İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/486 E. 2023/303 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/486
Karar No
2023/303
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2018/486 Esas KARAR NO:2023/303 DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :31/05/2018 KARAR TARİHİ:10/04/2023 BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/06/2018 KARAR TARİHİ:10/12/2018 BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA : Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/06/2018 KARAR TARİHİ:04/12/2018 BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :03/07/2018 KARAR TARİHİ:04/12/2018 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/07/2018 KARAR TARİHİ:23/10/2018 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/06/2018 KARAR TARİHİ:22/11/2018 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :02/07/2018 KARAR TARİHİ:02/04/2019 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:02/07/2018 KARAR TARİHİ:15/09/2020 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Tazminat DAVA TARİHİ :22/06/2018 KARAR TARİHİ:04/02/2019 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :19/06/2018 KARAR TARİHİ:28/05/2019 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :21/06/2018 KARAR TARİHİ:29/01/2019 BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi (Depo Edilmesi İstemli), Banka Teminat Mektubunun Hükümsüzlüğünün Tespiti DAVA TARİHİ :03/05/2019 KARAR TARİHİ:23/09/2019 BİRLEŞEN ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi (Depo Edilmesi İstemli) DAVA TARİHİ :03/05/2019 KARAR TARİHİ:01/09/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin enerji ve özellikle elektrik üretimi-dağıtımı alanında Türkiye çapında faailiyet gösteren, üretim kapasitesi 2 GW ve sayısı 30'a varan HES (Hidro Elektrik Santrali) ve diğer elektrik üretim santrallerini, alt istasyonlarını (şalt sahalarını) ve tüm sistem gereklerini (mekanik, elektronik, personel, bakım, tamir vb) sağlayarak işletme olduğunu, bu kapsamda, müvekkili şirketin davalı şirkete ait ... Hidro Elektrik Santrali'ni yirmidokuz (29) ay süresince aylık 104.200,00TL bedelle işletmesi için, tamamı davalı şirket tarafından hazırlanan sözleşmenin 07/07/2017 tarihinde taraflarca imzalandığı, imzalanan bu sözleşmenin, 4. maddesi gereği olarak da 01/08/2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini, ayrıca belirlenen aylık ödeme bedelinin her yıl Ocak ayında (2018 Ocak hariç olmak üzere 2019 Ocak ve 2020 Ocak aylarında) açıklanan yıllık (TEFE+TÜFE/2) oranında arttırılacağı da sözleşmenin eki ve devamı olan "İşletme ve Bakım Hizmetleri, İdari ve Ticari Şartname"nin (EK-3) 3.1.2.a maddesinde açıkça hükme bağlandığını, müvekkili şirketin, sözleşme şartları dahilinde kendisinden talep edilen alt yapıyı hazırladığını, bu anlamda personel alımını gerçekleştirerek, yine sözleşme gereği personelin tabi tutulacağı eğitimleri tamamlattığını, işletme ve bakım ile ilgili gereken tüm araç gereç alet edevat ve teçhizatları da satın alarak temin ettiğini, böylece gereken tüm hazırlıkları tamamlayan müvekkili şirketin davalıya ait ... HES'i işletmeye başladığını, devam eden sekiz (8) aylık süre boyunca da taraflar edimlerini karşılıklı olarak yerine getirmişler, bu anlamda müvekkil şirket davalıya ait ... HES'i sözleşmeye uygun olarak işletmiş ve davalı şirkette sözleşme gereği ödemesi gereken miktarları herhangi bir çekince ileri sürmeksizin müvekkili şirkete ödediğini, ancak, karşılıklı edimlerin sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmesine ve aradan geçen sekiz aylık süre içerisinde hiç bir olumsuz gelişme de olmamasına karşın, davalı şirketin, ... 10.Noterliği'nin 16/03/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh ettiğini müvekkili şirkete bildirdiğini, davalı şirket, ihtarnamesinde fesih nedeni olarak; kendi yönetiminde görev almış önceki şirket yetkililerini kast ederek "basiretli bir tacir gibi davranmak yükümlülüğüne aykırı davrandıklarını, attıkları imzaların sözleşmelerin geçerliliği için yeterli olmadığı ve yetki aşımında bulunduklarını" göstermiştir. Başka bir anlatımla davalı şirket, önceki yöneticilerini adeta yetki tecavüzü ile itham ederek, sözleşme dışında ve kendisinden kaynaklı bir nedenden dolayı sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini açıkladığını, bunun üzerine taraflarınca ... 1.Noterliğinin 23/03/2018 tarihli ve ... keşide tarihli cevabi ihtarnamesi keşide edilerek "gösterilen fesih nedeninin, davacı müvekkil şirketten kaynaklı olmadığı, aksine bizzat davalı şirketin açıklamalarından anlaşıldığı üzere davalının kendi sorumluluğu ve kusuruna dayalı bir nedenin fesih gerekçesi yapıldığı, gösterilen gerekçenin açıkça hakkın kötüye kullanılması olduğu, ayrıca ihtarnameyi davalının vekili olarak keşide eden kişinin de 'fesih yetkisi'nin olup-olmadığının da anlaşılamadığı, fesih nedenlerini kabul etmeyerek tarafımızca sözleşmeyi ifaya devam edileceği” davalıya bildirildiğini, ancak yapmış oldukları itirazlara davalı tarafça herhangi bir cevap/açıklama getirilmemiş, aksine 01/04/2018 tarihi itibarıyla dava konusu HES'i bizzat davalının işletmeye başlayacağı müvekkil şirkete bildirildiğini, sonuçta, taraflar arasında yapılan görüşmeler olumlu bir sonuç vermemiş, dava konusu HES'in işletmesi 01/04/2018 tarihinde davalı şirket tarafından alınarak müvekkil şirketin sözleşmeyi ifa imkanı da bu tarih itibarıyla kalmadığını, davalının, sözleşmeyi imzalamasını takiben sekiz ay boyunca ve hiçbir itiraz da ileri sürmeden, tüm edimlerini (ödemelerini) tam olarak yerine getirmesine karşın, bırakın basiretli bir taciri sıradan bir kişiden dahi beklenmeyecek şekilde 'önceki yönetimi'ni kusurlu göstermek suretiyle, kullanmakta hiçbir yararı olmadığı halde "sözleşmede biçim eksikliği olduğu" gerekçesiyle tek taraflı fesih hakkını kullanması, dürüstlük kurallarına aykırılığın ve hakkın kötüye kullanılmasının çok açık bir tezahürü olduğunu, yukarıdaki açıklamalarımızın, ilgili yasal düzenlemeler ve yerleşik Yargıtay kararları ile birlikte değerlendirilmesi neticesinde “davalı tarafın sözleşmeyi haksız ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak feshettiği, edimlerini yerine getirmediği ve temerrüde düştüğü, davacı müvekkil şirketin ediminin ifasını da imkansız hale getirdiği" tartışmasız olduğunu belirterek davacı müvekkili şirketin, sözleşmede belirlenen artış oranlarıyla birlikte hesap edilecek kar mahrumiyetinin şimdilik 1.101.871,47 TL'sinin 01/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı geçersiz sözleşmeye dayalı olarak gelir kaybı olduğu gerekçesi ile, dava açmış bulunduğunu, davacının davasına dayanak yapmış olduğu sözleşme geçersiz olduğunu, zira, müvekkili şirketin temsil ve ilzamına ilişkin yetki esaslarına uygun olarak imzalanmadığını, davacının dava açma koşulları oluşmadan, davayı açmış olması sebebiyle davanın işin esasına girilmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirkete, Fon Kurulu’nun 22.09.2016 tarihli ve 2016/207 sayılı ve 22.11.2016 tarihli ve 2016/... sayılı kararlarıyla, ... 2.Ağır Ceza Mahkemesi’nin ... E.sayılı dosyasından verdiği 05.09.2016 tarihli ve 10.10.2016 tarihli ara kararlarla,Yönetimi Fona aktarılan ve Fonun da şirket Yönetimini, muhtelif dönemlerde yapmış olduğu kayyım atamaları ile gerçekleştirdiği şirketlerden olduğunu, bu nedenle, şirket Yönetim Kurulu üyesi olarak atanan kayyımların, Fon tarafından atanmakta (Fon’un bağlı bulunduğu bu kapsamdaki yetkileri kullanmakla yetkili ve sorumlu bulunmakta olduklarını, bu nedenle, davanın genel değerlendirmesinin, bu esaslara göre yapılması yasal zorunluluk olduğunu, bir şirketin temsilcilerinin ancak, şirket organlarının kendisine vermiş olduğu yetkileri kullanabileceklerini, şirket organları tarafından verilen yetkilerin tescil ve ilanı halinde, yetkiler ve yetkiye ilişkin sınırlamalar 3.kişileri de bağlayacağını, davacı vekilinin dava dilekçesinde, sözleşmelerin belirli bir süre uygulandığı ve sözleşme bedellerinin ödendiği yönündeki beyanlarının da (Kaldı ki, bu beyan davacının da sözleşmelerin davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmayanlar tarafından imzalandığı ve bu nedenle geçersiz olduğu bilgisine sahip olduklarını göstermektedir) yasal dayanaktan yoksun olduğunu, davacı ile yapılmış gözüken sözleşmelerin geçersiz olduğu hususunun, davacıya ... 