere karşı 'ileri sürülemeyeceği; düzenleyenin, hamilin hem senedin karşılıksiz olduğunu bilmesi hem de düzenleyenin lehtara karşı kullanacağı defi imkânını bertaraf etmesi amacını her türlü delille ispat etme külfeti altında olup, davacının takdiri Sayın Mahkemenize ait olmak üzere bunu ispatlayamadığı, 7) Yargıtay tarafındarı da benimsenen öğretideki “çoğunluk görüşüne göre bono üzerinde “teminat İçindir” veya “teminat senedi” şeklinde bir ibare bulunmasının tek; başına senedi teminat senedi haline getirmeyeceği ve geçerliliğini etkilemeyeceği, eldeki uyuşmazlıkta takibe konu bononun üzerinde ödeme günü kısmında “TEMİNAT” ibâresinin yer aldığı, şu hâlde ortada 'mücerret teminat kaydı' bulunduğu ve neyin: teniinatı olduğu senette belirtilmediğinden bu kaydın bononun mücerretlik vasfını ortadân kaldırmayacağı, ve kambiyo senetlerine özgü takip yapılabileceği, 8) Davacının üzerindeki imzasını inkar etmediği 12.12.2015 düzenleme tarihi olan ... tarafından alınan 1.700.000 TL bedelli teminat senedinin 25.12.2015 tarihinde ...'na elden teslim edildiğine ilişkin senet sureti üzerinde ...'nun imzasının yer aldığı, bu nedenle kanaatimizce davacı yanın söz konusu senedin 30.12.2015 günü iade alınıp yerine dava konusu senedin tanzim edildiğini ispat edemediği, dolayısıyla, dava konusu senedin teminat senedi niteliğinde bulunmadığı, 9) Davacı vekilinin, davalı yan tarafından müvekkilinin borçlu olmadığının ikrar edildiği yönündeki diğer iddialarının ve her iki taraf vekilinin de dayandığı hayatın olağan akışına aykırılık iddiasının kanaatimizce eldeki uyuşmazlıkta bonoların sebepten mücerret oluşu ilkesini ve senede karşı yazılı delille ispat zorunluluğunu ortadan kaldırmaya elverişli derecede yeterli ve tutarlı izahatler olmadığı..." hususları tespit ve rapor edilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; İİK. 72/3 maddesine dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı yan; .... İcra Müdürlüğünün ... - ... Esas sayılı takip dosyalarına dayanak edilen senetlerin teminat senedi olduğunu, teminatın başka bir ilişkiden kaynaklandığını, bu hususun davalı ile ilgili olmadığını, davalının bonoları yasaya aykırı şekilde ele geçirip takibe koyduğunu ileri sürerek takibe konu senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı yan ise davacının devlet memuru olduğu halde ticaretle uğraştığını, davalının oğlu ... ile birlikte otel işlettiklerini, davacının nakit sıkıntısı içinde bulunduğunu, oğlunun davacı ... adına kendisinden borç para aldığını, dava konusu senetlerin alınan borcun ödemesi için düzenlendiğini savunmuştur. O halde somut olayda çekişme, dava konusu senetlerin teminat senedi olup olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmeye aykırı olarak doldurulup doldurulmadığı ve nihayet davacının bu senetler kapsamında davalıya borçlu bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce sonucu beklenen .... Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2024 tarih ve ... sayılı ilamının incelenmesinde; katılanın davacı ..., mağdurun ..., sanıkların davalı ... ve ... olduğu, eylemin Güveni Kötüye Kullanılması ve Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması olduğu, yapılan yargılama sonucu mağdur ...'nin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan düşme kararı verildiği, Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması suçunun sabit görülmesi nedeniyle her iki sağının TCK'nun 209/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 10/05/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Ceza Mahkemesi gerekçesinde; “.... ...'ın ... ilçesinde bulunan ... Otel'in olay tarihleri itibariyle işletmecisi olan... ile arkadaşlığının olduğu, ... ... ekonomik sıkıntılar içerisinde olduğu ve ... ...'den yardım talebinde bulunduğu, ... ...'in ...'e ekonomik katkı sağladığı daha sonraki aşamada ...'in ... otelin işletmesini sanık ...'a devrettiği, ... ..., ... ...'ten alacağını alabilmek için otelin faaliyetlerine devam etmesi gerektiğini düşünerek sanık ... ile de görüşmesini devam ettirdiği bu nedeneler ile sanık ... ve ... ... bu görüşmelerde otelin işlerinin artması bakımından bir tarafta ... ... ve Sanık ... ve yetkilisi olduğu ... ... İç ve dış Tic.Ltd.