İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/447 E. 2025/247 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/447
Karar No
2025/247
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2023/447 Esas KARAR NO :2025/247

DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ:04/08/2022 KARAR TARİHİ:10/04/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde: Davalı ...'nın müvekkili ...'a olan borcuna karşılık 31.12.2010 vade tarihli 3.000.000,00 USD bedelli 1 adet senedi teslim ettiğini, borcunu ödemediğini, taraflarınca alacağın tahsili amacıyla 08.01.2015 tarihinde davalı hakkında ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafça müvekkili adına düzenlenmiş ancak ödeme yapılmamış 31.12.2010 vade tarihli 7.500.000,00 EURO ve 500.000,00 EURO bedelli senetler ile 30.06.2010 vade tarihli 2.500.000,00 EURO ve 500.000,00 EURO bedelli 4 ayrı senedin daha mevcut olduğunu, senetlerden dolayı borçlu hakkında ....İcra Müdürlüğü'nün 2015/7187 Esas, 2015/189 Esas sayılı dosyalardan ayrıca icra takip başlattıklarını, müvekkiline toplamda 15.500.000,00 EURO ve 3.000.000,00 USD borçlu bulunan ... hakkında başlatılan 3 ayrı icra takip dosyasının, 2015 yılında gazetelerde yapılan ilanen tebligat yoluyla kesinleştirilebildiğini, davalının yaklaşık 6,5 yıl kadar sonra takiplerden yeni haberdar olduğundan bahisle icra takiplerine itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu, davalı/borçlu ... tarafından ....İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli şekilde yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde: Taraflar arasındaki dostluk ve alacak-borç ilişkisine delil olduğu iddia edilen ve dava dilekçesi ekinde sunulan evrakların, herhangi bir imza içermeyen, müvekkilininden sadır olup olmadığı belli olmayan, her zaman herkes tarafından düzenlenmesi mümkün olan, dolayısıyla mektup niteliğinde dahi sayılamayacak evraklar olduğunu, bu nitelikteki belgelerin taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisini ispata elverişli olmadığını, davacının müvekkiline ödünç olarak verip karşılığında takibe konu senedi aldığını iddia ettiği borcun 3.000.000 USD tutarında olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan birtakım evraklarda bahsi geçen meblağların da 7.500.000 Euro, 5.000.000 Euro gibi oldukça yüksek tutarlar olduğunu, davacı yanın, bu kadar yüksek meblağları müvekkiline borç olarak verdiğine ilişkin tek bir banka dekontunun dahi dosyada sunulmadığını, bu kadar yüksek meblağda borçların elden verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu hususun dahi taraflar arasında gerçek bir alacak-borç ilişkisi olmadığının göstergesi olduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte, itirazın iptali davalarının temel ilişkiye bağlı bir dava değil takibe bağlı bir dava niteliğinde olduğundan; itirazın iptali davasında temel ilişkinin tabi olduğu zamanaşımı süresinin geçerli olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, bu kapsamda davacı yanın: "davacının alacağının TBK'nın 146. maddesinde düzenlenmiş olan 10 yıllık genel zamanaşımı süresine tabi olduğu" yönündeki savunmalarının maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu; alacağın zamanaşımına uğramış olduğunu, davacının usulsüz tebligat yoluyla kesinleştirdiği icra dosyası kapsamında müvekkilinin davacıya hiç bir borcu bulunmadığını, dava şartı arabulculuk yoluna başvurulmadığını, taraflar arasında bir alacak-borç ilişkisi bulunduğunu kabul anlamına gelmediğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun bulunmaması nedeniyle davanın esastan reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dosya; mahkememize .... Asliye Hukuk Mahkemesi ... sayılı görevsizlik kararı istinaf incelemesi sonrası kesinleşmesi üzerine dosya mahkememize gönderilmiş, ... Esasına kaydı yapılmıştır. 