10. Noterliğinin 16.03.2018 tarihli ve ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile bildirildiği, ihtarname gereğince yasal bir temeli olmaksızın davacının HES’lerdeki mevcudiyeti sona erdirilerek, işletme ve yönetim müvekkili şirket tarafından yürütülür hale getirildiğini, davacının davasına dayanak yaptığı sözleşmenin geçersizliği ve yetkisiz olarak imzalandığı, bu hususu davacının da bildiği, geçersiz sözleşmelerin tetkiki ile de kolayca tespit edilebileceğini belirterek haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin enerji ve özellikle elektrik üretimi - dağıtımı alanında faaliyet gösteren, üretim kapasitesi 2 GW ve sayısı 30'a varan HES ve diğer elektrik üretim santrallerini, alt istasyonlarını, ve tüm sistem gereklerini sağlayarak işlettiklerini, bu kapsamda müvekkili şirketin davalı şirkete ait ... Hidro Elektrik Santrali'ni 29 ay süresince ve fiyat teklifi gereği 104.200,00 TL bedelle işletmesi için tamamı davalı şirket tarafından hazırlanan sözleşmenin 07.07.2017 tarihinde taraflarca imzalandığını, sözleşmenin 4. Maddesi gereği olarak da 01.08.2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini, belirlenen aylık ödeme bedelinin her yıl Ocak ayında(2018 yılı Ocak ayı hariç) yıllık (TÜFE+TÜFE/2) oranında artılacağının hükme bağlandığını, müvekkili şirketin kendisinden talep edilen alt yapıyı hazırladığını, personel alımını gerçekleştirdiğini, personelin tabi tutulacağı eğitimi tamamlattığını, işletme ve bakım ile ilgili gereken tüm araç gereç alet edevat ve teçhizatları da satın alarak temin ettiğini, tüm hazırlıkları tamamlayarak müvekkili şirketin davalıya ait ilgili HES'i işletmeye başladığını, tarafların 8 aylık süre boyunca karşılıklı edimlerini yerine getirdiklerini, tarafların karşılıklı edimlerini yerine getirmesine ve hiç bir olumsuz gelişme olmamasına karşın davalı şirketin ... 10. Noterliğinin 16.03.2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh ettiğini müvekkili şirkete bildirdiğini, bunun üzerine müvekkili tarafından ... 1. Noterliğininin 23.03.2018 tarihli ve ... keşide tarihli cevap ihtarnamesinin keşide edilerek sözleşmeyi ifaya devam edileceğinin bildirildiğini, davalı tarafça hiç bir cevap verilmediğini, sözleşmeyi ifa imkanı kalmadığını, sözleşmeden doğan borcun ifa edilmemesinden dolayı mahrum kalınan aylık 55.363,72 TL'nin geriye kalan 21 aylık sözleşme süresi nazara alınarak hesaplanan 1.162.638,12 TL'nin davalıdan tahsilini talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle; sözleşmede belirlenen artış oranıyla birlikte hesap edilecek kar mahrumiyetinin şimdilik 1.162.638, 12 TL'sinin 01/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının davasına dayanak yapmış olduğu sözleşmenin geçersiz olduğunu, davalı müvekkili şirketin temsil ve ilzamına ilişkin yetki esaslarına uygun olarak imzalanmadığını, davacının dava açma koşullarının oluşmadan davayı açmış olması sebebiyle davanın işin esasına girilmeksizin reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından açılan davalarda tebliğ edilen dava dilekçelerine göre ilk açılan davanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/486 E. Sayılı dava dosyası olduğundan bu davanın söz konusu dava dosyası ile birleştirilmesi gerektiğini, sözleşmenin müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, davacının davasına dayanak yaptığı sözleşmenin geçersizliği ve yetkisiz olarak imzalandığını, bu hususu davacının da bildiğini, geçersiz sözleşmelerin tetkiki ile de kolayca tespit edilebileceğini, davacının sözleşmede yazılı olan yükümleri yerine getirmediğini, davacının geçersiz sözleşmeye göre 40 personele EKAT(Yüksek Gerilim Altında Çalışma Belgesi) Belgesi, 9 personele kaynakçı sertifikası,30 personele çeşitli eğitimler, tüm personele ilk yardım eğitimi aldırarak, sertifikaya bağlatması gerekmesine karşın, bu eğitimlerin tamamını vermediğini, fiili bir durum yaratarak haksız kazanç elde etme amacıyla hareket ettiğini, açıklanan nedenlerle; haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın REDDİNE, davanın Mahkemenizin 2018/486 E. sayılı dava dosyası ile BİRLEŞTİRİLMESİNE,davacı tarafından fiili işletme döneminde yapılan ve vekaletsiz iş görme hükümlerine göre lüzumlu ve faydalı harcamalar tutarının üzerinde kalan fazla ödeme tutarlarının geri iadesinin talep edilmesi ve sözleşmelerin yapılış sürecindeki hukuka aykırılıklar sebebiyle, hukuki ve cezai başvuruda bulunma haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ait ... Santrali'ni 29 ay süre ile müvekkilinin aylık 104.200,00 TL bedelle işletmesine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği 01/08/2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu sözleşme hükümlerince 2019 Ocak ve 2020 Ocak ödeme bedellerinin yıllık TEFE+TÜFE/2 oranında arttırılacağına karar verildiğini, ilk 8 ay boyunca müvekkilinin HES'i işlettiğini davalıya yapacağı ödemeleri aksatmadan ödediğini, herhangi bir sürtüşme veya edim yerine getirme olmamasına rağmen davalının ihtarname yollayarak sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, 01/04/2018 tarihinde davalı tarafından HES'in işletmesinin alınması ile de müvekkilinin sözleşmeyi ifa etmesinin imkanı kalmadığını, kalan 21 aylık işletme süresi elinden alındığından müvekkilinin sözleşmede belirtilen artış oranları da hesaplanmak sureti ile ortaya çıkacak kar mahrumiyetinin 01/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete kayyum atandığını davanın genel değerlendirmesinin de bu durum göz önünde bulundurularak değerlendirilmesinin gerektiğini, yine bu durumda davacı ile müvekkili şirketin yaptığı sözleşmenin geçersiz kalacağını, davanın reddine karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise yine aynı mahkemenin 2018/486 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN MAHKEMEMİZİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirkete ait ... ... ... Elektrik Santrali'ni 29 ay süre ile müvekkilinin aylık 238.200,00 TL bedelle işletmesine ilişkin sözleşme imzalandığını, sözleşmenin 07/07/2017 tarihinde imzalandığı ve 01/08/2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu sözleşme hükümlerince aylık ödeme bedellerinin her yıl Ocak ayında (2018 Ocak hariç olmak üzere) 2019 Ocak ve 2020 Ocak ödeme bedellerinin yıllık TEFE+TÜFE/2 oranında arttırılacağına karar verildiğini, ilk 8 ay boyunca müvekkilinin HES'i işlettiğini davalıya yapacağı ödemeleri aksatmadan ödediğini, herhangi bir olumsuz gelişme olmamasına rağmen davalının ... 10. Noterliğinin 16/03/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname yollayarak sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini, taraflarınca .... 1. Noterliğinin 23/03/2018 tarih ve ... keşide tarihli cevabi ihtarnamesi ile davalının fesih nedenlerini kabul etmeyerek taraflarınca sözleşmeyi ifaya devam edeceklerini bildirdiklerini, 01/04/2018 tarihinde davalı tarafından HES'in işletmesinin alınması ile de müvekkilinin sözleşmeyi ifa etmesinin imkanı kalmadığını, kalan 21 aylık işletme süresi elinden alındığından müvekkilinin sözleşmede belirtilen artış oranları da hesaplanmak sureti ile ortaya çıkacak kar mahrumiyetinin 01/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yapılan yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının geçersiz sözleşmeye dayalı olarak gelir kaybı olduğu gerekçesi ile dava açtığını, davacının davasına dayanak yaptığı sözleşmenin geçersiz olduğunu, sözleşmenin müvekkili şirketin temsil ve ilzamına ilişkin yetki esaslarına uygun olarak imzalanmadığını, müvekkili şirket ve aynı gruba bağlı ... ... A.Ş.'ye ait 11 adet HES'in işletmesiyle ilgili davacı şirketle müvekkili şirket arasında sözleşme imzalandığını, sözleşmelerin bilinçli ve kötü niyetli olarak ayrı ayrı imzalanmış gibi gözükse de esasen tek bir sözleşme olduğunu, uygulama sürecinde de tek sözleşme olarak uygulandığını, HMK 166 hükmü gereğince aralarındaki bağlantı sebebiyle mahkememizin 2018/486 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden reddine, davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın esastan reddine, HMK 166 madde gereğince davanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/486 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, enerji ve özellikle elektrik üretimi-dağıtımı alanında Türkiye çapında faailiyet gösteren, üretim kapasitesi 2 GW ve sayısı 30'a varan HES (Hidro Elektrik Santrali) ve diğer elektrik üretim santrallerini, alt istasyonlarını (şalt sahalarını) ve tüm sistem gereklerini (mekanik, elektronik, personel, bakım, tamir vb) sağlayarak işlettiğini, müvekkili şirketin davalı şirkete ait "... Hidro Elektrik Santrali'ni yirmidokuz (29) ay süresince 'Fiyat Teklifi' gereği aylık 282.800,00TL bedelle işletmesi" için, tamamı davalı şirket tarafından hazırlanan sözleşmenin 07/07/2017 tarihinde taraflarca imzalandığını, imzalanan bu sözleşmenin 4. maddesi gereği olarak da 01/08/2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini, ayrıca belirlenen aylık ödeme bedelinin her yıl Ocak ayında (2018 Ocak hariç olmak üzere 2019 Ocak ve 2020 Ocak aylarında) açıklanan yıllık (TEFE+TÜFE/2) oranında arttırılacağı da sözleşmenin eki ve devamı olan "İşletme ve Bakım Hizmetleri, İdari ve Ticari Şartname"de açıkça hükme bağlandığını, karşılıklı edimlerin sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmesine ve aradan geçen sekiz aylık süre içerisinde hiç bir olumsuz gelişme de olmamasına karşın, davalı şirketin ... 10.Noterliği'nin 16/03/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh ettiğini müvekkili şirkete bildirdiğini, müvekkil şirketin, sözleşmede belirlenen artış oranlarıyla birlikte hesap edilecek yirmi bir (21) aylık 3.504.105,99.