Şti diğer tarafta ... ... A.Ş adına mağdur ... ile reklam ajans hizmet sözleşmesi imzalamış oldukları, sözleşme gereği yapılacak işin karşılığı adli emanetin ...sırasına kayıtlı kambiyo senetlerinin ... ... borçlu sanık ... ise kefil sıfatı ile imzalayarak mağdur ...'e verilmiş olduğu, daha sonraki aşmada sanık ... söz konusu senetlere Hürnet şirket yetklisi olarak borçlu olarak kaşe vuracağını söyleyerek mağdur ...'den sanetleri aldığı, ancak daha sonrasında senetleri iade etmeyerek alacaklı olarak babası olan sanık ... gösterilerek söz konusu bonolara .... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı icra dosyaları ile icra takibine konu edildiği olayda, Sanık ... aşamalardaki savunmalarında özetle 'sanık ...'in oğlu olduğunu, katılanın ...'in oğlunun iş ortağı olduğu, oğlunun olay öncesi yanına gelerek otele ortak olacağını söyleyerek kendisinden para istediğini, kendisininde yaklaşık 2.700.000,00 TL civarında para verdiğini oğlu ...'in bu parayı ...'e teslim ettiğini, ... ... paraya karşılık senet verdiğini, oğlunu otele ortak etmediklerini, kendisinin parasını istediğini vermeyince icra işlemi başlattığı'' şeklinde beyanda bulunmuştur. Sanık ... savunmasında özetle 'atılı suçlamayı anladığını yazılı savunmasını tekrar ettiği yazılı savunmasında özetle katılanın borçtan kurtulmaya yönelik beyanına itibar edilemeyeceğini, mağdur ...'in şikayetinden vazgeçtiği, katılanın kendsine de borcu olduğunu, huzurdaki dava dosyasının anlaşmaya aykırı olarak düzenlendiği yönünde yazılı hiçbir delilin bulunmadığı, tanık ile ispatın mümkün olmadığını' beyanla atılı suçlamyı kabul etmediği anlaşılmıştır. Böylece, her ne kadar sanıklar atılı suçlamayı kabul etmemişler ise de, sanık ...'ın ajans sözleşmesi kapsamında mağdur ...'e verilen senetleri ...'den şirket adınada borçlu sıfatı ile imzalayıp tekrar iade edeceğini belirmesine rağmen iade etmeyerek alacaklı olarak sanık ... gösterilerek yukarıda esas numaralarını belirttiğimiz İstanbul İcra Müdürlüğü nezdinde icraya konulduğu, katılanın bu denli büyük bir paranın sanıktan almadığına ilişkin beyanı, ajans hizmet sözleşmesi içeriği, Seğmenler Vergi Dairesinin 06.03.2019 tarihli yazısı ile sanık ...'ın ... İnşaat Tahhüt Turzm Tekstil San Ve tic. Ltd.Şti temsilcisi olduğu 2009 ve 2010 yılında 521.00 TL ödeme yapıldığı aynı zamanda ... iletişim şirketininde temsilcisi olduğu, 26/01/2015 tarihinde itibaren kanununi temsilcisi olduğu şirketin 26/01/2015 tarihinde re'sen terk olarak kapatıldığı, ... Vergi Dairsi başkanlığı 01.03.2019 tarihl yazısında sanık ...'ın 2000-2019 dönemlerinde Başkanlığımıza bağlı Vergi dairelerine herhangi bir ödemesinin bulunmadığı, ... Defterdarlık Gelir Müdürlüğü 05.03.2019 tarihli yazısı, orta Kaymakamlığı Mal Müdürlüğü 04.03.2019 tarihli yazısı,... Vergi dairesi Başkanlığı 07.03.2019 tarihli cezavap yazısı, mağdur , ... beyanı ve dosya kapsamıyla icra takibine konu edilen 2.524.150,00 TL bedelin senetlerin düzenenme tarihi ve şu an içinde büyük bir meblağ olduğu, bu derece büyük bir miktarın sanık ... tarfaından katılana borç olarak verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, sanığın ekonomik durumunun da dosya kapsamı ile bu mikata paranın borç olarak verilmesine uygun olmadığı, bu nedenler ile sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek sanıkların fikir ve eylem birlikteliği içeriisnde hareket ederek Açığa İmzanın Kötüye Kullanılması suçunu işlediği sabit olduğundan cezalandırılmalarına karar..." karar verildiği görülmüştür. Her ne kadar davalı hakkında açılan kamu davası sonucunda hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilmiş ve bu nitelikteki karar hukuk hakimi için bağlayıcı değil ise de; özellikle ceza yargılamasında toplanan deliller ve ceza dosyası içeriğinin hukuk yargılamasında değerlendirilebileceği benimsenmektedir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 25/03/2019 gün ve 2016/15081 Esas 2019/1731 Karar sayılı ilamı; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 24/01/2019 gün ve 2016/13643 Esas 2019/345 Karar sayılı ilamı). Davacı ve dava dışı ...'