İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/1120 E. 2025/279 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/1120
- Karar No
- 2025/279
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/1120 Esas KARAR NO : 2025/279 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/02/2014 KARAR TARİHİ : 22/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri, ... ..., çocukları ... ... ve ... ... ile...'ın babası ...'in olay tarihinde işletmeciliği ... Turizm Seyahat Organizasyon A.Ş.ye; mülkiyeti ... ... Turizm Nakliye Petrol Ürünleri İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ait olan ... plakalı yolcu otobüsüyle İstanbul'dan ...'a davalılardan ... ve ...'ün sevk ve idaresinde seyir halinde iken, ... İli, ... İlçesi, yakınlarında yolcu otobüsünün kaza yapması neticesinde yaralandıklarını, söz konusu kazada tamamen davalı şirket ile araç şoförlerinin kusurlu olduğunu, müvekkillerinin hiçbir kusuru bulunmadığını, aracın yolcu otobüsü olması nedeniyle, davalı aracın kolduk sigortasının ... A.Ş. tarafından, zorunlu mali mesuliyet sigortasının ... Sigorta A.Ş. tarafından, Taşımacılık Zorunlu Mali Sorumluluk sigortasının da ... Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, kaza ile ilgili soruşturma dosyasının ... ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/... nolu dosya olduğunu, bu kaza neticesinde müvekkillerinden...'ın kulak kepçeinin yarıldığını ve deforme olduğunu, kalıcı mahiyette iz oluştuğunu ve işitme kaybına uğradığını, çocukları ... ile ...'un vücudunda kalıcı mahiyette yanık ve yara izleri oluştuğunu ve kalıcı iz bıraktığını, ... ...'ın babası olan ... ise elinde kesi oluştuğunu, ameliyat olduğunu, sabit iz kaldığını ve elinde ve de kolunda güç kaybı meydana geldiğini, bunun yanında psikolojik olarak büyük travma yaşadıklarını, müvekkillerinden...'ın ev hanımı olduğunu, çocukları ... ile ...'un ise henüz küçük yaşta olduğunu, ...'in ise, baklava yapma ve yukfa açma ustası olarak çalıştığını ve aylık kazancının en azından 2.000,00 TL olduğunu, kazadan sonra 70 gün rapor aldığını ve halan tam randımanlı olarka çalışmadığını, mesleğini icra edemediğini, yasal sorumluluk sınırlarında kalmak kaydıyla yargılama aşamasında belirlenecek ve netleşecek olan tedavi masrafları, geçici iş göremezlik ve sağlık hizmet bedellerini davalı ... dan veya diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiklerini beyanla söz konusu kaza nedeniyle müvekkillerinin uğramış oldukları toplam 80.000,00 TL manevi zararın ve de yargılama aşamasında belirlenecek olan (yol ve ulaşım giderleri, hastane ve konaklama masrafları, tedavi giderleri, geçici iş göremezlik, sağlık hizmet bedelleri, maluliyet bedelleri vs.) tüm maddi zararların olay tarihinden itibaren işleyecek ticarei temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP : Davalı ... ... .... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yolcu taşıma hizmetleri veren bir şirket olduğunu, münferit sigorta şirketlerine yaptırılan poliçelerle müvekkili şirket tarafından yolcuların madddi ve manevi tüm zararlarının teminat altına alındığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin poliçeleri düzenleyen sigorta şirketleri tarafından karşılanacağının aşikar olduğunu, huzurda görülen davanın haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat talebini içerdiğini, işbu hukuk dosyasına esas teşkil eden trafik kazası ile başlatılmış olan ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerini gerekçelendirecek hiçbir belge, bilgi ve fatura sunmadığını beyanla bu davanın müvekkili şirket lehine reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu tarafik kazasına karıştığı belirtilen, ... plakalı aracın Zorunlu Karayolları Taşımacılık Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesinin şirketlerince düzenlendiğini, poliçe muhhteviyatına göre şahıs başı ölüm ve sakatlık hali azami teminatlarının 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, poliçe azami teminatlarının muaccel ve maktu borçlar olmayıp, müvekkili şirket