-TL kar mahrumiyetinin şimdilik 30.000,00 TL'sinin 01/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ve aynı gruba bağlı ... A.Ş.’ne ait 11 adet HES (Hidro Elektrik Santral)’in işletmesiyle ilgili, davacı şirketle müvekkil şirket arasında (davalı müvekkil şirketin temsil ve ilzamı esaslarına göre geçersiz)sözleşme imzalandığını, sözleşmeler bilinçli ve kötü niyetli olarak, ayrı ayrı imzalanmış gibi (11 adet sözleşme şeklinde) gözükse de, esasen tek sözleşme olduğunu ve uygulama sürecinde de, tek sözleşme olarak uygulandığını, HMK.m.166 hükmü gereğince, aralarındaki bağlantı sebebiyle birleştirilmesine karar verilmesi gerekmektiğini, davacı tarafından açılan davalarda, tebliğ edilen dava dilekçelerine göre ilk açılan davanın İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/486 E.sayılı dava dosyası olduğundan, bu davanın söz konusu dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin enerji ve özellikle elektrik üretimi-dağıtımı alanında Türkiye çapında faaliyet gösteren, üretim kapasitesi 2 GW ve sayısı 30'a varan Hes (Hidro Elektrik Santrali) ve diğer elektrik üretim santrallerini, alt istasyonlarını ve tüm sistemlerini sağlayarak işlettiğini, bu kapsamda müvekkili şirketin davalı şirkete ait "... Hidro Elektrik Santarali'ni 29 aylığına işletmesi konusunda anlaşmaya varılmış olduğunu, müvekkili şirketin sözleşme şartları dahilinde kendisinden talep edilen alt yapıları hazırladığını, bu anlamda personel alımı gerçekleştirerek, personelin tabi tutulacağı eğitimleri tamamlatıp, işletme ve bakım ile ilgili gereken tüm araç gereç alet edevat ve teçhizatları da satın alarak temin ettiğini, böylece gereken tüm hazırlıkları tamamlayan müvekkili şirketin davalıya ait ... HES'i işletmeye başlattığını, sözleşme gereği edimlerin 8 aylık sürede tarafların edimlerini karşılıklı olarak yerine getirmesi ile devam ettiğini, ancak buna karşılık geçen 8 aylık süre içinde herhangi bir olumsuz gelişme olmamasına rağmen davalı şirketin müvekkili şirkete göndermiş olduğu ihtarname ile taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh ettiğini bildirdiğini, müvekkili şirketin de davalı tarafa yapmış olduğu ihtarname ile fesih nedenlerini kabul etmeyerek müvekkili tarafından sözleşmenin ifasına devam edileceğinin bildirildiğini, ancak davalı tarafın fesh ısrarı sebebiyle sözleşme gereği işlerin ifasının gerçekleştirilemediğini ve müvekkilinin yarım kalan sözleşmeden dolayı oluşan kar mahrumiyeti nedeniyle zarara uğratıldığını beyan ile, müvekkili şirketin sözleşmede belirlenen artış oranlarıyla birlikte hesap edilecek kar mahrumiyetinin şimdilik 1.291.302,39 TL'sinin 01/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesi ile, davalının davasına dayanak yapmış olduğu sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkili şirketin temsil ve ilzamına ilişkin yetki esaslarına uygun olarak imzalamadığını, davacı tarafın sözleşmenin ilgili maddesi kapsamında öncelikle uzlaşma girişiminde bulunması ve bu görüşmelerin 15 gün içinde netice alınmaması halinde dava açma cihetine gitmesi gerektiğini, bu açıdan davacının dava açma koşulları oluşmadan davayı açmış olduğunu, müvekkili şirkete ve aynı gruba bağlı ... A.Ş.'ne ait 11 adet HES (Hidro Elektrik Santral)'in işletmesiyle ilgili davacı şirketle müvekkili şirket arasında (davalı müvekkili şirketin temsil ve ilzamı esaslarına göre geçersiz bir sözleşmenin imzalandığını, sözleşmelerin bilinçli ve kötü niyetli olarak ayrı ayrı imzalanmış gibi gözükse de, esasen tem sözleşme ve uygulama süresinde de tek sözleşme olarak uygulandığını, HMK.'nun 166. Hükmü gereğince "aralarındaki bağlantı sebebiyle birleştirilmesine karar verilmesi gerekmektedir." hükmünün mevcut olduğunu, davacı tarafından açılan davalarda, tebliğ edilen dava dilekçelerine göre ilk açılan davanın İstanbul 12. Asliye Tİcaret mahkemesinin 2018/486 E. Sayılı dosyası olduğundan, öncelikle bu davanın söz konusu dava dosyası ile birleştirilmesine ve akebinde müvekkili aleyhinde açılan davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin enerji ve özellikle elektrik üretimi-dağıtımı alanında Türkiye çapında faaliyet gösteren, üretim kapasitesi 2 GW ve sayısı 30'a varan HES ve diğer elektrik üretim santrallerini, alt istasyonlarını ev tüm sistem gereklerini sağlayarak işleten bir şirket olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirketin davalı şirkete ait ... Hidro Elektrik Santrali'ni 29 ay süresince ve fiyat teklifi gereği aylık 387.000,00 TL bedelle işletmesi için tamamı davalı şirket tarafından hazırlanan sözleşmenin 07/07/2017 tarihinde taraflarca imzalandığını ve imzalanan bu sözleşmenin 01/08/2017 tarihinde yürürlüğe girdiğini, müvekkili şirketin sözleşme şartları dahilinde kendisinden talep edilen alt yapıyı hazırladığını, bu anlamda personel alımını gerçekleştirerek yine sözleşme gereği personelin tabi tutulacağı eğitimleri tamamlatarak işletme ve bakım ile ilgili gereken tüm araç gereç alet edevat ve teçhizatları da satın alarak temin ettiğini, böylece gereken tüm hazırlıkları tamamlayarak davalıya ait ilgili HES'i işletmeye başlattığını, devam eden süreçte davalının sözleşme gereği ödemesi gereken 8 aylık gerekli ödemesini gerçekleştirdiğini, ancak karışılıklı edimlerin sözleşmeye uygun olarak yerine getirilmesine ve aradan geçen 8 aylık sürede içerisinde hiç bir olumsuz gelişme de olmamasına karşın, davalı şirketin ... 10. Noterliği'nin 16/03/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih ederek bu durumu müvekkiline bildirdiğini, müvekkili şirketinde karşı ihtarname ile davalı tarafça sözleşmenin feshedilmesinin kabul edilmediğinin bildirildiğini, bu nedenle müvekkili şirketin büyük zararlara uğradığını ve bunun sorumlusunun da taraflar arasında akdedilen sözleşmeyi haksız bir şekilde fesheden davalıdan kaynaklandığını beyan ederek, uğranılan diğer zararların yanında sözleşmeden doğan borcun aylık 241.067,02 TL'nin, geriye kalan 21 aylık sözleşme süresi nazara alınarak hesaplanan 5.062.407,42 TL'nin şimdilik 30.000,00 TL'sinin 01/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasına dayanak olarak yapmış olduğu sözleşmenin geçersiz olduğunu, müvekkili şirketin temsil ev ilzamına ilişkin yetki esaslarına uygun olarak imzalandığını, ancak bir an için sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilse dahi sözleşmenin 24. "İhtilafların Halledilmesi" hükmü gereğince davacının öncelikle uzlaşma girişiminde bulunması ve bu görüşmelerden 15 gün içinde netice alınmaması halinde dava açma cihetine gitmesi gerektiğini, davacının dava açma koşullarının oluşmadan davayı açmasının usulsüz olduğunu bu nedenle davanın reddi gerektiği ve ayrıca müvekkili şirkete ve aynı gruba bağlı ... A.Ş.'ne ait 11 adet HES işletmesiyle ilgili, davacı şirketle müvekkili şirket arasında sözleşmenin akdedildiğini, sözleşmelerin bilinçli ve kötü niyetli olarak, ayrı ayrı imzalanmış gibi gözüktüğünü, ancak bu sözleşmelerin tek bir sözleşme olduğunu ve uygulama sürecinde de tek sözleşme olarak uygulandığını, davacının bu sözleşmeler kapsamında ilk olarak İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/486 esas sayılı dava dosyası üzerinden müvekkili şirket aleyhinde bu sözleşmelere dayanak olarak dava açtığını ve HMK'nun ilgili hükümleri gereğince bu davanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/486 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin elektrik üretim-dağıtım alanında faaliyet gösterdiğini, davalıya ait ... ... Santralinin 29 ay süresince 238.200,00 TL bedelle işletilmesi için taraflar arasında imzalanan sözleşme ile kiralandığını, müvekkilinin sözleşme gereği tüm edimlerine yerine getirdiğini, 8 ay süre ile herhangi bir sıkıntı olmadan santralin işletildiğini, ancak davalı yanın tek taraflı olarak sözleşmeyi feshettiğini müvekkili şirkete bildirildiğini, davalı şirketin önceki yöneticilerini yetki tecavüzü ile itham ederek kendisinden kaynaklı bu nedenden dolayı sözleşmeyi tek taraflı feshettiğini müvekkiline bildirdiğini, bu nedenle müvekkilinin kusurundan kaynaklanmayan feshin kabul edilemeyeceği, sözleşmenin ifasına devam edileceği yönünde ihtara cevap verildiğini, davalı tarafından cevap verilmediğini, aksine 01/04/2018 tarihi itibariyle dava konusu HES'i bizzat davalı şirketin işletmeye başlayacağının bildirildiğini, sözleşmenin ifa durumunun kalmadığını, haksız şekilde feshedilen sözleşme nedeniyle mahrum kalınan aylık 137.300,47 TL'nin, geriye kalan 21 aylık sözleşme süresi nazara alınarak hesaplanan 2.883.309,87 TL'nin şimdilik 30.000,00 TL'lik kısmının 01/04/2018 tarihi itibariyle işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu sözleşmenin müvekkil şirketin temsil ve ilzamına ilişkin yetki esaslarına uygun olarak imzalandığını, sözleşme gereği davacının öncelikle uzlaşma girişiminde bulunması gerektiğini, davacı ile geçersiz olarak 11 adet ayrı ayrı sözleşme imzalandığını, bu sözleşmelerin içerik olarak aynı olduğunu, bu nedenle tek bir sözleşme olarak kabul edilmesi gerektiğini, ilk davanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığını, mahkememiz dosyasının bu dosya ile birleştirilmesi gerektiğini, dava değerinin belli olması nedeniyle harcın tamamlatılması gerektiğini, müvekkili şirketin Fon Kurulunun 22/09/2016 tarihli ve 2016/... sayılı ve 22/11/2016 tarihli ve ... sayılı kararıyla, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyasından verdiği 05/09/2016 tarihli ve 10/10/2016 tarihli ara kararla, yönetim fona aktarılan ve fonun da şirket yönetimi, muhtelif dönemlerde yapmış olduğu kayyım atamaları ile gerçekleştirdiği şirketlerden olduğu, bu nedenle şirket yönetim kurulu üyesi olarak atanan kayyımların, fon tarafından atanmakta (fonun bağlı bulunduğu Başbakan Yardımcısı) ve bu kapsamdaki yetkileri kullanmakta yetkili ve sorumlu bulunduğunu, davanın genel değerlendirmesinin bu esaslara göre yapılması yasal zorunluluk olduğunu, dava konusu sözleşmeyi imzalayan kişilerin yetkisinin bulunmadığını, davanın reddini, aksi halde davanın İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/486 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN ...1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin enerji ve özellikle elektrik üretimi-dağıtımı alanında Türkiye çapında faailiyet gösteren, üretim kapasitesi 2 GW ve sayısı 30'a varan HES ve diğer elektrik üretim santrallerini, alt istasyonlarını ve tüm sistem gereklerini sağlayarak işletmekte olduğunu, müvekkili şirketin davalı şirkete ait ... Hidro Elektrik Santrali'ni yirmidokuz ay süresince aylık 163.700,00.-TL bedelle işletmesi için, tamamı davalı şirket tarafından hazırlanan sözleşmenin 07/07/2017 tarihinde taraflarca imzalanmış olduğunu, imzalanan bu sözleşmenin 4. maddesi gereği olarak da 01/08/2017 tarihinde yürürlüğe girmiş olduğunu, tüm hazırlıkları tamamlayan müvekkili şirketin davalıya ait HES 'i işletmeye başladığını, davalının sözleşme gereği ödemesi gereken miktarları herhangi bir çekince ileri sürmeksizin ödemediklerini, aradan geçen 8 aylık süreye rağmen tek taraflı olarak sözleşmenin fesh edildiğinin bildirilmiş olduğunu, müvekkilinin itiraz ettiğini davalıya bildirdiğini, davalı tarafın sözleşmeyi haksız ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak feshettiğini, edimlerini yerine getirmediğini ve temerrüde düştüğühü, müvekkili şirketin ediminin ifasını da imkansız hale getirdiğini belirterek, sözleşmede belirlenen artış oranlarıyla birlikte hesap edilecek yirmi bir (21) aylık kar mahrumiyetinin şimdilik 30.000.-TL'sinin 01/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının geçersiz sözleşmeye dayalı olarak gelir kaybı olduğu gerekçesiyle dava açmış bulunduklarını, sözleşmenin geçersiz olduğunu, dava açılma koşulları oluşmadan davayı açmış olmasından dolayı davanın esasına girmeksizin reddine karar verilmesini, ilk açılan davanın İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/486 esas sayılı dosyası olduğundan, bu dava ile birleştirilmesi gerektiğini belirterek, cevap dilekçesindeki beyanları uyarınca davanın reddine ve İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/486 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, davacı tarafından fiili işletme döneminde yapılan ve vekaletsiz iş görme hükümlerine göre lüzumlu ve faydalı harcamalar tutarının üzerinde kalan fazla ödeme tutarlarının geri iadesinin talep edilmesi ve sözleşmelerin yapılış sürecindeki hukuka aykırılıklar sebebiyle, hukuki ve cezai başvuruda bulunma haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN .../... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin enerji, elektrik üretimi-dağıtımı alanında Türkiye çapında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, bu kapsamda davalı şirkete ait "... Hidro Elektrik Santrali'ni 29 ay süresince 104.200,00-Tl bedelle işletilmesi" davalı şirket tarafından hazırlanan 07.07.2017 tarihli sözleşme imzalandığını, aylık ödeme bedelinin her yıl ocak ayında Tefe Tüfe / 2 oranında artırılacağının kararlaştırıldığını, bu sözleşme kapsamında personel alınmış eğitimleri tamamlanarak tüm işlemler tamamlanmasından sonra ... HES işletmeye başlandığını, 8 ay boyunca taraflar sözleşme hükümlerini aynen yerine getirdiklerini, ancak hiç bir olumsuz koşul olmamasına rağmen 8 ay sonra davalı ... 10. Noterliğinde çektiği ihtarname ile sözleşmeyi fesh ettiğini açıkladığını, davalının sözleşmeyi haksız ve dürüstlük kurallarına aykırı olarak fesh ettiğinden uğranılan diğer zararların yanında aylık 72.881,03-TL nin geriye kalan 21 aylık dönem için 1.530.501,63-Tl nin yıllık artış oranlarıda dikkate alınarak fazlaya ilişkin talepler saklı kalmak koşulu ile şimdilik 30.000.-Tl sinin 01.04.2018 tarihinden itibaren temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı davasını 1.530.501,63-TL üzerinden açmış olup bu miktar üzerinde harç hesaplanarak tahsil edildikten sonra davaya devam etmesi gerektiğini, ayrıca ... ... Tic. A.Ş. nin ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında verilen ara karar ile kayyım atandığını, davacının 675 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamında el konulan şirketler olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte ise dosyanın tarafları ve konusu aynı olan İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/486 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin davalı şirkete ait "... Hidro Elektrik Santrali'ni yirmidokuz (29) ay süresince aylık 104.200,00.-TL bedelle işletmesi" için, tamamı Davalı Şirket tarafından hazırlanan sözleşmenin 07/07/2017 tarihinde taraflarca imzalandığı, imzalanan sözleşmenin 01/08/2017 tarihinde yürürlüğe girdiği, Müvekkili Şirketin sözleşme şartları dahilinde kendisinden talep edilen alt yapıyı hazırladığı, personel alımını gerçekleştirdiği, personelin tabi tutulacağı eğitimleri tamamlattığı, işletme ve bakım ile ilgili gereken tüm araç gereç alet edevat ve teçhizatları da satın alarak temin ettiği, hazırlıkları tamamlayan Müvekkili Şirketin Davalıya ait ilgili HES'i işletmeye başladığı, devam eden sekiz (8) aylık süre boyunca da tarafların edimlerini karşılıklı olarak yerine getirdiği, ancak Davalı Şirketin ... 10.Noterliği'nin 16/03/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ile taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi tek taraflı olarak fesh ettiği belirtilerek, Davacı Müvekkili Şirketin sözleşmede belirlenen artış oranlarıyla birlikte hesap edilecek 21 (yirmi bir) kar mahrumiyetinin şimdilik 30.000.TL'sının 01/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte Davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Geçersiz sözleşmeye dayalı olarak gelir kaybı olduğu gerekçesi ile dava açıldığı, davaya dayanak yapılan sözleşmenin geçersiz olduğu, zira Müvekkili Şirketin temsil ve ilzamına ilişkin yetki esaslarına uygun olarak imzalanmadığı, bir an için sözleşmenin geçerli olduğu kabul edilse bile sözleşmenin ihtilafların halledilmesi hükmü gereğince, Davacının öncelikle uzlaşma girişiminde bulunması ve bu görüşmelerden 15 gün içinde netice alınmaması halinde dava açması gerektiği, Davacının dava açma koşulları oluşmadan davayı açmış olması sebebiyle davanın işin esasına girilmeden reddine karar verilmesi gerektiği, Müvekkili Şirkete ve aynı gruba bağlı .. Ticaret A.Ş.’ne ait 11 adet HES (Hidro Elektrik Santral)’in işletmesiyle ilgili Davacı Şirketle Müvekkili Şirket arasında sözleşme imzalandığı, sözleşmelerin bilinçli ve kötü niyetli olarak ayrı ayrı imzalandığı gibi gözükse de esasen tek sözleşme olduğu ve uygulama sürecinde tek sözleşme olarak uygulandığı, aralarındaki bağlantı sebebiyle birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği, ilk açılan davanın İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/486 E. sayılı dava dosyası olduğu belirtilerek, bu davanın söz konusu dava dosyası ile birleştirilmesine, sonuç olarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin enerji ve özellikle elektrik üretimi-dağıtımı alanında Türkiye çapında faaliyet gösteren HES ve diğer elektrik üretim santrallerini sistem gereklerini sağlayarak işletmekte olduğunu, bu kapsamda davalı şirkete ait Hidro Elektrik Santralini işletmesi için müvekkili şirket ile davalı arasında 07/07/2017 tarihli sözleşme imzalandığını, sözleşme gereği müvekkilin yerine getirmesi gereken yükümlülüklerin teminatı olarak da iş bu davaya konu ... Bankasına ait ... numaralı 428.760 TL bedelli teminat mektubunu davalı şirkete verdiğini, sözleşme şartları dahilinde kendisinden talep edilen tüm yükümlülükleri yerine getirerek davalıya ait HES'i 8 ay işleten müvekkiline davalının ihtarname keşide ederek imzalanan sözleşmeyi tek taraflı feshettini bildirdiğini, teminat mektubunu müvekkili şirkete iade etmediğini, davalının haksız ve kötüniyetli davrandığını bildirerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle dava sonunda verilecek karar kesinleşinceye kadar davaya konu teminat mektuplarının nakde çevrilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalının elinde tuttuğu teminat mektubunun konusuz kaldığının tespitine ve davacı müvekkiline ödenmesine, iadenin mümkün olmaması halinde hükümsüzlüğünün tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ve bağlı olduğu ... Holding bünyesindeki diğer şirketlere Fetö terör soruşturması kapsamında kayyım ataması yapıldığını, 674 sayılı KHK kapsamında ve ... 