ın reklam veren, dava dışı ... ...A.Ş. adına ...'in reklamcı olduğu, 12.12.2015 tarihli, "Ajans hizmet sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin incelenmesinde, sözleşmenin 7/e maddesi gereği yapılacak reklamlara karşılık toplamda 2.774.150,00 TL. ödeme yapılmasının, bu ödemenin 1.074.150,00 TL'lik kısmının para ile, kalan 1.700.000,00 TL.lik kısmın ise Barter sistemiyle reklamcı firmanın getireceği müşterilerin konaklama bedellerinin reklam firmasınca tahsili suretiyle yapılmasının kararlaştırıldığı, barter sistemiyle ödenecek kısım için 1.700.000,00 TL tutarında teminat bonosu verildiği, 1.074.150,00 TL'lik ödemenin 350.000,00 TL.sinin peşin, kalan kısmının ise muhtelif tarihlerde çek ile yapılacağı belirtilerek 12.12.2015 tanzim tarihli 124.150,00 TL. bedelli, 12.12.2015 tanzim tarihli 200.000,00 TL. Bedelli, 12.12.2015 tanzim tarihli 200.000,00 TL. Bedelli, 12.12.2015 tanzim tarihli 200.000,00 TL. Bedelli çeklerin verildiği hususlarının kararlaştırıldığı görülmektedir. Davacı yan dava dilekçesi ve aşamalardaki açıklamalarında davacının çeki olmadığı için dosya kapsamında fotokopileri bulunan aynı tutardaki bonoların verildiğini belirtmiştir. Yine davacı yan dava dilekçesinde bonoların davacı ve birlikte otel işletmeciliği yaptıkları davalının oğlu ... tarafından imzalanarak kendisini reklam şirketi sahibi ve yöneticisi olarak tanıtan ...'e teslim edildiğini, sunulan fotokopilerinden de anlaşılacağı üzere bonolarda sadece rakamla ve yazıyla bedeller, davacı ve ...'ın isim ve imzaları ile düzenleme tarihlerinin yer aldığını, bonoların bu şekilde çeklerle değiştirilmek amacıyla verilmiş olduğunu, bonoların verilmesinden 18 gün sonra ... ile ...'in davacının çalıştığı ...-... hastanesine gelerek "1.700.000,00 TL tutarındaki barter teminatı olan bonodaki imzanın gerçekten davacıya ait olup olmadığı konusunda barter şirketinin şüpheye düştüğünü, arkadaki teminat yazısı dolayısıyla bunun kabul edilmediğini, bononun teminat olduğunun zaten sözleşmede geçtiğini” belirtilerek teminat bonosunun yenilenmesini istedikleri, bu şekilde davacının kandırıldığını, teminat yazılı ilk senedin aslını iade ederek, ikinci ikinci teninat bonosunu aldıklarını, bu bononun ... tarafından babası davalıya verilerek diğer bonolarla birlikte ayrı ayrı takibe konulduğunu, davalıya herhangi bir borcu olmadığını beyan ettiği görülmüştür. ...'in ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma numaralı dosyasına verdiği 29.02.2016 tarihli ifadesinde; “...'ın odasından çıktıktan sonra ... ile birlikte kantine geçtik. ... burda bana bu senet ve çekleri ben ...'in de (... Hizmet Sözleşmesinde geçen ve ...'ın isim ve soy isminin baş harflerinden oluşan ... İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti) borçlu olarak kaşesini vuracağım ve bunları tekrar santa ve reklam yerlerine senin kontrolünde göndereceğim dedi. Ben de kendisine güvenerek 6 çek, 6 senedi ...'e teslim ettim. Ancak o günden buyana ... benden aldığı senetleri ve çekleri bana iade etmedi. Öğrendiğim kadarıyla unsurları boş olan senetleri sözleşmeye aykırı olarak taraf olmayan babası ...'ı alacaklı olarak göstererek doldurmuş ve sanki ...nakit para vermiş gibi bu işlemleri yapmış...” şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılamaya, toplanan taraf delillerine, .... Asliye Ceza Mahkemesinin 13/03/2024 tarih ve ... sayılı ilamındaki kabule, davacı anlatımı ile örtüşen ...'in ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma numaralı dosyasına verdiği 29.02.2016 tarihli ifadesine ve tüm yargılama dosyası kapsamına göre; dava dışı ...'