İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/452 E. 2024/1000 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/452
- Karar No
- 2024/1000
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/452 Esas KARAR NO :2024/1000 DAVA:Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ:24/01/2022 KARAR TARİHİ:17/12/2024 Mahkememizin ... Esas ... Karar sayılı dosyası, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 2023/1313 esas 2023/1313 karar sayılı ilamı ile kaldırılarak mahkememize iade edilmiş ve mahkememizin 2023/452 esas numarasına kaydı yapılmıştır. Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı taraf ... A.Ş.'den 25.02.2021 tarihinde toplam 292.824,15TL bedelle dava konusu ...model motosikleti aldığını, ... plakalı motosikleti dikkatli kullandığını, 06.11.2021 tarihinde motosikleti arka lastikte yaşamış olduğu hava inmesi şikayeti ile yetkili servise götürdüğünü, yetkili servis tarafından yapılan gerekli kontrol ve incelemeler sonucunda lastiğin değişmesi gerektiğine karar verildiğini, yetkili servis tarafından müvekkile verilen 06.11.2021 tarihli atölye formundan da açıkça görüleceği üzere motosiklet ile ilgili sadece "Arka lastik iniyor şikayeti" tanımlanarak servis kaydının gerçekleştirildiğini, müvekkilin, 10.11.2021 tarihinde 4.100,00-TL bedelle lastik değişimini yaptırarak servisten ayrıldığını ancak, müvekkilin motosikleti servisten aldığı gün daha önce yaşamadığı sürüşü tehlikeye atan bir titreşim fark ettiğini ve durumu yetkili servise bildirdiğini, 13 Kasım 2021 tarihinde kontrol için tekrar ilgili servise bırakıldığını, yetkili servis gerekli kontrolleri ve balans bakımı yaptıklarını, motosiklette hiçbir problem tespit etmediklerini bildirip motosikleti müvekkile teslim ettiğini, müvekkilin motosikleti teslim aldığında yine aynı titreşim probleminin devam ettiğini fark etiğini ve durumu yetkili servise bildirdiğini, buna istinaden müvekkilin 18 Kasım 2021 tarihinde 2. kez aynı titreşim şikâyetiyle motosikletini servise bıraktığını, yetkili servis, yine gerekli tamir ve kontrolleri yaptığını, güvenli bir şekilde motoru kullanılabileceğini belirterek motosikleti müvekkile teslim ettiğini, müvekkilin ... ve ... markasına ve servisine güvenerek 3. kez yetkili servisten aldığı motosikletinde yine aynı titreşim probleminin devam ettiğini fark ettiğini, bu durumu yazılı olarak da yetkili servise ilettiğini, aynı titreşim sorununun ardı ardına 3 kez yaşanması ve soruna çözüm bulunmamış olması sebebiyle, müvekkilin 22 Kasım 2021 tarihinde motosikletini son olarak tekrar yetkili servise bıraktığını, davalı taraf 23 Kasım 2021 tarihine kadar yazılı ve sözlü olarak sorunları garanti kapsamında çözüleceğini bildirdiğini ve 23.11.2021 tarihli mailinde "otomobilinizin onarım işlemleri tamamlandı" mailini ilettiğini, 02.12.2021 tarihinde ... Müşteri hizmetlerinden Sn. ...'a ulaştığını ancak sorunun çözümüne yönelik hiç bir bilgilendirme yapılmadığını, sadece ön jantta ilgili sorun olduğunun bildirildiğini, müvekkilin, davalı taraf yetkili servisinden sorunların kaynağına dair yetkili servis video kaydı ve inceleme tutanağını yazılı talep ettiğnii ancak yetkili servisten cevap alamadığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulünü, dava konusu motosikletin ayıpsız misli ile değişimi, motosikletin davalı tarafta kaldığı süre boyunca müvekkil tarafından ödenen kasko ve trafik sigorta bedellerinin en yüksek faizi ile birlikte davalı taraftan tazminini, müvekkil tarafından ödenen kasko ve trafik sigorta bedellerinin en yüksek yasal faiziyle davalı taraftan tazminini, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda görülen davaya yetkisiz