2 Ağır Ceza Mahkemesinin kararı gereğince kayyımlık görevinin ...'ye devredildiğini, Müvekkili şirkete ve aynı gruba bağlık ... Enerji Üretim ve Ticaret A.Ş'ye ait 11 adet Hidro Elektrik Santralinin işletmesiyle ilgili davacı şirket ile müvekkili şirket arasında sözleşme imzalandığını, sözleşmelerin bilinçli ve kötü niyetli ayrı ayrı imzalanmış gibi gösterilmiş ise de esasen tek sözleşme olduğunu, davacı tarafından 11 farklı dava olarak açılmış dosyaların tümü İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/486 Esas sayılı dosyasında birleştirildiğini, uyuşmazlık konusu teminat senedinin garantisi olarak verildiği sözleşmenin imzalanması sırasında müvekkili şirketin temsil ve ilzamına ilişkin yetki esaslarına uygun olarak hareket edilmediğini, sözleşmenin yetkisiz kişilerle imzalandığını, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunu, teminat senedinin iadesi koşullarının oluşmadığını, davacı şirketin müvekkili şirkete ait hidro elektrik santrallerinde bulunduğu süreçte müvekkile ait malzeme ve teçhizatı halen teslim etmediğini bildirerek; davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden, teminat mektubu iadesi koşullarının oluşmaması nedeniyle esastan reddine, yargılamaya devam edilmesi durumunda dosyanın İstanbul 12 Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/486 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... ESAS SAYILI DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 07/07/2017 tarihli sözleşme bağıtlandığını, sözleşme gereği teminat olarak ... Bankası ...-... nolu 3.000.000 TL bedelli ... Bankası ... nolu 81.240. T bedelli iki adet teminat mektubunun davalı şirkete verildiğini, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına karşın davalı tarafça ... 10.Noterliğinin 16/03/2017 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile tek taraflı olarak fesh ettiğini, davalı yanca müvekkili aleyhine davalar açıldığını belirterek davaya konu teminat mektuplarının nakde çevrilmemesi yönünden ihtiyati tedbir konulmasına, dava konusu 2 adet teminat mektubunun konusuz kaldığının tespitine, müvekkiline iadesine, iadelerinin mümkün olmaması halinde hükümsüzlüğünün tespitine, teminat mektuplarının sözleşmenin feshine rağmen iade edilmemesi nedeniyle fesih tarihinden itibaren müvekkilinin ödemek zorunda kaldığı komisyon ve masraf ile diğer zararlara ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çılan davanın haksızlığını savunarak davanın öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesine, yargılamaya devam olunması halinde dosyanın İstanbul 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/846 esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, teminat mektubu iadesi koşullarının oluşmamış olması nedeniyle esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen olmak üzere toplam 13 davanın 11 tanesinin haksız fesih iddiası ile kar kaybı tazminatı ödenmesine ilişkin davalar olduğu, diğer 2 davanın ise teminat mektubunun iadesi talebine ilişkin olduğu görüldü. Taraflar arasındaki ihtilafın; Tüm dosyalar yönünden davacının talep ettiği davalı ile yapılan sözleşmeden kaynaklı sözleşmenin feshi dolayısıyla davacıdan mahrum kalınan kar mahrumiyetinin olup olmadığı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin davalının yetkili kişilerince imzalanıp imzalanmadığı, sözleşmelerin yetkisiz kişilerce imzalanmış olması halinde hükümsüz olup olmadığı, sözleşmenin kısmen uygulandıktan sonra sonlandırılmasının dürüstlük kuralına aykırı olup olmadığı, davacının varsa hükümsüzlük halini bilip bilmediği ve sözleşme geçerli ise davacının haksız fesih nedeniyle talep edebileceği kar kaybına ve miktarına ilişkin olduğu, yine bu miktardan düşülmesi gereken giderler olup olmadığı noktalarında toplandığı görüldü. Mahkememizin 08/07/2019 tarihli celse ara kararı uyarınca dosyanın SMMM ..., sözleşme bilirkişisi ... ve Finans uzmanı ...'e dosyanın tevdi ile, ana dosya ve birleşen her bir dosya yönünden davacı iddiası, davalı taraf savunmaları, taraflar arasındaki sözleşme ve tüm dosya kapsamınca detaylı gerekçeli dayanaklı, davacının davalıdan talep edebileceği alacağı olup olmadığına ilişkin detaylı rapor sunulmasının istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti raporunda özetle; Hukuki sorunun, iç yönergede temsil yetkileri sınırlanmış anonim şirket temsilcileri (... ..., Genel ... ...) tarafından inızalanan ve taraflar arasında sayıları (birbirinden bağımsız olup olmadıkları) ve geçerliği tartışmalı olan sözleşmelerin hukuken geçerli olup olmadığının belirlenmesinden ibaret olduğu, burada esasen temsilcinin iç ilişkide yetkilerinin sınırlanmış olmasının üçüncü kişilere karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği ve Üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmamasına göre bu kişilerin onlarla yapılan işlemler açısından yetkisiz kabul edilip edilemeyeceğinin çözümlenmesi gerektiği, buna bağlı olarak sözleşmelerin davalı açısmdan bağlayıcı olup olmadığının belirlenebileceği, bağlayıcı olmadığı kabul edildiğinde de davalı tarafından ileri sürülen yetkisizlik beyanının MK m.2 bükmüne uygun olup olmadığının incelenmesi gerektiği, Asıl ve birleştirilen dosyalarda yer alan raporda isimleri sıralanmış ...'lerin işletilmesini konu alan birden fazla sözleşme olduğu kanaatine varıldığı, her bir sözleşme açısından imzalanan fiyat tekliflerinin tamamında toplam bedelin, davah anonim şirket iç yönergesinde söz konusu yöneticilerin yapacakları işlemler açısından belirlenen miktarı aştığı için bu sözleşmelerin münferit bağımsız işlemler olması veya tek bir hukuki işlem sayılmasının, uyuşmazlık bakımından önem taşımadığı, Hukuken geçerliği tartışılan sözleşmelerde imzaları bulunan kişilerin, şirket yöneticisi oldukları, İç yönergenin yetkilere özgülenmiş kısmında bu kişilerin yanında CEO ve Genel Müdür ifadelerinin yer aldığı, davalı ...'nin 21.2.2017 tarih, 2017/002 Karar Nolu, Şirketin Temsil ve İlzamına dair yetkilerin tespit edilerek İç Yönergenin Hazırlanması Konulu Yönetim Kurulu Kararı ile belirlenen İç Yönerge uyarınca bu kişilerin yönetim kurulu üyesi olmadıklarının sabit olduğu, bu kişilerin bağımlı tacir yardımcısı olduklarında duraksama olmadığı, raporda ayrıntısıyla açıklanan gerekçeler doğrultusunda Sayın Mahkemenin uygun bulması halinde bağımlı tacir yardımcısı başlığı altında ticari temsilci oldukları sonucuna ulaşıldığı, Ticari temsilcinin temsil yetkisinin sınırlandırılmasında uygulanacak hükümler bakımından, 2014 yılında 6552 sayılı Yasa ile TTK'nin m, 371 hükmüne 7. Fıkranın eklenmesi ile yapılan değişiklik sonrasında tartışmalar yaşandığı, bu nedenle anılan tartışmalar doğrultusunda açıklama yapılmasının zorunlu olduğu, anılan tartışmalara rapor metninde ayrıntılı olarak yer verildiği, Doktrinde ilk görüşün, TTK m. 371 hükmüne eklenen 7. fıkrada yer alan ve dış ilişkide hüküm ifade edecek şekilde temsil yetkisi sınırlanabilecek temsilciler arasında ticari temsilcinin olmadığını savunduğu, Sayın Mahkemenin ilk görüşe katılması halinde somut olayda ticari temsilci niteliğindeki ...ve ...'in temsil yetkisinin TBK m. 549'da izin verilen iradi sınırlamalar dışında miktar (300.000 TL veya karşılığı kadar döviz) ve konu (makine, teçhizat, sarf malzemesi, demirbaş ve hizmet alım satım mukaveleleri) bakımından dış ilişkide üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilecek şekilde sınırlandırılmasının mümkün olmayacağı, bu tür sınırlamaların ticaret siciline tescil edilmesinin de üçüncü kişilerin iyi niyetini kaldıran (olumlu) etkiyi sağlayamayacağı, ancak bu sonucun, somut olay bakımından davacının bu yetkisizliği bilmediği olasılıkta söz konusu olabileceği, bu halde davacının iyi niyetli olmadığı eş deyişle sözleşmelerin kurulması sırasmda anılan kişilerin iç ilişkide temsil yetkilerinin sınırlandığımı bildiği veya bilmesi gerektiği sonucuna varılabilirse bu halde yine anılan sınırlamalar davacıya karşı ileri sürülebileceği, bu belirlemede somut olay verileri uyarınca değerlendirme yapma konusunda nihai takdir yetkisinin Sayın Mahkemede olduğu, bu bilgiler ışığında iki tarafi da tacir olan ve mali incelemede belirlendiği üzere toplam 49.672.650 TL tutarında değer taşıyan sözleşmelerin kurulması aşamasında davacı tarafından imza sirküilerinin görülemediği iddiasının yerinde olup olmadığı, imza sirkülerinin veya ticaret sicilinde tescil edildiği anlaşılan iç yönergenin davacı tarafından bilinip bilinmediği, sözleşmelerin kurulmasından önceki ihale sürecinin kimler tarafından yürütüldüğü ve ihale sürecinde şirket iç yönergesinden haberdar olunup olunmadığı, ayrıca davalının davacının ihale şartnamesi gereğince sunulması gereken fiyat tekliflerinde iş kalemleri yazmasına karşın, bedellerin gösterilmediği, sözleşmenin geçersiz olduğunun esasen davacı tarafından da bilindiği ve bu nedenle, sözleşmede yer alan edimlerini yerine getirmediği, damga vergisi, sigorta ve personel eğitim masraflarını ödemediği, bu sözleşmeler dolayısıyla talep ettiği kazançların çok yüksek olduğu, dolayısıyla imza atan kişilerin yetkileri bulunmadığını bildiği yönündeki beyanları doğrultusunda, Saym Mahkeme tarafından yetkisizliğin bilinmediğinin ileri sürülemeyeceği sonucuna varılması halinde anılan yetki sınırlamaları davacıya karşı ileri sürülebilecek, bu halde davalı tarafından sözleşmelerin onanmadığı sonucuna yarılacak; Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde sınırlamaların davacıya karşı ileri sürülemeyeceği kabul edilecektir. Nihai takdir Sayın Mahkemededir. Diğer görüşe göre ise TTK m. 371/7 uyarınca, ticari temsilcilerin yetkilerinin TBK m. 549 ile bağlı olmaksızın miktar ve konu bakımından sınırlandırılabileceği, anılan sınırlamaların tescili ile sicilin olumlu etkisinden faydalanmanın mümkün olduğu, tescil ile sınırlandırmaların üçüncü kişiler tarafından bilindiğinin varsayılacağı, Sayın Mahkemenin bu görüşü benimsemesi halinde somut olayda iç yönergede yer alan sınırlamaların dış ilişkide davacıya karşı da ileri sürülebileceği sonucuna ulaşılacağı, Dosya kapsamında yer alan 8.3.2017 tarihli, Ticaret Sicili Müdür Yardımcısı ... imzalı Ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından düzenlenen (fotokopi) yazıda, Şirketin Temsil ve İlzamına dair yetkilerin tespit edilerek İç Yönergenin Hazırlanması Konulu 21.2.2017 tarih, 2017/002 Karar No'lu, Yönetim Kurulu Karar: ile belirlenen İç Yönergenin resen tescil edildiğinin belirtildiği, Davacının sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülmesinin MK m. 2 Dürüstlük Kuralına aykırı olduğu yönündeki iddiası hakkında nihai takdir Sayın Mahkemede olmak üzere davacı, davalının edimlerini 8 ay boyunca yerine getirdiğini, hatta kendilerine sözleşmelerin onanmadığı, bunun kabul edilmemesi halinde feshedildiğine ilişkin olarak yollanan 16.3.2017 tarihli ihtarnameden sonraki 2 ay da ödeme yapılmaya devam edildiğini beyan ettiği, mali incelemede, 11.4.2018 ve 2.5.2018 tarihli ödemelerin açıklamalarında Şubat ve Mart Ayı Hakkediş Fatura Ödemesi şeklinde açıklama yer aldığının tespit edildiği, Yukarıdaki tabloya göre, 10 adet HES'te davacının talebine göre ortalama kârlılık %154 olarak hesap edilmiş olup, bunu denetlemeye imkân kılacak veriler sunulmadığı için, davacının bu yöndeki talepleri karşılanamadığı, Sayın Mahkeme tarafından davacının taleplerinin yerinde olduğu kanaatine varılması halinde bu zarar tutarının hesap edilmesinde kullanılacak veri olarak davacı şirkete ve geçerli olduğu varsayılan sözleşmeye göre işlettiği işletmelere ait, Kurumlar vergisi beyannamesi eki olan verilmesi gereken ve tescil edilmiş beyannameye ait; gelir tablosu, nakit akış tablosu, fon akım tablosu, kesin genel mizan yanında, maliyet muhasebesi tabloları gibi finansal tablolara, ayrıca işletmelerde çalışan personele ait SGK dökümleri ve personel sözleşmelerine ihtiyaç olduğu ancak dosya içerisinde bu bilgilerin ve belgelerin mevcut olmadığı şeklinde görüş bildirmişlerdir. Mahkememizin 09/11/2020 tarihli celse ara kararı uyarınca dosyanın bilirkişilere yeniden tevdii ile; taraf vekillerinin rapora karşı sunduğu itiraz ve beyanlar ve davalı vekilince sunulan Prof. Dr. ... tarafından düzenlenmiş hukuki mütalaa da incelenerek, daha önce incelenen asıl ve birleşen dosyalar ile, rapordan sonra birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ve ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasına ilişkin iddia ve savunmalar yönünden de inceleme yapılarak (neticeten 1 asıl dosya ve 12 birleşen dosya yönünden ) kar mahrumiyeti talep edilen asıl dosya ve birleşen 9 adet dosya yönünden kar mahrumiyeti taleplerinin haklı olup olmadığı ve her dosya yönünden talep edilebilecek kar mahrumiyeti miktarının belirlenmesi ve birleşen iki adet dosyada teminat mektuplarının iadesi talep edildiğinden iade koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesine dair ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; Davacı vekilinin genel değerlendirme konusunda yaptığı itirazlarının tek tek 8.A., 8.B, 8.C numaralı kısımlarda ayrıntılı şekilde incelendiği, Ek raporda sunuluna belgeler uyarınca, CEO ...'e A grubu imza yetkisi verildiği, yönetim kurulu başkan yardımcılığına atandığının tespit edildiği, 20.07.2017 karar tarihli, 2017-011 karar nolu Görev Taksimi ve İmza Yetkilerinin Belirlenmesi Hakkındaki kararda belirlenen kişilerin, Yönetim Kurulu 3 numaralı İç Yönergesinde devredildiği belirtilen işlerde şirket unvanı veya kaşesi altında atacakları münferit veya müşterek imzası ile şirketi yönetime yetkili kılınmalarının kararlaştırıldığı, buna göre karar konulu kararı uyarınca, (a-I) maddeleri arasında belirtilen işlerden 10.000.000 TL'yi (KDV Hariç) aşan işlerde Yönetim Kurulu kararı alınmak şartıyla, Yönetim Kurulu Başkanı veya Yönetim Kurulu Başkan Vekili ile birlikte iki Yönetim Kurulu Üyesi, Şirketin ticaret unvanı altına atacakları müşterek imzaları ile Şirketi temsil ve ilzam etmeye yetkili olduklarının belirlendiği, bu bilgi uyarınca sözleşmelerin toplam bedeli göz önüne alındığında ticari temsilcilerin miktar bakımından yetki aşımı yaptığı eş deyişle yetkisiz olduğu ve yönetim kurulu üyesi olması gereken diğer bir yönetici imzasının da eksik olduğu, dolayısıyla kök raporda, uyuşmazlığın dayandığı sözleşmelerin kuruluşu aşamasında davalının yetkisi bulunmayan temsilciler tarafından temsil edildiği sonucunun değişmediği, Sayın Mahkemenin ara kararında Prof. Dr. ...'in bilimsel görüşünün de incelenmesinin istendiği, ancak ek raporumuzda, ara karardan sonra dosyaya davacı tarafından sunulan Doç. Dr. ... tarafından hazırlanan 6.1.2021 tarihli bilimsel görüşe de yer verildiği, Doç. Dr. ...'a ait 06.01.2021 tarihli görüşü uyarınca, ... AŞ'nin ticari temsilcilerinin yetki sınırlamalarını içeren İç Yönergenin ilan edilmiş olmasının Davacı ... Enerji'nin iyi niyetini kendiliğinden ortadan kaldırdığı sonucuna varılamayacağı, Sekiz ay boyunca sözleşmeyi kabul ederek, karşı tarafın ifasını kabul edip üzerine düşen borcu ifa eden ... AŞ'nin, bu davranışıyla bağdaşmayacak şekilde sekiz ay sonra “yetkisiz temsil” gerekçesiyle sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesinin, çelişkili davranış yasağına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına açık aykırılık teşkil edeceği ve bunun sonucu olarak TMK 2 anlamında dürüstlük kuralıyla bağdaşmayan bu iddianın hukuken himaye edilemeyeceği, sekiz aylık ifa sürecinin sonucunda verilmiş olan icazetle baştan itibaren geçerli hâle gelen sözleşmelerin, Davalı ... AŞ tarafından haksız şekilde feshedildiği ve bu sebeple uğradığı zararın tazmini yönünde talepte bulunan Davacı ... Ltd. Şirketi'nin bu talebinin haklı olduğu sonucuna ulaşılacağı, dolayısıyla bu görüş uyarınca banka teminat mektuplarının iadesinin de kabul edilmesi gerekeceği, Prof. Dr. T...'e ait 09.07.2020 tarihli uyarınca, sözleşmede yer alan temsilcilerin iktar bakımından yetkilerini aştıkları, TK m. 371/7 hükmünün getiriliş amacının ve erekçesinin, yetkileri tescil ve ilan edilen iç yönerge ile sınırlanan ticari temsilciler bakımından da uygulanmasını gerektirdiği, TST'nin uygulaması göz önüne alındığında iç yönergede yapılan yetki sınırlamalarının herkese karşı ileri sürülebileceği, aksine düşüncenin Ticaret Sicilindeki ilanın abesle iştigale dönüştüreceği, basiretli bir tacirin ticari sözleşmeyi imzaladığı tarafların imza sirkülerine bakması gerektiği (TTK m. 18/2), basiretli bir işadamı gibi hareket kavramının objektif bir özen yükümünü öngördüğü, Davacı ... ... 