ın ajans sözleşmesi kapsamında dava dışı ...'e verilen senetleri ...'den şirket adına da borçlu sıfatı ile imzalayıp tekrar iade edeceğini belirterek almasına rağmen iade etmeyerek davalı babası ...'a verdiği, davalının da kendini alacaklı gösterilerek davaya konu icra takiplerini başlattığı, ceza yargılamasında da tespit edildiği gibi davalının ekonomik durumu dikkate alındığında icra takibine konu edilen 2.524.150,00 TL bedelli senetlerin düzenenme tarihi itibariyle büyük bir meblağ olduğu, bu derece büyük bir miktarın davalı ... tarfaından katılana borç olarak verilmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi davacı ile davalı arasında ticari bir ilişkinin bulunmadığı, borcun nasıl verildiği (elden mi, banka aracılığı ile mi) hususunun açıklanamadığı, takibe konu bonoların tutar olarak da yukarıda değinilen sözleşme ile uyumlu olduğu dikkate alındığında davalının tarafı olmadığı bir sözleşmenin teminatı olarak verilen bono ve yine aynı sözleşme gereğince çeklerle değiştirilmek üzere verilen bonoları doldurarak bedelsiz senetleri takibe koyduğu, davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Her ne kadar mahkememizce alınan 11/11/2021 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, bononun mücerretliğinden hareketle davacı yanın bonoların teminat olarak verildiği ve anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu hususlarının kanıtlanamadığı gerekçesiye farklı bir sonuca ulaşılmış ise de; yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere teknik bir tespiti içermeyen, hukuki nitelikteki bilirkişi görüşüne itibar edilmemiştir. Açıklanan tüm nedenlerle davanın kabulüne, davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarına dayanak edilen bonolar nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, yasal koşulları oluşmadığından icra tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Her ne kadar 19/12/2024 tarihli celsenin hüküm kısmının 1.maddesinde; "Davanın KABULÜNE, davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarına dayanak edilen bonolar nedeni ile davalıya borçlu olmadığının tespitine," şeklinde hüküm kurulmuş ise de; hükmün yazılması sırasında ilgili icra Müdürlüğü'nün .... İcra Müdürlüğü olması gerekirken maddi hata sonucu .... İcra Müdürlüğü şeklinde yazıldığı anlaşılmakla; hüküm kısmının 1.maddesinin "Davanın KABULÜNE, davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarına dayanak edilen bonolar nedeni ile davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE" şeklinde düzeltilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜNE, davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyalarına dayanak edilen bonolar nedeni ile davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Yasal koşulları oluşmadığından icra tazminatı talebinin reddine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 187.399,95-TL harçtan peşin alınan 46.521,68 -TL harcın mahsubu ile bakiye 140.878,27 -TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 29,20 -TL başvurma harcı, 46.521,68-TL peşin harç, 4,30 -TL vekalet harcı, 1.497,60-TL tebligat/ posta gideri, 1.400,00 -TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 49.452,78 -TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 361.771,26-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine, Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya başka bir mahkeme aracılığı ile mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK 341. madde uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yoluna başvurma hakları hatırlatılmak suretiyle oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/12/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır