İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/32 E. 2025/274 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/32
Karar No
2025/274
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/32 Esas KARAR NO : 2025/274 DAVA : Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/06/2017 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 65 yıldır berberlerin kullandığı ...Taşı olarak bilinen ürünün üreticisi ve sınai mülkiyet haklarının sahibi olduğunu, müvekkilinin davalılara işletmesini tüm tesisatı ile birlikte kiraladığını bu kiralama sözleşmesinde işyerinin ve makinaların başka bir yere taşınamayacağının yazıldığını ancak davalıların bu maddeye uymayarak taşındığını, bunun üzerine davalılara noter aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, bunun sonuçsuz kalması sonucu mahkeme huzurundaki davanın açılarak ihtiyati tedbir kararı verilip davalıların işyerindeki müvekkiline ait tüm hammadde ve tesisatın muhafaza altına alınmasını, ve müvekkiline iadesini, devir bedeli olan 15.000-TL nin sözleşme tarihi olan 14/07/2008 tarihinden itibaren ticari faizili ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; 2-Davacı işbu davasında marka, patent, faydalı model haklarına dayanarak tazminat ve alacak talebinde bulunmakta olduğundan davanın ihtisas mahkemesi olan Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiği, esasen davacı İstanbul ...Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde... D.İş sayı ile aynı iddialar ile benzer mahiyette ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş olup henüz karar verilmediği, davacı tarafından artık hak sahibi olmadığı ...markası ve 10 yıllık kullanım süresi dolmuş olan faydalı modele ilişkin talepleri ileri sürdüğü, dilekçesine eklemiş olduğu TPE sayfalarında dahi bu husus açıca ortada olduğu, ... markası 2007 tarihinde işlemden kalkmış, Faydalı model hakkı ise 2013 yılında sona erdiği, davacı talep hakkı olmadığını bildiği halde bu şekilde mahkemeden talep de bulunması kötü niyetli olduğu, davacının ... kayıtlı ...tescil nolu ...markası ilişkin talepleri de kötü niyetli olduğu, ... 1927 doğumlu olup ticari işletmesini müdürleri ve işçileri vasıtasıyla yürümektedir. Fiili olarak kendisi işin başında değildir, yılın büyük bir bölümü memleketinde yaşadığı, her ikisi de 1927 doğumlu olan ... ve ...1997 yıllarda adi ortaklık ile bu şap ve kan taşı işini yaptığı, ... markası da zaten ...ve ... isimlerinin ilk heceleri olduğu, daha sonra ... ticari işletmesi işin imalat ve ... Ticaret ise toptan satış şirketi olarak 2016 yılının sonuna kadar çalıştığı,...Ticaret ...90 yaşını geçtiği için şirket işlemlerinde zorluklar yaşandığından 2016 yıl sonu itibari ile bu şirket kapatıldığı, Kapatılan şirketin yerine ... (oğlu) ve ...(torunu) 2008 yılında yaşlarının ilerlemesi nedeniyle iki orlak işlerini ÇOCUKlAarI VE yeğenleri olan ... ve ... ye devrederek fiili olarak iş hayatından çekildiği, markanın gelişimi ve tanınmasında hiçbir katkıları olmadığı, ... 2008 yılında işletmesini devredip iş hayatından fiilen ayrıldığı,... markası, 2008 yılından bu yana davacı tarafından kullanılmadığı, ...nezdinde de 3 sınıf kozmetik ürünler adı altında sınıflandırıldığı, ancak Sağlık Bakanlığının 01.12.2010 tarih ve 082456 sayılı yazısı ile bu ürünün kozmetik ürün olmadığı ve bu kapsamda satılamayacağı ...Ticaret ... 'a bildirilmiştir. Kozmetik ürün olmadığı saptanan bir ürünün 3. Sınıfta halen yer alıyor olması hatalı bir işlem olduğu, bu bakımdan da marka tescili geçersiz olduğu, ürünler üzerindeki marka müvekkillerimizin tescilli markası olduğu, yeni kurulan ... Ticaret Adi ortaklığı ...'nin ortak olduğu bir şirket olup 12.04.2017 tarih ve 274 sayılı resmi marka bülteninde yayınlanan “...” markası bu marka olup davacının buna 2 aylık sürede bir itirazı olmadığı, taraflar arasında yapılan 14.07.2008 tarihli işletme devir sözleşmesinden doğan tüm yükümlülüklerini müvekkillerimiz yerine getirdiği, davacı her ne kadar kira bedellerini, peşin ödenmesi gereken 15.000-TL. yi alamadığını iddia etmekte ise de bu beyanları da kabul etmediği, zira tüm ödemeler yapılmış olup, bir kısım ödemeler PTT yolu ile davacıya yapılmış bir kısım ise