İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/603 E. 2024/1065 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/603
Karar No
2024/1065
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/603 Esas KARAR NO :2024/1065 DAVA:Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/10/2024 KARAR TARİHİ:31/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde: Davalı şirket .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya kapsamında 18.06.2022 tanzim tarihli 30.10.2022 tediye tarihli 51.000,00 EURO miktarlı senedi dayanak göstererek müvekkili davacılara karşı örnek no 10 kapsamında kambiyo senedine özgü takip başlattığını, müvekkilinin davalı/alacaklıya karşı senede dayalı herhangi bir borcu bulunmamakta olup davalının başlatmış olduğu icra takibi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı müvekkillerinin mezkûr takipten dolayı borçlarının bulunmadığının tespiti ve icra takibinin iptali amacıyla dava ikame edilmeden önce zorunlu dava şartı olan arabuluculuğa başvurulmuş olsa da taraflarca anlaşma sağlanamadığını, müvekkili şirket ile eski ticari unvanı ile davalı ... Tic. A.Ş. arasında 18.06.2022 tarihli kiralama sözleşmesi akdedildiğini, ... Tic. A.Ş. unvan değişikliğine giderek yeni unvanı ... Dış Tic. A.Ş. olduğunu, sözleşmenin 2.01 numaralı maddesinde de belirtildiği üzere kiralayan, nitelikleri belirtilen iş makinesi ve ekipmanı işbu sözleşme hükümleri çerçevesinde kullanması için kiracı'ya teslim etmeyi, kiracı ise söz konusu makine /ekipmanı işbu sözleşmeden doğan hak ve sorumlulukları doğrultusunda "Saman Yükleme" işinde kullanmayı ve kullanma/kiralama karşılığı sözleşmede belirtilen kira bedellerini dönemlerinde ödemeyi kabul ve taahhüt eder." hükümleri çerçevesinde kiralama sözleşmesi oluşturulduğunu, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesi kapsamında sözleşmenin ekinde yer alan makine listesinde de belirtildiği üzere müvekkile niteliği teleskobik yükleyici, markası mst modeli ..., seri numarası ... olan araç kiralandığını, müvekkili şirket davalı şirketin .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya kapsamında takibe koyduğu seneti, teminat seneti mahiyetinde davalı tarafa keşide ettiğini, kiralama süresi, sözleşmenin 2.02 numaralı maddesinde de belirtildiği üzere "EK-1'de belirtilen makineler için 3 AY olarak belirlenmiştir." taraflar arasında akdedilen işbu kiralama sözleşmesi Temmuz 2022 yılında son bulduğunu, tanık beyanları ile de sübuta ereceği üzere 18.06.2022 tarihli kiralama sözleşmesi kapsamında müvekkile kiralanan niteliği teleskobik yükleyici markası mst modeli ... seri numarası ... olan aracın sistemsel sebepler nedeniyle arızalanması neticesinde araç davalı tarafça müvekkilinden teslim alındığını, sözleşme bu şekilde sona erdiğini, bu kapsamda aşağıda ayrıntısı ile izah edileceği üzere taraflar arasında akdedilen 18.06.2022 tarihli kiralama sözleşmesi aracın kendi sisteminden kaynaklı bir şekilde arızalanması nedeniyle 21.07.2022 tarihinde davalı şirkete teslim edilmesi neticesinde son bulduğunu, davalı taraf ise, sözleşmenin hukuka uygun sonlanmasına ve teminat hükümlerinin uygulanmasını gerektirecek bir sebep olmamasına rağmen haksız ve hukuka aykırı bir şekilde teminat senedini, usulsüz bir şekilde kambiyo senedine özgü takip yolu ile takibe koyduğunu, müvekkillerinin davalı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, sebeple de menfi tespit davası ikame etme zarureti hasıl olduğunu, davalı/şirketin takibe konu ettiği müvekkili şirket tarafından düzenlenen senet teminat seneti niteliğinde olduğunu, zira işbu senet taraflar arasında akdedilen sözleşmeye dayalı olarak keşide edildiğini, teminat senedi, yapılan sözleşme uyarınca, mal veya hizmetin eksiksiz tamamlanacağını, taahhüdün sorunsuz yerine getirileceğini aksi takdirde belli bir bedel ödeme sorumluluğu ile karşı karşıya kalınacağını beyan eden tarafın imzaladığı şartlı-bedelli senede dendiğini, teminat senedi, kambiyo hukukuna özgü senet, bono ve çeklerden farklı bir senet türü olup kıymetli evrak olarak nitelendirildiğini, Türk Ticaret Kanunu'na göre kıymetli evrakların kayıtsız şartsız borç ikrarı içermesi gerekirken teminat senetlerinde borcun doğması için kararlaştırılan taahhüdün yerine getirilmemesi şartı arandığını, teminat senedi ticari hayatta oldukça sık karşılaşılan bir senet türü olduğunu, bunun sebebi ise sözleşmenin taraflarının işin yapılmaması veya eksik yapılması durumunda zararının karşılanacağını garanti altına almak istediğini, teminat senetlerinin ticari hayatta ekonomik güveni tesis ettiğini ve işlemleri hızlandırdığını söylemek yerinde olacağını, bir senedin teminat senedi olarak adlandırılabilmesi için ticari ilişki ile arasında illiyet bağının bulunması ve illiyet bağının tespitinin yeterli olduğunu, aynı şekilde, kiracının, kiralanana vereceği muhtemel zararların teminatı olarak kiralayana verdiği bono da bu anlamda bir teminat bonosu olduğunu, sözleşme ile senet arasında illiyet bağı mevcut olup müvekkili şirket tarafından davalı tarafa düzenlenen senet teminat senedi niteliğinde olduğunu, müvekkillerin davalı şirkete gerek takibe konulan gerekse de sözl.eşme kapsamında herhangi bir borcunun bulunmadığını, senet arkasına ciro edilemez kaydının düşülmesinin gerektiğini, takip sonunda icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesi gerektiğini, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini, ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada takibe konu edilen; 18.06.2022 tanzim tarihli 30.10.2022 tediye tarihli 51.000,00 EURO miktarlı teminat senedi hakkında ciro ve devir yasağı konulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebimizin kabulünü, tedbirin uygulanabilmesi için .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı icra dosyasına müzekkere yazılmasına, icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin teminatsız olarak, mahkemeniz aksi kanaatte ise uygun bir teminat karşılığında kabulüne, ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyada takibe konu edilen 18.06.2022 tanzim tarihli 30.10.2022 tediye tarihli 51.000,00 EURO miktarlı senedin teminat senedi olduğunun tespitini, davacı müvekkillerinin davalı tarafa, taraflar arasında akdedilen dava konusu kiralama sözleşmesinden kaynaklı herhangi bir borcunun olmadığının tespitini, davacı müvekkillerin davalı tarafa, taraflar arasında akdedilen kiralama sözleşmesi kapsamında düzenlenen teminat senedinden kaynaklı herhangi bir borcunun olmadığının tespitini, icra takibinin iptalini, davanın kabulü ile teminat senedinin taraflarına iadesini, davalı taraf aleyhine ....İcra müdürlüğü ... Esas sayılı takibe konu alacağın %20’sinden az olmamak üzere her bir müvekkil lehine ayrı ayrı olacak şekilde kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılması talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/12-333 Esas 2019/416 Karar 09.04.2019 tarihli kararı gereğince davacının icra takibine konu senedin teminat senedi olduğunu iddia ederek takibin iptaline yönelik davayı İcra Hukuk Mahkemesinde açması gerektiğini, davacı taraf ise davayı görevsiz mahkemede açtığını, görevli icra hukuk mahkemesine gönderilmesini talep ettiğini, zaman aşımı sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, davacının birden çok talebi içeren dava açma hakkının bulunmadığını, taraflar arasında akdedilen kira sözleşmesinden dolayı herhangi bir borçlarının olmadığının tespitini, taraflar arasında akdedilen kiralama sözleşmesi kapsamında düzenlenen teminat senedinden dolayı herhangi bir borçlarının olmadığının tespitini, ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava ettiğini, davacının her bir talebi ayrı bir dava konusu olduğunu, davacı her bir talebi için ayrı ayrı dava açmak yerine tüm talepleri için tek bir dava açtığını, davacının haksız ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine karar verilmesini veya bu talepleri kabul buyurulmadığı takdirde davacı tarafa kesin süre verilerek dava konusunu/talebini tek bir talebe indirmesi için açıklamada bulunmasına karar verilmesini, davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususların hiçbir hukuki mesnedi olmayan eksik ve yanlış iddialar olduğunu, dava konusu ve takip mesnedi bononun teminat senedi olarak verilmiş olduğu iddiası hukuka ve gerçeğe tamamen aykırı olduğunu, Yargıtay İçtihatlarına göre davanın reddi gerektiğini, dava ve takip mesnedi bono TTK. 776.maddesinde sayılı tüm unsurları taşımakta olup bu bonoya dayanarak kambiyo takibi yapılmasını engelleyen hiçbir hukuki durum ve belge bulunmadığını, davacıların dava ve takip konusu bononun teminat senedi olduğu yolundaki iddiası mücerret bir iddia olup davacılar tarafından İİK. 169/a-1 maddesindeki şekilde yazılı bir belge ile bu husus ispatlanamadığından davacıların haksız ve hukuka aykırı davasının reddedilmesi gerektiğini, davacılar tarafından borcun ödendiğine dair herhangi bir makbuz, belge vs. ibraz edilmediğini, müvekkili şirketin ödenmeyen alacığının tahsili için bonoya dayalı olarak yaptığı takipten dolayı tazminata mahkum edilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacıların haksız, kötüniyetli ve hukuki mesnetten yoksun davasının reddine, davacılar aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydı üzere ayrı ayrı inkar/kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, taraflar arasında akdedilen taşınır kiralama sözleşmesi nedeniyle teminat olarak verildiği beyan edilen senet dolayısı ile borçlu olunmadığına dair menfi tespit istemine ilişkindir. Davalı taraf ta taraflar arasındaki taşınır kiralama sözleşmesini inkar etmemiştir. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 10/10/2024 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Somut olayda, uyuşmazlık taraflar arasında akdedilen taşınır kiralama sözleşmesi nedeniyle teminat olarak verildiği beyan edilen senet dolayısı ile borçlu olunmadığına ilişkin olup, borçlu olunmadığı iddia olunan senedin dayanağı taşınır kira sözleşmesi olmakla, işbu davada kira sözleşmesinin taraflara yüklediği yükümlülükler incelenip tartışılacaktır. Buna göre dava, 6100 Sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVANIN GÖREV DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde taraflardan birisinin başvurması halinde dava dosyasının görevli ve yetkili İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine, süresi içinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce resen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunun ihtarına, 3-HMK 'nun 331/2. maddesi gereğince harç/yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda görevli mahkemece karar verilmesine, 4-HMK 'nun 331/2. maddesi son cümlesi uyarınca dosya süresi içinde görevli mahkemeye gönderilmediği takdirde talep halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti hususunda mahkememizce karar verilmesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.31/12/2024 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/603, K. 2024/1065, T. 31.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-603-e-2024-1065-k-481280cae8f2