56 milyon TL gibi bir sözleşme imzalar iken imza sirkülerine bakmaksızın sözleşme imzalamasında artık iyi niyetinden bahsedilemeyeceği ve korunmayacağı, Davacıya davalı tarafından ödeme yapılmasının sebebinin fon tarafından görevden alınasıya kadarki süreçte ... ile ... ... görev süreleri içinde gerçekleştiği, Bu nedenle davalı bakımından bu durumun çelişkili davranış teşkil etmeyeceği, MK m. 2'ya aykırılığın bulunmadığı sonucuna ulaşılacağı, bu görüş uyarınca da temel borç ilişkisinin geçersiz olduğu kabul edileceği için banka teminat mektuplarının iadesinin gerekeceği, Sayın Mahkeme tarafından sözleşmenin geçerli olduğu ve davalı tarafından haksız feshedildiğinin kabul edilmesi halinde sözleşme feshedilmeseydi, davacının sözleşmedeki hizmetini ifa etmesi karşılığında elde edebileceği ve sözleşmenin feshi ile mahrum olduğu kâr tutarının toplamda 441.167,27TL olacağı tespitleri yapılmıştır. Mahkememiz 09/08/2022 tarihli ara kararı ile dosyaya rapor sunan bilirkişiler..., ... ve ...'dan oluşan bilirkişi heyetine YMM/Bağımsız Denetçi Prof. Dr. ...'un dahil edilip, dosyanın bilirkişi heyetine tevdii edilerek; sunulan ek rapordaki kar mahrumiyetine ilişkin değerlendirmelere yönelik itiraz ve beyanların denetlenerek, asıl ve birleşen davalardaki kar mahrumiyetine yönelik talepler hakkında inceleme yapılarak, talep olunabilecek miktarlar olup olmadığı var ise her bir dosya yönünden ne kadar talep olunabileceğinin hesaplanmasının istenilmesine karar verilmiş ve yeniden inceleme yapılmıştır. Bilirkişi heyeti 17/02/2023 tarihli raporda özetle:Mevcut dosya içeriğine göre taraflar arasında (29) ay süreli bir sözleşme akdedilmiş; ancak davalı işveren şirket, kararlaştırılan sözleşme süresi dolmadan sözleşmeyi fesih yoluna gitmiştir. Hukuk sistemimizde esas olan “sözleşmenin bağlayıcılığı”dır. Sözleşme, tarafları için kanun hükmünde olup; haklı bir sebep bulunmadığı sürece taraflar sözleşmeyi tek taraflı olarak fesih hak ve yetkisine sahip değildir. Haklı bir fesih sebebi bulunmadan sözleşmeyi fesih yoluna giden taraf, muhatabının bu sebeple uğradığı zararı tazmin etmek zorundadır. Bir sözleşmenin haksız bir şekilde feshedilmesi durumunda, feshe maruz kalan tarafın müspet zararının tazminini talep edebileceği noktasında tereddüt yok ise de sorumluluk hukuku sistemimiz, özellikle bu tür “kardan yoksunluk” şeklinde gündeme gelen müspet zarar kalemlerinin tazmini bakımından, tazminat talebinde bulunan taraf için “zararı azaltma” yükümlülüğü öngörmüştür. BK m. 42 hükmünde genel bir kural olarak düzenlenmiş olan bu kural çerçevesinde davacının “kar kaybımı nasılsa davalıdan alacağım; şu halde başka bir şey yapmama lüzum yok” yaklaşımı ile hareket etmesi önlenmek istenmiştir. Nitekim bu sebepledir ki, kira sözleşmesinde kiracının kira konusu mahalli sözleşme süresi dolmadan tahliye etmesi veya iş sahibinin, işi kabulde temerrüde düşmesi durumlarında da benzer bir uygulamaya gidilmekte; ilk durumda kiraya verenin “kira konusu mahallin yeniden kiraya verilebilmesi için geçecek süreye ilişkin kira bedelinin ödenmesini talep edebileceği”; ikinci durumda ise işçinin “söz konusu işte çalışmadığı için tasarruf ettiği veya başka bir işte çalışarak fiilen elde ettiği; yahut başka bir işte çalışma imkanı varken bundan kasten imtina ederek elde etmekten kaçındığı miktarı tazminat talebine mahsup etmesi gerektiği” (BK m. 325) kabul edilmektedir. Sözü edilen kardan yoksunluk şeklindeki zararın hesaplanmasına ilişkin bu uygulama, ... işletme ve bakım sözleşmesinin süresinden önce haksız bir şekilde sona erdirildiği durumlar için de söz konusudur. Bu gibi durumlarda da haksız feshe maruz kalan yüklenici şirketin, bakiye sürenin (21 ay) tamamına ilişkin kar kaybının (24.910.366,11 TL) tazminini değil; aynı bölgede faaliyet gösterecek yeni bir Hidroelektrik üretim firmasının bulunması için ihtiyaç duyulacak süre belirlenerek, o sürede elde edilmesi muhtemel kar kaybının talep edilebileceği kabul edilmektedir. Bilirkişi kurulumuzun görüşü de bu yöndedir. Böylece davacı yüklenici, sözleşmenin olağan (normal) süresinin sonuna kadar geçecek (21) aylık zamana tekabül eden kar kaybını değil; aynı bölgede yeni bir HES işletme ve bakım ilişkisi tesis etmek için ihtiyaç duyulacak makul süre (12) ay olarak bilirkişinin kadr-i marufunda olmakla davacı (12) aylık süreye tekabül eden işbu (2). Ek bilirkişi raporumuzun (9).sayfasında esas dava ve birleşen dava dosyaları itibariyle ayrı ayrı dökümü yazılı toplam 14.234.494,92 TL tutarında tazminat ödenmesini talep edebilecektir. şeklinde görüş ve tespitlerini bildirmişlerdir. Netice olarak; asıl ve birleşen dosyaların alınan bilirkişi raporları ile bir bütün halinde değerlendirilmesi sunucunda, taraflar arasında Hes işletme ve bakım sözleşmeleri düzenlendiği, davacı taraf iddiasının bu sözleşmelerin davalı tarafından haksız olarak feshedildiği yönünde olduğu, yapılan bilirkişi incelemelerinde de değinildiği üzere, ... AŞ’nin ticari temsilcilerinin yetki sınırlamalarını içeren İç Yönergenin ilan edilmiş olmas hususunun davacı ... Enerji’nin iyiniyetini kendiliğinden ortadan kaldırdığı anlamına gelmeyeceği, 8 ay boyunca sözleşmeyi kabul edip, karşı tarafın ifasını kabul edip üzerine düşen borcu ifa eden ... AŞ’nin, bu davranışıyla uyuşmayacak şekilde 8 ay sonra ‘yetkisiz temsil’ iddiasıyla sözleşmenin geçersizliğini ileri sürmesinin, çelişkili davranış yasağına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına aykırılık teşkil edeceği ve bu bağlamda Türk Medeni Kanunu madde 2 de yer alan dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacak şekilde ileri sürülmüş olan bu iddianın hukuken dinlenemeyeceği, 8 aylık ifa sürecinin sonucunda verilmiş olan icazetle baştan itibaren geçerli hâle gelen sözleşmelerin, davalı ... AŞ tarafından haksız şekilde feshedildiği ve buna göre davacı tarafın bu sebeple uğradığı zararını isteyebilmesinin mümkün olduğu kanaatine varılmıştır. Feshin haksız olduğunun ve davacının uğradığı zararlarını isteyebileceğinin kabulü karşısında ise, son alınan 17/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda 9. Sayfada yer alan tabloda her bir dosya için 12 aylık olarak belirlenen makul süre baz alınarak hesaplanmış olan tazminat miktarlarının, dosyalar içeriğindeki bilgi ve belgelere göre yerinde olduğu kanaati ile, bu tablodaki miktarlar ve dava dilekçelerindeki talepler ve davacı vekili tarafından sunulan ıslah dilekçesindeki miktarlar gözetilerek, kar mahrumiyeti talep olunan 11 adet dosyada aşağıdaki şekilde kararlar verilmiştir. Yine teminat mektuplarının iadesine yönelik olarak açılmış olan 2 adet dosyada ise feshin haksız olduğu gerekçesi de gözetilerek, teminat mektuplarının iadesine dair kabul kararları verilerek netice itibari ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur, Yargılama giderleri hesaplanırken, bazı dosyalarda kısmen kabul kararı verildiği de gözetilerek ana dosya üzerinden yapılmış olan toplam 26.500,00 TL bilirkişi ücreti toplam 13 dosyaya paylaştırılarak, her bir dosya için 2.038,46 TL olarak değerlendirilmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak düzenlendiği üzere; 1-Mahkememizin 2018/486 E. sayılı Dosyada Davanın KISMEN KABULÜ ile; 698.143,20 TL kar mahrumiyeti talebinin 01/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 403.728,27 TL'lik fazla talebin reddine, a-Dava konusu olup, kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 47.690,16 TL harçtan önceden davacıdan alınan peşin harç 18.817,22 TL harcın mahsubu ile kalan 28.872,94 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye aktarılmasına, b-Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti 341,50 TL, bilirkişi ücreti 2.038,46 TL olmak üzere toplam 2.379,96 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 63,35) 1.507,70 TL yargılama gideri ve 18.817,22 TL peşin harç olmak üzere toplam 20.324,92 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, c-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 94.795,75 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya ödenmesine, d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 59.521,96 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalıya ödenmesine, 2-Birleşen mahkememizin ... E. sayılı Dosyada Davanın KISMEN KABULÜ ile; 814.598,40 TL kar mahrumiyeti talebinin 01/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 349.038,72 TL'lik fazla talebin reddine, a-Dava konusu olup, kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 55.645,21 TL harçtan önceden davacıdan alınan peşin harç 19.854,96 TL harcın mahsubu ile kalan 35.790,25 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye aktarılmasına, b-Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti 116,00 TL, bilirkişi ücreti 2.038,46 TL olmak üzere toplam 2.154,46 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 70,06) 1.509,41 TL yargılama gideri ve 19.854,96 TL peşin harç olmak üzere toplam 21.364,37 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, c-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 107.605,82 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya ödenmesine, d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 51.865,42 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalıya ödenmesine 3-Birleşen mahkememizin ... E. Sayılı Dosyada Davanın KABULÜ ile; 30.000,00 TL'sine 01.04.2018 tarihinden, 800.350,32 TL'sine ıslah tarihi olan 15/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte toplam 833.350,32 TL kar mahrumiyeti talebinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a-Alınması gerekli 56.926,16 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33 TL ile toplu olarak yatırılan ıslah harcından bu dosyadaki talebe tekabül eden 13.667,98 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 42.745,85 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 553,43 TL toplam harç, 13.667,98 TL ıslah harcı ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 70,00 TL ve bilirkişi ücreti 2.038,46 TL olmak üzere toplam 16.329,87 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 109.668,54 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Birleşen mahkememizin ... E. Sayılı Dosyada Davanın KABULÜ ile; 30.000,00 TL'sine 01.04.2018 tarihinden, 1.950.809,52 TL'sine ıslah tarihi olan 15/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte toplam 1.980.809,52 TL kar mahrumiyeti talebinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a-Alınması gerekli 135.309,09 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33 TL ile toplu olarak yatırılan ıslah harcından bu dosyadaki talebe tekabül eden 33.314,94 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 101.481,82 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 553,43 TL toplam harç, 33.914,94 TL ıslah harcı ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 70,00 TL ve bilirkişi ücreti 2.038,46 TL olmak üzere toplam 36.576,83 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 198.040,48 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Birleşen .... ATM ... E. sayılı Dosyada Davanın KABULÜ ile; 30.000,00 TL'sine 01.04.2018 tarihinden, 2.061.466,88 TL'sine ıslah tarihi olan 15/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte toplam 2.091.466,88 TL kar mahrumiyeti talebinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a-Alınması gerekli 142.868,10 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33 TL ile toplu olarak yatırılan ıslah harcından bu dosyadaki talebe tekabül eden 35.204,35 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 107.151,42 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 553,43 TL toplam harç, 35.204,35 TL ıslah harcı ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 70,00 TL ve bilirkişi ücreti 2.038,46 TL olmak üzere toplam 37.866,24 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 203.573,34 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6-Birleşen .... ATM ... E.sayılı Dosyada Davanın KISMEN KABULÜ ile; 723.794,76 TL kar mahrumiyeti talebinin 01/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 567.507,36 TL'lik fazla talebin reddine, a-Dava konusu olup, kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 49.442,42 TL harçtan önceden davacıdan alınan peşin harç 22.052,22 TL harcın mahsubu ile kalan 27.390,20 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye aktarılmasına, b-Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti 140,00 TL, bilirkişi ücreti 2.038,46 TL olmak üzere toplam 2.178,46 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 56,05) 1.221,02 TL yargılama gideri ve 22.052,22 TL peşin harç olmak üzere toplam 23.273,24 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, c-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 97.617,42 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya ödenmesine, d-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 80.425,81 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalıya ödenmesine 7-Birleşen .... ATM .../.... E. Sayılı Dosyada Davanın KABULÜ ile; 30.000,00 TL'sine 01.04.2018 tarihinden, 2.773.648,44 TL'sine ıslah tarihi olan 15/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte toplam 2.803.648,44 TL kar mahrumiyeti talebinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a-Alınması gerekli 191.571,22 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33 TL ile toplu olarak yatırılan ıslah harcından bu dosyadaki talebe tekabül eden 47.366,98 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 143.691,91 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 553,43 TL toplam harç, 47.366,98 TL ıslah harcı ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 84,00 TL ve bilirkişi ücreti 2.038,46 TL olmak üzere toplam 50.042,87 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 235.109,45 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 8-Birleşen .... ATM .../... E. (eski esas .../... e.) sayılı Dosyada Davanın KABULÜ ile; 30.000,00 TL'sine 01.04.2018 tarihinden, 1.604.253,96 TL'sine ıslah tarihi olan 15/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte toplam 1,634.253,96 TL kar mahrumiyeti talebinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a-Alınması gerekli 111.635,88 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33 TL ile toplu olarak yatırılan ıslah harcından bu dosyadaki talebe tekabül eden 27.396,64 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 83.726,91 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 553,43 TL toplam harç, 27.396,64 TL ıslah harcı ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 140,00 TL ve bilirkişi ücreti 2.038,46 TL olmak üzere toplam 30.128,53 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 178.740,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 9-Birleşen ... ATM ... E. Sayılı Dosyada Davanın KABULÜ ile; 30.000,00 TL'sine 01.04.2018 tarihinden, 894.950,52 TL'sine ıslah tarihi olan 15/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte toplam 924.950,52 TL kar mahrumiyeti talebinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a-Alınması gerekli 63.183,37 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33 TL ile toplu olarak yatırılan ıslah harcından bu dosyadaki talebe tekabül eden 15.283,51 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 47.387,53 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 553,43 TL toplam harç, 15.283,51 TL ıslah harcı ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 70,00 TL ve bilirkişi ücreti 2.038,46 TL olmak üzere toplam 17.945,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 119.744,56 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 10-Birleşen .... ATM .../... E. Sayılı Dosyada Davanın KABULÜ ile; 30.000,00 TL'sine 01.04.2018 tarihinden, 786.102,12 TL'sine ıslah tarihi olan 15/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte toplam 816.102,12 TL kar mahrumiyeti talebinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a-Alınması gerekli 55.747,93 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33 TL ile toplu olarak yatırılan ıslah harcından bu dosyadaki talebe tekabül eden 13.424,65 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 41.810,95 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 553,43 TL toplam harç, 13.424,65 TL ıslah harcı ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 70,00 TL ve bilirkişi ücreti 2.038,46 TL olmak üzere toplam 16.086,54 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 107.771,23 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 11-Birleşen .... ATM ... E. Sayılı Dosyada Davanın KABULÜ ile; 30.000,00 TL'sine 01.04.2018 tarihinden, 886.396,80 TL'sine ıslah tarihi olan 15/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte toplam 916.396,80 TL kar mahrumiyeti talebinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, a-Alınması gerekli 62.599,06 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 512,33 TL ile toplu olarak yatırılan ıslah harcından bu dosyadaki talebe tekabül eden 15.137,44 TL ıslah harcının mahsubu ile geriye kalan 46.949,29 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 553,43 TL toplam harç, 15,137,44 TL ıslah harcı ile yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 84,00 TL ve bilirkişi ücreti 2.038,46 TL olmak üzere toplam 17.813,33 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 118.803,65 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 12-Birleşen ... ATM'nin ... E. Sayılı Dosyada Davanın KABULÜ ile, ... Bankası ... numaralı 428.760.00 TL bedelli teminat mektubunun konusuz kaldığının tespiti ile, davacı tarafa iadesine, a-Alınması gerekli 29.288,59 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 7.322,15 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 21.966,44 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 7.446,05 TL toplam harç, yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 19,50 TL ve bilirkişi ücreti 2.038,46 TL olmak üzere toplam 9.504,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 63.026,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 13-Birleşen ... ATM'nin ... E. Sayılı Dosyada Davanın KABULÜ ile, ... Bankası ...-... nolu 3.000.000.00 TL bedelli ve ... Bankası ... numaralı 81.240.00 TL bedelli iki adet teminat mektubunun konusuz kaldığının tespiti ile, davacı tarafa iadesine, a-Alınması gerekli 210.479,50 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 52.619,88 TL harcın mahsubu ile geriye kalan 157.859,62 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 52.743,78 TL toplam harç, yargılama aşamasında yapılan tebligat, posta ücreti 107,00 TL ve bilirkişi ücreti 2.038,46 TL olmak üzere toplam 54.889,24 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, c-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 243.437,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,, 14-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzüne karşı oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/04/2023 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye ... e-imza Katip ... e-imza

Atıf: İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/486, K. 2023/303, T. 10.04.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-12-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-486-e-2023-303-k-43a2f769155b