yakın akrabalık ilişkisi ve davacının talebi sebebi ile elden ödendiği, aksi taktirde hiçbir. Alacağını alamadığını iddia eden davacının 2008 yılından bu yana geçen 9 sene içinde hiçbir talepte bulunmaması hayatın akışına ters olduğu, Yukarıda izah ettiğimiz sebeplerle davacının dayandığı marka, faydalı model hakları geçersiz olup, keza iddiaları aksine tüm ödemeler yapıldığından ve doğmuş bir kar payı alacağı da olmadığından haksız açılan davanın reddine masraf ve ücreti vekaletinde davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizce dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 21/09/2020 tarihli raporda özetle; "- Taraflarca ödeme belgesi ve ticari defterler sunulmadığı için mali bakımdan inceleme yapılamadığı, - Dosya kapsamı sözleşmede yazılı demirbaşların yapılan tespitler neticesinde dava tarihi itibari ile ikinci el piyasa rayiç değerlerinin 5.300 TL olarak hesaplandığı, Somut olayda hukuki sorunun, davalının 14.7.2008 tarihli İşyeri İşletme Sözleşmesinden doğan borçlarını ifa edip etmediği ve bu doğrultuda sözleşmenin sona erdirilmesinin mümkün olup olmadığı ve davacının taleplerinin yerindeliğinin belirlenmesinden ibaret olduğu, Taraflar arasındaki sözleşmenin, esasen bir ürün kirası sözleşmesi olduğu (TBK m. 357), Somut olayda da taraflar arasındaki sözleşmede, uyuşmazlığın çözümünü etkileyecek bir sona erme hükmü söz konusu olduğu, Taraflar arasındaki sözleşme, hukuken ürün kirası olarak nitelendiği için TBK'nin ürün kirasına ilişkin hükümlerinin uygulama alanı bulacağı, konut ve çatılı işyeri kiralarının sona ermesine ilişkin hükümlerin kiracı aleyhine değiştirilemeyeceği kuralının taraflar arasındaki sözleşmeye uygulanabilir olmadığı (TBK m.354), tarafların 14.7.2008 tarihli İşyeri İşletme Sözleşmesinde kararlaştırdıkları, “gününde ödenmeyen bir dönem veya kira müddeti içerisinde iki ay üst üste ödenmeyen aylık kiradan dolayı muacceliyet kesbedeceğinden kalan ve bir sonraki yıllık kira bedelinin tamamının ödeneceği kabul ve taahhüt edilmiş olup kiracılık hakları sona ereceğinden akdin feshi yoluna gidilmiş olur” şeklindeki hüküm ile TBK'de düzenlenen sona erme sebepleri dışında bir sona erme sebebinin geçerli olarak kararlaştırıldığı, Davacının, davalıların sözleşmede kararlaştırılan hiçbir yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürdüğü, davalılara teslim edilen tüm makine ve ekipmanların iadesini, bulunamamaları halinde bedellerinin verilmesini, fesih tarihine kadar kira alacaklarının yıllık kira artışı ile belirlenerek ödenmesini ve kar payı alacağı olarak isimlendirdiği bedelin ödenmesini talep ettiği, dosya kapsamında 24.4.2017'de yapılan feshe kadar, kiracının kira bedeli ve devir bedelini ödemesinin ihtar edilmesine ilişkin bir belgeye rastlanılamadığı, - Davalıların yükümlülüklerinin, 15.000 TL devir bedeli, aylık 2.000 TL kira bedeli ödenmesi olduğu ve sözleşmede kiralanana kiracı tarafından yapılan yatırımlarda kiraya verenin “4 50 pay (mülkiyet hakkı) sahibi olacağı belirtilmişse de (ki burada da taraflar hukuki işlemden doğan paylı mülkiyet ilişkisi kurmayı amaçlamışlardır) bu durumun ancak kalıcı yatırım yapılması halinde kiraya verene mülkiyet hakkı sağlayacağı için kiracılar açısından bir ödeme yükümlülüğünü ifade etmediği, - Taraflar arasındaki sözleşmeye göre, kira bedellerinin ödenip ödenmediği; ödenmedi ise hangi dönemlerin ödenmediği, buna göre yapılacak değerlendirmede taraflar arasındaki sürekli nitelikli borç ilişkisinin başlayıp başlamadığı, bu bağlamda davacının taleplerinin yerinde olup olmadığı hususlarının değerlendirilmesinin gerektiği, bu değerlendirmede mali verilere ihtiyaç duyulduğu, mali incelemede, bu hususlarda bir değerlendirme yapılamadığı için bir sonuca ulaşılamadığı," şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın tarafların itiraz ve beyanları kapsamında ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 05/04/2021 tarihli raporda özetle; "-Davacı tarafından talep edilen kira alacağı ana paranın 210.666,67 TL dava tarihi itibari ile faiz tutarının ise 69.890,83 TL olacağı, - Davacı tarafından talep edilen devir bedelini 15.000,00 TL olduğundan dava tarihi itibari ile faiz tutarının 23.292,95 TL olacağı, Hesaplanmıştır. -Diğer talepler yukarıda açıklandığı üzere hesaplama yapılamamıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın tarafların itiraz ve beyanları kapsamında ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 28/03/2022 tarihli raporda özetle; "-Sayın Mahkemenin 23.09.2021 tarihli ara kararına göre de taraflarca ticari defter ve kayıtlar sunulmamış olmakla beraber, dosya tarafımıza tevdi edilmekle ek rapor sonrası taraf itirazları değerlendirilmiş, dava konusu uyuşmazlığın tespit ve talep edilen hesaplamalara ait yeni belge ve bilgi sunulmadığından yeni bir sonuca varılamamıştır." şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkememizce dosyanın tarafların itiraz ve beyanları kapsamında ek rapor alınmak üzere yeniden bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 21/06/2023 tarihli ek raporda özetle; "-Sayın Mahkemenin ara kararına istinaden yapılan yerinde inceleme de davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının incelenmesinin mümkün olmadığı, -Taraf vekillerinin 28.03.2022 tarihli bir önceki bilirkişi raporuna ilişkin beyanları için yeni bir açıklama gerekmediği, -Sayın Mahkeme tarafından dosyaya Uyap üzerinden celp edilen T.C. İstanbul ... Fıkri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dava dosyasının huzurdaki davaya katkısının olmayacağı, -Son ek rapordan sonra başkaca yeni bir bilgi ve/veya delil sunulmadığından önceki rapor/raporlardan farklı bir sonuca ulaşılmadığı, " şeklinde görüş bildirilmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın taraflar arasında 14/07/2008 tarihli işyeri işletme sözleşmesi ile kiralanmasına ilişkin teslim edilen menkul ve alacaklarının iadesi ve tazminine ilişkin olduğu, davacının davalılardan sözleşmede kararlaştırılan hiçbir yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürdüğü, davalılara teslim edilen tüm makine ve ekipmanların iadesini, bulunmamaları halinde bedellerinin verilmesini, fesih tarihine kadar kira alacaklarının yıllık kira artışı ile belirlenerek ödenmesini ve kar payı alacağı olarak isimlendirdiği bedelin ödenmesini istediği, dosya kapsamında 24/04/2017 tarihinde yapılan feshe kadar kira bedeli ve devir bedelini ödemesinin ihtar edilmesine ilişkin hiçbir yazılı belge ve ihtarın olmadığı, sözleşmenin hukuken TDK 357'deki ürün kirasına ilişkin olduğu, davacı tarafça davalılara teslim edilen ancak davalılarca iade edildiği ispat edilemeyen makinelerin dava tarihi itibarıyla değerinin 5.300,00 TL olduğu, bu talebin kabul edildiği, yapılan bilirkişi incelemelerinde tarafların ticari defter ve belgelerinin incelemediğinin rapor edildiği, davacının makine bedeli dışındaki diğer taleplerinin incelemeye alınması amacıyla mali verinin(defter ve belgelerin) tespit edilememesi nedeniyle bu taleplerin reddedildiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile 5.300,00 TL makine bedellerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal fazi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, 2-Fazlaya ilişkin talebin reddine, 3-Alınması gerekli 362,04-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 256,17-TL harcın mahsubu ile geriye kalan eksik harcın davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 31,40-TL başvurma harcı ile yargılama aşamasında yapılan 2.383,4‬0-TL olmak üzere toplam 2.414,8‬0-TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 853,14-TL yargılama gideri ve peşin yatan harç gideri 256,17-TL'nin toplamı olan 1.109,31‬-TL yargılama giderinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, geriye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine, 6-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 5.300,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davalılar kendilerini aynı vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 9.700‬,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, Dair, miktar itibariyle yasa yolu kapalı kesin olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/04/2025 Katip ... Hakim ...

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/32, K. 2025/274, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-32-e-2025-274-k-b4f0d22d2086