tarafından ödenebilecek azami teminat tutarlarını belirttiğini, davacıların davayı açmadan önce gerekli belgelerle müvekkili şirkete müracaat etmediklerini, öncelikle dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusur oranının tespiti için Adli Tıp Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınması gerektiğini, ayrıca kusur yönünden dava konusu kaza ile ilgili olarak ceza mahkemesince verilecek kararın kesinleşmesinin de beklenmesi gerektiğini, davacıların gelirinin afaki ve soyut beyanlarla değil, somut belge ve delillerle ispatlanması gerektiğini, dava konusu kazanın meydana gelişi ile ilgili kusur oranı ve maluliyet oranı tespit edildikten sonra davacıların kaza tarihi itibarıyla gerçek geliri olan asgari ücret üzerinden müstekar yargıtay kararları doğrultusunda aktüer bilirkişi vasıtasıyla yapılacak hesaplama ile davacının gerçek zararının tespit edilmesini beyanla davanın açılmasına sebep olmayan-temerrüdü bulunmayan- müvekkili şirketten faizi, masraf ve vekalet ücreti talep edilemeyeceğinden öndeki taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Turizm Seyahat Organizasyon ve Ticaret A.Ş. Vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle görev itirazında bulunmuş, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu beyan etmiş, esasa ilişkin olarak da, dava dilekçesinde belirtilen ve tazminat talebinin dayanağını oluşturan maluliyetle ilgili herhangi bir rapor ya da çalışma gücünün kaybına ilişkin herhangi bir belge ibraz edilmediğini, davacının tarafın taleplerinin zaman aşımına uğradığını, araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin bir sorumluluğu olmadığını, mahkemece kusuru incelemesi yapılması gerektiğini, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu, davacıların ödeme alıp almadığı hususunun ilgili yerlerden sorulması gerektiğini, ceza dosyasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek tazminata kaza tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesi talebinin yerinde olmadığını, davanın sigorta şirketlerine ihbarının gerektiğini beyanla haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev itirazında bulunmuş, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu beyan etmiş, esasa ilişkin olarak da, kabul anlamına gelmemek üzere sorumluluklarının poliçe genel ve özel şartları dahilinde sınırlı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin poliçe teminatı dışında olduğundan sorumlulukları bulunmadığını, müvekkili şirketin sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olması halinde kusuru oranında sorumlu olduğunu, davacıların kaza nedeniyle sürekli olarak sakat kaldıklarını kanıtlamaları gerektiğini, müvekkili şirketin manevi tazminat taleplerinden sorumlu olmadığını, müvekkili şirketin yol ve ulaşım giderleri, hastane ve konaklama masrafları, tedavi giderleri, geçici iş göremezlik vb. taleplerinden sorumlu olmadığını, dava konusu kaza ile ilgili açılan ceza davasının bekletici mesele yapılmasını beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev itirazında bulunmuş, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğunu, dava dilekçesine istinaden yapılan incelemede davacı şahısların kuruma herhangi bir başvrusunun bulunmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde bahsi geçen ... plaka sayılı aracın müvekkili şirkete Zorunlu Karayolları Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, adli tıp kurumu, trafik ihtisas dairesi tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumda; yine aktüer sıfatsına sahip bir bilirkişi kanalı ile ''destekten yoksun kalma'' tazminatının hesaplanmasına, müvekkili şirkete sigortalı aracın kusurlu bulunması durumunda; sorumluluğun azami limit ile sınırlı olacağına, olay tarihinden itibaren faiz isteminin reddine, dava tarihinde itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... Şirketi cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketinine, ... plakalı aracı, 1 yıllık vade için Karayolları Taşımacılık Mali Mesulieyet Sigorta Poliçesi ile sınırlı olduğunu, davalı