7155 sayılı Yasa ile 6102 sayılı Yasaya 5/A maddesi eklenerek ticari davalarda arabuluculuk dava şartı haline getirilmiş olup, davacının dava şartı arabuluculuk koşulunu yerine getirdiği görülmüştür. Dava, zaman aşımına uğramış bonolardan kaynaklanan icra takibinde ödeme emrine vaki davalının itirazının iptali istemine ilişkindir. Mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip, deliller toplanmıştır. Tarafların iddia ve itirazları, sunulan deliller değerlendirilerek, kasada bulunan senet asılları ile mektup asıllarındaki imza ve yazıların davalıya ait olup olmadığının belirlenmesi için, kasada bulunan senet asılları, mektup asılları, diğer evraklar ve mahkememizce alınan davacıya ait imza ve yazılar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi ... tarafından 06/08/2024 hazırlanan raporda: "Davalı ...’nın referans imzaları ile aralarında genel biçimlendirme ve imza yolu yönünden gözlemlenen benzerlikler yanında karşılaştırmalı analizlerde esas alınan diğer kriterler itibarıyla da ileri düzeyde uygunluk ve benzerlik saptandığından ayrıca referans yazıları ile uyum unsurları tespit edildiğinden inceleme konusu, alacaklı “...”, borçlu “Sadıka Sabancı” adlarına düzenlenmiş; - “06/08/2009” düzenleme tarih ve “30/06/2010” ödeme tarihli, “2.500.000 / İkimilyonbeşyüzbin Euro” meblağlı, “06/08/2009” düzenleme tarih ve “30/06/2010” ödeme tarihli, “5.000.000 / Beşmilyon Euro” meblağlı,“05/02/2010” düzenleme tarih ve “31/12/2010” ödeme tarihli, “3.000.000 / Üçmilyon Amerikan Doları” meblağlı, “30/06/2010” düzenleme tarih ve “31/12/2010” ödeme tarihli, “7.500.000 / Yedimilyon beşyüzbin Euro” meblağlı, “30/06/2010” düzenleme tarih ve “31/12/2010” ödeme tarihli, “500.000 / Beşyüzbin Euro” meblağlı, senet asıllarında (toplam 5 adet) ve A4 boyutunda çizgisiz kağıtlara düzenlenmiş 15/01/2007, 19/06/2007, 31/12/2007, 31/12/2008, 23/07/2009, 01/02/2010 tarihli mektup asıllarındaki imza ve yazıların, davalı ...’nın eli ürünü olduğu sonucuna varılmıştır. " şeklinde raporunu sunmuştur. Taraf vekillerine bilirkişi raporu tebliğ edilmiş, rapora yönelik beyan ve itiraz dilekçesi sunulmuştur. Yapılan yargılama sonucunda: Mahkememizde görülen davanın zamanaşımına uğramış bonolardan kaynaklanan ilamsız icra takibine yönelik davalı taraf itirazının iptaline ilişkindir. Davacı taraf delil olarak davalının yazdığı mektupları ileri sürmüş ve bu mektuplar üzerinde yapılan incelemede mektup asıllarındaki imza ve yazıların, davalı ...’nın eli ürünü olduğu sonucuna varılmış ve her ne kadar mektup içeriklerinde davalının davacıdan borç mahiyetinde paralar talep ettiği görülmekte ise de, davacı tarafın davalıya talep edilen miktarlarda borç paralar verip vermediği, vermiş ise geri ödenip ödenmediği, geri ödeme var ise hangilerinin ödendiğine dair bir beyan olmadığı, yine borç alınan para var ise dahi taraflar arasında başkaca senetler de bulunduğu, alındığı iddia olunan borç paraların mahkememiz dosyasına konu olan icra takibine konu bonoların dayanağı olup olmadığının belli olmadığı, bu bağlamda sadece mektup içerikleri ile davanın ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Davacı tanığı ..., duruşmadaki beyanında: " Ben eski basketbolcuyum, davacı ... benim çocukluk arkadaşımdır, Hakan'ın ak merkezde ofisi vardı, kendisi borsa işleri ile ilgilenir, bende zaman zaman Hakan'ın ofisine uğrardım, davalı ... Sabancıyı da Hakan'ın yanına uğradığım bazı zamanlarda gördüm, bunun haricinde başka bir yerde kendisini görmedim, davalıyı Hakan'ın ofisinde gördüğüm günlerin birisinde henüz Hakan gelmemişti, öyle olunca da davalı ile ufak bir sohbetimiz oldu, burada davalı ..., Hakan'ın kendisine zor günlerinde yardımcı olduğunu bir takım davalar sebebiyle sıkıntıları olduğunu, taşınmazını çocuklarının üzerine geçirmek zorunda kaldığını anlatmıştı, davalının Hakanla ailecek görüşüp görüşmediği bilmiyorum, bu dediğim zamanlar hatırladığım kadarıyla 2012 yıllarındaydı, ofiste davalıyı gördüğüm günlerde taraflar arasında alacak verecek borç para verme gibi hususların konuşulduğuna şahit olmadım, yaklaşık 2 yıl kadar sonra bir sohbet esnasında Hakanla yemek yerken konu açıldı, Hakan bana davalının kendisine borcu olduğunu, kendisine ulaşamadığını söyledi, bende merak ettim ne kadar borcu olduğunu sordum Hakan da davalının kendisine 10.000,00 tutarında döviz borcu olduğunu söylemişti, Yukarıda da belirttiğim gibi ben hatırladığım kadarıyla davalıyı Hakanın ak merkezdeki ofisinde 2012 yılında gördüm, Sadıka ile olan konuşmamız da Sadıka bana Sabancı hisselerini Hakan'a ve eşine devrettiğine dair bir şey söylemedi" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanığın beyanı olarak tutanağa geçirilen 10.000,00 ifadesinin 10.000.000,00 olduğuna yönelik davacı vekili talebi üzerine tanık bu hususta yeniden dinlenilmiş ve tanık bir sonraki celsedeki beyanında, " Bir önceki celsede beyanımda davacı ...'ı davalının kendisine olan borcuna ilişkin bana söylemiş olduğu rakam 10.000.000,00 (on milyon) tutarlı döviz borcudur, bu dövizin bir kısmının dolar, bir kısmının euro olduğunu söylemiştim" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere tanık, borç alışverişine doğrudan tanık olmayıp, davalının miktar belirterek davacıya borcu olduğu yönünde bir beyanını dahi duymuş değildir, ve yine bizzat davacının kendisine söylediği bazı hususları dile getirmiştir. Bu bağlamda tanık beyanlarının da dosyaya bir katkısı olmamıştır. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde açıkça yemin deliline dayanıldığı anlaşılmakla, davacı vekiline yemin delil hakkının kullanılıp kullanılmayacağı, kullanılacak ise yemin metninin sunulması hususunda dilekçe sunulması için 2 haftalık kesin süre verilmesine, aksi halde yemin deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılacağı hususu davacı vekiline duruşmada ihtar edilmiş, ancak davacı vekili tarafından verilen kesin süre içinde yemin deliline ilişkin beyanda bulunulmamış ve yemin deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmıştır. Netice olarak; gerek mektup içeriklerinin dava konusu edilen alacak için yeterli olmaması, tanık beyanının dosyamıza bir katkısının olmaması ve yemin deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılması hususları birlikte değerlendirildiğinde ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı tarafın kötüniyet tazminat talebinin koşullar oluşmadığından reddine, 3-Karar harcı 615,40 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 940.474,74 TL harcın mahsubu ile bakiye 939.859,34 TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T'deki esaslara göre belirlenen 1.180.440,67 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca hazine tarafından karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 8-Karar kesinleştiğinde mahkememiz kasasında 1860 nolu makbuz ile saklanılan evrak asıllarının ilgili kurumlara/ilgili tarafa iadesine, 9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/04/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/447, K. 2025/247, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-447-e-2025-247-k-8b3f7bb6723c