İstanbul(Çağlayan) Mahkemelerinde açılmış olması nedeniyle yetki itirazında bulunma zorunluluğu doğduğunu, genel mahkemelerde görülecek olan davaların 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 6. Maddesi gereğince davalının ikametgahı veya sözleşmenin ifa yeri mahkemesinde açılması gerekmektiğini, huzurdaki davada müvekkil davalının servis hizmetini sunmuş olduğu servisi "..." olması nedeniyle huzurdaki davaya bakmaya yetkili olan İstanbul Anadolu(Kartal) Asliye Ticaret Mahkemeleri'nde açılması gerektiğini, müvekkilin şirketin uzun yıllardır ..., ... marka araçların satış ve satış sonrası servis hizmetini üretici standartlarında sunduğunu, dava konusu aracın 1 yılı aşkın süredir davacı tarafından kullanıldığını bu nedenle aracın, davacı tarafın kullanım ve uhdesinde iken hasarlara maruz kalma ihtimali yüksek olduğunu, bu bağlamda başta servis kayıtları olmak üzere tramer ve ilgili trafik müdürlüğünden yapılacak araştırmalar doğrultusunda tespit edilecek hasarlar nedeniyle araç değerinde meydana gelen değer kaybının da hesaplanması ve araç bedelinden mahsup edilmesinin zorunlu olduğunu, aracın kaskosunu yaptırmak malikinin inisiyatifinde olup müvekkil davalı şirket ile herhangi bir ilgisi bulunmadığını diğer yandan davacı tarafça ön jantın onarılmasına onay verilmemekte olduğundan dolayı araç onarılamadığını, bu bakımdan davacı tarafın trafik sigortasının tahsili talebinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile; Ticari satıma konu malın iadesine yönelik alacak davasıdır. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, mahkememizdeki dava 16/09/2022 tarihinde açılmakla davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. İstinaf kaldırma ilamı öncesinde, Mahkememizin ... esas sayılı dosyasına alınan Bilirkişi ...'ndan alınan 29.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle:" Dava konusu ... plakalı ... marka ... şasi nolu 2021 model beyaz - kırmızı renk iki tekerlekli motosikletin keşif esnasında kilometre sayacının ise 14.287 kilometrede olduğunun tespit edildiği; ... plakalı ... marka motosikletin ... A.Ş. tarafından 25.02.2021 tarih ... sayılı kesilen 292.824,15 TL bedel karşılığında ... adına kesilen e-fatura ile satışının yapıldığı; Satın alındığı tarihten itibaren birkaç defa birtakım şikâyetler üzerine servise başvuruda bulunulduğu, ancak aracı teslim alırken davacı tarafın el yazısı ile "Aracımla ilgili jant ve titreşim problemi çözülmeden teslim aldım" şeklinde bir not bulunduğu;Dava konusu motosiklet üzerinde yapılan keşif ve inceleme neticesinde Resim 1 de de detaylı şekilde görüldüğü üzere ön tekerlek jantı yanal yüzde, deformasyona (kavlama şeklinde) rastlandığı, yüksek hızlarda böyle basit bir parça kopmasının motosiklette balans bozukluğuna sebebiyet verebileceğinin aşikâr olduğu; Janttaki deformasyonlu bölge göz önüne alındığında, jantın rahat bir şekilde yer ile temas edemeyeceği için, motosikletin olası devrilmesi neticesinde meydana gelmiş olmasının mümkün görülemeyeceği; Ayrıca janttaki hasarın imalat hatası mı yoksa kullanım hatası sonucu gerçekleştiği hakkında herhangi bir yorumunun yapılmasının mümkün görülemeyeceği, Dava konusu motosikletin servis hizmetinden önce hasarlı olup olmadığı ve/veya davalı tarafından verilen hizmetinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda da denetlenebilir bir verinin mevcut olmaması sebebiyle değerlendirme yapmanın mümkün olamayacağı;" şeklinde rapor sunmuştur. Dosyanın makine mühendislerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetine tevdi ile dosya kapsamında davacının motorunda bulunan arızanın servis hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ayıplı servis hizmetinin olup olmadığı, arızanın servise gitmeden önce mevcut olup olmadığı, davacının seçimlik haklarını kullanıp kullanamayacağının tespitine ilişkin taraf beyan ve itirazları da dikkate alınmak suretiyle rapor hazırlanmasının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyetinden alınan 06.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle:"Şikayet konusu olan deformasyonun servis hatasından kaynaklı olduğu, hizmetin ayıplı olduğu, hatanın servise gitmeden önce olmadığı, davalı firma tarafından düzeltilebilmesi veya jantın tamamen değiştirebilmesinin uygun olduğu, jant değişiminden sonra şikayetin giderilebileceği, şayet bu gerçekleştirilemeyecekse aynı model ve nitelikte ayıpsız "0" km araç ile değiştirilmesinin uygun olacağı, dolayısıyla davacının seçimlik hakkını kullanabileceği kanaatimizi belirtir bilirkişi heyet raporudur." şeklinde rapor sunmuşlardır. Dosyanın önceki heyete tevdi edilerek dava konusu motosikletin ön jantının tamamen değiştirilmesi maliyeti hakkında ek rapor alınmıştır. Bilirkişi heyetinden alınan 25.11.2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "şikayet konusu olan deformasyonun servis hatasından kaynaklı olduğu, hizmetin ayıplı olduğu, hatanın servise gitmeden önce olmadığı, davalı firma tarafından düzeltilebilmesi veya jantın tamamen değiştirebilmesinin uygun olduğu, jant değişiminden sonra şikayetin giderilebileceği, şayet bu gerçekleştirilemeyecekse aynı model ve nitelikte ayıpsız "0" km araç ile değiştirilmesinin uygun olacağı, dolayısıyla davacının seçimlik hakkını kullanabileceği, dava tarihi itibariyle parçanın satış fiyatı 69.000,00 TL olması gerektiği kanaatimizi belirtir bilirkişi heyet raporudur." şeklinde rapor sunmuşlardır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu ile sonucunda; dosyada mevcut Bilirkişi Prof. Dr. ... tarafından hazırlanan 29.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda, dava konusu motosiklet üzerinde yapılan keşif ve inceleme neticesinde ön tekerlek jantı yanal yüzde, deformasyona (kavlama şeklinde) rastlandığı, yüksek hızlarda böyle basit bir parça kopmasının motosiklette balans bozukluğuna sebebiyet verebileceğinin aşikâr olduğu, janttaki deformasyonlu bölge göz önüne alındığında, jantın rahat bir şekilde yer ile temas edemeyeceği için, motosikletin olası devrilmesi neticesinde meydana gelmiş olmasının mümkün görülemeyeceği, ayrıca janttaki hasarın imalat hatası mı yoksa kullanım hatası sonucu gerçekleştiği hakkında herhangi bir yorumunun yapılmasının mümkün olmadığı, dava konusu motosikletin servis hizmetinden önce hasarlı olup olmadığı ve/veya davalı tarafından verilen hizmetinden kaynaklanıp kaynaklanmadığı konusunda da denetlenebilir bir verinin mevcut olmaması sebebiyle değerlendirme yapmanın mümkün olamayacağı, şeklinde kanaat bildirildiği, mahkememizce makine mühendislerinden oluşan heyetten alınan raporda aracın ön tekerlek jantı üzerinde bulunan deformasyonun kullanıcı hatası (Devrilme, sürtme, kaza vb.) sonucu oluşmasının mümkün olmadığı, zira jant üzerindeki bu darbenin lastik sökme takma makinesine jantın merkezleme yapılmadan hatalı takılması veya makine kolundaki boşluk sebebi ile Lastik Sökme takma makinasının kolunun janta teması ile oluşabileceği, jant üzerindeki darbenin serviste yapılan bir müdahale sonucu oluştuğunun değerlendirildiği, kullanım hatasından kaynaklanmayan, serviste yapılan müdahaleye dayalı, tüketicinin güvenli sürüş şartlarını ortadan kaldıran janttaki deformasyon nedeniyle davalı tarafından verilen hizmetin ayıplı hizmet niteliğinde olduğu, kullanıcının serviste aracına yapılan ayıplı hizmet sonucu ön jantında