yanın, dava konusu taleplerle ilgili öncelikle Karayolu yolcu taşımacılığı zorunlu koltuk ferdi kaza sigortacısına müracaat etmesi gerektiğini beyanla daimi maluliyet tazminatı bakımından tüm delillerin toplanması ve adli tıp kurumu, trafik ihtisas dairesi tarafından kusur tespitinin yapılmasından sonra maluliyet oranının tespiti için davacıların tam teşekküllü bir devlet hastanesine sevk edilmesinin ve aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi kanalı ile sakatlıktan kaynaklanan sürekli iş göremezlik tazminatının hesaplanmasını, yapılacak yargılamada, sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, kusur oranında sorumluluk ilkesi gözetilerek kusur ve tazminat miktarının hesaplanmasını, manevi tazminat ile doğacak yargılama giderleri ve vekalet ücretinden de, müvekkili sigorta şirketinin dışında tutulmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava dilekçesi, sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Davacı tanığı ...'un beyanının alınması için ...'a talimat yazılmasına karar verildiği, tanık ... beyanında aynen; " Davacıyı 2013 yılında ... isimli işyerinde beraber çalıştığımızdan dolayı o yıldan beri çok iyi tanırım. Şimdi farklı işlerde çalışırız. Davacı da bende tatlıcı ustasıyız. ... ilinde tanınmış kalifiye bir ustaydı. Tatlı sektördeki herkes davacıyı çok iyi tanırdı. Bu nedenle gelirimiz iyiydi. Davacı 2013 yılında kızını ...'a getirmek için İstanbul'a gitmişti. Dönüşte bindikleri ... Otobüs firmasına ait otobüs yolda kaza yaptı. Kaza dolayısıyla davacı ağır yaralanmıştı, vücudunun çeşitli yerlerinde yara bereler vardı. Belinden çok ağır darbe almış, eli de kırılmıştı. Elinin derisi kalkmıştı. Elinden dolayı çok uzun süre tedavi gördüğüne bizzat kendim şahit oldum. Kaza dolayısıyla iki seneye yakın hiç çalışamadı. Sonrasında da ara ara çalıştı. Benim çalıştığım iş yerinden ayrılınca da 6 ay boşta kaldı. İş bulmakta zorlanıyordu. Çünkü çalıştığı zaman eli kırık olduğu için oklavayı tutamıyor bu nedenle yufka açamıyor, işini yapamıyor, zorlanıyordu. Kazadan psikolojik olarak çok etkilenmişti, biraz sinirli biri haline gelmişti. Davacının 10 çocuğu vardı, 6'sı öğrenciydi. Biri üniversitede okuyordu. Geçinmekte sıkıntı yaşamaya, üniversitediki çocuğuna para gönderemeyecek duruma düştükçe daha da kötüleşti. Ekonomik olarak gün geçtikte zayıflıyordu, zayıfladıkça da ağır depresyonlar geçiriyordu. Hatta çoğu zaman onunla dışarda buluşur teselli eder, moral verirdim. Bu başına gelen Allah'ın taktiridir, sabret derdim, bu şekilde kendisine çok telkinlerde bulunmuşumdur. Kazanın ilk döneminde, iş yerindeki diğer arkadaşlarda, kendisini harap gördükleri için hep kendisine merak etme biz senin yanındayız, güçlü ol, toparlan derlerdi. Yaklaşık 1,5 sene her ay kendi aramızda para toplayıp davacı toparlanana kadar ona yardımcı olmaya çalışıyorduk. Bunlara da şahit olmuşum. Eli iyileşsin diye fizik tedavi olduğuna da şahit oldum. Fizik tedavi sürecinin çok sancılı geçtiğini gördüm, avucu kapanmıyor diye çok zorlanıyor, yaptığı egzersizler dolayısıyla çok acı çekiyordu. Bunu çok iyi biliyorum, çünkü günü gününe görüştüğümüz için çektiklerini hemen anlatırdı. Benim bildiklerim bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur dedi." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşıldı. Davacı ... ...’ın maluliyet raporu hususunda dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderildiği, ATK tarafından sunulan raporda özetle; "... kızı 08/11/1990 doğumlu, ... ...’ın 21/02/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Davacı ...'in maluliyet raporu hususunda dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderildiği, ATK tarafından sunulan raporda özetle; "... oğlu 01/01/1969 doğumlu, ...’in 21/02/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Davacı ... ...’in maluliyet raporu hususunda dosyanın Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderildiği, ATK tarafından sunulan raporda özetle; "... oğlu 06/07/2008 doğumlu, ... ...’in 21/02/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli veya geçici bir süreliğine bakımına muhtaç durumda olmadığı oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş bildirildiği görüldü. İddia ve toplanan deliller kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 03/06/2024 tarihli raporunda özetle; "A-Olay: 21.02.2013 günü saat 03.40 sıralarında ..., sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı yolcu otobüsü ile Kayseri istikametinden ... istikametine doğru seyri sırasında olay mahalli 39.km.ye geldiğinde, direksiyon hakimiyetine kaybetmesi sonucu gidiş istikametine göre yolun sağından yoldan çıkması ile kaza meydana geldi; B- Adli Tıp Kurumu, ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ... sayı ve 26.09.2013 tarihli Raporda; Olayda; -Sürücü ...'un asli kusurlu olduğuna, - Sürücü ...'ün tali kusurlu olduğuna, - Bakım ihmali bulunan firma yetkililerinin tali kusurlu olduklarına oy birliği ile mütalaa olunduğu, C- Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkalığının ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen .../... sayı, 08.12.2023 tarih ve ...- A Karar nolu Raporunda; - 01/01/1969 doğumlu, ...'in 21/02/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasında maluliyet oranının %0 (yüzdesifir) olduğu, - İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceğine, ...- B Karar nolu Raporunda; -06/07/2008 doğumlu, ... ...'in 21/02/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasında maluliyet oranının %0 (yüzdesifir) olduğu, - İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceğine, ...- C Karar nolu Raporunda; - 08/11/1990 doğumlu, ... ...'ın 21/02/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasında maluliyet oranının %0 (yüzdesifir) olduğu, - İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 3 (üç) haftaya kadar uzayabileceğine, Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkalığının ... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ...... sayı, 26.05.2021 tarih ve ... nolu Raporda; 18/03/2011 doğumlu, ... ...'ın 21/02/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen durumunun sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığına oy birliği ile mütalaa olunduğu, D- Davacı ...'in 21.02.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasın sonrası 3 haftalık zararının 1.400,00 TL olduğu, E-Davacı ...'ın 21.02.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasın sonrası 3 haftalık zararının 489,72 TL olduğu, F- ... tarafından davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığı, Tedavi Giderleri: Davacılar, ..., ... ..., ... ... ve...'ın hastanelerdeki tedavi giderlerinin Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanmış olduğu, ... sorumluluğu dışında kalan: 1-Tedavi giderlerinin: ... için: 60,00 TL ... ... için: 40,00 TL ... ... için: 240,00 TL Il-Yol giderlerinin: 587,65 TL tutarında olduğu, hesaplanmıştır." şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilerek ek rapor tanzimi hususunda dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişilerce sunulan 14/10/2024 tarihli ek raporda özetle; "Davacılar, ..., ... ..., ... ... ve...”ın hastanelerdeki tedavi giderlerinin ...Güvenlik Kurumunca karşılanmış olduğu, ... sorumluluğu dışında kalan: I-Tedavi giderlerinin: ... için: 60,00 TL ... ... için: 40,00 TL ... ... için: 240,00 TL Toplam: 340,00 TL II-Yol giderlerinin: 587,65 TL tutarında olduğu, Toplam tedavi (340,00 TL) ve yol giderinin (587,65 TL) = 927,65 TL olduğu, III- Tazminat yönünden sonuç: A- Davacı ...'in 21.02.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasın sonrası 3 haftalık zararı seçenekli hesaplandığı; 1. Seçenek: ...'in baklava ustası olduğu ve emsal ücrette bildirilen 2.000,00 TL esas alındığını geçici iş göremezlik zararının; 1.400,00 TL olduğu, 2. Seçenek: davalı vekilinin itirazlarının kabul edilmesi durumunda Asgari ücret verilerine göre geçici iş göremezlik zararının; 541,17 TL olduğu, B- Davacı...'ın 21.02.2013 tarihinde geçirdiği trafik kazasın sonrası 3 haftalık zararının 489,72 TL olduğu, C- ... tarafından davacılara herhangi bir ödeme yapılmadığı," şeklinde görüş bildirildiği görüldü. Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; davanın trafik kazasından kaynaklı tedavi ve yol gideri, geçici iş göremezlik ve manevi tazminata ilişkin olduğu, 21/02/2013 tarihinde ... plakalı araç içerisinde yolcu durumunda bulunan davacıların ... plakalı araçla yaptıkları kaza sonucu yaralandıkları ve çeşitli hastanelerde tedavi oldukları, olayla ilgili soruşturma yürütüldüğü ve Ağır Ceza Mahkemesinde ayrıca dava açıldığı, bu aracın davalı sigorta şirketlerince ZMS ve taşımacılık ZMS ile sigortalattırıldığı, aracın davalılar ... Turizm Şirketi bünyesinde diğer davalı gerçek kişilerin hakimiyetinde iken kaza yaptıkları, davacıların kaza yapılan araçta yolcu durumunda bulundukları, kaza nedeniyle davacılara yapılan ödeme olup olmadığının tespiti amacıyla ilgili yerlere, ...'na müzekkere yazıldığı, her ne kadar davacıların ...'na karşı tedavi giderleri açısından dava açmış iseler de belgeli olan tedavi giderlerinden sorumlusunun ... olması ve belgesiz tedavi giderlerinden de kazaya karışan (neden olan) kişi veya kişilere karşı dava açılabileceği anlaşıldığından ...'na karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, davacıların kaza nedeniyle maluliyet durumlarının tespiti amacıyla ATK raporlarının alındığı ve ATK raporları ile davacıların geçici işgöremezlik oranlarının tespit edildiği ve iyileşmelerinin 3 haftaya kadar uzayabileceği ile sürekli maluliyet kaybının bulunmadığının rapor edildiği, mahkememizce bilirkişi heyetinden davacıların kaza nedeniyle mahrum kaldıkları geçici işgöremezlik tazminatı ile yapılan tedavi ve yol giderlerinin belgeli veya belgesiz olup olmadığı noktasında rapor ve ek rapor alındığı, davacıların böylece geçici işgöremezlik tazminat miktarlarının tespit edilerek mahkememizce bu oranların hüküm altına alındığı, ayrıca belgesiz tedavi ve yol gideri olarak hesaplanan ücretin de kabul edildiği, davacıların kaza yapan araçta yolcu konumunda bulunmaları, herhangi bir kusurlarının bulunmaması, olayın meydana geldiği tarih üzerinden uzun bir süre geçmesi nedeniyle paranın alım gücünde düşme, ekonomik koşulları gibi hususlar dikkate alınarak davacıların manevi tazminat taleplerinin tam olarak kabul edildiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davacılar ... ve ...’İN geçici iş göremezlik tazminat talebinin kabulü ile ... için 1.400,00TL, davacı ... için 489,72TL’nin davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmalarına 2.Davacıların tedavi ve yol gideri olarak yapmış oldukları 927,65TL’nin davalı sigorta şirketleri yönünden dava tarihinden itibaren, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikten müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, sigorta şirketlerinin poliçe limiti ile sorumlu tutulmalarına 3.Davacıların ... karşı açmış oldukları davalarının husumet yokluğu nedeniyle reddine, 4.Davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile Davacı ... için 30.000,00TL, davacı ... için 10.000,00TL, davacı ... için 10.000,00TL ve davacı ... için 30.000,00TL’nin sigorta şirketleri dışındaki diğer davalılardan kaza tarihi olan 21/02/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 5-Alınması gerekli 5.464,80-TL karar ve ilam harcından 1.512,40-TL peşin ile 458,60-TL tamamlama harcın mahsubu ile geriye kalan 3.493,8-TL eksik harcın ... haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafça başlangıçta yapılan 1.399,00-TL yargılama gideri ile yargılama aşamasında yapılan 8.957,00-TL masraf olmak üzere toplam 10.356,00-TL yargılama giderinin ... haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 7-Gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 8-Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin ... haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, 9-Davalı ... ... kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 927,65 TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 22/04/2025 Katip ... E-İmzalıdır Hakim ... E-İmzalıdır