meydana gelen deformasyonu bilmeden aracını servisten teslim aldığı, şikayet konusu olan deformasyonun davalı firma tarafından düzeltilebilmesi veya jantın tamamen değiştirebilmesinin uygun olduğu, jant değişiminden sonra şikayetin giderilebileceğinin bildirildiği anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı vekili aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etmişse de, dava dilekçesinde servisin hatalı ifası sonucu müvekkilinin hayatını tehlikeye atılacak boyutta titreşim problemi ortaya çıktığını iddia ettiği, taraflar arasındaki ilişkinin araç satışına ilişkin olmadığı, servis hizmeti (eksik ve ayıplı yapılması) kusurundan kaynaklandığı, ayıbın da ücretsiz onarım ile giderilebileceğinin bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu, davacının TBK'nun 227.maddesi kapsamındaki seçimlik haklarından da (aracın üretimi ile ilgili bir iddia söz konusu olmadığından) bahsedilemeyeceği, dolayısıyla davacının aracın ayıpsız misli ile değişimi taleplerinin reddi gerektiği, somut olayda alınan bilirkişi raporunda, aracın gizli ayıplı olmadığı, ayıplı servis hizmetinden kaynaklandığı, aracın jantının değiştirilmesi halinde ayıbın giderilebileceğinin belirtildiği birlikte değerlendirildiğinde, tarafların hak ve menfaat dengesi gözetilerek mahkemece ayıpsız benzeri ile değişim yerine ücretsiz onarılmasına karar vermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki ilişki araç satışına ilişkin olmayıp hizmet kusurundan kaynaklandığından davalının ileri sürdüğü TTK'nun 23/c.maddesi kapsamındaki ayıp ihbarından ve buna ilişkin sürelerden de bahsedilemeyeceği kanaatine varılarak dava konusu motosikletin davalı tarafından ücretsiz onarılmasına karar vermek gerekmiştir. Davacının motosikletin davalı tarafta kaldığı süre boyunca davacı tarafından ödenen kasko ve trafik sigorta bedellerinin davalıdan tahsili talebinin değerlendirilmesinde, motosiklet sık sık servise gitmişse de poliçe süresince servisin uhdesinde kalmadığı bu sebeple davalıdan tahsili şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davacının bu talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. TBK'nın 227/4 maddesi hükmüne uygun olarak hakimin takdiri ile davacının ayıpsız benzeri ile değişim talebi hakkaniyet gereği değiştirilmek suretiyle aracın ücretsiz onarılmasına karar verildiğinden davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmememiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın ücretsiz onarım talebi bakımından kabulü ile ... plaka sayılı, 2021 model, ... markalı ... tipli, şasi no: ..., motor no: ... olan davacı ... unvanlı firma adına kayıtlı motosikletin bilirkişi raporunda belirtildiği şekilde ön jantının yenisi ile değiştirilmek suretiyle motosikletteki ayıbın bedelsiz olarak davalı tarafından ÜCRETSİZ ONARILMASINA, 2-Davacının tazminat talebinin reddine, 3-Karar harcı 4.713,39 TL'nin davacı tarafça peşin olarak yatırılan 5.000,71 TL peşin harç ve 1.310,20 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 6.310,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.597,51 TL'nin talep halinde davacıya iadesine, 4-Alınması gerekli 4.713,39 TL karar harcı, 80,70 TL başvurma harcı ve 11,50 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 4.805,59 TL harcın davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 161,50 TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.600,00 TL bilirkişi kök ve ek rapor ücreti olmak üzere toplam 7.761,50 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, 6-Davalı tarafından yapılan 122,00 TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 17/12/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır